T.C.
BASBAKANLIK
Milli Istihbarat Teskilati Müstesarligi
Konu: Inceleme
BASBAKANLIGA
1. Sayin Basbakanimizin, devlet içinde yasadisi özel örgütlenmeye gidilmesi
ve bunlar araciligi ile yasadisi eylemler yaptirilmasi konusundaki ilgi (a)
emirlerinin alinmasini müteakip gerekli arastirmalara baslanilmistir.
2. Takdir buyurulacagi gibi MIT Müstesarligi'nin, vuku bulmus, kamuoyuna
mal olmus ve yargi organlarina intikal etmis olay ve iddialari, diger yetkili,
görevli ve sorumlu kuruluslari bir kenara iterek arastirma ve sorusturma
yetkisi bulunmamaktadir. Esasen açiga çikmis bu tür olay ve iddialarin
kovusturulmasi, güvenlik kuvvetlerimizin (emniyet ve jandarma) ve ilgili yargi
organinin görev alaninda bulunmaktadir. Dogal olarak arastirmaya müstenit bilgi,
belge ve ipuçlarinin da anilan kuruluslarda bulunmasi esasen yasal bir
zorunluluktur.
3. Bu itibarla olay, olaya bagli olarak ortaya atilan iddialar ve bunlara
adlari karisanlarin durumlari; ilgi emir ekinde intikal ettirilen dosya
münderecati ile kayitlarimizda yer alan bilgiler çerçevesinde incelenmistir.
Iddialara konu olan sahislar hakkinda önceden kayitlarimiza intikal etmis
bilgiler ise müstesarligimiz görev alanina giren çalismalar sirasinda, bu
çalismalarimizla ilgili faaliyetler ölçüsündeki hususlari kapsamaktadir.
Yukarida arzedilen esaslar çerçevesinde yapilan inceleme sonuçlari bir
dosya halinde ekte sunulmustur. Arzederim.
Sönmez Köksal
Müstesar
Ekler:
Ek 1: Dosya (1 adet)
1. GIRIS
03 Kasim 1996 günü saat 19.25 sularinda Balikesir Bursa karayolu Susurluk
ilçesi =C7atalceviz mevkiinde meydana gelen trafik kazasi Türkiye genelinde
büyük bir tartisma ortami yaratmistir. Kaza sirasinda otomobilde bulunanlarin
kimlikleri, meslekleri ve konumlari, medyanin konuyu sahiplenmesi, tartismalari
giderek tirmandirmis, basinin isimlendirmesiyle tartismalar ``devlet mafya
siyaset'' üçgeni etrafinda yogunlasmistir.
Tepki ve tartismalar, siyasi zeminde de etkili bir sekilde islenmis,
devletin var oldugu öne sürülen bazi tasarruflarindan hareketle devlet ve
devletin bazi kurumlarini irdeleyen nitelik kazanmistir.
Olay giderek kendi boyutlarini asmis, siyasi, sosyal güvenlik ve psikolojik
açidan Türkiye gündemindeki en agirlikli konu haline gelmistir.
2. Olayin cereyani
DYP Sanliurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak, Istanbul Kemalettin Eröge
Polis Okulu Müdürü Hüseyin Kocadag, ``Mehmet Özbay'' sahte kimlikli Abdullah
=C7atli ile 1970 dogumlu Gonca Us 01 Kasim 1996 günü aksam saatlerinde Kusadasi
Onura Otel'e gelmislerdir. Bucak'a ait 06 AC 600 plakali Mercedes marka
otomobille Hüseyin Kocadag yönetiminde Istanbul'a gitmek üzere yola çikan grup,
3 Kasim 1996 günü saat 19.25 sularinda Susurluk ilçesi =C7atalceviz mevkiinde
benzin istasyonundan yola çikan Hasan Gökçe yönetimindeki 20 RC 721 plakali
kamyona çarparak trafik kazasi yapmistir.
Kaza sonucu 06 AC 600 plakali otoyu kullanan Hüseyin Kocadag, Mehmet Özbay
sahte kimlikli Abdullah =C7atli ile Gonca Us hayatini kaybetmisler,
milletvekili Sedat Bucak ise yarali olarak kurtulmustur.
Kazada kamyon soförü Hasan Gökçe asli kusurlu görülmüs ve sorgusunu takiben
04.11.1996 günü tutuklanmistir.
2.2. Kaza sonrasi Bucak'a ait otoda
bulunan silah ve dokümanlar.
2.2.1 Çatli'nin üzerinde bulunanlar:
Yapi Kredi Bankasi karti
Yapi Kredi Bankasi Visa karti
Fatura bilgi kardi
Barclays Visa karti
Istanbul Ticaret Odasi Üye Kimlik Karti
44.500.000 TL., 29 adet 100 ABD Dolari, 305 DM.
Mehmet Özbay adina düzenlenmis sürücü belgesi.
Mehmet Özbay adina, Emniyet Genel Müdürlügü'nce düzenlenmis Mehmet Agar imzali
Emniyet Genel Müdürlügü uzmani belgesi.
2.2.2 06 AC 600 plakali otoda
bulunanlar:
930647 seri nolu 9 mm. çapinda Saddam marka tabanca ile bu tabancaya ait
sarjör, 9 adet mermi.
U544265 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2
adet sarjör ile 10 adet mermi.
L534618 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet
sarjör ile 45 adet mermi.
B178902 seri nolu 9 mm. çapinda Baretta marka ve bu tabancaya ait bir adet
sarjör ile 10 adet mermi.
A925710 seri nolu 22 Calibre Baretta marka tabanca ve bu tabancaya ait 2 adet
sarjör ile 12 adet mermi.
22 Calibre tabancaya ait susturucu.
21995 seri nolu 9 mm. çapinda MP 5 makinali tabanca ve 2 adet sarjör.
C42952 seri nolu 9 mm. çapinda MP 5 makinali tabanca, iki adet sarjör ve 82
adet mermi.
13 adet 7.62 mm. çapinda BKC (Biksi) mermi.
100 adet 5.56 mm. çapinda mermi.
8 adet 22 Calibre mermi.
Çesitli markalarda 3 adet cep telefonu.
Bir adet isildak.
2 adet sifreli kilitli çanta, içerisinden; 19 kalem temizlik esyasi, 2 adet
International Hospital üye karti, cep bilgisayari ve degisik kredi kartlari.
06 AC 600 plakali araç adina düzenlenmis, Sedat Edip Bucak adina onayli 0514
seri nolu TBMM araç giris karti ve 46 kalem muhtelif esya ve belge.
06 EMR 15 plakali araç adina düzenlenmis Uluç Gürkan adina onayli 1070 seri
nolu TBMM giris karti.
34 NUL 63 sayili iki adet sac plaka
ele geçirilmistir.
Öte yandan, Sedat Bucak kaza sonrasi basina yaptigi açiklamalarda; her an
ölüm tehdidi altinda oldugunu, bu yüzden devamli silah tasidigini, arabadaki
silahlarin kendisine ait oldugu, bunlari PKK ile yaptigi mücadelede kullandigi,
ancak arabada bulunan susturucularla bir ilgisinin olmadigi, bahse konu
susturucularin kaza sonrasi arabaya konuldugu, bunun kendisine karsi hazirlanan
bir komplo oldugu hususlarina deginmistir.
Öte yandan, Sedat Bucak, DGM Savcisi'na, Meclis lojmanlarindaki evinde
verdigi ifadede; kaza sonrasi arabada bulunan silah ve susturucular hakkinda
hiçbir bilgisinin bulunmadigini ifade etmistir.
3 OLAYA ADI KARISANLAR
Kazada yer alanlar:
Kaza yapan 06 AC 600 plakali Mercedes marka oto içerisinde bulunanlardan
milletvekili Sedat Edip Bucak, emniyet mensubu Hüseyin Kocadag ve Abdullah
Çatli'ya iliskin olarak kayitlarimizda yer alan dosya bilgileri EK 1'de
sunulmustur.
Üner ve Gül kizi 1969 Izmir dogumlu Gonca Us hakkinda kayitlarimizda
herhangi bir bilgi bulunmamaktadir. Ayrica olay sonrasinda sürdürülen
arastirmalar kapsaminda, Abdullah Çatli için 3 Agustos 1994 tarihinde, Mehmet
Özbay adina düzenlenmis sahte talep formu tanzim edilerek Maliye Bakanligi'na
bagli, birinci derece kadrodan Maliye müfettisi gösterilmek suretiyle hususi
damgali pasaport talebilnde bulundugu ve Içisleri Bakanligi'nca adina TR A
245202 seri numarali hususi pasaport düzenlendigi anlasilmistir.
Tartismalarla Gündeme Gelen Sahislar
Ileri sürülen iddialarda ismi geçen ``59'' sahistan ``17''si halen hayatta
bulunmamaktadir.
9'u yalnizca isimleri ile taninan 59 kisiden; 4'ü politikaci, 4'ü isadami,
14'ü mafya ile baglantili olduklari ileri sürülen eski ülkücü, 5'i TSK mensubu,
13'ü emniyet mensubu, 1'i din adami, 1'i MIT mensubu, 1'i MIT'le baglantili
oldugu iddia edilen sahis, 2'si Iran orijinli sahis, 8'i mafya baglantili ve
eroin kaçakçisi olduklari iddia edilen sahis, 1'i soför, 1'i PKK itirafçisi,
1'i Suriye orijinli bayan, 2'si Kürt orijinli avukat, 1'i genelev isletmecisi
konusunda bulunmaktadir.
4. SAHISLAR ARASI ILISKILER
Yapilan arastirma sonucunda kazaya karisan sahislara iliskin olarak, resmi
görevli sahislarin görevlerinden kaynaklanan dogal irtibatlari disinda, bugüne
kadar birbirleriyle, olay ve sonrasindaki iddialar dogrultusunda iltisaklari
bulundugu yolunda herhangi bir bilginin kurumumuza intikal etmedigi
görülmüstür. Buna karsin basinda yer alan bilgilerle mütalaa edildiginde,
iddialarda isimleri geçen sahislar arasinda Tansu Çiller, Özer Çiller, Mehmet
Agar, Haluk Kirci, Sedat Bucak, Ibrahim Sahin, Korkut Eken, Hüseyin Baybasin
ile halen ölü bulunan Abdullah Çatli, Ahmet Cem Ersever ile Tarik Ümit önem
arzetmektedir.
