|
MİYOKARD ENFARKTÜSÜ SONRASI REHABİLİTASYON
|
Kardiyak
Rehabilitasyon (KR) kalp hastalığından kaynaklanan fiziksel ya da
diğer hasarı sınırlamaya yönelik tıbbi gözlem altında uygulanan ve
ölüm riskini azaltarak, hastaların normal bir yaşam sürmesine
yardımcı girişimlerdir. KR; Amerikan Kardiyovasküler ve Pulmoner
Rehabilitasyon Birliği tarafından "hastanın fizyolojik, fiziksel,
psikososyal ve mesleki fonksiyonlarını optimal düzeyde sürdürmesi
için uygulanan rehabilitasyon hizmetleri" olarak tanımlanmıştır. Bu
hizmetler tıbbi değerlendirme, egzersiz reçetelenmesi, kardiyak risk
faktörlerinin modifikasyonu, eğitim ve rehberlikten oluşan kapsamlı,
uzun süreli programlardır. KR morbidite ve mortalitenin azaltılması
ve kardiyovasküler hastalığı olan hastaların yaşam kalitesinin
yükseltilmesi olmak üzere iki alanda odaklanır.
KR
hedefleri aterosklerozu önlemek ve geriye döndürmek, kalp
hastalığının semptomlarını düzeltmek, miyokard iskemisi ve infarkt
ya da ani ölüm riskini azaltmak, kardiyovasküler fonksiyon ve
kapasitesini en üst düzeye çıkarmak, egzersiz toleransını artırmak,
günlük aktiviteleri uygulama yeteneğini geliştirmek, hasta
tarafından kontrol edilen, güvenli aerobik egzersiz programı
oluşturmak, güvenli aktivite ve çalışma için öneri ve uyarılar
sağlamak, koroner arter hastalığı için risk faktörlerini kontrol
altına almak, psikososyal iyilik halini artırmak, stresi azaltmak,
enerjinin doğru kullanımı ve işlerin basitleştirilmesi gibi
yöntemleri kullanmak ve tüm bunların sonucu olarak yaşam kalitesini
artırmaktır (1).
KR
programları başlıca iki bölümden oluşur:
1-
Hastanın fiziksel aktivite toleransı ve günlük yaşam aktivitelerini
uygulama yeteneğini artırmak üzere tasarlanmış bireysel egzersiz
reçetesi
2-
Hastanın sigarayı bırakması, kan basıncını düşürmesi, yeme
alışkanlıklarını değiştirmesi, kilo vermesi, kolesterol düzeylerini
düşürmesi ve psikososyal iyilik halini düzeltmesinde yardımcı olacak
eğitim, rehberlik ve davranış düzeltme girişimleri
Miyokard
enfarktüsü (MI) sonrası rehabilitasyon programı kardiyak
rehabilitasyon için klasik bir model oluşturur (Şekil 1). Tüm
rehabilitasyon programı boyunca risk etmenlerinin azaltılması ve
yaşam biçiminin yeniden düzenlenmesine yönelik olarak uygulanan
hasta eğitiminin söz konusu olduğu 4 evreyi içerir (Tablo 1).
Tablo
1. MI Sonrası Rehabilitasyon Programı Evreleri
| EVRE
I |
Koroner
yoğun bakım ünitesinde başlayan akut hastane
evresi |
| EVRE
II |
Hasarlı
miyokardda güçlü bir skar oluşumuna dek evde sürecek
iyileşme evresi |
| EVRE
III |
Hastanın
fiziksel kapasitesini artırmaya yönelik aerobik
egzersizden oluşan antrenman evresi |
| EVRE
IV |
Düzenli
egzersiz ile antrenman evresinde sağlanan kazanımların
korunmasını içeren idame
evresi | |
EVRE
I (AKUT
EVRE)
Akut
MI sonrası hastanın erken mobilizasyonu ilk olarak Wenger tarafından
1978'de ortaya atılmış ve önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur.
