| ERGENEKON DESTANI | ||||||||
| Kaynak: "Turk Destanlari" (Toker Yayinlari) sf. 110-113 | ||||||||
| Destan Ile Ilgili Bilgi | ||||||||
| Ergenekon Destani, Gokturkler'in en buyuk destanidir. Bu destanin, Turk destanlarinin arasinda cok onemli ve ayricalikli bir yeri bulunmaktadir. En orijinal destanlarimiz arasinda yeralir. Yillarca Turk toplum yasaminda etkileri olmustur. Bugun bile Anadolu'nun dag koylerinde birtakim gelenek ve goreneklerde Ergenekon Destani'nin izleri ile karsilanir. | ||||||||
| Ergenekon Destani icin; Bozkurt Destani'nin anahtari uzerine kurulmus, ya da Bozkurt Destani'nin serbest bir bicimde genislemis hali degerlendirmesi yapilabilir. Bir baska deyisle, Bozkurt Destani ile kaynagi belirlenen Gokturk soyu, Ergenekon Destani ile yeni bir hamle yapar, gelismesini, guclenmesini tamamlar ve ondan sonraki yayilis ve buyuyus donemine gecer. | ||||||||
| Ergenekon Destani, ilk defa M.S. 13. yuzyilda yasayan Mogol Tarihcesi Residuddin tarafindan tesbit edilerek yazili durumuna getirildi. Daha sonra M.S. 17. yuzyilda Hiyve Hani Ebulgazi Bahadir Han tarafindan yazilan Secere-i Turk adli eserde yeraldi. | ||||||||
| Destanin Ozeti | ||||||||
| Turk illerinde Gokturk oku otmeyen ve Gokturk kolu yetmeyen bir yer bulunmuyor. Sozun kisasi, butun ulkeye Gokturkler egemendi. Durumun boyle olmasi yuzunden oteki kavimler, Gokturkler'i kiskaniyorlardi. Bu yuzden bir araya gelerek birlestiler ve Turkler'den oc almayi karalastirdilar. Bir gun Turkler'in uzerine yuruduler. | ||||||||
| Bu durum karsisinda Gokturkler tum cadirlarini ve surulerini bir yerde topladilar. Cevresine de hendek kazip beklemeye basladilar. Dusman gelince savas etmeye basladilar. Bu savas on gun surdu. Sonunda Gokturkler savastan ustun ciktilar. | ||||||||
| Bu yenilgi Gokturkler'e dusman olan kavimleri daha da kizdirdi. Bunlar av yerinde bir araya gelerek toplandilar. Gorusup tartistilar. "Gokturkler'e hile yapmazsak sonunda halimiz cok yaman olacak," dediler. | ||||||||
| Bu gorusup tartismadan sonra, tan agarinca sanki bir baskina ugramislar gibi, ise yaramayan tum mallarini birakarak kactilar. Gokturkler bu durumu gorunce, "Dusmanlarimizda artik savasacak hal kalmamis, iste kaciyorlarlar," diye dusunduler. Hemen kacan dusmanlarinin arkasina dustuler. | ||||||||
| Dusmanlar, Gokturkler'in, tedbirsiz bir bicimde arkalarindan geldiklerini gorunce hizla geri donduler. Boylece Gokturkler'i gafil avladilar. Carpismaya basladilar. Savas sonunda dusmanlar ustun geldi, Gokturkler yenildi. | ||||||||
| Dusmanlar, Gokturkler'i oldurerek cadirlarina girdiler. Gokturkler'in cadirlarini ve mallarini yagmaladilar. Cadirlari oyle bir yiktilar ki saglam bir Gokturk evi bile kalmadi. Gokturkler'in buyuklarinin hepsini kilictan gecirdiler, kucukleri ise kole edindiler. Hepsini alarak kendi evlerine goturduler. | ||||||||
| O siralarda Gokturkler'in basinda Il Han hakan olarak bulunuyordu. Il Han'in da bircok oglu vardi. Ama cocuklarinin hepsi bu savas sirasinda oldu. Yalniz Kayan (Kayi Han) adindaki en kucuk oglu sag kaldi. Kayan o yil evlenmisti. Il Han'in, Tukuz (Dokuz) Oguz adinda bir yegeni vardi. Kayan ile Tukuz her ikisi de dusmana esir dusmuslerdi. Ama on gun gecmeden esirlikten kurtuldular. Kadinlarini da yanlarina alarak dusmanin ulkesinden kactilar. | ||||||||
| Gokturk yurduna geldiler. Burada dusmanin elinden kacip gelen bircok deve, at, okuz ve koyun buldular. Oturup dinlendiler ve dusunmeye basladilar: | ||||||||
