|
MİYOKART İNFARKTÜSÜ
|
Streptokinaz
tedavisi: 1,5 milyon ünite Streptokinaz 100 ml serum fizyolojik
veya %5 Dekstroz içinde 30-60 dakika içinde ön kortikosteroid ve H2
antagonisti (Cimetidine, Ranitidine gibi) enjeksiyonlarını takiben
i.v. olarak verilmesi önerilmektedir. Bu sırada kan basıncı yakın
izlem altında tutulmalı ve hipotansiyon gelişen olgularda infüzyon
hızı düşürülmelidir. Sistolik kan basıncı çok düşen olgularda
infüzyonun kesilmesi gerekebilmektedir. Bir diğer uygulama şekli
intrakoroner uygulamadır. İntrakoroner 50 bin Ü bolusu takiben 200
bin ünite/30 dakikada toplam 250.000 Ü uygulanır.Daha önceden özel
bir endikasyonları yoksa, betabloker, nitrat ve ACE inhibitörleri
Streptokinaz perfüzyonu bittikten sonra veya kan basıncı
stabilleştikten sonra başlanabilir. Streptokinaz tedavisi
uygulananlarda Heparin'in başka bir endikasyonu yoksa tedavide yeri
yoktur. Tüm hastalar mutlaka Aspirin almalıdır.
t-PA
tedavisi: İlk olarak 15 mg iv bolusu takiben 0.75 mg/kg
(maksimum 50 mg) 30 dakikada i.v., ardından 0.50 mg/kg (maksimum 35
mg) 60 dakikada i.v. uygulanmalı, aynı anda 5000 Ü Heparin bolus
yapılarak 1000 Ü/saat i.v. infüzyon başlatılmalıdır. Derhal Aspirin
çiğnetilmelidir. Heparin infüzyonu en az 48 saat sürdürülmelidir
(Pıhtılaşma zamanı en az 2 misli uzatılacak şekilde doz ayarının
yapılabileceği tavsiye edilmiştir).
Ürokinaz
tedavisi: 1.5 milyon ünite bolusu takiben diğer 1.5 milyon ünite
1.5 saat içinde i.v. infüzyon şeklinde uygulanır.
Trombolitik tedavi sonrası hastaların erken
takibi: 1- EKG kontrolü: İnfüzyondan sonra 90. dk, 180. dk
ve 24. saat EKG'leri reperfüzyonun izlenmesi için
yararlıdır. 2- Aritmi takibi: Reperfüzyona bağlı olarak görülen
ventriküler aritmilerde genellikle tedavi uygulanmamaktadır. Erken
betabloker uygulaması bu ritm bozukluklarını azaltabilmektedir
(Bunun için i.v. 5 mg Metoprolol ile betablokaja başlanarak daha
sonra oral Metoprolol veya Atenolol veya Propranolol gibi bir
betabloker ile devam edilebilir) (Bkz. Akut Mİ'de aritmi
komplikasyonu). 3- Pıhtılaşma zamanı ve aPTT takibi: İlk gün 6
saatte bir aPTT takibi yapılmalıdır. Pıhtılaşma zamanı da 4 saatte
bir kontrol edilmelidir. 4- CK-MB, Troponin T ve I: İlk gün 6
saat arayla, sonra günde 1 kez normale dönene kadar, erken pik ve
düşüş
araştırılır. Reperfüzyon
kriterleri: Aşağıdaki bulgular reperfüzyonun olduğunu destekler:
1- Göğüs ağrısının hızla geçmesi 2- ST segment
yüksekliğinin azalması veya düzelmesi 3- Erken dönemde (12
saatten önce) CK-MB'nin zirve (pik) değerine ulaşması 4-
Reperfüzyon aritmilerinin ortaya çıkması (İdiyoventriküler ritm,
geçici ventrikül taşikardileri gibi) *Reperfüzyon koroner
anjiyoyla doğrudan gösterilebilir.
Trombolitik
tedavinin komplikasyonları ve alınacak önlemler
Hipotansiyon:
Streptokinaz tedavisi sırasında görülebilir. İnfüzyon hızı
azaltılarak geçmezse volüm replasmanı ve gerekirse vasopressor
ilaçlar başlanarak, Streptokinaz kesilebilir. Kan basıncı regüle
edildikten sonra trombolitik tedaviye tekrar devam edilebilir.