O döneme dek akut MI sonrası uygulanan geleneksel 4-6 haftalık yatak
istirahati yerine koroner yoğun bakım ünitesinde uygulanmaya
başlayan ve 14 gün sonunda merdiven çıkma aşamasına getiren bir
programdır (2). Aritmiler, konjestif kalp yetmezliği ya da iskemi
olmadığı sürece dereceli olarak her gün egzersiz yoğunluğu
artırılır. Hastalar egzersiz düzeyinde yapılan her artış sırasında
EKG telemetre ile monitorize edilir. Herhangi bir komplikasyon
geliştiğinde programda uygun bir değişiklik yapılması gerekir.
Sıklıkla uygulanan tipik bir erken mobilizasyon protokolü Tablo 2'de
gösterilmiştir (3).
Tablo
2. Wenger Erken Mobilizasyon Programı Özeti
| Basamak |
| 1- |
Pasif Eklem
hareket açıklığı (EHA), aktif ayak bileği egzersizi;
kendi kendine beslenme, programı tanıma |
| 2- |
Aynı
egzersizler; yatak kenarında bacak sallama |
| 3- |
Aktif
yardımlı EHA; sandalye ve tuvaletli sandalyede oturma;
programın daha ayrıntılı anlatımı; hafif uğraşılar ya da
oyunlar |
| 4- |
Minimal
direnç; daha uzun süreli oturma; hasta eğitimi; hafif
uğraşı aktiviteleri |
| 5- |
Orta
derecede direnç; süre sınırlaması olmadan oturma;
oturarak yemek yeme ve günlük yaşam aktiviteleri; hasta
eğitiminin sürdürülmesi |
| 6- |
Direnç
artırılır, banyoya yürüme; ayakta yapılan günlük yaşam
aktiviteleri; 1 saate kadar grup
toplantıları |
| 7- |
Ayakta
ısınma egzersizleri, rahat bir hızda 30 m yürüme;
küvette yıkanma; grup toplantılarına yürüme |
| 8- |
Aktif ayakta
durma egzersizi artırılır, ambulasyon artırılır, 1 kat
merdiven inme (asansörle yukarı çıkılır); eğitime devam
edilir |
| 9- |
Egzersiz
programı artırılır; enerji-koruma ve hız ayarlama
teknikleri gözden geçirilir |
| 10- |
Hafif
ağırlıklarla egzersizler artırılır ve yürüme mesafesi
artırılır; uğraşı aktiviteleri artırılır; ev egzersiz
programı görüşülür |
| 11- |
Her
aktivitenin süresi artırılır |
| 12- |
2 kat
merdiven inilir; egzersizlerde kullanılan direnç
artırılır |
| 13- |
Aynı
aktivitelere devam edilir |
| 14- |
1 kat
merdiven çıkılır ve inilir; tam ev egzersiz programı
için görüşme
tamamlanır | | Bu
evrede amaç yüksek iş kapasitesi için uygulanan gerçek bir antrenman
değil, yatak istirahatine bağlı gelişebilecek istenmeyen etkileri
önlemek ve hastayı dereceli ve güvenli olarak yatak aşamasından
günlük yaşam aktivitelerini uygulama aşamasına getirmektir. Hasta
erken mobilize edilerek, yatak istirahatine bağlı gelişecek
kondisyon yitimi ve psikolojik yetersizlik duygusu azaltılır ve
ortadan kaldırılır. Oral ve ark, bir grup hastada bu programın
depresyon ve anksiyetenin azalmasında etkili olduğunu
göstermişlerdir (4). Ancak bu evrenin tek başına hastaların yaşam
kalitesine bir etkisi olmamıştır (5). Bu dönemde risk etmenlerinin
modifikasyonu için eğitim programlarının gündeme getirilmesi
şarttır.
EVRE
II (İYİLEŞME EVRESİ)
Bu
evrede erken mobilizasyonu sürdürmek ve akut evrenin son döneminde
kullanılan yoğunlukta egzersize dayanıklılığı dereceli olarak
artırmak hedeflenir. Bu, genellikle akut evrenin sonunda öğretilen
hedef kalp hızı (KH) kullanılarak uygulanan yürüme ya da bisiklet
egzersizi ile sağlanır. Bu hız hasta için güvenli olduğu bilinen
kapasiteyi yansıtır. Komplikasyon olmayan bir olguda bu evre
enfarktüsten sonra yaklaşık 6 haftaya kadar sürer. Bu süre enfarktlı
alanda güçlü bir skar dokusunun oluşması için olanak sağlar ve
ventriküler anevrizma ya da duvar yırtılması riskini azaltır.