Bahse konu sahislar arasinda var oldugu iddia edilen iliskiler ve bu
sahislarin gerçeklestirdigi eylemler, genel olarak sematize edilerek EK 4'de
sunulmustur.
Ayrica, olaya adi karisan sahislara iliskin basinda çikan iddialar ve bu
sahislarin iliskileri ayri ayri sematize edilmek suretiyle EK 5'te sunulmustur.
5. IDDIALAR
(Iddialar basinda veya id dianin yer aldigi kaynakta bulundugu sekliyle
aktarilmistir.)
Iddialarin ayrintilari EK 6'da sunulmaktadir. Asagidaki maddelerde iddialar
baslik olarak siralanmaktadir.
Aydinlik Dergisi'nin 22 Eylül 1996 tarih ve 483 sayili, 17 Kasim 1996 tarih
ve 491 sayili, 24 Kasim 1996 tarih ve 492 sayili nüshalarinda yer alan
iddialar;
``Çiller Örgütü'' iddialari
``DYP Genel Baskani Tan su Çiller, bazi MIT ve emniyet mensuplari ile
ülkücülerin içerisinde yer aldigi `Özel Suç Örgütü' kurmustur.
Anilan örgüt mensuplarinca, kendi aralarinda, `özel büro' olarak
adlandirilan, Çiller Özel Örgütü, CIA ve MOSSAD ile baglantilidir.'' Örgütün
Yapisi ve Kadrolarina Iliskin Iddialar:
``700 kisiden olusan Özel Büro içerisinde; DYP Genel Baskani Tansu Çiller,
Özer Çiller, Mehmet Agar, MIT Müstesar Yardimcisi ve Kontr Terör Daire Baskani
Mehmet Eymür, Emniyet Genel Müdürlügü Müsaviri, Emekli Albay Korkut Eken, Özel
Harekat Daire Baskani Ibrahim Sahin, ülkücü mafya seflerinden Alaattin Çakici,
Abdullan Çatli'' bulunmaktadir. Iddia edilen Özel Büro'nun yapisi ve
kadrolarina iliskin sema EK 7'de sunulmustur.
Örgütün mafya ile baglantisina ve tetikçi kadrolarina iliskin iddialar:
Örgütün, A. Çatli liderligindeki ülkücü grup ile iliskileri
Örgütün, 6. Filo isimli ülkücü grupla iliskileri.
Örgütün, Söylemez çetesi ile olan iliskileri.
Örgütün eylemlerine iliskin iddialar:
Haydar Aliyev'i devirme operasyonu.
Çeçenistan'a müdahale ve Avrasya feribotunun kaçirilmasi.
M. Agar'in uyusturucu kaçakçisi Hüseyin Baybasin ile baglantisi.
Özer Çiller'in nükleer madde kaçakçiligi yapmasi.
Manukyan'a suikast girisimi.
Jandarma Genel Komutani Orgeneral Esref Bitlis'in öldürülmesi.
Cem Ersever ve arkadaslarinin öldürülmesi.
Askar Smitko ve Lazim Esmaeli'nin öldürülmesi.
Behçet Cantürk ve arkadaslarinin öldürülmesi.
Tarik Ümit'in öldürülmesi.
Avukat Yusuf Ekinci, Savas Buldan, Haci Karay, Adnan Yildirim ve Medet
Serhat'in öldürülmeleri.
Tevfik Agansoy'un öldürülmesi.
Haluk Kirci Fethullah Gülen iliskisine dair iddialar
1994 yilindan itibaren Ankara'daki gazinolardan, kumarhanelerden, barlardan
haraç toplamaya baslamistir.
Devletten adamlari için milyarlarca liralik yardim alan Bucak Asireti'nin
adam sayisini abarttigi ileri sürülüyor.
Askerlik yapmak istemeyen kaçakçilarin, para karsiligi Bucak Asireti'nden
korucu kimlikleri aldiklari ve askerliklerini asiretin belirledigi bir yerde,
``geçici köy korucusu'' olarak tamamladiklari söyleniyor.
Sedat Bucak hastaneden çikartildiktan sonra, getirildigi TBMM
lojmanlarindaki evinden 12 saatligine ayriliyor. Sedat Bucak'in Mehmet Agar ve
bir emekli generalle basina yapacagi açiklamayi görüstügü ve mezkur açiklamanin
kendisine Agar ve emekli general tarafindan dikte ettirildigi söyleniyor.
Bucak'in katildigi HBB'deki TV programini, anilan kanalda yöneticilik yapan
eski MIT mensuplarindan Bülent Öztürkmen, dostu Korkut Eken'in ricasiyla
ayarladi.
Diger iddialar
Susurluk kazasi ve sonrasi basinda yer alan iddialara iliskin ayritili
bilgiler Ek 8'de sunulmustur. Bunlar içerisinde asagida yer alan bilgiler önem
arzetmektedir:
Abdullah Çatli ile ilgili Susurluk kazasi sonrasi baslayan sorusturma
sürerken, Çatli'nin Ingiltere'deki iliskileri dikkati çekmektedir. Ingiliz
hükümetinin ülkelerine yönelik uyusturucu trafiginin önünü kesmek amaciyla,
Çatli gibi yabancilari kullandigi biliniyor.
Hüseyin Kocadag, Abdullah Çatli ve Sedat Bucak, Susurluk'taki kazadan önce
Yalova'ya, kumarhane açmak amaciyla arsa aramaya gitmislerdir.
Mehmet Agar'in istifasindan sonra ``Çiller Özel Örgütü'' üyelerine
dagitilan sahte kimlikler, ruhsatlar, pasaportlar geri toplanmis, ve üyelerin
ortalikta görülmemesi emri verilmistir.
Öte yandan, Hüseyin Kocadag'in eski Istanbul Asayis Sube Müdürü Sedat Demir
ile Sedat Bucak'i baristirmak için arabada bulundugu ve Bursa'ya gittikleri de
iddialar arasindadir.
Iddialardan dogrulananlar:
Aydinlik dergisinin 2 Eylül 1996 tarihinde (483 sayili), 17 Kasim 1996 (491
sayili) ve 24 Kasim 1996 (492 sayili) tarihli nüshalarinda Dogu Perinçek
tarafindan ortaya çesitli iddialar atilmistir. Söz konusu iddialardan 22 Eylül
1996 tarihinde Aydinlik gazetesinde yayimlanan ve ``MIT Raporu'' oldugu iddia
edilen metin içerisinde yer alan bazi hususlarin, kaza sonrasinda çesitli basin
yayin kuruluslarinin arastirmalari sonucundaki gelismelerle dogrulandigi
gözlenmistir.
Çatli'nin sahte kimlik kullandigi iddiasi:
Çatli'nin, Mehmet Özbay sahte kimligi tasidigi, Mehmet Özbay ve Mehmet
Özbey adina Londra ve Sikago baskonsolosluklarindan, 1980 1996 yillarinda 3
pasaport aldigi, 1992 yilinda Sahin Ekli adina düzenlenmis sahte pasaportla
yurtdisina çikmaya çalistigi, konsolosluklar ve emniyette bulunan belgelerle
kanitlandigi basinda yer almaktadir. (4 Aralik 1996 tarihli Sabah gazetesinde
Içisleri Bakanligi müfettislerinin hazirladigi rapora atfen yayimlanmistir. Söz
konusu gazete kupürü Ek 9'da sunulmustur.)
Çatli'nin eroin kaçakçiligi yaptigi iddiasi:
Çatli, Fransa ve Isviçre'de eroin kaçakçiligi suçundan mahkum olmustur ve
hapis cezasina çarptirilmistir. Söz konusu bilgileri Abdullah Çatli'nin Ek 3'te
bulunan dosya bilgileri ve esi Meral Çatli'nin basinda yer alan ifadeleri teyit
etmektedir. (Ek 10)
Çatli'nin Ali Yasak ve Bucak asireti mensuplari ili iliskili oldugu
iddiasi:
Çatli'nin Ali Yasak ve Bucak asireti mensuplari ile iliskili oldugu,
sahislarin beyanlari ile dogrulanmistir.
Çatli'nin emniyet mensuplari ile iliskisi oldugu iddiasi:
Agar'in, kazadan sonra, ``Hüseyin Kocadag'in Çatli'yi güvenlik kuvvetlerine
teslim etmeye gittigini, bu nedenle ayni arabada buludugunu'' açiklamasina
karsin, Sedat Bucak'in ``Kocadag'in Çatli'yi Mehmet Özbay adi ile tanidigini''
belirtmesi, Agar'in konuyla ilgili beyanlari ile çelismistir. Ancak mevcut
birliktelik dahi Çatli'nin Emniyet'le iliskisi oldugunu açikça ortaya
koymaktadir.
Mehmet Agar'in Haluk Kirci ile iltisakinin bulundugu iddiasi:
Agar, Haluk Kici'yi tanimadigini ifade etmis, bilahare Hürriyet gazetesinde
nikah sahidi olduguna dair fotograflarinin yayimlanmasi üzerine, olayi ``vali
vatandas'' iliskisi çerçevesinde açiklamaya çalismistir.
Çatli'nin 12 Eylül 1980 öncesi Agca ile iliskisi oldugu iddiasi:
Çatli'nin Agca ile iliskisi 1978 yilindan beri bilinmektedir. Söz konusu
iddia, Agca'nin 24 Kasim 1996 tarihinde gazete ve TV'lerde çikan
açiklamalariyla da teyid görmüstür.
Çatli'nin kokain kullandigi iddiasi:
Susurluk'ta meydana gelen kaza sonrasinda, çesiti yayin organlarinda,
Çatli'nin üzerinde kokain bulundugu seklinde bir iddia yer almis, ve Ankara'da
jandarma laboratuvarindaki tespitler sonucunda Çatli'nin kokain kullandigi
dogrulanmistir.
Arastirilmasinda fayda görülenler:
Bahse konu iddialardan önemli görülen ve arastirilmasi gerektigi
degerlendirilenler asagida sunulmustur:
Çiller Özel Örgütü adi altin da faaliyetlerini sürdürdügü iddia edilen bir
yapilanmanin mevcudiyetinin tespiti, bu suçlama ile baglantili tüm iddialarin
dogru olup olmadiklarina vuzuh kazandirilmasi suretiyle mümkün olabilecektir.
