|
PULMONER STENOZ
|
Tanımı
ve Patolojisi
Normal
pulmoner kapak alanı 2cm2/m2'dir. Anlamlı bir pulmoner stenoz
olabilmesi için bu alanın %60 azalması gereklidir. Pulmoner stenoz
anatomopatolojik olarak üçe ayrılabilir.
1.
Valvüler pulmoner stenoz
2.
Subvalvuler pulmoner stenoz
3.
Supravalvular pulmoner stenoz
Pulmoner
stenozunun hafif şekli nispeten sık görülen ve 3 kuspisli kapağın
bikuspit olması ve/veya kuspisleri arasında hafif derecede füzyon
olmasıyla karakterize bir anomalidir. Daha ağır darlıklarda, küçük
orifisli, fissur gelişimi oldukça az veya bazen paraşüt gibi
ortasında küçük bir deliği olan bir kapak yapısı görülebilmektedir.
Pulmoner stenoz sonucu sağ ventrikül hipertrofisi gelişir.İleri
derecede ağır pulmoner darlıklarında crista subvalvulariste
subvalvuler hipertrofinin gelişmesi, darlığın şiddetini ve
etkilerini daha da artırabilir. Sağ atriyal genişleme ve patent
foramen ovale üzerinden sağdan sola şant akımı başlayabilir.
1- Konjenital valvuler pulmoner stenoz: Dome şekilli
pulmoner stenoz adıyla da bilinir. Kapak bikuspit, unikuspit veya
trikuspit olabilir. Annulusta daralma olabilir. Pulmoner trunkusta
poststenotik dilatasyon karakteristiktir. Ayrıca erişkinlerde
kapak kalsifikasyonu izlenebilir. Annulus aşırı dar, kapaklar
aşırı kalın ve dramatik değişiklikler göstermekteyse, mukoid ve
yoğun bir bağ dokusundan oluşmaktaysa, pulmoner valvuler displazi
söz konusudur. Kapak seviyesindeki darlığa bağlı olarak sağ
ventrikülde konsantrik hipertrofi ve infundibuler düzeyde crista
subvalvulariste hipertrofi sonucu sekonder subvalvuler stenoz
gelişebilir. 2- İzole subvalvuler stenoz: Sağ ventrikül
çıkış yolunda (RVOT'ta) anormal fibröz bir band veya infundibuler
bir daralma veya sağ ventrikül ortasında muskuler bir band
bulunur. Bu tiplerin her ikisinde de VSD (ventriküler septal
defekt) olma olasılığı sıktır. 3- İzole supravalvuler stenoz
veya pulmoner arter koartasyonu: Pulmoner arteryel stenoz
sıklıkla maternal Rubella sekeli olup, yaklaşık %70-80 oranında
diğer konjenital anomalilerle birlikte görülür. Birlikte sık
görülen anomaliler; Valvuler pulmoner stenoz, ASD, VSD, PDA ve
TOF'tur. Anjiyografik ve anatomopatolojik olarak 4 tipe
ayrılır. Tip 1: Lokalize stenoz + poststenotik
dilatasyon Tip 2: Segmental stenoz Tip 3: Diffüz
hipoplazi Tip 4: Multiple periferik
stenozlar Pulmoner
arteryel stenozluların üçte birinde unilateral darlık vardır. Üçte
ikisindeyse bilateral stenoz vardır.
Etiyoloji
Konjenital
(Rubella, idiyopatik hiperkalsemi, Noonan sendromu, Williams
sendromu, vd.), veya akkiz (romatizmal ateş, bakteriyel endokardit,
travma, karsinoid sendrom, vd.) olabilir.
Epidemiyolojisi
Bütün
konjenital kalp hastalıklarının % 7-9.8'ini oluşturur. Erişkinlerde
ASD ve VSD'den sonra üçüncü sıklıkta, çocuklarda ise ASD,VSD ve
PDA'dan sonra 4. sıklıkta bulunur.