Kanama:
Hafif ve yüzeyel kanamalar damar üzerine bası yapılarak
durdurulabilir. Büyük ve önemli kanamalarda trombolitik ve
antikoagülan ilaçlar kesilmeli damar yoluna bası yapılıp volüm
genişleticiler, serum ve gereğinde kan verilmelidir. Kanamanın devam
ettiği olgularda 10 Ü kriyopresipitat ve 2 ünite taze donmuş plazma
verilebilir. Kanama zamanı uzun olanlarda (> 9 dakika) trombosit
suspansiyonu, kanama zamanı 9 dakikanın altında olanlarda ve
intrakraniyal kanaması olanlarda antifibrinolitik ilaçlar
(Aminokaproik asit) kullanılması tavsiye edilmektedir.
Ateş:
Parasetamol gibi bir antipiretik ajan verilir.
Allerjik
reaksiyonlar: Klasik allerji tedavisi usulleri uygulanmalı
Reperfüzyon
aritmileri: Genellikle geçicidirler. Tedavi çok nadiren, hemodinamik
bozukluk veya çok sık ve kompleks tehlikeli tiplerde olurlarsa
gerekebilir.
Sonuç
olarak, Amerikan-Avrupa ve Türk Kalp Cemiyetlerine göre; her
miyokart infarktüsü geçiren hasta trombolitik tedavi için
değerlendirilmeli ve uygun olgularda hiç gecikmeden tedavi
uygulanmalıdır. Ayrıca bütün hastalara trombolitik tedavi yapılsın
veya yapılmasın Aspirin verilmesi (kontrendikasyonu yoksa) tavsiye
edilmektedir.
B-
Akut PTKA (Trombolitikle beraber veya trombolitiksiz)
(PTKA)
Perkütan transluminal koroner anjioplastinin SADECE kalp
cerrahisinin yapılabildiği ve TKD'nin onayladığı koşullara sahip
olan merkezlerde yapılması uygundur.
Hazırlık
süresi 90 dakikayı aşan merkezlerde akut PTKA tedavisi trombolitik
tedavinin alternatifi değildir (TKD-1998/AHA-1999). Tercihan
trombolitik tedavinin düşünülmesi uygundur.
I-
Akut PTKA endikasyonları:
1-Trombolitik
tedavinin kontrendike olduğu hastalar
2-Kardiyojenik
şoktaki hastalar
3-Trombolitik
tedavi de yapılabilecek olgular
Özellikle
şu hastalarda ön planda trombolitik tedaviye alternatif olarak akut
PTKA düşünülmesi uygun görülmektedir:
-
Yüksek riskli olgular: Akut anterior Mİ, yaşlı olgular, Killip 2 ve
üstü, kan basıncı sistolik 100 mmHg'dan düşük olgular, yeni sol dal
bloğu gelişen, kalp hızı 100/dk'dan yüksek olgular
-
Hastalar 60 dakika içinde kateterizasyon laboratuarına
alınabiliyorsa!
II-Trombolitik
tedavi sonrası PTKA endikasyonları:
1-
Trombolitik tedavi etkisiz kalmışsa kurtarıcı (rescue) PTKA
Özellikle,
yüksek riskli akut infarktüs olgularında trombolitik tedaviye rağmen
ST elevasyonlarının ve ağrının devam etmesi halinde derhal koroner
anjiyo yapılarak ilgili artere PTKA yapılması planlanmalıdır.
2-
Trombolitik tedaviden sonraki günler içinde PTKA
(Hastane
içi günlerde yapılan klinik ve laboratuar testlerinde iskemi bulgusu
olmayan hastalarda invazif tetkik ve PTKA endikasyonu yoktur.)