1980'li yillarin baslarinda, devletle baglantili gösterilmeye çalisilarak
gündeme getirilen ASALA'ya yönelik eylemin inceleme konusu olan iddialarla
ilgisi ve konu hakkinda teskilatimizin herhangi bir bilgisi bulunmamaktadir.
Çatli'nin Isviçre'de tutuklu bulundugu cezaevinden, CIA Türkiye Istasyon
Sefi tarafindan kaçirilmasi iddiasinin, Içisleri ve Disisleri bakanliklarinin
Isviçre'deki ilgili kuruluslarla yapacaklari koordine sonucunda açikliga
kavusturulabilecegine inanilmaktadir.
Mart 1995 tarihinde, Azerbaycan Cumhurbaskani Haydar Aliyev'e yönelik darbeyi,
Tansu Çiller'in onayi ile dönemin Türk cumhuriyetlerinden sorumlu Devlet Bakani
Ayvaz Gökdemir, Emniyet Genel Müdürü Agar, Ibrahim Sahin ve Korkut Eken
planlamis, ancak MIT'in olayi Süleyman Demirel'e bildirmesi ve
Cumhurbaskani'nin da Aliyev'i haberdar etmesi ile darbe girisimi basarisizliga
ugramistir.
MIT Müstesarligi, yürütmekte oldugu istihbarat çalismalari sirasinda,
Haydar Aliyev'e suikast girisimi hazirligi yapildigini belirlemis ve durum
yetkili makamlar araciligi ile Haydar Aliyev'e intikal ettirilerek suikast
önlenmistir. MIT Müstesarligi, kendisine düsen yasal görevi yerine getirmis
olup, bunun disinda öne sürülen iddialarin MIT Müstesarligi ile ilgisi
bulunmamaktadir.
Fethullah Hoca'nin, Çiller'in kara para aklama isinde gizli ortagi oldugu,
Fethullah Hocacilarin CIA'nin bölgemizdeki en önemli sivil toplum kurulusu
oldugu iddialari, Maliye Bakanligi müfettislerinin Fethullah Gülen'in mali
kayitlarini incelemesi ile Içisleri ve Disisleri bakanliklarinin ilgili
kuruluslarla yapacaklari koordine sonucunda çözülebilecegi
degerlendirilmektedir.
Avusturya'da tutuklu bulunan H. Baybasin ile M. Agar arasinda uyusturucu
ticareti baglantisinin olup olmadiginin açikliga kavusturulabilmesi için,
Baybasin'in daha önce tutuklu bulundugu Ingiltere, Hollanda ve halen cezaevinde
yatmakta oldugu Avusturya'daki faaliyetleri; Içisleri Bakanligi Emniyet Genel
Müdürlügü tarafindan ilgili ülkelerin güvenlik kuruluslari ile koordine
kurulmasi gerekmektedir. Ayrica H. Baybasin'in, M. Agar ile olan iliskisini bildigini
iddia ettigi avukati Ilhan Ongan'in ifadesine basvurulmasinin yararli olacagi
mütalaa edilmektedir.
Emniyetteki Agar ekibine bagli olarak çalisan ülkücü mafya liderlerinden
Abdullah Çatli ve ekibinin suç örgütü içerisinde çalisip çalismadigi, söz
konusu ekibin iddialarda yer aldigi gibi, M. Agar'in talimatiyla, birçok kisiyi
öldürüp öldürmedigi iddiasi, Emniyet Genel Müdürlügü içinde tesekkül
ettirilecek muhakkik yetkisine sahip bir grup tarafindan, söz konusu iddialarda
adi geçen sahislarin ifadelerine basvurulmasi suretiyle çözüme
kavusturulabilecektir. Nitekim Ö. Lütfü Topal'in öldürülmesi olayinda
kullanilan silahlarda A. Çatli'nin parmak izinin bulundugu yolundaki emniyet
tespiti de bu iddianin kismen de olsa dogrulugunu teyit eder mahiyettedir.
Ömer Lütfü Topal'in kumarhanelerinden gelen gelirden daha fazla pay
alabilmek için M. Agar, S. Bucak ve H. Kocadag tarafindan öldürülüp
öldürülmedigi iddialari: Topal ve Topal'a ait sirketlerin, adi geçen
öldürülmeden önceki üç aylik dönemi kapsayan para transferleri ile yakinlarinin
malvarliklarinin mali yetkililerce arastirilmasi, sahsin ölmeden önce yaptigi
telefon görüsmelerinin Türk Telekom tarafindan ortaya konulmasinin, Topal
cinayetinin faillerinin tümüyle açiga çikarilmasina büyük ölçüde katkida
bulunacagi degerlendirilmektedir.
Tarik Ümit'in, ``Çiller Özel Örgütü'''ne iliskin olarak bildigi konular
nedeniyle öldürülüp öldürülmedigi iddialarinin, Ümit'in en son beraber
gördükleri söylenilen polislerin ilgili savcilik tarafindan yeniden sorguya alinmasi
ile konunun vuzuha kavusturulabilecegi degerlendirilmektedir.
Ayrica Tarik Ümit'in kizi Hande Bilici: ``Babasinin 17 yillik MIT personeli
oldugunu, elinde MIT görevlisi sifatiyla imzaladigi belgelerin bulundugunu,
dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Agar imzali özel plaka tahsis tutanaklarinin
oldugunu, babasinin kaybolusunun ertesinde Mehmet Eymür'ün gönderdigi iki MIT
görevlisinin kendisine, babasinin Mehmet Agar'in bilgisi dahilinde, müsaviri
Korkut Eken'in istegi üzerine Özel Harekatçi polislerce kaçirildigini, M.
Eymür'ün, M. Agar'i arayarak babasina bir sey yapilmayacagi sözünü aldigini,
daha sonra M. Eymür'le yüz yüze görüstügünü, Eymür'ün babasinin öldürüldügünü
söyledigini, ancak Korkut Eken'le yaptigi bir görüsmede, Eken'in, babasinin
özel bir görevle yurtdisina gönderildigini, döndügü zaman öldügünü
söyleyenlerin ne yapacaklarini merak ettigini söyledigini, babasinin akibeti
hakkinda herhangi bir bilgi verilemez ise elindeki belgeleri açiklayacagini''
ifade etmistir.
Tarik Ümit, çesitli kuruluslara bilgi veren bir kisi olarak taninmaktadir.
Nitekim, MIT Müstesarligi'na da müstesarligin görev alanina giren konularda
zaman zaman bilgi intikal etmistir. Bu nedenle T. Ümit'in kizinin ifadesinde
adi geçen sahislarin sorusturma kapsamina alinmalarinda fayda görülmektedir.
Tarik Ümit'e iliskin bilgi notu Ek Sami Hostan'in Dev Sol örgütü ile
iliskilerinin yani sira Ispanya, Hollanda, Kolombiya baglantili uyusturucu
kaçakçiligi yapip yapmadiginin ortaya çikartilabilmesi için, Emniyet Genel
Müdürlügü'nün bahse konu ülkelerin ilgili birimleriyle baglanti kurmak sureti
ile konuya iliskin bilgi derlenmesi ve adi geçenin telefon kayitlarinin
incelenmesinin gerektigi mütalaa edilmektedir.
Yzb. Hüseyin Pepekal'in halen Silahli Kuvvetler bünyesinde bulunup
bulunmadigi, Silahli Kuvvetler'de ise hangi birimde çalistigi hususlari
Genelkurmay Baskanligi'nca belirlenebilecektir.
Hakkari/Yüksekova'da, uyusturucu kaçakçiligi amaciyla olusturuldugu iddia
edilen ``Üniformali Çete'' ve benzerlerinin kurulmasi, sevk ve idaresine M.
Agar'in yeri ve konumunun Jandarma Genel Komutanligi ve Emniyet Genel Müdürlügü
bünyelerinde olusturulacak muhakkik yetkisinde bir komisyon tarafindan
arastirilmasi gerekmektedir.
Türkiye'de kaçakçilik faaliyeti yürütürken öldürülen Iranli Kürt orijinli
Lazim Esmaeili ve Askar Simitko'nun, Özer Çiller ve M. Agar ile baglantisi,
öldürülmeleri eyleminde anilan sahislarin rollerinin olup olmadigi, Askar
Simitko'nun MIT'e bilgi verip vermedigi iddialari, sahislarin öldürülmeden önce
yaptiklari cep telefonu görüsmelerinin Türk Telekom tarafindan tespiti ve
Emniyet Genel Müdürlügü'nün arastirmalari sonucu çözümlenebilecektir.
Iran uyruklu Askar Simitko, 1985 yilinda Istanbul'a gelmis olup, bu
sehirdeki çesitli kanuni unsurlarla iliskisi bulunan bir sahistir. Bu
faaliyetleri nedeniyle zaman zaman güvenlik kuvvetleri tarafindan yakalanip
serbest birikildigi söylenmektedir. Teskilatimiz ile bir iliskisi
bulunmamaktadir. Adi geçen hakkinda kayitlarimiza intikal etmis bilgiler Ek de
sunulmaktadir.
S. Edip Bucak'in, devletten aldigi parayi, kendi asiretine mensup
koruculara dagitip dagitmadigi hususuna, Maliye Bakanligi'ndan ödeme seklinin
ögrenilmesi ve ödemede görev alan personelin bilgilerine basvurulmasi suretiyle
açiklik kazandirabilecektir.
Tansu Çiller'in eski danismani ve Basbakanlik Müsaviri T. Sakir Atik'in,
Özer Çiller tarafindan bilgi sizdirmak gayesi ile MIT içerisinde
görevlendirildigi iddia edilmektedir. Anilan sahsin MIT Müstesarligi ile
iliskisine dair bilgi notu Ek 13'de sunulmaktadir.
Özgür Gündem Gazetesi'nin (Özgür Ülke) 1994 yilinda bombalanmasi olayinin
dönemin Basbakani Tansu Çiller'in emri ile Mehmet Agar'in emrindeki ``Özel
Büro'' tarafindan gerçeklestirildigi iddia edilmektedir.
