Vampireler
![]()
ERİTROPOETİK PROTOPORFİRİ 1985 yılında bir biyokimyacı, David Dolphin, vampir öykülerinin tarih boyunca eritropoetik protoporfiria (Gunther's disease) adlı bir kan hastalığından muzdarip insanlar yüzünden ortaya çıkmış olabileceğini iddia etti. İlk bakışta oldukça mantıklı bir sav bu. Otozomal dominant geçişli genetik bir hastalık olan eritropoetik protoporfiride aşırı miktarda yapılan protoporfirin adlı madde yüzünden deri ve gözler kırmızı bir hal alıyor, parmak ve burun kopup düşebiliyor (ölülerdeki çürümeyi hatırlatır), üst dudakta yukarı doğru bir çekilme gözleniyor (böylece dişler daha korkutucu görülüyor) ve en önemlisi güneş ışığına maruz kaldıklarında derilerinde ciddi hasarlar oluşuyor. Bu insanlar Dracula gibi sadece geceleri dışarı çıkıyor. Bugün porfiri hastalığı, kan ürünlerinin damardan hastaya verilmesi ile tedavi ediliyor. Kendi hasarlı kırmızı kan hücrelerinin yerine, dışardan sağlıklı insanların kanları veriliyor. Belki de o dönemde kanlarında bir nevi bozukluk olduğunu düşünen bu hastalar kan içerek iyileşebileceklerini düşünmüş olabilirler. Dolphin bu iddialarını asla resmi bir makalede yayınlamadı. Yazılar New York Times' da çıktı ve ne kadarı onun iddiası o bile kesin değil. Vampir efsanesi üzerine araştırma yapmış kişiler bu öykülerin bu hastalıktan kaynaklanmış olmasını pek olası görmüyorlar. Balkan kaynaklı öykülerde vampirler gündüzleri de dolaşıyor ve bugün vampirlere atfettiğimiz pek çok özellik aslında Bram Stoker' ın Dracula adlı romanına dayanıyor. Bunlar, folklör olmaktan öte kurgusal eklemeler niteliğini taşıyor. Ayrıca o dönemde hastaların bunun bir kan hastalığı olduğunu düşünmeleri gerçekten mucizevi olurdu. Bilmeleri ise pek işe yaramazdı çünkü kanın içilmesi hastalığı iyileştirmiyor. Kanın damar içine verilmesi gerekiyor ve bu o çağlar için zor olsa gerek.
|
|