ŞEKER TEDAVİSİNDE YENİ YÖNTEM |
Bu haber 2000 yılında yazılmıştır.Bunu siteye yazmamdaki amaç Şeker hastalığının tedavisinin nasıl olduğu hakkında bize bilgi vermesidir.
Hastaları sürekli insüline bağımlı kılan şeker hastalığı (tip1.Diyabet) tedavisinde kullanılan bir yöntemin başarısı , Amerikalı araştırmacıları embriyon kök hücreleri alanındaki araştırmalara getirilen sınırlandırmaların kaldırılması için yeni bir kampanya başlatmaya yöneltti.Kanada'nın Alberta Üniversitesi'den bir ekibin geliştirdiği ve 'Edmonton Protokolü' diye adlandırılan teknik ,hastaların karaciğerlerine,ölmüş vericilerden alınmış pankreas dokusu nakledilmesini içeriyor.Pankreas hücresinde bulanan Beta hücresi adacıkları,insülin üreterek hastanın bu enzimi dışarıdan almasına gerek bırakmıyor.Sonuçları önümzdeki günerde yayınlanacak olan bir deneyde bu tekniğin uygulandığı sekiz hasta 15 aydır insülin tedavisine gerek göstermemiştir.Ancak nakil için gerekli doku kaynakları sınırlı.Tedavi gören her hasta için gerekli pankreas dokusu için iki kadavra gerekmiş.Bu durumda tedavinin yaygın olarak kullanılabilmesi için,vericilerden alınabilinecek olandan çok daha fazla dokuya gereksinme var.Araştırmacılar,embriyon kök hücrelerinin denetimi altında bölünme ve farklılaşmasıyla yeterli miktarda pankreas ada hücresi elde edilebileceğini düşünüyorlar.Tıp araştırmalarına bitçe desteğinin embriyon kök hücre araştırmalarını kapsayacak biçimde genşletilmesini savunanlar ,Edmonton Protokolü'nün başarısına işaret ediyorlar. Yeni tekniğin öncülerinden Alberta Üniversitesi endokrinologu Ray Rajotte, adacıklar için normal kaynaklara ulaşmanın zorluğu nedeniyle başka seçeneklerin aranmasının bir zorunluluk olduğunu söylüyor.Araştırmacılar,büyüme faktörleri kullanımı ya da gen mühendisliği teknikleriyle, pankreaslarda bulunan 'yetişkin' kök hücrelerin de insülin üreten Beta hücrelerine dönüştürülebileceğini söylüyor.Ancak aynı araştırmacı,embriyolardan elde edilsin yada pankreaslardan alınsın,kök hücrelerin beta hücrelerine dönüştürülmesiyle sorunun tümüyle çözüleceği yolundaki beklentilerin abartılı olduğunu belirtiyor.Rajotte'a göre pankreas dokusunda Beta hücrelerinin yanı sıra ,glükagon salgılayan Alfa hücreleri ve başka hücrelerde bulunuyor. ve bunlar işbirliği yaparak kandaki şeker düzeyini ayarlayabiliyorlar.Bununla birlikte ABD Ulusal Diyabet,Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü yöneticisi Allen Spiegel,hayvanlar üzerinde yürütülen deneylerde salt Beta hücrelerinin bile şeker hastalığının belirtilerini ortadan kaldırabildiğini vurguluyor. Edmonton Protokolü'nden önce uygulanan ve çoğu kez başarısızlıkla sonuçlanan nakil yöntemlerinde ,insülin salgılayan adacıklar ,üzerlerinde bulundukları organlarla birlikte naklediliyorlar ve hastaya bedenin yeni organı reddetmemesi için steroid türü ilaçlar veriliyordu.Ancak steroidler,hastanın bağışıklık sistemini baskılarken ,bir yandan da Beta hücrelerine hasar veriyordu.Kanada ekibiyse,hastanın bağışıklık tepkisini azaltmak için daha uzun ve dolambaçlı yöntemler kullanıyor.Nakilden önce hastaya antikorlar verilerek bağışıklık sisteminin savunma hücreleri üretme kapasitesi sınırlanıyor.Ayrıca kadavradan alınan adacıklarda petri çanaklarında kültürlenmeyip,yabancı proteinlerin bulaşmasını da önleniyor.
Yöntemin
başarısı üzerinde daha yaygın kapsamlı yeni bir deney uygulanmaya konmak üzere .ABD
Ulusal Diyabet Enstitüleri ve Çocuk Diyabeti Vakfının parasal desteğiyle Edmonton
Protokolü,önümüzdeki bir buçuk yıl içerisinde (içinde bulunduğumuz zaman dilimi)
ABD,Almanya,İsviçre ve Kanada'daki 18 sağlık merkezinde 40 hasta üzerinde denenecek.Yöntemde,insülin
üreten adacıklar 20 dk. süreyle hastalara karaciğere giden bir damar aracılığıyla
verilecek.Hastalara daha sonra her gün bağışıklık baskılayıcı ilaç verilecek. |