Üzerinde Durmaya Gerek Olmayan Iddialar:
17 Eylül 1996 tarihli Aydinlik Dergisi'nde II. MIT Raporu oldugu iddia
edilen ve basinda birçok tartismalara neden olan rapor yayimlanmistir. Söz
konusu iddiaya cevaben müstesarligimizca 5.11.1996 tarihinde, Anadolu Ajansi
Genel Müdürlügü'ne gönderilen açiklamada: ``Son günlerde medyada Milli
Istihbarat Teskilati'na atfedildigi sekilde herhangi bir kurulusa veya sahsa
verilmis bir rapor mevcut degildir'' hususlarina yer verilmistir.
Hiram Abas'in Çiller Örgütü tarafindan öldürüldügü iddiasi: Bu eylemin
26.09.tarihinde Dev Sol militanlari Hayri Koç, Ferit Eliuygun, Bahattin Anik ve
Ahmet Fazil Ercüment Özdemir tarafindan gerçeklestirildiginin bilinmesi nedeni
ile önem tasimamaktadir.
H. Kocadag'in Gonca Us ile hissi iliskisi bulundugu iddiasi ise Çatli'nin
esi Meral Çatli'nin bu konudaki açiklamalari dolayisiyla üzerinde durulacak
nitelikte bulunmamaktadir.
6. SONUÇ VE DEGERLENDIRME
Basbakanlik'tan gönderilen dosya içerigi, kayitlarimizda mevcut olan ve
ulasilabilen diger bilgilerle birlikte incelenmis, inceleme sonuçlari ana
hatlari ile yukaridaki maddelerde ve ayrintili olarak da bu yazinin ekinde
sunulan bölümlerde belirtilmistir.
Bizatihi trafik kazasi olayi, izahi zor veya savunulamayacak bir
beraberligi net olarak ortaya koymaktadir. Kaza yapan araçta bulunan silahlar,
belgeler ve diger bulgular ise araçta bulunanlarin suç amaçli bir faaliyet
içinde bulunduklarina kuvvetli emare niteligindedir. Bazi belge ve bulgular ise
esasen bizzat teskil etmektedir.
Ancak bunlarin gerçek niteliginin arastirilmasi, dogal olarak bu belge,
bilgi ve bulgularin yedinde bulundurma yasal hakkina sahip olan devlet
kuruluslarinin (yargi organi ve yargi organi ile birlikte tahkikati yürütecek
güvenlik kuvvetlerinin) yetki alanina girmektedir. Geçmis tarihlere ait ve
olayla birlikte yeniden gündeme gelmis olan diger olaylar ise vuku bulduklari
tarihte, yetkili ve görevli kuruluslarca arastirilmis olup, bunlara iliskin
bilgi, belge ifade tutanaklari ve diger hususlar anilan kuruluslarda
bulunmaktadir. Idari tahkikat ve yasal yönden kovusturma yetkisine sahip
kuruluslarin bunlarin gerçek durumunu daha saglikli bir sekilde ortaya
koyacaklari (sayet daha önceden bu hususlar zaten belirlenmis ise) muhakkaktir.
Bun nedenle müstesarlikça: Devletin diger yetkili kuruluslarinin görev
alanina girilmeksizin ve anilan kuruluslarin da kendileri açisindan gerekli
arastirmayi zaten yaptiklari düsünülerek, mevcut bilgilerden hareketle bir
inceleme yapilmasi cihetine gidilmistir.
Susurluk'ta meydana gelen kaza: Devletin bazi kuruluslarini, bu
kuruluslarin tasarruflarini, bir kisim siyasetçi ve bürokrati tartisilir hale
getirmistir. Tartismalar, bilinçli olarak veya bilinçsizce, olayin çapini asan
boyutlara ulastirilmis, zaman olarak da son yirmi yili kapsayacak sekilde
yayginlastirilmistir. Bu durum, bir yandan olayin gerçek niteliginden
saptirilmasina, diger yandan da ilgili ilgisiz birçok konunun birbirine
karistirilarak tartisma alanina çekilmesine yol açmistir.
Incelemenin ``Iddialar'' kisminda da görülecegi üzere, bir kisim
``iddialarin'' olay veya var oldugu öne sürülen örgütlenme ile maddeten ve
zaman olarak ilgisinin bulunmasi mümkün degildir. Buna ragmen devleti ve
devletin tasarruflarini tartismaya açabilmek için özellikle gündemde
tutulmasina çalisilmaktadir.
Olayla baglantili çevreler, geçmiste kalan ve çesitli dönemlerde
tartisilmis olan bazi konulari (ASALA ile mücadele gibi) gündeme getirerek, son
zamanlarda vuku bulan olaylarla iliskilerini kamufle etme, yayma egilimindedir.
Ortada, birçok ciddi iddia ve itham mevcuttur. Bunlarin bütünü geçmiste
kalmistir. Maddi delillerle de kanitlanmasi çok zor iddialardir. Bu durum
olaylarin cesametiyle baglantili cezai sorumluluklarin belirlenmesi açisindan
zorluklar yaratmaktadir. Bununla birlikte, idari açidan ilgili kurum ve
kuruluslar içinden kolaylikla tahkik edilecek hususlar da bulunmaktadir. Sahte
hüviyet, pasaport ve diger belgelerin verilmesi, ticari baglantilar gibi
hususlar arastirilabilir nitelik tasimaktadir.
Konunun medyada ele alinis biçimi, ilgili ilgilsiz herkesin konusturulmasi,
olaylari saptirmak isteyenlere büyük imkanlar saglamis, büyük ölçüde
gerçeklerden uzaklasmis, somut olaylar ve olaylarla iliskili kisilerden çok
devlet ve devletin tasarruflari tartisilir hale getirilmistir. Bu durumun,
olaylarin gerçek suçlulariyla, her vesileyle mevcut düzene saldirmayi adet
haline getirmis bir kisim maksatli çevrelerin isine yaradigi da ayri bir
gerçektir.
Tartismalarin ulastigi siyasi boyut ise malumlaridir. Bu durum, olaylara
iliskin gerçek bilgi ve belgelere ulasilmasini zorlastirmis, daha çok
spekülatif hususlarin gündeme gelmesine yol açmistir.
Susurluk olayi ayrica:
Devletin içinde kontrolsüz güçlerin varligini,
Bu güçlerin devletin ihtiyaçlari disinda da bazi istenmeyen faaliyetlere
yönelebildigini,
Güvenlik kuvvetlerinin resmi güçler disinda bazi unsurlari da devlet görevi
adi altinda kullandiklarini,
Devletin bazi belgelerinin (Pasaport vs.) gayri kanuni unsurlara
verilebildigini,
Devletin ayni kurulusu içinde, farkli anlayista olanlarin birbirleri ile
devletin olanaklarini kullanarak mücadele edebildiklerini,
Istihbaratta ve örtülü operasyonlarda çokbasliligin bulundugunu, merkezi
kontrolün yeterli olmadigini,
Gizlilik tasimasi gereken devlet belgelerinin veya faaliyetlerinin dahi
kolayca açiklanabildigini, tartisilabildigini,
Kontrolsüz güçlerin, bazi siyasi güçlerce veya kisilerce desteklendigini,
Devlet adina yapildigi öne sürülen islerde dahi büyük miktarlarda maddi
çikarlarin söz konusu oldugunu (A. Çatli'nin sirketleri ve mal varligi gibi)
gösterecek nitelikte emarelerin çikmasina neden olmustur.
Yukarida kisaca deginilen ve her biri ayri ayri öneme sahip tespitlerden
hareketle, öncelikle su hususlarda gerekli tedbirlerin alinmasinda fayda
görülmektedir.
Güvenlik kuvvetlerinin, görevlerini ifa ederken, yararlanmak durumunda
bulundugu her türlü unsurdan, istifade edebilme esaslarini çok iyi
belirlenmesinde ve merkezi bir kontrole baglanmasindan fayda görülmektedir.
Istihbaratta, ilgili kuruluslarin yetki alanlarini genisletmeleri
nedeniyle, çok baslilik bulunmaktadir. Bunun sonucu olarak bünyesinde
istihbarat birimi bulunan bütün kuruluslar istihari metodlar uygulayarak, görev
alanlarini ilgilendirmeyen bilgi ve imkana sahip olmaktadir. Bunlar il
düzeyinde uygulandigindan merkezi kontrolün disinda kalmakta ve il düzeyinde
kontrolleri dahi yeterince sistemlestirilmediginden kontrol disi güçler ortaya
çikmaktadir. Bu nedenle mevcut mevzuat çerçevesinde istihbarat yetkisine sahip
kuruluslarin durumlarinin net olarak belirlenmesinde ve bu alanda her türlü
merkezi kontrolü saglayacak yasal kurulus olan MIT Müstesarligi'nin
koordinatörlügünün isler hale getirilmesinde zaruret bulunmaktadir.
Örtülü operasyonlar, bütün demokratik ülkeler tarafindan olaganüstü
durumlarda, ulusal çikarlarin korunmasi amaciyla basvurulan mücadele metodlarindan
birisidir. Ancak bu tür çalismalar, bütün ülkelerde merkezi karara dayanmakta,
etkili bir merkezi denetime tabi olmakta ve devletin mesru güçlerince icra
edilmektedir. Hangi gerekçe ile olursa olsun yukarida deginilen temel
prensiplerin disina çikilmasi, devlet yönetimi açisindan çesitli sikintilari
ortaya çikarmaktadir.
Devlet organlarinin, siyasi otoritenin karariyla hareket etmesi
demokrasinin geregidir. Ancak, bu zaruretin, kuruluslarin siyasetin içine
çekilmesi seklinde algilanmamasi, dolayisiyla siyasi partilerimizin devlet
kuruluslarina siyasi zihniyetleri, çikarlari dogrultusunda yaklasmamalari da
ayni ölçüde gereklidir. Mevcut politize olmus kadrolarin idari tedbirlerle
ayiklanmasi, objektif kamu görevi ve güvenligi için vazgeçilmez bir kosul
olarak düsünülmektedir.
Geçici köy koruculugu uygulamalarindan kaynaklanan olumsuzluklarin
giderilmesi, sakincali faaliyetler içerisinde bulunanlarin tespit ve takibini
müteakip kadro disi birakilmalari ve sistemin güvenilir bir yapiya kavusturulmasi
gerekmektedir. Ayni sekilde itirafçilardan istifade edilmesinin de kontrol
edilebilir sekilde sisteme baglanmasinda fayda görülmektedir.