EVRE
III (ANTRENMAN EVRESİ)
Kardiyak
rehabilitasyonun esas olarak uygulandığı gerçek antrenman programı
bölümüdür. Hastanede, muayenehanede ya da bir KR profesyonelinin
gözetiminde yürütülebileceği gibi, düşük riskli ve klinik olarak
stabil hastalarda hasta, hekim ve KR ekibinin kararına bağlı olarak
minimal gözetim altında bağımsız olarak da yürütülebilir. Program
öncesi hastanın dikkatli bir şekilde stres testleri ve
ekokardiyografik incelemeden geçirilerek kontrendikasyonlar
açısından değerlendirilmesi, egzersiz kapasitesi ve risk düzeyinin
belirlenmesi şarttır (Tablo 3).
Program
mutlaka hasta özellikleri, hastalık durumu ve bireysel
gereksinimleri göz önüne alınarak bireye göre tasarlanmalı ve
monitorize edilmelidir. Monitorizasyon EKG, KR ekibinden bir
gözetmen ya da hastanın kendisi tarafından semptom ve bulguların
izlenmesi biçiminde olabilir. Bir süre, özellikle ilk haftalarda
düşük riskli hastalarda dahi devamlı ya da aralıklı EKG
monitorizasyonu ile gözetim altında uygulanması önerilir. Yüksek
riskli grupta (angina ya da sessiz iskemisi olan, yüksek dereceli
ventriküler aritmileri olan, ejeksiyon fraksiyonu düşük, egzersizde
hipotansiyonu olan, ani kardiyak ölümden çevirilmiş olanlar ve kalp
hızlarını monitorize edemeyenler vb) sürekli EKG monitorizasyonu ile
daha yakın izlem gerekir.
Tablo
3. Egzersiz Tolerans Testi için Kontrendikasyonlar
EGZERSİZ
TESTİ İÇİN KESİN KARDİYAK KONTRENDİKASYONLAR
1-
Yeni göğüs ağrısı ile birlikte unstable angina
2-
Yaşamı tehdite eden tedavi edilmemiş kardiyak aritmiler
3-
Dekompanse konjestif kalp yetmezliği
4-
İleri atrioventriküler blok
5-
Akut myokardit ya da perikardit
6-
Kritik aort stenozu
7-
Ağır hipertrofik obstruktif kardiyomiyopati
8-
Kontrol altına alınmayan hipertansiyon
9-
Akut MI
10-
Aktif endokardit
EGZERSİZ
TESTİ İÇİN KARDİYAK OLMAYAN KESİN KONTRENDİKASYONLAR
1-
Akut pulmoner emboli ya da pulmoner enfarkt
2-
Akut sistemik hastalık
RÖLATİF
KONTRENDİKASYONLAR
1-
Belirgin pulmoner hipertansiyon
2-
Belirgin arteryel hipertansiyon
3-
Taşiaritmiler ya da bradiaritmiler
4-
Orta düzeyde kalp kapak hastalığı
5-
Miyokard hastalığı
6-
Elektrolit anormalliği
7-
Sol ana koroner dal tıkanması
8-
Hipertrofik kardiyomiyopati
9-
Psikiyatrik hastalık
| |
Antrenman
evresi semptom ile sınırlı Egzersiz Tolerans Testi (ETT) ile başlar.