- İnfarktüs sonrası dönemde ne şekilde tedavi edilmiş olursa
olsun, istirahat veya hafif eforlarda anginası olan olgularda
- İkinci miyokart infarktüsü - Koroner by-pass sonrası
anginası olanlar - Stress testinde anginası veya iskemisi
olanlar - Noninvazif testlerde sol ventrikül fonksiyon
bozukluğu saptanan olgular - Mekanik komplikasyonlar nedeniyle
ameliyat edilecek olgularda anjiyo esnasında anatomisi uygun
olanlara PTKA yapılmalıdır (VSD, akut mitral yetmezliği, pseudo
anevrizma gibi
komplikasyonlarda). C-
Cerrahi Tedavi
Akut
miyokat infarktüslü hastaların tedavisinde en son çare erken dönem
koroner by-pass ameliyatıdır. Ancak PTKA endikasyonlarından PTKA'nın
uygulanamadığı hastalarda veya PTKA başarısızsa ve klinik ve
hemodinamik olarak bozulma izleniyorsa hastalarda by-pass'la
revaskülarizasyon uygulanması uygundur. Bununla birlikte bu
dönemdeki cerrahi girişimlerde mortalitenin, elektif ameliyatlardan
daha yüksek olduğu unutulmamalıdır.
- Kardiyojenik şokta diğer metodlarla revaskülarizasyonun
başarılamadığı veya mümkün olmadığı olgularda - Koroner
anatomisi PTKA'ya uygun olmayan ve iskemik semptom ve bulguları
devam eden olgularda sol ana koroner lezyonu veya proksimal LAD
(RIVA) ile birlikte 3 damar hastalığı varsa ve özellikle sol
ventrikül fonsiyon bozukluğu bulunuyorsa ameliyat
düşünülmelidir. - Akut miyokart infarktüsünde oluşan mekanik
komplikasyonların tedavisinde Akut mitral yetmezliği (Medikal
tedavide mortalite %70-80 olduğundan en kısa sürede operasyon
endikasyonu vardır.) VSD (Hemodinamik olarak stabil olanlarda
ameliyat 1 hafta ertelenebilir) Sol ventrikül serbest duvar
rüptürü (Genellikle elektromekanik disosiasyonla birlikte ani ölüm
olur. Ameliyata alınabilen olgularda, yüz güldürücü sonuçlar elde
edilebildiği bildirilmiştir). Koroner retrombozis
profilaksisi: Burada 2 seçenek vardır. 1- Antikoagülan
tedavi: (Warfarin veya Phenprocoumon ile) infarktüs sonrası
özellikle komplikasyonlu (örneğin; atriyal fibrilasyon atağı
geçirmiş, ventriküler trombus saptanmış, anevrizma oluşmuş)
olgularda, en azından ilk 3-6 ay süreyle antikoagülasyonun yararlı
olabileceği bildirilmiştir. 2- Antiagregan tedavi: Aspirin 75
ile 300 mg/gün dozları arasında (daha yüksek dozlarda Aspirinin
antiagregan etkisi azalır.!) Aspirin'in kontrendike olduğu veya
kullanılamadığı hastalarda Ticlopidine 500 mg/gün (2 x 250 mg)
veya Clopidogrel 75 mg/gün önerilmektedir. Prognoz üzerine olumlu etkileri olan diğer
ilaçlar
- Betablokerler: Kontrendikasyon olmayan bütün infarktüs
geçirmiş hastalarda mortalite ve ani ölüm riskini azaltmaları
nedeniyle kullanılmaları tavsiye edilmektedir. Özellikle intrinsik
sempatomimetik etkisi olmayan (ISA'sız) betablokerler
önerilmektedir. Kullanım süresi hayat boyu olarak
belirtilmiştir. - ACE inhibitörleri: Özellikle ejeksiyon
fraksiyonu %40'tan düşük olan, duvar hareket indeksi 1.2 veya daha
az olanlara ACE inhibitörü verilmesinin yararlı olduğu
bildirilmiştir. Ancak bir başka görüşe göre de kontrendikasyonu
olmayan ve ACE inhibitörüne bağlı komplikasyon veya yan etki
oluşmayan bütün hastalarda ACE inhibitörü kullanılmalıdır.Bu
ikinci görüşü savunanların dayanakları ACE'nin remodelling, sol
ventrikül disfonksiyonu, hipertrofi gelişimi gibi faktörlere olan
etkileridir. Argümanlardan biri de ACE genotipinin risk faktörü
olarak ele alınması gerektiğidir. Komplikasyonların
tedavisi - Aritmileri olan olgularda uygun anti aritmik tedavi
(Bkz. Aritmiler) - Hemodinamik dengeyi bozan, iskemiye yol açan
atriyal fibrilasyon ve flatterler veya Supraventriküler
taşikardiler derhal elektriksel kardiyoversiyonla düzeltilmelidir.
