ROMANTIK DOSTLUK VE LEZBIYEN ASK

Lilian Faderman

 

Lezbiyen Gazetesi  sitesinden aktarıldı.


 

Yuzyilimiz oncesinde kadinlar arasinda tutkulu romantik dostluk, iyi bilinen ve hosgoruyle yaklasilan bir toplumsal kurumdu.Kadinin, evlilik ve ailenin gereklerinin tumuyle disinda, hatta bunlarin yerine, romantik dostlugunu hayatinin merkezine yerlestirmesi olagandisi degildi.Ama kadinlarin toplumdaki rolu degismeye basladigi, onlari yetiskin insan yapacak guclerden bazilarini elde ettikleri icin yaptiklarinin daha ciddiye alinmasi gerektigi zaman , toplumun romantik dostluga bakisi da degisti.

Kadinlar arasi ask duygusal olarak gecmis caglarin romantik dostluklarindan hic farki olmayan iliskiler- simdi kotu ya da hastalikli oldu.Bu salt, erkeklerin artik kadinin cinsel durtusune daha gercekci bakmasindan kaynaklanmiyordu.Suclu damgasini bastiklari iliskilerin pek cogunun cinsel ifadeyle bir iliskisi yoktu.Sorun, kadinlar arasi askin yeni filiz veren kadin ozgurluguyle birlestiginde, heteroseksuelligi devirebilecegi fikriydi;heteroseksuellik ise yalnizca erkekle kadin arasindaki seks degil, ataerkil kultur, erkek ustunlugu ve kadinin koleligi anlamina geliyordu.Toplumun kadinlar arasi aska nasil baktigini ogrenen kadin, kendini dogal duygusunu bastirmak zorunda hissetti; ona kadina rakibi, erkege ise askinin tek nesnesi olarak bakmasi ogretildi.Aksi halde lezbiyen gibi gormeliydi kendini;lezbiyenlik ise ahlaki yada duygusal acidan carpiklikti.Kadinlar arasi asktaki en guzel, en doyurucu yonler, gecmis yuzyillarda kadinlarin cok acik anladigi seyler, ataerkil sistemin en iyi korunan sirlarindan oldu.

Bizim bilgic yuzyilimizda kadinlari sevmeyi tercih eden kadinlar, eger cevrelerine inanilmaz bir saflik duvari ormez ve cagdas psikolojiye, edebiyata ve acik sacik fikralara kulaklarini hepten tikamazlarsa, artik kendilerini romantik dostlar olarak gormuyorlardi.Ergenlik cagindan sonra da ayni-cins askinda israr ederlerse, en azindan toplumun lezbiyenlere iliskin dusuncelerini dikkate almak ve bu toplumsal gorusleri ne olcude icsellestireceklerine karar vermek zorundaydilar.Eger olaganustu gucluyseler ya da guclu bir destek gruplari varsa, kendilerini hastalikli gunahkarlar saymaktan belki kurtulabilirlerdi.Kadinlar arasi askin ozunde yanlis yada sagliksiz olmadigini gosterecek modellerden yoksun olan cogunluk icin ise, uzmanlarin lezbiyenlige iliskin beyanlari, sirf soylendigi icin dogru cikan bir kehanet oldu.Onlardan beklendigi gibi kafalari karisti ve aci cektiler.

Bu durum, ikinci dalga feminizmin yukselisiyle birlikte degisti.Ataerkil kulturun butunune meydan okuyan feministlerden bir cogu, son onyillarda onun kadinlar arasi aska iliskin tabularina da meydan okumaya basladilar.Erkek egemen toplumlarinin onlara asiladigi tum onyargilardan siyrilmayi, kadinlara iliskin herseyi yeniden incelemeyi ve sonunda kadinlar arasi askin anlamina yeniden sahip cikmayi kendilerine gorev edindiler.Gerek kadinlari ikinci cins yapan yapan toplumsal duzeni, gerekse kadinlar arasi aska iliskin tabularin ardinda yatani sorgulamayi ogrendikten sonra da, yasamlarini kendi yaratacaklari yeni tanimlara gore yasamaya karar verdiler.Kendilerine ya kadinla ozdeslesmis kadin ya da, lezbiyen deyimine atilan kara lekeyi silmek icin bilincli bir cabayla, lezbiyen-feministler dediler.Lezbiyen-feministler kadinlarla erkeklerin dunyaya yaklasimlarinda bir butun olarak birbirlerine ters dustukleri inancindadirlar;erkek, kural olarak, otoriter, siddet yanlisi ve soguk, kadin ise bunun tersidir.Eski romantik dostlar gibi, lezbiyen-feministler de asklarinin nesnesi olarak kadinlari, kardes ruhlari secmekte, ama cogu romantik dosttan farkli olarak, feminist ogreti araciligiyla bu secimin sosyo politik anlamini da kavramaktadirlar.

Lezbiyen-feministlerle romantik dostlar arasinda bir dizi fark bulunmaktadir.En basta, gecmiste kadinlarin cogu, fiilen omur boyu birlikte yasama olanagina sahip degildi.Ayrica, romantik dostlar, neden kendilerini erkeklerden cok kadinlara yakin hissettiklerini aciklayan bir ogretiden yoksundular.Dunyayla iliskilerini etkileyen ana farklilik, romantik dostlarin lezbiyen-feministlerin tersine toplumun kendilerine yasadisi kisiler olarak baktigina inanmalari icin fazla bir nedenleri olmamasiydi.Oysa, buyuk bir destek grubu icinde rahat olduklari zaman bile, lezbiyen-feministler dis dunyanin onlara suclu gozuyle baktigini ve asklarini asagilayici bir terime indirgediklerini biliyorlardi.Feminist harekete katilirken duyduklari kizginlik, lezbiyen-feminist olarak, toplumun onlara hem mantikli, hem de guzel gelen bir seye karsi dusmanligini yasadiklari ya da gozlemledikleri zaman binlerce kat artiyordu.Lezbiyen-feminiztler kisisel olarak zarar gormeseler mahkeme karaiyla cocuklarini kaybetmeseler, islerinden atilmasalar, politik-cinsel bagliliklari nedeniyle ailelelerince dislanmasalar bile, ofkelilerdi cunku boyle seylerin olabilecegini ve bircok kadinin baska kadinlari sevdigi icin aci cektigini biliyorlardi.Romantik dostlar hicbir zaman aslkari araciligiyla ofkeli olmayi ogrenememislerdi.

Lezbiyen –feminizm , kuskusuz cok kisisel bir secim olmakla birlikte, yalnizca yasam bicimi konusunda kisisel bir secim olarak gorulmemelidir.Bu, ayni zamanda , seksizme ve heteroseksizme meydan okuyan, politik bir secimdir.Agirlikli olarak, feminist hareket cercevesinde ve onun ardindaki ideolojinin bilinciyle yapilmis bir secimdir.Kisisel olanin politik olduguna, soyutta erkek ustunlugunu reddederek, kadinin cogunlukla boyun eger duruma dustugu heteroseksuel iliskiye girmenin akla uygun olmadigina inanan bir cok kadina, bu tek olasi secim olarak gorunmustur.Ote yandan, cagdas lezbiyenlik akla cok uygun gelmektedir, cunku bu, romantik dostluklar devrinde o denli tesvik edilen kadinlar arasindaki dogal askla, 20.yuzyil kadinina feminizmin sagladigi ozgurlugun bir bilesimidir.

LILIAN FADERMAN/ Erkek Askinin Otesinde kitabindan alinti

Hosted by www.Geocities.ws

1