Diger taraftan, devam eden tartismalar, yukarida siralanan faktörlerin de
etkisi ile güvenlik kuvvetlerimizi olumsuz sekilde etkiledigi gibi kamuoyu
nezdinde de itibar kaybina neden olmaktadir. Bütün bunlarin, toplumsal
güvenligimiz ve demokratik anayasal düzenimiz açisindan arzu edilmeyen
gelismeler oldugu söylenebilecektir. Ayrica, olaylar dis dünyada da Türkiye'nin
itibari, demokrasinin gelecegi yönünde ciddi elestirileri ortaya çikarmistir.
Bu itibarla, öncelikle tartismalari sona erdirecek veya en azindan
sinirlandiracak hukuki ve idari kovusturmalarin süratle sonuçlandirilmasinda,
bunun akabinde de 6.8. maddede siralanan tespitlerin izalesini mümkün kilacak,
hukuki ve idari tedbirlere yönelinmesinde fayda görülmektedir.
Tolga Sakir Atik:
Basbakanlik Müsaviri olarak görevli iken, Basbakanlik Personel ve
Prensipler Genel Müdürlügü'nün 30.tarih ve B.O2.O.G.O.11 315 15515 sayili
yazisi ile teskilatimiza naklen atanmasina muvafakat edilmis, 03.11.1995 tarih
ve 21266 sayili Müstesarlik Onayi ile teskilatimiz emrine atanmistir.
Basbakanlik Personel ve Prensipler Genel Müdürlügü'nün 06.11.1995 tarih ve
B.O2. O.PPG.O.11 315 sayili yazisi ile 3056 Sayili Kanun'un 311 sayili Kanun
Hükmünde Kararname ile degisik 36. maddesine göre Basbakanlik'ta istihdaminin
uygun görüldügü bildirilmistir.
Basbakanlik Personel ve Prensipler Genel Müdürlügü'nün 18.01.1996 tarih ve
B.O2.O.PPG.O.11 315 1 sayili yazisi ile ``kendi istegi üzerine 18.01.1996
tarihi itibariyle asli görevine iadesinin uygun görüldügü'' bildirilmistir ve
adi geçen ayni tarihten itibaren teskilatimizdaki görevine baslamistir.
Ilgili, 22.01.1996 14.061996 tarihleri arasinda, teskilatimizin ilk defa
göreve baslayan Meslek Memuru adaylarina uygulanan Temel ve Hazirlik Egitimi
görmüstür.
Söz konusu egitimi müteakip atandigi Malatya Bölge Baskanligi'ndaki
görevine 15.07.1996 tarihinde baslamis ve daha sonra 02.10.tarih ve 19426 24231
sayili Müstesarlik Onayi ile Ankara Bölge Baskanligi emrine atanmistir.
21.10.1996 tarihinde Malatya ünitemizden ilisigi kesilen ve mehil
müddetinin sona erdigi 05.11.1996 tarihinden itibaren (10) gün,
18.11.tarihinden itibaren (30) gün süre ile rapor alan ilgili, henüz yeni görev
yerine baslamamistir.
Ömer Lütfü Topal:
Mahmut oglu, 1942 Malatya/Dogansehir dogumludur.
1962 69 71 senelerinde tehdit yoluyla bono imzalatmak, biçaklama, yaralama,
darp, adam öldürme suçlarindan Istanbul Emniyet Müdürlügü'nde kaydi
bulunmaktadir.
20.06.1978 tarihinde Belçika gazetelerinde Belçika'nin Anvers sehrinde 6
kilogram eroinle yakalanmis olup, üzerinde Gaziantep Valiligi'nce verilen,
Sadik Sami Onar adina düzenlenmis bir pasaport ele geçirilmistir. Ayrica
Belçika üzerinden ABD'ye uyusturucu madde göndermekle de suçlanmistir.
14.06.1978 23.07.1981 tarihleri arasinda Belçika'da hapis yatmis, bilahare
ABD'deki eroin olayiyla ilgili cezasini çekmesi amaciyla anilan ülkeye iade
edilmistir. New York'ta yargilanarak 5 yil hapis cezasina çarptirilmistir.
13.01 20.02.1989 tarihleri arasinda Hollanda'nin çesitli sehirlerinde büyük
miktarda eroinle yakalanan sahislarin ifadelerinde adi geçmistir.
05.05.1989 tarihinde söz konusu olayla ilgili olarak Istanbul Narkotik Sube
Müdürlügü'nce yakalanmis, 05.05.1989 tarihinde Istanbul DGM Cumhuriyet
Savciligi'nca serbest birakilmistir.
1995 yili içerisinde Türkmenistan/Askabat'ta otel ve kumarhanelerin
isletilmesini almak için girisimlerde bulunmustur.
Istanbul'da kendisine ait Emperyal Gazinosu'nda uyusturucu sattigi, bu
arada bazi emniyet mensuplarina döviz karsiligi rüsvet verdigi duyumlari
alinmistir.
28.07.1996 tarihinde Istanbul'da öldürülmüstür.
Sedat Demir:
Hasan oglu, 1958, Artvin dogumludur.
Muhtelif tarihlerde çesitli suçlardan Ankara Sikiyönetim Komutanligi'nca
gözetim altina alinip bilahare, 1402 sayili kanunun 15. maddesi geregi tahliye
edilen sahislar arasinda adi geçmektedir.
Ankara Emniyet Müdürlügü Narkotik Sube Müdürlügü Komiser Muavini olarak
görev yaptigi 1979 yili içerisinde POL DER'e üye oldugundan DEV YOL örgütünün
görüsü dogrultusunda polis teskilati içerisinde birim olusturdugu iddiasi ile
1982 yilinda ifadesi alinmistir.
Istanbul Asayis Sube Müdürü görevindeyken, Tevfik Agansoy ile kokain isine
girdigi, bu iste Tevfik Agansoy tarafindan aldatildigi ve Alaattin Çakici'yla
birlikte Agansoy'a karsi cephe aldigi yolunda iddialar bulunmaktadir.
Halen hakkindaki sorusturma nedeniyle güvenlik kuvvetlerince aranmaktadir.
Nurullah Tevfik Agansoy:
Yasar Ayse oglu, 1960 Bitlis dogumludur.
Ülkücü görüsü benimsemektedir.
12 Eylül 1980 öncesi, Istanbul/Sisli ve Gültepe'de adam öldürme, yaralama,
bomba atma türünde muhtelif eylemlerle ilgili oldugu gerekçesiyle, 20.5.1979
tarihinde Sikiyönetim Komutanligi 1 No'lu Askeri Mahkemesi'nce tutuklanmistir.
Ancak anilan mahkemece tutuksuz olarak yargilanmasina karar verilmis,
bilahare beraat etmistir.
10.07.1981 tarihinde, Zafer Ereske'nin 1980 yilinda öldürülmesine istirak
edenler arasinda bulunmasi nedeniyle tutuklanmistir.
29.01.1981'de bomba atmak, ruhsatsiz silah tasimak suçlarindan mahkum
edilmistir.
24.04.1988 tarihinde Metris Cezaevi'nde bulundugu sirada pismanlik
yasasindan istifade etmek amaciyla dilekçe vermistir.
27 Agustos 1996 tarihinde Istanbul'da Tansu Çiller'in koruma polisleri
Celal Babür ve Ferda Temel ile birlikte iken, Alaattin Çakici'nin adamlari
tarafindan yapilan saldiri sonucunda Babür'le birlikte hayatini kaybetmistir.
Medet Serhat:
Isa Bahar oglu, 1943 Kars Igdir dogumludur
Istanbul Hukuk Fakültesi mezunudur.
1959 yilinda karistigi bir Kürtçülük olayindan ötürü 13 ay tutuklu kalmis,
bilahare serbest birakilmistir. Yargitay'in davayi bozmasi üzerine, 10 ay 20
gün hapse mahkum olmustur.
1963 yilinda Istanbul'da çikarttigi ``Denge'' adli dergide Kürtçülük
propagandasi yaptigi gerekçesiyle tutuksuz olarak yargilanmistir.
1965 tarihi itibariyle Kürtçü cemiyet kurmak suçundan 1 yil 4 ay hapis
cezasi almistir.
1977 yilinda Yugoslavya/Zagreb'de yapilan Uluslarasi Avukatlar
Toplantisi'ndan sonra Moskova'ya giderek Sovyet Komünist Partisi Gençlik
Teskilati yetkilileriyle Kürtlere ve DDKD'ye yapilacak yardim konusunu
görüsmüstür.
1978 tarihinde Calal Talabani paralelinde yurtdisinda faaliyet gösteren
Ittihad i Vatani Kürdistan isimli örgütün Istanbul Temsilciligi'ne seçilmistir.
1979 tarihinde yapilan mahalli seçimlerde Kars'tan CHP adayi olmustur.
1980 tarihinde geçici üye sifatiyla TKP'ye katilmistir.
27.01.1981 tarihinde komünizm ve kürtçülük propagandasi yaptigi
gerekçesiyle tutuklanmis ve 29.01.de serbest birakilmistir.
1982 tarihi itibariyle Erzurum'da sürdürülen PKK davasinin avukatligini
yapmistir.
Ayni yil itibariyle Baris Dernegi Yönetim Kurulu üyesi olmasi nedeniyle
tutuklanmis, 1983 Kasim ayinda serbest birakilmistir. 1984 yili itibariyla,
uyusturucu madde kaçakçiligi yapan Behçet Cantürk'ün avukatidir.
1990 yilinda Istanbul'da Kürt Ulusal Birligi'nin tesis edilmesi, bu meyanda
ulusal meclis ile legal siyasi Kürt partisi kurulmasi amaciyla olusturulan
``Kürt Hak ve Özgürlükler Vakfi''nin kuruculari arasinda yer almistir.
1991 yili itibariyle ``Baris Komitesi Dernegi'' sanik vekillerindendir.
18 19 Aralik 1993 tarihleri arasinda Ankara'da yapilan Demokrasi Partisi
(DEP) Kurultayi ile ilgili olarak hazirlanan ``Demokrasi Kurultayi Için Çagri''
baslikli bildirileri imzalayan sahislar arasinda yer almistir.