Hemodinamik durumu uygun ve kontrendikasyonu olmayan hastalarda
ventrikül hızı kontrolu için ilk seçilmesi gereken ilaçlar i.v.
betablokerlerdir. Alternatif olarak Digoxin veya Diltiazem ve
Verapamil gibi kalsiyum antagonistlerinin kullanılabileceği
bildirilmiştir. - Tekrarlayan atriyal fibrilasyon veya flatter
veya supraventriküler taşikardilerde profilaktik olarak klas III
veya I antiaritmik ilaçların ortalama 6 ay süreyle
kullanılabileceği bildirilmiştir. - Miyokart infarktüsü geçiren
hastalarda; 30 saniyeden uzun süren veya hemodinamik bozukluğa yol
açan polimorfik ventrikül taşikardilerinde 200 Joule'dan başlayan
enerji düzeylerinde DC şok uygulanmalıdır. - Miyokart
infarktüsü geçiren hastada angina, pulmoner ödem veya
hipotansiyonla birlikte ortaya çıkan monomorfik, 30 saniyeden uzun
süren ventriküler taşikardilerde 100 joule'dan başlayan enerji
düzeyiyle senkronize DC şok uygulanmalıdır. - Miyokart
infarktüsü geçiren hastada angina, pulmoner ödem veya
hipotansiyona neden olmayan monomorfik ventrikül taşikardisinde
aşağıdaki önerilerin uygulanması tavsiye edilmiştir (TKD-1998,
AHA-1999). a) Lidocaine: 1-1.5 mg/kg i.v. bolus, gereğinde her
5-10 dakika arayla 0.5-0.75 mg/kg maksimum 3 mg/kg toplam yükleme
dozunu aşmayacak şekilde uygulanabilir. Daha sonra yüklemeyi
takiben 2-4 mg/dk. i.v. gidecek şekilde (30-50
mikrogram/kg/dakika) infüzyona devamı önerilmiştir. b)
Procainamide: İ.v. 20-30 mg/dk. hızında 12-17 mg/kg'a kadar
yüklendikten sonra 1-4 mg/dk. hızda infüzyona devam edilmesi
uygundur. Ancak ülkemizde bulunmamaktadır. c) Amiodarone: 150
mg i.v. 10 dakikada verildikten sonra 1 mg/dakika hızında 6 saat
infüzyon yapılması ve daha sonra 0.5 mg/dakika hızla tedaviye
devam edilmesi önerilmiştir. d) Kısa süreli anestezi altında
senkronize 50 joule'dan başlayan elektriksel kardiyoversiyon -
Ventrikül fibrilasyonu gelişenlerde derhal 200 joule'dan
başlanarak DC şokla defibrilasyon yapılmalıdır. İkinci şok için
300 joule ve üçüncü şok için 360 joule'a çıkılmalıdır. -
Ventrikül fibrilasyonu 3-4 kez DC defibrilasyona rağmen devam
edenlerde, bu direnci kırmak için sırasıyla 1 mg i.v. Adrenalin,
1.5 mg/kg'a Lidocaine, mümkünse 5-10 mg Bretylium tosylate
(ülkemizde bulunmamakta) veya 150 mg i.v. Amiodarone bolus
uygulamalarını takiben DC defibrilasyon uygulamalarına devam
tavsiye edilmiştir. - Ventriküler aritmileri olan bütün
hastalarda eletrolit ve asitbaz dengesizliklerinin olup olmadığı
araştırılmalıdır. Varsa derhal düzeltilmelidir. - Miyokart
infarktüslü hastalarda ilaçlara rağmen tekrarlayan ventriküler
taşikardilerde betabloker, Amiodarone infüzyonu ve gerekli görülen
durumlarda acil veya erken revaskülarizasyon (PTKA veya KABG)
planlanmalı, gereğinde intraaortik balon uygulanmalıdır. -
Erken dönemde özellikle inferior MI'larda gelişen sinüzal
bradikardiler hemodinamik bozukluk yapmadığı takdirde genellikle
zararsız olarak kabul edilmektedirler. Geç dönemde aniden gelişen
bradikardilerin nedeni (tamponat?, rüptür gelişmesi?) hemen
araştırılmalı ve hemodinamik bozulma varsa tedavi edilmelidir.