Klinik ve Fizyopatoloji
Normal
pulmoner kapak alanı 2 cm2/m2'dir. Anlamlı bir pulmoner stenoz
olabilmesi için bu alanın %60 azalması gereklidir. Pulmoner stenozda
darlığın oluşturduğu basınç gradientine göre hastalığın şiddeti 4'e
ayrılabilmektedir.
Grade
1: Klinik olarak anlamlı olmayacak derecede hafif pulmoner stenoz:
Gradient < 25 mmHg
Grade
2: Hafif pulmoner stenoz : Gradient = 25-49 mmHg
Grade
3: Orta derecede pulmoner stenoz: Gradient = 50-100 mmHg
Grade
4: Ağır pulmoner stenoz : Gradient > 100 mmHg
Sağ
kalp yetmezliği gelişmiş pulmoner darlıklarda basınç gradientinin
düşük olması beklenen ve darlığın ağır olduğunu gösteren bir
bulgudur. Yukarıdaki gradientlere göre yapılmış sınıflama sadece
normal sağ ventrikül sistolik fonksiyonlularda geçerli olabilecek
bir sınıflamadır.
Pulmoner
stenoz sonucu sağ ventrikül hipertrofisi gelişir. İleri derecede
ağır pulmoner darlıklarında crista subvalvulariste subvalvuler
hipertrofinin gelişmesi, darlığın şiddetini ve etkilerini daha da
artırır. Sağ kalp yetmezliği sonucu kardiyak debide anlamlı bir
azalma ve/veya eforla beklenen artışlar olamaz.Sağ atriyal genişleme
ve patent foramen ovale üzerinden sağdan sola şant akımı
başlayabilir. Siyanoz gelişebilir.
Klinikte bu hastalarda; - Aile öyküsü olabilir -
Pulmoner stenozlu olguların yaklaşık ¼'ünde şant olabileceği
bildirilmiştir. - Çocuk ve bebeklerin çoğunluğu
asemptomatiktir. - Başlıca semptomlar: Çabuk yorulma, efor
dispnesi, periferik siyanoz, sağ kalp yetmezliği bulguları, sağsol
interatriyal şant gelişenlerde santral siyanoz ve nadiren
çocuklarda çömelme ve senkop gibi semptomlardır. Fizik
incelemede a) Noonan sendromlularda (kısa boy,
hipertelorizm, pitozis, düşük kulaklar, mental retardasyon)
supravalvuler stenoz veya displastik kapak sıktır. Rubella
sendromunda (konjenital kalp defektleri + katarakt + sensorinöral
işitme kaybı + mikrosefali) supravalvuler stenoz veya PDA
sıktır. Williams sendromunda (idiyopatik hiperkalsemi + diş
anomalileri + karakteristik yüz görünümü + mental retardasyon +
supravalvuler aort stenozu + supravalvuler pulmoner stenoz)
supravalvuler stenoz sıktır. b) İkinci kalp sesinde geniş
çiftleşme, 2.-3. sol interkostal parasternal alanda trill ve/veya
sistolik ejeksiyon üfürümü ve valvuler darlıkta sistolik klik
bulunabilir. Sistolik klik inspiryumla sertleşir. Supravalvuler
darlıklarda ikinci kalp sesi normal olarak duyulabilir.
Obstriksiyonun ileri derecede olduğu olgularda 4. kalp sesi de
dinleme bulgularına katılabilir. Sistolik ejeksiyon üfürümünün
süresi ve şiddeti darlığın ağırlığıyla orantılıdır. Darlığın
şiddeti arttıkça süre de uzar, şiddet de artar. Punctum maksimum
hafif ve orta dereceli darlıklarda midsistoldeyken, ağır
stenozlarda geç sistolik devreye hatta aortik kapanma sesine
(A-2'ye) doğru
kaymıştır. EKG
Hafif
pulmoner stenozda normal olabilir. Pulmoner gradient 50 mmHg'dan
fazlaysa sağ aks deviyasyonu, sağ atriyal hipertrofi, sağ ventrikül
hipertrofisi (anterior derivasyonlarda çok yüksek R dalgası),
komplet veya inkomplet sağ dal bloğu gibi bulgular olabilir.
