| TARİHÇE |
Kâhta, medeniyetlerin doğuş yeri olan Mezopotamya’ya yakınlığı nedeniyle tarih süreci içerisinde sayısız medeniyetlere ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim merkezidir. M.Ö.VII. Yüzyılda Asur, VI. Yüzyılda Pers, IV. Yüzyılda Makedon ve Seleukos egemenliğinin hüküm sürdüğü görülmektedir. M.Ö. I. Yüzyılda bölgede hüküm süren Arsames, günümüze önemli tarihi eserler bırakmıştır. Kommagenelilerin atası olan Arsames, bugünkü Fırat Arsameia’sı olarak bilinen Gerger Kalesi ile Nymphois Arsameia’sının kurucusudur. M.Ö. 109’da bağımsızlığına kavuşan, doğu ve batının kültür, sanat ve inançlarının sentezi olan Kommagene Medeniyeti M.S. 72’de Anadolu’da Romalılar tarafından ortadan kaldırılarak Suriye eyaletine bağlanan son krallık olmuştur.
İlçe; Arap, Ermeni, Artuklular, Haçlı seferlerinden sonra Selçuklular, Babiller, Moğollar, Memlüklüler ve Dulkadiroğulları hakimiyetinde kaldıktan sonra 1516’da Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Memuret-ül Aziz’e (Elazığ) bağlanan Kâhta (Bu günkü Kocahisar Köyü) önemli bir idare merkezi olmuştur. 1859’da Malatya Sancak olunca Kahta’da diğer kazalar gibi Malatya’ya bağlanır. 1954’de Adıyaman’a bağlanan Kâhta şimdiki ilçe merkezine taşınmıştır.
Bugün dünyanın sekizinci harikası olarak tanımlanan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan, ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlayan önemli bir turistik cazibe merkezi konumundaki Nemrut Dağı tepesinde bulunan Kommagene Kralı Antiochus Theos’un anıt mezarı Kommagenelilerin bıraktığı en önemli tarihi mirastır. Kommagenelilerden kalan tarihi ören yerleri bugün ilçenin en önemli ekonomik kaynağını teşkil etmektedir.
İlçe sınırları içerisinde bulunan Nemrut Dağı ören yerindeki tarihi eserler, 1987 de UNESCO tarafından dünya kültür mirası olarak ilan edilmiştir.
Adının Kaynağı :
Kahta adının, nereden geldiği yolunda kaynaklarda pek bilgi olmamakla beraber, tarihte, Orta Asya’da Ötüken ve Karakurum yakınında Kahta isimli bir kentin varlığı göz önüne alınırsa Kahta isminin Orta Asya kökenli bir isim olduğu sonucu çıkarılabilir.
Bir rivayete göre ise “Kâhta” Persçede “Dağın Eteği” anlamına gelmekte olup, bu adı da eski yerleşim yerinin konumundan dolayı almaktadır.




