Kargaşa

     Onur Ceruz




   Fazlasında hayatın, insan kaybetmeyi istiyor. Her bulduğu eksilttiğinde biraz yolculuğun tadını. Dışarı atılması gerekenler arasında mutlaklar yer alınca, telaşa sürükleniveriyor her yaşam. Yavaş soluklar stoklanmaya başlıyor ihtiyaç anı yaklaştığında.
   Çizgiler arasına sığdırıldığında bir ömür, tüm emanetlerini çekiveriyor gece bedenlerden. Bir son arıyor, yaşlılığın yanında ürkek gözler. Söylenenler fayda etmiyor, umuda dair. Yalvarışın izi olmayan dudaklara karışıyor çoktan tövbeler. Endişesine kapılıveriliyor , bir yerlerde unutulan önemli şeylerin. Artık çaylar bu dükkana, ikindi saatinde gelmiyor.
   İnsan süreksizliğini unuttuğundan beri, yapılan hesapların yeri de değişti. Kocaman mavi boncuklar taktılar mucitler, bu dünyanın başına. Vadilerin meydanına, uzun ömürlü şehirler inşa edildi. Yaşamı kolaylaştırdığı söylenen çok fazla şey eklendi gerekliler listesine. Ve değiştirildi zorun tanımı. Hiç kimse hangi zordan kaçtığını da bilemedi. Sorulara yasak koyan makineler icat edildi, tembelliğiyle suçlandığında köylüler. Sürekliliğin ortasında bir yaşam kaybedildi ve bir gün bastonlarıyla kovalayacak mucitleri köylüler. Yolculuğun sonuna varıldığı zaman kargaşa başlayacak yeniden. Kim vurduya gidecek saklanılan ne varsa. Düşünmeye fırsat vermeyecek kimse. Kimse de kaçamayacak bu karmaşadan. Mucitlerin mezarını açacak köylüler. Yakalandığında ellerinden, suçunu anlayacak. Bu dünyanın hep masumları. Vakit geç kalacak biraz. Tek kelime sığmayacak dudaklara. Ölümle dar alanda kısa paslaşmalara başlanınca tövbeler değiştiremeyecek hayata çıkarılan kartın rengini bu kargaşada

<-Geri->

Hosted by www.Geocities.ws

1