Bir tür tarama testi olan bu test tehlikeli aritmiler ve artan
egzersiz yoğunluğu ile kan basıncında (KB) düşme gibi
kontrendikasyonu olan hastaları belirlemede ve ayrıca egzersiz
süreci için hedef KH belirlemede kullanılır. ETT ile ulaşılan
maksimal KH yorgunluk, kas ağrısı ya da EKG değişikliği yaratmayan
angina gibi benign semptomlarla sınırlı kalırsa, egzersiz sürecinde
maksimal KH'nın %85'ine kadar bir hedef KH kullanılabilir. Test
sonucu egzersiz sonunda ciddi bir aritmi ya da göğüs ağrısı
olmaksızın EKG değişikliği biçiminde ise o zaman daha düşük bir
hedef KH seçilmelidir. Maksimalin %60'ına kadar hızlar etkili
antrenman sağlayabilir. Hastanın güvenliği için hedef KH'larının
yaşa bağlı hesaplanan denklem ya da tablolarla değil, gerçek ETT
sonuçlarına göre belirlenmesi gerekir. Egzersiz reçetesinin her
artırılma döneminde EKG telemetri ile monitorizasyon önerilir. Onun
dışında her seansın monitorize edilmesi gerekmez. Hastaya KH
izlemesi ya da Borg skalasını kullanması öğretilebilir (Tablo 4).
Tablo
4. Yorulma algısına yönelik Borg Skalası
| Skor |
Algılanan
yorulma düzeyi |
| 6 |
|
| 7 |
Çok
kolay |
| 8 |
|
| 9 |
Çok
kolay |
| 10 |
|
| 11 |
Oldukça
kolay |
| 12 |
|
| 13 |
Biraz
zor |
| 14 |
|
| 15 |
Zor |
| 16 |
|
| 17 |
Çok
zor |
| 18 |
|
| 19 |
Çok
zor |
| 20 |
| |
Egzersiz
programları düzenlenirken, hastaların öncesine ait solunum ya da
kas-iskelet sistemi hastalıkları ve periferik vasküler hastalıkları
da dikkate alınmalıdır. Fiziksel aktiviteden kaynaklanabilecek
potansiyel risk iyi bir tıbbi değerlendirme, risk belirlenmesi,
gözetim ve eğitim ile azaltılabilir.
Egzersiz
reçetesi içinde belirtilmesi gereken özellikler aşağıda
sıralanmıştır (6):
1-
Egzersizin tipi: aerobik, dayanıklılık, izotonik, ritmik vb
2-
Seans biçimi: ısınma, egzersiz, soğuma vb
3-
Modalite: Koşu bandı, bisiklet, basamak, çeşitli ergometreler, kürek
aleti, koridorda yürüme, merdiven inip çıkma, serbest ağırlıklar
kullanılabilir
4-
Yoğunluk: Maksimal kalp hızının yüzdesi; kalp hızı rezervi; maksimal
metabolik eşdeğerin (MET) üçte ikisi (Tablo 5); algılanan yorgunluk
skalası (Borg skalası); Stres testinde belirlenen maksimal kalp
hızının %60-85'i gibi hedef kalp hızı; kalp rezervinin %50-75'i;
VO2max %50-60'ı kullanılabilir
5-
Sıklık: Hastanede haftada 5-6 gün; ayaktan hastalarda haftada 3 gün
önerilir
6-
Süre: 30-45 dakikalık seanslar halinde 8-12 hafta önerilir
Tablo
5. Tipik bir MET tablosu (1 MET= 3.5 ml/kg/dak tüketilen O2) (2)
| Aktivite |
MET |
| Sessizce
yatmak |
1.0 |
| Rahat bir
biçimde oturmak |
1.2-1.6 |
| Oturarak
yazmak |
1.9-2.2 |
| Rahat bir
biçimde ayakta durmak |
1.4-2.0 |
| 1 mph hızda
yürümek |
2.3 |
| Ayakta
el-yüz yıkamak ve traş olmak |
2.5-2.6 |
| Ayakta
giyinip soyunmak |
2.3-3.3 |
| Hafif ev
işi |
1.7-3.0 |
| Ağır ev
işi |
3.0-6.0 |
| Büro
çalışması |
1.3-2.5 |
| 2 mph hızda
yürümek |
3.1 |
| Hafif
endüstriyel iş |
2.0-5.0 |
| 3 mph hızda
yürümek |
4.3 | |
Aerobik
antrenman sonucu egzersize kardiyak yanıtın daha iyi bir düzeye
çıkarılması ancak antrenmanda çalıştırılan kaslar kullanıldığında
gerçekleşir. Bu nedenle her hastanın egzersiz programı, mesleki ve
diğer hedefleri için gerekli kas gruplarını içerecek biçimde
bireysel olarak oluşturulmalıdır. Koşu bandı ya da bisiklet
egzersizi her hasta için uygun olmayabilir.