Yoksa hasta bradikardisi olsa bile sadece izlenmelidir. -
Semptomatik sinüs bradikardisinde (hipotansiyon, iskemi, escape
ventriküler aritmiler gibi), AV düğüm seviyesindeki semptomatik AV
bloklarda (1. derece AV blok, Mobitz 1-2. derece AV blok veya dar
QRS kompleksli escape ritmli 3. derece AV bloklarda) veya
ventriküler asistolide Atropin en az 0.5 mg olacak şekilde toplam
2 mg'ı aşmadan uygulanmalıdır. - Akut miyokart infarktüsü
geçirenlerin %6-14'ünde AV tam blok görülür. İntraventriküler
ileti bozukluğu oranı da %10-20 arasında olarak bildirilmiştir.
Bunlar anterior MI'da görüldüğünde kalpteki hasarın oldukça yaygın
olduğu ve hastane mortalitesinin yüksek olduğu bildirilmiştir.
- Akut miyokart infarktüsünde geçici transkutan veya
transvenöz pacing endikasyonları: a) Klas 1 endikasyonlar
(Geçici pil takılmasının fikir birliğiyle gerekli olduğu kabul
edilen durumlar) 3. derece AV blok 1. derece AV blokla
birlikte yeni gelişen bifasiküler bloğun görülmesi Değişen dal
bloğu örneklerinin görülmesi Herhangi bir nedene bağlı
hipotansiyonla birlikteki semptomatik bradikardi Mobitz II 2.
derece AV blok b) Klas 2 endikasyonlar (Çoğunlukla pil
takılan, ancak gerekliliği konusunda her zaman fikir birliği
olmayan durumlar) Yeni veya zamanı belirlenemeyen Sağ dal
bloğuyla birlikteki sol anteror hemiblok veya sol posterior
hemiblok veya 1.derece AV blok Yeni veya ne zaman geliştiği
belli olmayan sol dal bloğu Atropin'e cevapsız sinüzal
duraklamalar - Sol kalp yetmezliği ve/veya kardiyojenik şoku
olan olgularda uygun tedavi (Bkz. Kalp yetmezliği, Hipotansiyon ve
Şok) - Pericarditis epistenocardica'da antikoagülanların
kesilmesi ve gerekirse analjezi - Postmiyokardiyal infarktüs
(Dressler) sendromunda non-steroid anti inflamatuarlar ve/veya
gereğinde kortikosteroidler (Bkz.
Perikarditler) C-
M.İ. SONRASI TABURCU OLAN ve/veya TABURCU OLACAK HASTALARDA
YAPILMASI TAVSİYE EDİLEN DİAGNOSTİK İŞLEMLER VE
DEĞERLENDİRMELER:
A-
Ekokardiyografi
Akut
miyokart infarktüslü her hastada yapılmalıdır. Ventrikül
fonksiyonları, duvar hareketleri, trombus saptanması, diğer
komplikasyonların araştırılması ve tanısında, risk tayini ve
tedavinin değerlendirilmesinde son derece faydalı bir tetkik
yöntemidir. İskeminin belirlenmesi amacıyla yapılan stress EKO
çalışmalarında sensitivite %80 civarında, spesifite %90 civarında
olarak bildirilmiştir. Ayrıca revaskülarizasyon yapılabilen
merkezlerde, viabilite değerlendirmelerinde Dobutamin stress
ekokardiyografisi ekonomik, pratik ve yararlı bir seçenek olarak
kullanılabilir.
