Radikal Feministler Erkek Düşmanları Mı?

Marysia Zalewski

Çeviren
T.K.L.

 

Al. - Marysia Zalewski, "Feminism after Postmodernism", London and New York: Routledge, 2002, ss.11-12. "Man-haters?" başlıklı bölüm.

 


 

Ancak erkeklerin radikal feministler için -örneğin Society for Cutting Up Men (SCUM) yaratan Valerie Solanas için- bir problem olduğu doğrudur. Radikal feministlerce erkeklerin bir problem olarak görülmesinin temel sebeplerinden biri erkeklerin her zaman herşeyin  merkezinde ve herşeyi -ki bunlar da bir şekilde sorun teşkil etmektedirler- kontrol ediyor olarak görünmeleridir. Erkekler hâlâ birinci sınıf işlere, en çok paraya, çoğu araziye ve çoğu imtiyazlara sahiptirler. Elbette liberal feministler de bu hususlara dikkatlerini yöneltmekte fakat onların zaman ve sağduyu ile ıslah edilebilecek, büyük çoğunluğu eski moda ve kadın düşmanı fikirlerin sonucu olduğunu düşünmeye meyillidirler. Radikal feministler ise bu görüşle uyuşmakta güçlük çekmektedirler çünkü iş hayatında basit hatalar ve hatta kadın düşmanlığından çok daha fazlasının olduğundan şüphelenmektedirler. Çalışma hayatında şey ataerkillik idi.

Ataerkillik kavramıyla tanışmanın olağanüstü bir etkisi olmuştu. Ataerkilliğin basit bir tanımı erkek hakimiyetiydi ancak bu yapısal bir hakimiyetin dışında sadece bireysel bir erkeğin veya erkek grubunun kadın üzerindeki hakimiyeti anlamına gelmemekteydi. Yapı kavramı üzerinde düşünmenin bir yolu toplumda yerleşik hiyerarşik bir değerler sisteminini düşünmektir. Ve ataerkil bir toplum içinde bu, basitçe -fakat geniş uzanımlarıyla birlikte- erkek ve erillikle (masculinity) ilgili şeylere kadın ve kadınlık (femininity) ilişkili şeylerden genellikle daha yüksek değer vermek anlamına gelmektedir. Bu ataerkil yapı fikri radikal feministlere, kadınların erkeklerle karşılaştırıldıklarında niçin sürekli dezavantajlı olduklarına ilişkin bir açıklama yolu verdiğinden dolayı çok önemlidir.

Ataerkil kavramı ve teorisi, kadınların ikinci sınıf bırakılmalarının farklı yönlerine ilişkin bağlantıları ve bunun yaygınlığı ve derinliğini yakalamakta asıldır ve toplumsal cinsiyet (gender) eşitsizliğinin zaman, sınıf ve etnik grubu aşan farklı biçimlerini gözönüne alacak bir şekilde geliştirilebilir.

(Walby, 1990:2)

Yapısal ataerkil teorisi sorunun yalnızca erkekler değil fakat erkeklerle ve erkeklikle ilişkili her şey olduğunu öne sürmektedir. Bu, yalnızca erkeklerin değil fakat aynı zamanda eril (masculine) değerler, fikirler ve tipik yaşam tarzlarının da hakim olduğu anlamına gelmektedir.Bu durum temelde zihin, bilgi ve duygular (emotions) da dahil herşeyi kaplamaktadır. Hatta bilimi, teknolojiyi, edebiyatı, kişisel yaşamı da. Herhangi birşeyi ve herşeyi. Bu sadece erkeklerin büyük ölçüde bilimsel bilgi veya makinaları (eskiden öyle olsalar da) üretmekten sorumlu olmaları değildir. Daha önemlisi erkekler ve erkekliğin (masculinity) imtiyazları ve değerlerinin neyin bilimsel bilgi veya başka birşey sayılabileceğine karar verme ve kontrol etmekten sorumlu olmuş olmalarıydı. Radikal feministler bu durumu tersine çevirmeye ve kadını merkeze yerleştirmeye karar vermişlerdir.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1