Röntgen
Çoğu
hastada normal veya hafif kalp büyümesi,
Sağ
ventrikül hipertrofisi (yuvarlak yukarı doğru bir apeks ve sol
kardiyofrenik açının dar olması, yan grafide retrosternal alanın
kalp tarafından doldurulması).
Poststenotik
pulmoner arter dilatasyonu.
Ağır
pulmoner darlıklarda akciğer vaskülaritesinde azalma (özellikle sağ
kalp yetmezliği ve/veya sağdan sola şant gelişmiş olgularda).
Obstriksiyonu
çok ağır olan olgularda radyolojik görünüm Fallot tetralojisine
benzeyebilir.
EKO
Obstriksiyonun
yeri, basınç gradienti, sağ ventrikül yapı ve fonksiyonları, atriyal
seviyede şant olup olmadığı, triküspit kapakta yetmezlik olup
olmadığı saptanır.
İnvazif tanı
Sağ
ventrikülde basınç artışının gösterilmesi, stenotik alanda basınç
gradienti ve stenozun lokalizasyonunun tesbiti, anjiyografik olarak
lezyonun ve varsa eşlik eden diğer anomalilerin gösterilmesi,
supravalvuler darlıkların araştırılması, sağ ventrikül
fonksiyonlarının incelenmesi ve sağdan sola şant araştırılması
yapılır.
Ayırıcı tanı
ASD,
VSD, aort darlığı, mitral yetmezliği, TOF, pulmoner arterin
idiyopatik dilatasyonu, parsiyel anormal pulmoner venöz dönüş,
pulmoner hipertansiyon ve masum üfürümler düşünülmelidir.
Komplikasyonlar
Sağ
kalp yetmezliği, infektif endokardit, kapak kalsifikasyonu ve
yetmezliği, pulmoner tromboembolizm
Doğal seyir ve prognoz
Hafif
ve orta dereceli pulmoner stenozlarda genellikle iyidir. 4 yaşından
önce yakalanan ağır ve orta dereceli stenozlarda sekonder
infundibuler darlık gelişebildiği ve buna bağlı olarak darlığın
giderek ağırlaşabildiği, bu nedenle prognozun da kötü olduğu
bildirilmektedir. Ağır obstriksiyon yıllar içinde sağ ventrikülü
bozarak yetmezliğe, aritmilere ve erken ölümlere yol açabilmektedir.
Sağdan sola şant gelişen olgularda beyin absesi riskinde artış olur.
İnfektif endokardit yönünden risk artışı anlamlıdır. İnfektif
endokarditte enfeksiyonun yerleşim yeri olarak, hem kapak, hem
pulmoner arter duvarı, hem de infundubulum risklidir.
Ameliyat
mortalitesi genelde %2, gebelerde ilk trimesterde yapılan acil
ameliyatlarda ise %10 civarındadır.
Tedavi
- 1 yaşın altındaki olgularda sık takip (Gereğinde daha erken
müdahale) - Hafif ve orta valvuler pulmoner darlıkta 6 ayda bir
periyodik kontrol - Kritik darlığı olan kalp yetmezlikli ve
siyanozu olan olgularda kalp yetmezliği tedavisi - Asemptomatik
ve sağ ventrikül sistolik basıncı 70 mmHg'yı aşanlarda veya kapak
gradienti 70 mmHg'yı aşanlarda elektif girişimsel tedavi (balon
valvotomi veya cerrahi kapak onarımı / infundibuler myomektomi)
- Kritik darlığı olan yenidoğanlarda PGE-1 infüzyonuyla ductus
arteriousus'un açık kalmasının sağlanması yararlı olabilir. -
İnfektif endokardit profilaksisi (cerrahi sonrasında da) Diğer
hastalarda cerrahi kararının verilmesi için : 1- Stenoza bağlı
semptomların olması ve/veya 2- İntermittan siyanoz olması
ve/veya 3- Sağ ventrikül sistolik basıncının 70 mmHg'dan fazla
olması ve gradientin 50 mmHg'dan fazla olması
yeterlidir. |
| |