|
Yeni evli çift balayına Havaiye gider.
Yerleştikleri otel müdürü gece otelin kulübünde en
önde yer ayırır. Gösteri başlar bir yerli
yere 5
-6 ceviz koyar sonra penisini çıkarıp "tak tak"
cevizleri kırar. Gösteri çiftte oldukça etki bırakır.
30. evlilik yıldönümlerinde aynı otele giderler.
Gece yine aynı kulübe giderler. Aynı yerli çıkar
bu kez 5
-6 Hindistan cevizi dizer, penisini çıkarır ve yine
"Tak Tak" Hindistan cevizlerini kırar. Bizimki
hayretler içinde sorar "Beyefendi 30 yıl önce
ceviz şimdi Hindistan Cevizi bunun sırrı nedir?"
Yerli cevap verir. "Artık yakını net göremiyorum
onun için Hindistan Cevizi".
İki esrarkeş tövbe etmek için
abdest almaya hamama giderler. Locada soyunurlarken birisinin
cebinden sigaralık çıkar.
-Ben bunu içeceğim.
-Hayır hani tövbe edecektin.
-Para verdim. Güzelce sarar. Bir nefes,iki nefes derken dünya
döner. Tam bu sırada locanın kapısı açılır
ve muhafızlar içeri girer.
-Burası kralın boşaltın.
-Esrar içen “Alem buysa kral benim.” Kral gelir.Aksilik
buya ayağı takılır düşer ve ölür.
Muhafızlar krala benzeyen esrarkeşi tutup saraya götürürler.
Önüne 3 tane ip getirirler ve derlerki:
-Birinci ipi çek sarışınlar gelsin, ikinci ipi
çek esmerler gelsin, acıktınmı üçüncü ipi
çek. Bir süre sonra 1. ip.Öfff alem. Bir süre sonra 2.ip.Öfff
alem. Karnı acıkır 3. ip. Altın taslar içinde
yemekler. Yer içer sonunda sıkışır. Arar
tarar fakat tuvaleti bulamaz. Tutar yemek yediği altın
tasların birisinin içine sıçar. Tam o anda kafasında
küt diye patlar.
- Hamam tellağı: “ Ulan bir otuzbir çektin anladık,ikinciye
de okey hamam tasına sıçmanın alemi neydi.”
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir,
tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı
yara bere içinde, hoca sorar, "Şehmus oğlum ne
oldu sana", Şehmus der, "Babam dövmiştir".
Hoca sorar, "Niye oğlum", "Valla bilmiyom
hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın
sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli
uyudunmi e veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi
Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben
de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy."
Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda
uyumasan da ses etmemek lazımdır der. Şehmus
kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha
fena dövülmüş olarak gelir. Bunu gören hoca merakla
gider yanına ; "Şehmus ne oldi kim yapti"
der. Şehmus der ki "Bubam yapmıştır."
"Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır.
"Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine
babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy
Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi
Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy, ben
de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile
bubam bir gıpraşmaya başladiler anlamadım
ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam
da haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben
de Geliyom dedim... hoca derki; oğlum bunlar anne baba,
gider gider gelirler. Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap.
peki demiş Şehmus. Ertesi gün bir bacak kırık.
" Bu sefer ne oldu? " der hoca. Hocam, dediğin
gibi yapmişem. Hiç ses çıkarmamişem. En son
bubam anamın arkasına geçti, "ben çocuk
isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca;
ben de fırsat bu fırsat demişem. Geçtim bubamın
arkasına, " Ben de bisiklet isterem
Temel hastalanmıştı. Doktora
gitti, doktor Temel'in tedavisinin her gün parmaklanmak olduğunu
söyledi. Temel bunu kimseye anlatamayacak kadar utandığı
için mecburen her gün doktora gidip orada tedavi oluyordu.
Bir gün doktoru yerinde bulamayınca eve gidip durumu
utana sıkıla karısına anlattı. Karısı
ona tedaviyi doktoru taklit ederek yapabileceğini söyleyince
Temel tedaviyi tarif etmeye başladı:
- "Karıcığım sol elini sol omzuma koy."
- Tamam
- "Sağ elini de sağ omz...?¦.?" Temelin
jeton düştü:
-"Uyyyy Doktur yedum senu.."
On yıldır evlilermiş.. Ama
ilk gecelerinden beri, adam hep karanlıkta sevişmek
konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar
yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış,
bir kerecik olsun, ışıkları yakıp
sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır"
demiş. "Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta
sevişeceğiz." O gece kadıncağız
gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi
olmuş, ama hemen vazgeçmiş. Kocası on yıl
sonra insafa gelecek değil ya.. Vazgeçmiş ama
sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü..
Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk
noktasında elini kaydırıp, yatağın baş
ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş.
Bir de ne görsün.. Kocasının beline, o yapay
aletlerden biri bağlı değil mi? "Bunu bana
nasıl yaparsın" diye haykırmış.
"Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle
yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla
bana her şeyi.. Hemen.." Adam çok ama çok soğukkanlı
yanıt vermiş. "Tamam, tamam.. Her şeyi
izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu
izah et, bakalım!.."
|