Ekim 1994 tarihinde Ankara DGM'de yargilanan münfesih DEP
milletvekillerinin avukatlari arasindadir.
12.11.1994 tarihinde Istanbul/Erenköy'deki evinin önünde soförüyle öldürülmüstür.
Adnan Yildirim:
Selim oglu, 1957 Diyarbakir dogumludur.
Subat 1984 tarihi itibariyle Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli'nde Savas
Buldan ve Haci Karay ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmistir.
04.06.1984 tarihinde Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda ölü
olarak bulunmustur.
Haci Karay:
Fehim oglu, 1950 Hakkari Yüksekova dogumludur.
13.02.1993 tarihi itibariyle Diyarbakir Cezaevi'nde baslatilan açlik grevi
eylemini desteklemek amaciyla Yüksekova'da kepenk kapama eyleminde bulunmustur.
Agustos 1993 tarihi itibariyle Hakkari Yüksekova'da uyusturucu ticareti
yapan sahislar arasinda yer almistir.
Savas Buldan ile irtibatlidir.
Mart 1995 tarihi itibariyle iki kiz kardesi Gülcan ve Gülsen Karay, PKK
örgütüne katilmak amaciyla kirsal alana çikmistir.
02 Haziran 1994 tarihi itibariyle Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli'nden Savas
Buldan ve Adnan Yildirim ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmistir.
04.06.1994 tarihinde Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda ölü
olarak bulunmustur.
Savas Buldan:
Sükrü oglu, 1964 Hakkari Yüksekova dogumludur.
1979 tarihi itibariyle Yüksekova'da PKK paralelinde faaliyet göstermistir.
Mart 1979 tarihi itibariyle Hakkari Yüksekova'da meydana gelen olaylarla
ilgili olarak C.Savcilgi'nca hakkinda dava açilmistir.
1980 tarihi itibariyle Kiziltepe ve Diyarbakir'da Kürdistan Ulusal
Kurtulusçulari (KUK) ile PKK örgütü arasinda meydana gelen çatismalar sonucunda
bazi PKK mensuplarini evinde barindirmistir.
Ayni yil itibariyle civar köylerde diger bazi sempatizanlarla birlikte
``Asiretlik'' konusunu içeren propaganda faaliyetinde bulunmustur.
Mart 1992 tarihi itibariyle Nevroz Olaylari sonucunda gözaltina alinan
sahislara avukat tutanlardandir.
Haziran 1992 tarihi itibariyle Istanbul'da ikamet ettigi dönemde uyusturucu
ticaretinde bulunmus ve elde edilen gelirin büyük bir bölümünü PKK'ye
aktarmistir
28.07.1992 tarihinde, Istanbul Haznedar'da ele geçirilen silah ile ilgili
olarak gözaltina alinmis ve bilahare sevk edildigi DGM'ce tutuklanmistir.
02.06.1994 tarihinde Istanbul Yesilyurt Çinar Oteli'nde yaninda bulunan
Adnan Yildirim ve Haci Karay ile birlikte silahli sahislarca kaçirilmislardir.
04.06.1994 tarihinde ise Bolu Yigilca ilçesi Yukarikaras grup köy yolunda
ölü olarak bulunmustur.
Yusuf Ekinci:
Kamil oglu, 1942 Lice Diyarbakir dogumludur.
Haziran 1963 tarihi itibariyle Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. sinif
ögrencisi olup, çevresinde sosyalist Kürtçü olarak taninmaktadir.
Aralik 1963 tarihinde Ankara'da faaliyete geçirilen TIP'nin gençlik kollari
üyeleri arasinda yer almakta olup, partinin yayin organi Emekçi gazetesinin
genel yayin müdürü olarak görev yapmistir.
Nisan 1969 tarihi itibariyle mizuniyetini müteakip staj amaciyla
Diyarbakir'a gitmis olup, burada Anayasayi Koruma Kanun tasarisini protesto
etmek amaciyla mitinge katilmistir.
1970 1971 tevkifati çerçevesinde Devrimci Dogu Kültür Ocaklari (DDKO)
bünyesinde Kürtçülük faaliyeti gösterdigi gerekçesiyle dava açilmistir.
1972 tarihi itibariyle Diyarbakir'da avukatlik yapmis olup, Kürtçülük
hareketini drije etmeye çalismistir.
Nisan 1971 tarihinde TIP'nin 4. Genel Kurulu'nda kardesi Tarik Ziya
Ekinci'nin fikirlerine muhalif oldugunu belirterek asil amacinin;
``Kürdistan'in tahakkuku oldugunu, kendisinin ise Kürt milliyetçisi oldugunu ''
ifade etmistir.
Aralik 1984 tarihi itibariyle Ankara'da avukatlik yapmistir.
Subat 1990 tarihi itibariyle SHP'den ihraç edilmis olmasi nedeniyle, M. Ali
Eren ile birlikte Marksist bir parti kurma çalismalarina baslamistir.
25.02.1994 tarihinde Ankara Gölbasi ilçesi Doktorlar Sitesi mevkiinde ölü
olarak bulunmustur.
Behçet Cantürk:
Resit oglu, 1950 Lice dogumludur.
Ermeni asillidir.
1975 tarihinden itibaren bazi kaçakçilarin faaliyetlerine para vermek
suretiyle ortak olmustur.
1975 yilinda Ilerici Gençlik Dernegi'nin (IGD) tertipledigi Diyarbakir Lice
protesto yürüyüsünün organize edilmesine katilmis ve para yardiminda
bulunmustur.
Ayni yil askere gitmemek amaciyla rüsvet vererek Konya Askeri
Hastanesi'nden çürük raporu almistir.
1977 yilinda silah kaçakçiligina baslamistir.
1978 sonlarinda Türkiye'nin Dogu Bölgesi ile Irak ve Iran'in bir parçasinda
müstakil bir Kürt devleti kurmayi amaçlayan, Celal Talabani'ye bagli Ittihad i
Vatani Kürdistan Partisi ile isbirligi içerisinde bulunan Devrimci Dogu Kültür
Dernekleri'ne (DDKD) üye olmus ve bu örgüte maddi yardimda bulunmustur.
Ayni tarihte, DDKD'yi maddi yönden kuvvetlendirmek amaciyla silah,
mühimmat, uyusturucu madde ve gümrük kaçakçiligina baslamistir.
1979 yilinda Bulgaristan'dan kaçak olarak PKK'ye silah getirmistir.
1981 yilinda, illegal olarak Suriye'ye gitmis ve ASALA üyeleriyle, ASALA
DDKD isbirligi ile uyusturucu madde kaçakçiligi faaliyetlerini birlikte
organize etme karari almistir.
1981 1983 yillari arasinda Kapaliçarsi'da kuyumcu Ermeni ve Süryanilerle
altin ve pirlanta kaçakçiligi yapmistir.
1983 tarihinde Dündar Kiliç ve Ismail Hacisüleymanoglu'nun,
Kapaliçarsi'daki gayrimüslim ve Diyarbakirlilara, altin ve pirlanta
kaçakçiligini ele geçirebilmek amaciyla baski yapmasi üzerine, ASALA'nin
Kapaliçarsi'ya yaptigi bombali ve silahli eylemi organize etmistir.
1983 yili itibariyla Diyarbakir'daki eroin tekelini elinde tutmakta ve
Istanbullu Ermeniler ile ASALA kanaliyla yurtdisina pazarlamaktadir.
22.06.1984 tarihinde Kürdistan Isçi Partisi ve Kürdistan Öncü Isçi Partisi
mensubu olmasi dolayisiyla Ankara Sikiyönetim Komutanligi'nca tutuklanmistir.
Mart 1993 ayi itibariyla Akdeniz'de batirilan Kismetim I gemisinde bulunan
3 ton uyusturucuya Hüseyin Baybasin ile ortaktir.
PKK'ye para toplanmasinda kaçakçilar ile örgüt arasinda aracilik yapmistir.
Nisan 1992 tarihinde Iranli Hüsno adli sahis ile birlikte Pakistan'dan
Türkiye'ye 6 ton bazmorfin ve 5 ton esrar getirmistir. Behçet Cantürk,
uyusturucunun dagitiminda PKK'ye yardimda bulunan kaçakçilari tercih etmistir.
Muhtelif tarihlerde, Savas Buldan, Hüseyin Erez, Hasan Erez, Cahit Kocakaya
ve Eyüp Kocakaya adli uyusturucu kaçakçilarindan PKK adina para toplamistir.
14 Ocak 1994 tarihinde kimligi belirsiz kisilerce kaçirilmis, cesedi, bir
gün sonra Sapanca yakinlarinda bulunmustur.
Sedat Edip Bucak:
Ismail Hakki oglu, 1960 Sanliurfa/Siverek dogumludur.
Sanlurfa/Siverek Bucak Asireti reisidir.
1987 tarihi itibariyle DYP Sanliurfa milletvekilidir.
Ekim 1993 tarihi itibariyle DEP Siirt Milletvekili Zübeyir Aydar, Sirnak
Milletvekili Selim Sadak ile bir görüsme yapmistir. Görüsmede, devletin Kürt ve
Türk halklari arasindaki kardesligi bozmak için elinden geleni yaptigini ifade
etmistir.
Aralik 1993 tarihi itibariyle Urfa Siverek ilçe merkezinde ``Siverek
Gençligi'' ibareli bildiri dagitilmasini saglamistir.
24 Aralik 1996 genel seçimlerinde DYP Sanliurfa milletvekilidir.
Mehmet Agar:
Zülfü oglu Elazig dogumludur.
19 Ekim 1984 tarihinde Istanbul Emniyet Müdür Yardimcisi iken ülkücü
drijanlardan Celal Adan ile görüsmüstür.
3 Temmuz 1985 tarihi itibariyle Istanbul Emniyet Müdürlügü'nde Asayis Sube
Müdürü görevini yürütürken, Süleymanci unsurlarla ilgili hizip gruplarina ait
sorusturma tahkikat gibi gizli kalmasi gereken konulari ve dosyalari, sirketin
sahipleri olan Ibrahim Aslan ile Mahmut Sahin adli Süleymancilara bildirmistir.