Her
seans bir germe programı ile başlamalı, sonrasında koşu bandı, üst
ekstremite ya da alt ekstremite ergometreleri, kürek makineleri,
yürüme, vb kullanılabileceği aerobik program uygulanmalıdır. Her
egzersizin bir ısınma dönemi, hedef KH ile uygulanan çalışma dönemi
ve soğuma dönemi olmalıdır.
EVRE
IV (İDAME EVRESİ)
Bu
evre belki de en önemli evreyi oluşturur, çünkü ihmal edilirse
antrenman evresinde kazanılanlar birkaç hafta içinde kaybedilir.
Programın bu bölümü ile ilgili olarak antrenman evresinin başında
hasta ile görüşülmeli ve idame evresi boyunca hastadan katılımını
sürdüreceğine dair kararlılığı sağlandıktan sonra başlanmalıdır.
Yoksa antrenman programı için harcanan süre ve para boşuna
gidecektir. Bu evrede uygulanan egzersizler önceki evrede
çalıştırılan kas gruplarına yönelik ve her hastanın yaşam biçimi ve
ilgi alanlarına göre seçilmelidir. En az haftada 2 gün ve olabilirse
3 gün, 30 dakika süreyle egzersiz uygulanması şarttır. Bu evrede EKG
monitorizasyonu gerekmez. Günde 1 saat yürüyüş dayanıklılığı
korumaya yeterli olabilir.
Angina
pectorisi olan hastanın rehabilitasyonu
Stabil
anginası olan hastanın rehabilitasyonu uygun medikal tedavi
düzenlendikten sonra başlayabilir. Yukarıda sözü edildiği gibi,
uygulanacak bir aerobik egzersiz programı, angina eşiğinde etkisi
olmasa da, bu hastaların iş kapasitesinde artış sağlar. Risk etmeni
modifikasyonu için bir eğitim programı uygulanması tüm program
çerçevesinde bütünleyici rol oynar. Egzersiz programı MI sonrası
hasta için de olduğu gibi, ETT ile başlar, sonra antrenman ve idame
evreleri ile devam eder.
RİSK
ETMENİ MODİFİKASYONU
Tüm
kardiyak rehabilitasyon programları, egzersiz programına ek olarak
risk etmenlerinin azaltılması ve yaşam biçimi modifikasyonu için
hasta ve aile eğitimi üzerinde durmalıdır. Her bir risk faktörünün
eklenmek biçiminde değil çarparak riski artırdığı göz önünde
bulundurulmalıdır. Koroner arter risk faktörleri üzerinde yapılan
epidemiyolojik çalışmalar risk faktörlerinin bağımsız olarak değil,
diğer risk faktörleriyle sinerjik etki gösterdiklerini ortaya
koymuştur. Üç risk faktörü olan hastalar, bir risk faktörü olan
birine göre 3 kat değil 10 kat artmış kalp hastalığı gelişme riski
gösterir.
Geçmişte
programın bu bölümünün amacı hastalığın ilerlemesini durdurmaya
yönelik iken, 1990'da yayınlanan bir çalışmada (7) çok düşük yağ
içeren vejeteryan bir diyet ile, 1993'te yayınlanan başka bir
çalışmada (8) ise daha az yağ sınırlaması ile daha yoğun bir
egzersiz programı uygulanarak stenotik lezyonlarda gerileme olduğu
gösterilmiştir. Bu kontrollü çalışmaların ikisinde de kontrol
grubunda stenozlarda ilerleme olmuştur.
En
fazla risk altında olanlar kardiyovasküler hastalığı olanlardır ve
MI öyküsü olanlar sekonder önleme kategorisine girerler. Bir KR
programında koroner arter hastalığı riskini azaltmak ve bir kalp
krizinin tekrarını önlemek için hekimin birincil hedefi risk faktörü
modifikasyonu stratejileri geliştirmektir. Değiştirilebilen risk
faktörleri yanlış diyet, sigara, egzersiz eksikliği özellikle
önemlidir. Yaşam kalitesini artırmak için, yaşam biçiminde
değişiklikler yapmak gereklidir.
