|
|
Hz. Hatice :
Hz. Muhammedin ilk eşi. Varlıklı ve saygın bir
kadın. Dul. Bir tabu yıkıcısı. Duldur, bir
erkege evlenme teklif eder ve bu kişi kendisinden onbeş yaş
küçüktür. O malıyla ve canıyla zorluklarda, acılarda,
zulümlerde hep Peygamberin yanında oldu. Halkın çoğunun
küfürde olduğu bir dönemde o, Hz. Muhammede ilk iman
edenlerdendi. İman ve vefakarlık sembolü. Bir kimlik, iyi
anlaşılması gereken ve iyi değerlendirilmesi gereken
bir kimlik. Bugünkü tabuların ve din adına yapılan yanlışlıkların
çözümü için büyük bir fırsat. Hatice, Müslüman kadının
sembolü...
Hz. Fatıma : Muhammedin soyu onunla devam ediyor.
Peygamberin sevgili kızı. Eşi eskiden siyah bir köleydi:
Hz. Ali: Yani dört halifeden birisi. Ashab-ı güzin insanlardan.
Hz. Fatıma İslam aile kavramında bir başka devrim.
Tebliğin simgelerinden biri. Şiir ve söylev sahibi, ilim ehli
bir kadın.
Hz. Hacer : Siyah bir köle...Hicret sembolü. Hz. İbrahimin
nikahlı eşi, Hz. İsmailin annesi. Bir başka
ifadeyle Kabe mimarlarından biri eşi bir diğeri oğlu...
Allaha şüphesiz teslimiyetin yüksek kapilarindan biri. Hacer:
zemzemin kaynağı, zemzem; Hacere bir teslimiyet hediyesi...
Safa ile Mervenin aslî yolcusu. İnanç, sadakat, emek, çile,
teslimiyet hep o ve onun gibi güzel İnsanları anlatıyor
bizlere. Hacer; kurban sınavının kazananlarından
biri... Hz. Hacer Allaha güzel kul. Çamurdan nura giden bir aşk
hazinesi.
Hz. Asiye : Debdebeli Mısır sarayından bir suret.
Firavunun sarayında bile Allaha sorumluluğunu unutmamış,
Ona kulluktan bir an geri durmamış, bir yiğit yürek.
Firavunun zulmüne ve tanrılık iddiasına rağmen
boyun eğmeyen kadın. Hz. Musanın koruyucusu. Doğrunun
ve ibadetin sembolü.
Hz. Meryem : Hz. İsanın annesi, koruyucusu. Allaha
şüphesiz teslimiyet. İsmi iffetin simgesi, sabrın ve çilenin
bir diğer adı. Onurlu bir mücadele...
Hz. Zeynep : Peygamber torunu. Hz. Ali - Fatıma kızı.
Mücadele bayraktarı. Hz. Hüseyinin sözcüsü. Kûfe halkının
karşısında suçluyu sorgulayan, doğruyu söylemekten
sakınmayan insan. Dava bayraktarı. Eğilip bükülmeyen ve
onurlu mücadelesinden ödün vermeyen güzel bir İslam insanı.
.
.
.
Hz. Peygamberden sonra Asr-ı Saadeti muaf tuttuğumuzda
kadının toplumdaki aile, siyaset, kültür, askeriye yönlerdeki
rolü giderek azaldı. Ve bugün toplumsal duyarlılıktan
daha da önemlisi İslam geleneğinden yoksundu artık kadın.
Oysa onların başı kuma gömülü deve kuşlarıyla
bir ilgisi yoktu...
Artık kadın
en çokda kendi kendine verdiği bu zararın önüne geçmeli ve
tarihin akışında bir Zeynep, bir Fatıma, bir Hatice,
bir Rabia olarak İslam kültür ve anlayışı içerisinde
durması gereken noktayı ve üstlenmesi gereken sorumluluğu
yüklenmelidir. Ve bu sorumluluğu da İslam misyonunun doğal
bir sonucu olarak yerine getirmesi gerekliliğin bilincinde olmalıdır.
Kadın, artık
Hz. Nuh ve Lûtun hanımları gibi küfür döşeğinde
yaşamaktan sıyrılmalı...
|