4 Eylül 1986 tarihinde ülkücü Selim Kaptanoglu, ``Çek ve senet tahsili
yaptiklarini, Alparslan Türkes'in adi ile babalardan para topladiklarini,
toplanan paralarin bir kismini Alpaslan Türkes'e, bir kismini ise tutuklu bazi
ülkücülere gönderdiklerini, bu isleri yaparken Müdür Yardimcisi Mehmet Agar ile
siki temasta olduklarini'' ifade etmistir.
5 Aralik 1990 tarihi itibariyle ``Süleymanci Kemal Kaçar'dan rüsvet
aldigi'' belirtilmistir.
29 Eylül 1993 günü yapilan Polis Akademisi'nin sinavlarinda akademiye
ülkücülerin alinmasi yönünde baski yapmistir.
24 Aralik 1995 genel seçimlerinde DYP Elazig milletvekili seçilmistir.
1996 yilinda kurulan 53. Hükümet (ANAP DYP Koalisyonu) kabinesinde Adalet
Bakani olarak görev almistir.
Ayni yil kurulan 54. Hükümet (REFAH DYP Koalisyonu) bünyesinde ise Içisleri
Bakanligi görevinde bulunmus olup, 8 Kasim 1996 tarihinde görevinden istifa
etmistir.
Abdurrahman Bugday:
Süleyman oglu, Palu 1959 dogumludur.
1976 tarihi itibariyle Ülkü Ocaklari Dernegi Malatya Subesi Yönetim Kurulu
üyelerindendir.
1977 tarihinde CHP tarafindan Malatya'da düzenlenen mitingde bombalama
eyleminde bulunan ülkücüler arasinda yer almistir.
20 Eylül 1979 tarihinde Malatya'da mühendis Hüseyin Tuluk'u öldürme
eyleminde bulunmustur.
1979 tarihi itibariyle TÖB DER üyesi Bektas Mutlu'nun öldürülme eyleminde
bulunan sahislardandir.
1981 tarihi itibariyle Malatya Sikiyönetim Komutanligi'nca aranmasi nedeniyle
Istanbul'da Erol Tas'in himayesinde saklandigi ve adi geçen sahsa ait
kahvehaneyi bulusma yeri olarak kullandigi yolunda haber intikal etmistir.
Temmuz 1989 tarihi itibariyle Avrupa'ya kaçmis, burada PKK mensuplariyla
yakin iliski içerisinde bulunarak uyusturucu ticareti konusunda PKK adina
faaliyet göstermistir. Temmuz 1989 tarihinde Türkiye'ye gelecegi yönünde
haberler intikal etmistir.
Haluk Kirci:
Sükrü Hafize oglu, 1958 Erzurum dogumludur.
Ülkücü kesim içerisinde ``Idi Amin'' lakabi ile taninmaktadir.
24 Mart 1978 tarihinde Ankara'da Cumhuriyet Savci Yardimcisi Dogan Öz ile 9
Ekim 1978 günü Bahçelievler semtinde 7 TIP'linin öldürülme eylemlerinin sanigi
olarak aranmistir.
8 Eylül 1978 tarihinde Istanbul'da sahte kimlikle yakalanarak Ankara'ya
getirilmistir.
1986 yili içerisinde 3419 sayili kanun hükümlerinden yararlanmak amaciyla
Cumhuriyet Savciligi'na müracaat etmistir. Ifadesinde; Bahçelievler katliamini
üstlenmesine ragmen mevcut bilgilere ilave yeni bir bilgi vermemistir.
16 Temmuz 1989 tarihinde Bursa Cezaevi'ndeki açik görüste, üzerinde Ali
Ekinci sahte kimligi ile firar tesebbüsünde bulunmustur.
26 Nisan 1991 tarihinde Bursa Cezaevi'nden sartli tahliye edilmistir.
1991 yili içerisinde Türk Federasyonu yönetiminde görev almak üzere
Almanya'ya gidecegi istihbar edilmistir.
Ülkücü kesim içerisinde önemli bir etkinlige sahip olan adi geçen, MHP
yönetiminde üst kademede görev alan sahislarla iltisaklidir.
Ayvaz Gökdemir:
Süleyman oglu, Gaziantep 1947 dogumludur.
Ögretmen Okullari Eski Genel Müdürü'dür.
Mayis 1990 tarihi itibariyle MHP Genel Baskani Alparslan Türkes tarafindan,
ülkücü kesim içerisinden uzaklastirilmistir.
Aralik 1991 seçimlerinde Gaziantep'ten DYP milletvekili olarak seçilmistir.
DYP bünyesinde sürdürülen ülkücülerin kadrolasma çalismalarini fiilen
yürütmektedir.
24 Aralik 1995 genel seçimlerinde DYP Kayseri milletvekilidir.
Ali Yasak (Drej Ali):
Halil oglu, 1956 Urfa dogumludur.
19 Aralik 1977 tarihinde Ülkü Ocaklari Dernegi (ÜOD) Urfa Subesi Yönetim
Kurulu üyeligine seçilmistir.
1978 yilinda Urfa Egitim Enstitüsü Ögrenci Dernegi baskanidir.
12 Ocak 1978'de kanunsuz yürüyüse katilmaktan tutuklanmis, 25 Ocak 1978
tarihinde yapilan mahkemesinde tutuksuz yargilanmak üzere serbest
birakilmistir.
26 Ocak 1978'te karsit görüslülerle girdigi silahli çatisma neticesinde
yaralanmistir.
1990 yili itibariyle Istanbul'da yeralti dünyasi ile irtibatli olarak çek
senet kirma islerinde bulunmus ve yurtdisindaki kaçak ve aranan ülkücü
sahislarla temas halinde bulunmustur.
Hüseyin Duman:
Resit oglu, 1975 Hakkari/rkez Kavakli köyü nüfusuna kayitlidir.
26 Ocak 1993 tarihinde güvenlik kuvvetleri tarafindan yapilan operasyon
sonucunda, 2 torba içinde 38 torba halinde 37 kilogram esrar maddesinin ele
geçirilmesi ile ilgili olarak gözaltina alinan sahislardandir.
Mustafa Deniz:
Asil adi Ihsan Hakan'dir.
Mehmet Emin, Sabiha oglu, 1965 Ankara dogumludur.
PKK itirafçisi olmasi nedeniyle Mustafa Deniz kod adini almistir.
Haziran 1993 tarihinde A. Cem Ersever ile birlikte Ankara'da Mezopotamya
Film Video Basin Yayin Sanayi ve Ticaret Ltd. Sti.'ni kurmustur.
1 Kasim 1993 tarihinde Ankara/Polatli Avcilar Köyü yakininda kafasina
kursun sikilarak öldürülmüs, cesedi bulunmustur.
Neval Boz:
Hasan kizi, Antakya dogumludur.
A. Cem Ersever'in tercümanligini yapmistir.
Suriye/Sam'da Tip Fakültesi'nde okurken sinavlara girmemesi nedeniyle kaydi
silinmistir.
A. Cem Ersever, hissi iliski içerisinde bulundugu adi geçenin Türkiye'deki
tip fakültelerinden birine kaydinin alinmasi için çaba sarfetmistir.
9 Kasim 1993 günü Istanbul Ankara otoyolu üzerinde ölü olarak bulunmustur.
Askar (Asko) Simitko:
Tahirhan oglu, Iran Urumiye 1953 dogumludur.
Eylül 1985 tarihi itibariyle Istanbul'da ikamet etmekte olup, babasi ile
birlikte Barzani örgütü mensuplari arasinda irtibati saglamistir.
Ayni tarih itibariyle Iran Istihbarati'nda görevli sahislarla irtibatli
olup, anilan görevlilerce Istanbul'da faaliyet gösteren sah yanlilari ve HMÖ
mensuplarinin faaliyetleri ve kimlikleri hususlarinda bilgi toplanmasi yönünde
çalismasi istenilmistir.
1993 yili itibariyle üçüncü bir ülkeye gitmek üzere siginma talebinde
bulunmustur.
Ocak 1995 tarihinde yaninda bulunan Lazim Esmaeili ile birlikte Ataköy
Polat Rönesans Oteli'ndeki gazinodan çikarken, kimligi belirsiz kisilerce
kaçirilmislardir.
Istanbul/Silivri Kerev deresi içerisinde kursunlanarak öldürülen Askar
Simitko ve Lazim Esmaeili'nin cesetleri, 28 Ocak 1995 tarihinde bulunmustur.
Lazem (Lazim) Esmaeili:
Selim oglu, 1945 Urumiye ran dogumludur.
Eylül 1991 tarihi itibariyle Istanbul'da faaliyet gösteren Beyazit Dis
Ticaret Ltd. Sti.'nin ortagi olup müdürlügünü yapmistir.
Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügü'nden 20 Mayis 1991 20 Eylül 1992
tarihine kadar çalisma izni almistir.
Içisleri Bakanligi Emniyet Genel Müdürlügü'nce 11 Eylül 1993 tarihinde
itibaren 2 yil süreli ikamet tezkeresi verilmistir.
Ocak 1995 tarihinde yaninda bulunan Askar Simitko ile birlikte Ataköy Polat
Rönesans Oteli'ndeki gazinodan çikarken, kimligi belirsiz kisilerce kaçirilmislardir.
Istanbul/Silivri Kerev deresi içerisinde kursunlanarak öldürülen Askar
Simitko ve Lazim Esmaeili'nin cesetleri, 28 Ocak 1995 tarihinde bulunmustur.
Fethullah Gülen:
Ramis oglu, 1942, Erzurum dogumlu.
1968 yili itibariyle Izmir Merkez Vaizi, Izmir Imam Hatip ve Ilahiyatta
Ögrenci Yetistirme Dernegi Kestanepazari Kuran Kursu ögreticisi görevlerinde
bulunmustur.
1969 Agustos ayi içinde Izmir Buca'da kendi yönetiminde olan dernek ve
Kestanepazari Kuran Kursu'nda okuyan 100 ögrencinin katilimiyla açilan bir
kampta, Kuran okumanin yani sira Risale i Nur egitimi yapmistir.
Ayni yil içinde Said i Nursi için Isparta'da okutulan mevlüde katilmistir.
1970'de Izmir'de Nurculuk üzerine programlar yapmis, ayrica toplantilarda
egitici görevini üstlenmistir.