Sigaranın
bırakılması şarttır. Kan basıncı yüksekliği normale indirilmelidir.
Diyet birkaç risk faktörü ile ilişkilidir: hiperlipidemi,
hipertansiyon ve kilo fazlalığı. Kolesterol ve doymuş yağ
asitlerinden zengin bir diyet ateroskleroza neden olur.
Kardiyovasküler hastalığı olanlar KR eğitim programı çerçevesinde
lipidler, sodyum alımı ve obezite hakkında bilgilendirilmelidir.
Diyetle alınan kaloriden yağ içeriğinin %37'den %30'a düşürülmesinin
yaşam beklentisinde sınırlı etkisi olduğu öngörülse de, daha fazla
yağ azaltılmasının kesinlikle yararı vardır. Ornish diyetinde tüm
kalorik alımın sadece %10'u yağdır. Birçok kişi için bunun
uygulanabilmesi olanaksız olabilir, ancak %10-30 arasında yağ içeren
diyetlerle ilgili çalışmalar yapılmaktadır ve uygulanabilmesi daha
kolay olabilir. Yakın bir zamanda, sebze, meyve, baklagiller,
fındık, kepekli ekmek ve yağ kaynağı olarak zeytinyağı kullanımı
biçimindeki geleneksel Akdeniz diyetinin kardiyovasküler
hastalıklar, kanser ve diyabet üzerinde olumlu etkileri olduğu
ortaya konmuştur. Bu düzenlemeler ile LDL-kolesterol ve
trigliseritlerde düşme, HDL-kolesterolde artma, lipid oksidasyonunun
azalması, endoterlyal direnç ve insülin direncinde düzelme
sağlanabilmektedir. Bilgiler hastanın öğrenme biçimine uygun olan
bir çerçevede sunulmalı ve hasta bu teknikleri uygulamada ustalaşana
dek tekrar edilmelidir. Bu hastaların rahatsızlıkları ile ilgili
olarak büyük bir baskı altında olduğu unutulmamalı, yapılan
konuşmalar ve broşürlerle bir kerede yaşam biçimi değişikliklerini
benimsemeleri beklenmemelidir. Rehabilitasyon programları boyunca
farklı evrelerde tekrarlar ile gözden geçirilmelidir.
Freidman,
A tipi davranış paternini tanımladığından bu yana, stresle başa
çıkma bu programların önemli bir bölümünü oluşturur. Daha sonra tanı
kriterlerini tekrar gözden geçiren Friedman sabırsızlık ve çabuk
ortaya çıkan saldırgan tavrın bu davranış paterninin anahtar öğeleri
olduğu, hırs ve yarışmacı kişilik yapısının önemli olmadığını
bildirmiştir. Bu davranış paternlerine yönelik danışmanlık ve
rehberlik uygulamaları ile koroner morbidite ve mortalitede anlamlı
azalma sağlanabileceğini bildirilmiştir. Ornish programı şu stresle
başa çıkma yöntemlerini kapsar: germe egzersizleri, nefes alıp-verme
teknikleri, meditasyon, progresif gevşeme ve hayal kurma.
Massachusetts Tıp Merkezi'inde bulunan Kabat-Zinn'in Stres Azaltma
Kliniği de benzer bir yaklaşım uygulamaktadır (9).
Koroner
arter hastalığında fiziksel aktivite eksikliği başlıca risk faktörü
olarak saptanmıştır. Ayrıca obezite, kan basıncı yüksekliği ve düşük
HDL-kolesterol gibi diğer risk faktörlerine de katkısı vardır.
Düzenli aerobik fiziksel aktivite egzersiz kapasitesini artırır ve
kardiyovasküler hastalığın önlenmesinde rol oynar. Fiziksel aktivite
eksikliği ile kardiyovasküler mortalite arasında ilişki olup,
göreceli risk 1.5-2.4 arasında değişmektedir. Bunlar kolesterol
yüksekliği, yüksek kan basıncı ve sigara için belirlenen risk
değerleri ile benzer düzeylerdedir. Yürüyüş, merdiven inip çıkma,
bahçe işleri, orta-ağır düzeyde ev işleri ve ev egzersizleri gibi
düşük-orta dereceli aktiviteler günde 30 dakika süreyle yapıldığında
yarar sağlar. Hızlı yürüme, koşma, yüzme, bisiklet, ip atlama gibi
daha yoğun aerobik aktiviteler haftada 3 gün 30-60 dakika süreyle
yapıldığında kalp ve akciğer sağlığına en iyi katkıyı sağlar.