B-Efor
Testi
Hastalarda
olabilecek risklerin ve özellikle sessiz iskemilerin
belirlenmesinde, tedavi etkinliğinin ve hastanın evde yapabileceği
aktiviteler ile fonksiyonel kapasitesinin belirlenmesinde
yararlıdır. Bu nedenle prognoz ve fonksiyonel kapasite tayini
amacıyla (TDK-1998'e göre):
- Komplikasyonsuz bütün miyokart infarktüsü geçirmiş hastalara
ya 5-7. günlerde submaksimal efor testi veya 14-21. günlerde
semptomla sınırlı efor testi yapılmalıdır. - Erken dönem test
sonucu şüpheli olanlarda, taburcu olduktan 3-6 hafta sonra
maksimal efor testi yapılmalıdır. - Klinik olarak
stabilleşmemiş hastalarda, dekompanze kalp yetmezliği olanlarda,
ciddi aritmileri olanlarda, 4 günden önce yani çok erken dönemde
efor testi yapılması sakıncalı olabilir ve bu nedenle yapılmaması
tavsiye
edilmektedir. M.İ
sonrası efor testi amaçları
|
Taburculuk öncesi submaksimal
test |
Normal ak tivitesine
ve işine dönüş öncesi maksimal efor testi
|
|
Egzersize bağlı iskemi ve aritminin
belirlenmesi |
Prognoz tayini |
|
Optimal taburculuk zamanı tayini/takip
sıklığını belirlemek |
Efor kapasitesinin
belirlenmesi |
|
Medikal tedavi etkinliğinin
değerlendiri lmesi |
İnvazif tetkiklerin gerekliliğinin ve
aciliyet derecesinin tesbiti |
|
Güvenle yapılabilecek aktivitelerin
b elirlenmesi |
Medikal tedavinin değerlendirilip,
d üzenlenmesi |
|
Hastaya cesaret ve güven
vermek |
İşi için güven ve cesaret
kazandırmak |
|
Ritm ve ile tim
bozukluklarının
değerlendirilmesi | |
C-
Diğer stress testleri
Taburculuk
öncesi dönemde egzersiz yapamayan, istirahat EKG'sinde sol dal bloğu
olan, major ST-T değişiklikleri olan veya ilaç etkisi (Digitalis
gibi) gibi efor testinin yapılmasında ve değerlendirilmesinde
zorluklar olan hastalarda medikal (Dobutamin, Dipridamol, Adenozin
gibi ajanlarla) stress görüntüleme testleri veya eforlu stress
görüntüleme testleri yapılabilir. Bu testlerin başlıcaları; stress
ekokardiyografi, stress miyokart perfüzyon sintigrafisi, stress
radyonüklid ventrikülografidir.
D-
Holter EKG ve kalp hızı değişkenliği incelemesi
Sessiz
iskeminin veya aritminin araştırılmasında, öneminin saptanmasında ve
prognoz tayininde kullanılırlar. (1996) Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti
ve Kuzey Amerika Pacing ve Elektrofizyoloji Cemiyeti tarafından
miyokart infarktüsü sonrası, diğer parametrelerden bağımsız ve en
kuvvetli prognostik kriterlerden biri olarak kalp hızı
değişkenliğinin olduğu bildirilmiş olup, aşağıdaki tablodaki
değerlere göre prognoz tayini (mortalite ve aritmi riski tayini)
yapılması tavsiye edilmiştir. Yine ilgili cemiyetler infarktüsten
yaklaşık 1 hafta sonra, taburcu olmadan önce değerlendirmenin
yapılmasında fikir birliğine varmışlardır. Ayrıca kalp hızı
değişkenliğinin infarktüsten 1 yıl sonra da mortalite riskinin
yüksek olup olmaması hakkında bilgi verebildiğini bildirmişlerdir.
Bu incelemede, kısa süreli kayıtlardan yapılan değerlendirmelerinin
de yararlı olduğunu ancak en güvenilir ve yararlı yöntemin 24
saatlik kayıtlardan yapılan değerlendirmeler olduğunu
bildirmişlerdir.
İnfarktüs sonrası kalp hızı değişkenliğinin prognostik
değerlendirmesi
|
Olumlu ( İyi ) |
SDNN > 100 milisaniye Triangular index >
20 |
|
Orta |
SDNN = 50-100 milisaniye Triangular index= 15-20
|
|
Kötü |
SDNN < 50 milisaniye Triangular index <
15 | |
E-
Diğer non invazif tetkikler
Geç
potansiyel, sinyal ortalamalı EKG, barorefleks duyarlılığı, QT
alternansı gibi tetkiklerin de yararlı olduğu bildirilmekle beraber
taburcu olacak hastalara yukarıdaki tetkiklere ek olarak rutin
uygulamada yapılması maliyet/yarar oranları göz önüne alınarak
önerilmemiştir (TKD-1998).