1971 Ocak ayi içinde, Izmir Imam Hatip ve Ilahiyat Ögrenci Yetistirme
Dernegi içinde Nurculuk faaliyetleri yürüttügü gerekçesiyle dernek idare
heyetinden çikarilmistir.
Ayni yil itibariyle Nurculuk faaliyetlerinden dolayi Izmir Sikiyönetim
Komutanligi tarafindan ifadesi alinarak hakkinda dava açilmistir.
Anilan komutanlikça açilan davasi sonucunda vaaz etme yetkisi alinmistir.
1972 Eylül ayi içinde Erzurum'a gitmis, anilan ilde Nurcu liderle görüsmüs
ve çesitli Nur toplantilarina katilmistir.
1973 yili itibariyle Edremit'e tayin edilmesine karsin, Izmir'de ikamet
ederek her hafta cuma günleri Edremit Alemzade Camii'nde vaaz vermis ve her
gelisinde ayri ayri Nur medreselerinde Nur toplantilari düzenlemistir.
Ayni yil itibariyle Edremit Merkez Vaizi görevi sirasinda yaz aylarinda
Edremit civarinda açilmis olan ve Nurcu ögrencilerin istirak ettigi kamplarda
Nurculuk faaliyetlerini organize etmistir.
1974 Eylül ayi içinde Merkez Vaizligi'ne tayin edilmistir.
1974 1976 yillari arasinda yurt çapinda çesitli konularda konferanslar
vermistir.
1976 Temmuz ayi içinde Aydin çevresinde açilmasi planlanan Nur kamplarinda
F. Gülen'in fikih dersi verecegi ögrenilmistir.
1976 Agustos ayi basinda Izmir Bornova ilçesi vaizligine atanmistir.
Münfesih MSP yanlisi olan Nurculardan Fethullah Gülen, Iran'da
gerçeklestirilen devrimin Türkiye'de de gerçeklestirilmesini arzulamakta olup,
Türkiye'de Islami bir devrim için yurt sathinda teskilatlanmaya önem
vermektedir.
Izmir Bornova Merkez Vaizi oldugu dönemde vaaz bantlarinin yurt sathinda
dagitilmasini saglayarak Nurculuk propagandasi yapmistir.
19.04.1980'de Izmir'de gerçeklestirilen bir Nur toplantisinda yaptigi
konusmada; birkaç gün içerisinde ``Huruç harekati'' (Atilim harekati)
baslatilacagini, bu harekat için hemen hemen her ilde liderlerin tespit
edildigini, Iran'da yapilan Islam harekatinin Türkiye'de de böylece baslamis
olacagini'' belirtmistir.
1980 yilinda Izmir'de bir Nur toplantisinda yaptigi konusmada; ``Huruç
harekatinin basariya ulasmasi için bütün yurtta kendi binalarinda ve
kiralayacaklari müsait yerlerde orta ve yüksekögrenim gören ögrenciler için
yurt binalarinin açilmasi, yurtlarda egitilen ögrencilerin meyvalarini vermesi,
kendi fikirleri dogrultusunda çesitli kitap ve dergilerin basiminin gerçeklestirilmesi
ile özellikle Türkiye'deki ögretmenlerin büyük bir bölümünün kendi yönlerinde
faaliyet göstermeleri gerektigini'' ifade etmistir.
24.06.1980 tarihinde, ``Denizli Merkez Akyazili Köyü Orta ve Yüksek Egitim
Vakfi'' Denizli Subesi'nin açilisinda yaptigi konusmada; ``Milletimiz içinde
bulundugu zelil duruma, seytanin usaklari muallimler ve onlarin yetistirdigi
inançsiz talebeler nedeniyle düsmüstür. Rusya, Müslümanligin giderek azalmasi
ve komünizmin yayilmasi amaciyla, Türkiye'ye her yil yardim göndermektedir.
Ahlaksizlik, zina ve anarsi almis yürümüstür'' tarzinda ifadeler kullanmistir.
Yazici Nurcularin lideri olan Fethullah Gülen, Bornova Merkez Camii'nde
verdigi vaazlarinda, hükümetin icraatlarini elestirmistir.
1980 yilinda Izmir'de Nurcularin yayin organi ``Sizinti'' adli dergide
zaman zaman ``MFD'' rumuzu ile yazilar yazmistir.
12.09.1980 tarihinde Ege Ordu ve Sikiyönetim Komutanligi'nca kendisini
yakalamaya yönelik operasyonu haber almasi sonucu, Izmir'den Erzurum'a
kaçmistir.
16.10.1980 tarihinde müstafi addedilmek için Erzurum'dan 20 günlük, daha
sonra Kayseri Tip Fakültesi'nden 45 günlük rapor alip Bornova Müftülügü'ne
göndermistir.
1980 Aralik ayinda Izmir Bornova Merkez Vaizligi'nden Çanakkale'ye tayinini
yaptirmistir.
1981 Ocak ayi itibariyla Isparta ili Uluborlu ilçesinde bulunan Islah
Sitesi'ndeki ``Imam Hatip Lisesi Ögrencilerini Koruma ve Yetistirme Dernegi''
merkezinde gizlenmistir.
27.02.1981 tarihinde Eyüp Istanbul Hükümet Tabipligi, Cerrahpasa Tip
Fakültesi Psikiyatri Klinigi'nce 20 günlük rapor almistir.
22.03.1981 tarihinde Çanakkale Müftülügü Merkez Vaizligi'nden istifa
etmistir.
1981 yilinda Ankara'da Nurcu liderlerden ``Toprak Dis Klinigi'' sahibi
Hayrettin Toprak'in evinde saklanmistir.
1982 Mayis ayinda Konya'daki Nurcu liderlerle bir toplanti düzenlemistir.
7.8.1982 tarihinde Kesan'in bir köyünde gizlenerek ``Molla'' ve ``Dahhak''
takma isimlerini kullanmistir.
Ayni yil itibariyle Sizinti grubuna mensup sahislarca, Mekke'de kiralanan
bir dükkanda adi geçenin bantlari hac süresince Türk hacilarina satilmistir.
10.06.1983 tarihinde Menemen Helvaciköy'de Y.I.E. ögrencisi Yasar
Erdogdu'nun yaninda saklanmistir.
Ege Ordu ve Izmir Antalya illeri Synt. Komutanligi'nin 7 Subat 1985 tarihli
yazisi ile arananlar listesinde yer almistir.
18 Mayis 1985 tarihi itibariyle, kendisini maddi yönden destekleyen
zenginlere hitaben Istanbul/Altunizade'de bir konusma yapmis ve özel okullara
maddi yardimda bulunmalari için etkileyici ögütlerde bulunmustur.
23 Eylül 1985 tarihi itibariyle Çanakkale ili Biga ilçesinde mukim
Fethullah Gülen grubuna mensup Nurculardan Sabri Kadioglu, Abdülkadim Zellüm
adli yazarin ``Hilafet Nasil Yakildi'' isimli eserini, Nurcular ile Milli Görüs
mensuplarina ücretsiz olarak dagitmistir.
1 Ekim 1985 tarihi itibariyle; Hizb üt Tahrir mensubu Muhammed Kürdi, parti
merkezinden aldigi emir üzerine, Izmir'de tahsilini yaparken, Fethullah Gülen
ile bir görüsme yapmis, ancak bu görüsmede müspet bir netice alinamamistir.
Genelkurmay Baskanligi tarafindan çikarilan 15 Nisan 1985 gün ve 7130
97/85/Synt. Istihbarat Hrk. S. Ks. sayili aranan sahislar kitabinin 2.
kategori, 15. sayfa ve 588 sirasinda arananlar arasinda yer almistir.
1987 yilinda, Istanbul'daki evinde, imamlarina egitim vermeye baslamistir.
Agustos 1987 ayinda ders verdigi ögrencilerine yaptigi konusmada;
``Alparslan Türkes ile görüstügünü, Türkes'ten cemaatini seriat dogrultusunda
yetistirmesini istedigini, onun da kabul ettigini'' ifade etmistir.
6 Eylül 1987 günü yapilan seçim yasaklariyla ilgili referandumda, Turgut
Özal'i desteklemek maksadi ile Nurcularin hayir oyu kullanmalarini saglamistir.
Subat 1990 tarihinde Korkut Özal'in dünürünün Istanbul'daki evinde,
``ANAP'in gelecegi ile ilgili'' toplantiya katilmistir.
Mart 1990 ayi içerisinde Türkiye'deki Islami faaliyetleri tek bir merkezden
koordine etmek amaciyla olusturulan Islam Surasi içerisinde yer almistir.
1990 yili içerisinde rahatsizligi sebebiyle birkaç kez yurtdisina
çikmistir.
20 Ekim 1991 tarihinde yapilan genel seçimler arifesinde münfesih MÇP'ye
3.5 milyar yardimda bulunmus ve seçimlerde MÇP ile ittifak yapan RP'yi
desteklemistir.
Nisan 1992 ayi içerisinde, Azerbaycan'a giderek anilan ülkede TV kurma
çalismalarini baslatmistir.
Ayni tarihte ABD'deki Risale i Nur Enstitüsü'nün çalismalarini yönlendirmek
maksadiyla gizli olarak anilan ülkeye gitmis, ardindan Avustralya'ya geçerek
Türk ögrencilerin akademik egitim gördügü okul ve kaldiklari yurtlari ziyaret
etmistir.
Ayrica kuracagi üniversitelerde ders verdirmek amaciyla söz konusu
ülkelerdeki çesitli profesörlerle de görüsmüstür.
1992 yili içerisinde MÇP'den ayrilarak yeni bir parti kurma çalismalarina
giren Muhsin Yazicioglu'na maddi ve manevi destek vermektedir.
19 Ocak 1994'te Ankara'da kurulan ``Gazeteciler ve Yazarlar Vakfi''nin
kuruculari arasinda yer almaktadir.
1995 yili içerisinde ABD, Almanya, Ingiltere ve Rusya'nin Türkiye'deki
büyükelçileri tarafindan ayri ayri ziyaret edilmistir.
Agustos 1995 tarihi itibariyla basinda çikan devlet yanlisi beyanlari
nedeniyle IBDA C örgütünün lideri Salih Mirzabeyoglu tarafindan ölümle tehdit
edilmistir.