| "Dort bir yanimiz dusman ile dolu. Dusmanlarimiz bizi yasatmazlar. En iyisi daglarin icinde insan yolu dusmez sapa bir yer bularak oraya yerleselim" dediler. Bu karara vardilar. Bulduklari suruleri de alip atlara binerek daga dogru gittiler. | ||||||||
| Gide gide, geldikleri yoldan baska ulasilacak baska bir yolu bulunmayan bir ulkeye vardilar. Geldikleri bu yol oyle sarp ve sapa bir yoldu ki develer ve atlar binbir guclukle ilerlediler. Eger yanlis bir yere basacak olsalar paramparca olurlardi. | ||||||||
| Gokturkler'in ulastiklari bu ulkede akarsular, cesitli bitkiler, meyve agaclari ve bircok av hayvani vardi. Boyle bir yere ulastiklari icin Tanri'ya sukrettiler. Kis aylarinda hayvanlarin etlerini yediler. Yaz aylarinda sutlerini ictiler. Hayvan derisinden kendilerine giysiler yaptilar. Bu ulkenin adina Ergenekon dediler. | ||||||||
| Kayan ile Tukuz'un bu ulkede bircok cocuklari oldu. Kayan'in cocugu daha cok, Tukuz'un cocugu ise daha azdi. Kayan'dan olma cocuklara Kayat dediler. Tukuz'dan olma cocuklara ise iki ayri ad verdiler. Bunlarin bir bolumune Tukuzlar adi verildi. Bir bolumune de Turulken denildi. | ||||||||
| Yillar boyunca bu iki yigidin cocuklari Ergenekon'da yasadilar. Cogaldilar, cogaldilar. | ||||||||
| Boylece aradan dort yuz yil gecti. Dort yuz yil sonra Ergenekon'da hem kendileri, hemde suruleri o kadar cogaldi ki artik ulkeye siginmaz bir duruma geldiler. Bu durumu gorusmek ve bu sikisik durumlarina bir care bulmak icin bir araya toplandilar. | ||||||||
| Konusup goruserek soyle dediler: "Atalarimizdan duyardik. Ergenekon'un disinda da genis yerler, guzel yurtlar varmis. Eskiden oralari bizim oz yurdumuzmus. Daglarin arasinda bir cikilacak yol arayip bulalim. Buradan cikarak goc edelim. Ergenekon'un disinda kim bizlerle dost olursa, onlarla dost olalim. Ya da kim bize dusman olursa, onlarla savasalim." | ||||||||
| Iste boyle konusarak karar verdiler. Hemen Ergenekon'dan cikmak icin bir yol aramaya basladilar. Ama bir yol bulamadilar. Iste bu durumda bir demirci, "Bu dagda bir demir madeni var. Bu maden yalin kata benziyor. Demiri eritirsek bir yol buluruz" dedi. | ||||||||
| Hep birlikte giderek demir madenini gorduler. Demircinin soylediklerini de begendiler. Dagin genis yerine bir kat odun, bir kat da komur koydular. Daha sonra dagin ustunu, yanini, sozun kisasi her tarafini bir sira odun ve bir sira komurle doldurdular. Yetmis deriden yetmis koruk yaptilar. Sonra ates yakip bu korukleri koruklemeye basladilar. | ||||||||
| Tanrinin gucu ve yardimiyla ates yanip kizdi. Ates kizdikca demir dagin demiri erimeye basladi. Boylece eriyip akiverdi. Dag delindi ve yuklu bir devenin gecebilecegi kadar yol acildi. | ||||||||
| O kutsal yilin, kutsal ayinin, kutsal gununun, kutsal saatinde Gokturkler Ergenekon'dan ciktilar. O gunu, o ayi ve o saati cok iyi bellediler. Bu kutsal gun, o gunden sonra Gokturkler icin bayram oldu. Her yil o gun gelince buyuk torenler yapildi. | ||||||||
| Bu torenlerde bir parca demir alinarak ateste kizdiriliyordu. Sonra da kizdirilan demiri once Gokturk Hakani kiskacla tutarak orse koyuyor ve cekicle dovuyordu. Gokturk Hakani'ndan sonra da oteki Turk beyleri ayni bicimde kizgin demiri dovuyorlardi. Boylece bayrami baslatiyorlardi. | ||||||||
| Ergenekon'dan ciktilari sirada Gokturkler'in Hakani, Kayan (Kayi Han) soyundan gelme Bortecine idi. Bortecine butun illere elciler gondererek Ergenekon'dan cikip geldiklerini duyurdu. | ||||||||
| Bu haberi kimi iyi karsiladi, bas egdi. Bortecine'yi kendi hakanlari olarak kabul etti. Ama kimi de bu haberi, iyi karsilamadi. Karsi gelenlerle savas yapildi. Gokturkler bu savaslarin hepsini kazandilar. | ||||||||