SEKONDER PROFLAKSİ
1- Lipidlerin Tedavisi (TKD-1998 ve AHA/ACC-1999 MI
Tedavi Kılavuzları'na göre) - Klas I (Tartışmasız kabul
edilen endikasyonlar, uygulanması faydalı ve etkili ) 2.
basamak kolesterol ve satüre yağlardan fakir diet (200 mg/gün'den
az kolesterol içeren toplam kalorinin %7'sinden azını karşılayacak
şekilde satüre yağ içeren diet) 2. basamak diete rağmen LDL
kolesterolü 125 mg/dl'ın üzerinde olan olgulara ilaç tedavisi
başlanması (HEDEF LDL DEĞERİ 100 mg/dl'NİN ALTINDA OLMALI) HDL
değeri 35 mg/dl'den düşük olan normal kolesterol düzeylerine sahip
hastalarda nonfarmakolojik tedavinin (Eg-zersiz gibi)
başlatılması - Klas IIa (Büyük bir çoğunlukla kabul edilen -
uygulanmasında yarar olabilecek endikasyonlar) 2. basamak
dietine rağmen LDL kolesterol değerleri 100-130 mg/dl arasında
kalmış olan hastalara ilaç tedavisinin başlatılması (TKD-1998
kılavuzunda önerilmiştir). Kolesterol düzeyi normal ama HDL
düzeyi 35mg/dl'den düşük olgularda nonfarmakolojik tedaviden
yeterli sonuç alınamıyorsa Niacin gibi ilaçlarla, ilaç tedavisini
başlatmak - Klas IIb (Yararı ve etkinliği tam olarak kabul
edilmemiş/kanıtlanmamış tavsiyeler) HDL ve LDL düzeyleri göz
önüne alınmadan trigliserid düzeyi 200 mg/dl'den yüksekse Niacin
veya Gemfibrozil gibi bir ilaçla tedavi başlanması (Bu endikasyon
1996 ACC/AHA kılavuzunda trigliserid düzeyi > 400 mg/dl olanlar
için IIb kategorisinde tavsiye edilmiştir. TKD 1998 kılavuzunda da
trigliserid düzeyi 400 mg/dl'nin üzerindeyse Gemfibrozil veya
Niacin başlanabileceği
bildirilmiştir). 2-
Uzun dönem betabloker tedavi
Betabloker,
kontrendikasyonu olmayan bütün miyokart infarktüsü geçirmiş
hastalarda endikedir. (1999-ACC/AHA MI Tedavi Kılavuzu'nda klas I
endikasyon olarak tavsiye edilmiştir.)
3-
Aspirin
80-300
mg/gün
4-
Östrojen (Estrogen) tedavisi
1996
ACC/AHA MI Tedavi Kılavuzu'nda klas IIa olarak tavsiye edilmiştir.
Ancak ACC/AHA 1999'da hormon replasmanı tedavisi yapılmayan
postmenopozal miyokart infarktüsü geçirmiş kadın hastalara sekonder
korunmada hormon replasmanı tedavisinin yapılmamasını, buna karşın
infarktüs geçirirken hormon replasmanı tedavisi altında olan
(estrogen + progestin kullanan) post menopozal kadınlarda tedaviye
devam edilebileceği ve kesilmesine gerek olmadığı
bildirilmiştir. (Klas II a)
5-
Antikoagülasyon
Kronik
atriyal fibrilasyonu olan, sol ventrikülde trombus gelişmiş olan,
Aspirin alamayan infarktüs geçirmiş hastalarda tavsiye edilmiştir.
İnfarktüs sonrası yaygın duvar hareket bozukluğu olan veya
paroksismal atriyal fibrilasyon atakları görülen hastalara da
antikoagülan tedavi başlanmasının yararlı olabileceği tavsiye
edilmiştir. |
|
| |