Günlük
fiziksel aktivitenin yararları: dolaşımı düzeltme, kilonun
korunmasına katkı, kolesterol düzeylerini düzeltme, kan basıncı
yüksekliğini önleme ve kontrol altına alma, kemik kaybını önleme,
enerji düzeyini artırma, stresle başa çıkmayı kolaylaştırma,
gerilimi azaltma, uyku düzenini ev uykuya dalmayı kolaylaştırma, dış
görünüşünden memnun olma, anksiyete ve depresyonu giderme, yaşama
zevki ve iyimserliği artırma, kas gücünü artırma, diğer fiziksel
aktiviteler için kapasiteyi artırma, aile ve arkadaşlarla bir
aktiviteyi paylaşma olanağı sağlama, çocuklarda kalp sağlığı için
olumlu davranış örneği oluşturma, yaşamın daha ileri dönemlerinde
kalp ya da inme atağına yol açacak durumlara (obezite, yüksek kan
basıncı, yüksek kolesterol düzeyleri, kötü yaşam biçimi
alışkanlıkları vb) karşı etki, yaşlılarda kronik hastalıklar ve
yaşlılıkla ilişkili hastalıkların önlenmesi ya da geciktirilmesi,
yaşam kalitesi ve bağımsızlığı olabildiğince sürdürme olarak
sayılabilir.
İkincil
önlemler açısından bir kardiyak olayın tekrarına katkısı olan
sosyoekonomik ve psikososyal faktörler dikkate alınmalıdır. Bunların
en önemlileri stres, sosyal destek eksikliği, depresyon ve
sosyoekonomik durumdur. Akut stresin miyokard iskemisi ya da
aritmiler gibi kardiyak olayları tetiklediğine dair güvenilir kanıt
söz konusudur. Çoğu ülkede düşük sosyoekonomik düzey daha yüksek
koroner arter hastalığına bağlı mortalite oranları ile ilişkilidir.
KAYNAKLAR:
1-
Oral A: Cardiac rehabilitation. J Rheumatol Med Rehab 2000; 11:
112-120.
2-
Wenger NK: Physiological basis for early ambulation after myocardial
infarction. Cardiovasc Clin 1978; 9: 107-115
3-
Moldover JR, Bartels MN: Cardiac Rehabilitation. In Braddom RL (Ed):
Physical Medicine & Rehabilitation. Philadelphia, WB Saunders Co
1996; 649-670.
4-
Oral A, Özger N, Dilşen G, et al: In-hospital cardiac rehabilitation
after myocardial infarction: Effects on depression and anxiety. In:
Proceedinigs of 12th World Congress of International Federation of
Physical Medicine & Rehabilitation, March 27-31, 1995, Sydney,
Australia
5-
Oral A, Özger N, Dilşen G, et al: The impact of an in-patient
cardiac rehabilitation program after myocardial infarction on
quality of life In: Proceedinigs of 12th World Congress of
International Federation of Physical Medicine & Rehabilitation,
March 27-31, 1995, Sydney, Australia
6-
Flores AM, Zohman LR: Rehabilitation of the cardiac patient. In De
Lisa (Ed): Rehabilitation Medicine. Philadelphia, J.B. Lippincott
1998; 1337-1357.
7-
Ornish D, Brown SE, Scherwitz LW, et al: Can lifestyle changes
reverse coronary artery disease? The Lifestyle Heart Trial. Lancet
1990; 336: 129-133.
8-
Hambrecht R, Niebauer J, Marburger C, et al: Various intensities of
leisure time physical activity in patients with coronary artery
disease: Effects on cardiorespiratory fitness and progression of
coronary atherosclerotic lesions. J Am Coll Cardiol 1993; 22:
468-477.
9-
Kabat-Zinn J: Full Catastrophe Living. New York, Delta, 1990.
|
| |