|
KARDİYOMİYOPATİLER
|
Tanımı
Kalp
adelesinin hastalıklarına kardiyomiyopati denir. Etiolojile-rine
göre primer ve sekonder (spesifik) olarak ikiye ayrılırlar. Primer
kardiyomiyopatiler etiyolojisi bilinmeyen (koroner kalp hastalığı,
kapak hastalığı, hipertansiyon veya pulmoner hipertansiyon,
enfeksiyon, toksisite, konjenital kalp-damar defektleri ve perikart
hastalıkları ol-madan) oluşan miyokart hastalıklarına denir.
Sekonder (veya spesifik) kardiyomiyopatiler ise belli bir
etiyolojisi olanlardır.
Kardiyomiyopatilerin klasifikasyonu
(1995-WHO/I.S.F.C.T.)
Dilate kardiyomiyopati, Hipertrofik
kardiyomiyopati, Restriktif kardiyomiyopati Aritmojenik sağ
ventriküler kardiyomiyopati Sınıflanamayan kardiyomiyopatiler
Spesifik kardiyomiyopatiler Dilate
kardiyomiyopati: (=Konjestif kardiyomiyopati)
Sol
ventrikülün veya her iki ventrikülün birlikte genişlemesi ve
kontraktilitesinin azalmasıyla karakterizedir. Enddiastolik volüm
art-mış, ejeksiyon fraksiyonu azalmış ve kalp debisi azalmıştır.
En
sık görülen primer kardiyomiyopati tipidir. Olguların %10-15'inde
aile öyküsü olabileceği bildirilmiştir.
İdiyopatiktir.
Histolojisi
nonspesifiktir.
Kliniğinde
progresif kalp yetmezliği, aritmiler, tromboembolizm ve ani ölüm
tabloları sıktır.
Röntgende
kardiyomegali ve ilave olarak ilerlemiş olgularda pulmoner staz/ödem
görünümü vardır.
EKO'da
ventriküler dilatasyon, relatif mitral yetmezliği ve du-var
hareketlerinde global azalma, fraksiyonel kısalma ve ejeksiyon
fraksiyonunda azalma, sistolik fonksiyonların yanısıra diastolik
fonksi-yonlarda da bozulma, ayrıca atriyal fonksiyon bozuklukları ve
intrakardiyak trombusle gibi bulgular saptanabilir.
İnvazif
tanıyla, sol ventrikül fonksiyonlarındaki azalma sapta-nır ve
miyokart biyopsisi (histopatoloji, immun histopatoloji, viral tanı)
alınır.
Ayırıcı
tanısında; toksik (Doxuribicine, antrasiklinler, Mitoxant-ron,
trisiklik antidepresifler gibi ajanlara bağlı) alkolik, viral,
iskemik gibi diğer sekonder kardiyomiyopatiler vardır.
Tedavisinde
kardiyotoksik olabilecek her türlü maddenin ke-silmesi (alkol, ilaç,
diğerleri gibi), kalp yetmezliği tedavisi, trombo-emboli
profilaksisi, diğer komplikasyonların tedavisi (aritmiler gibi)
gereğinde transplantasyon planlanması gereklidir.
Prognozla
fonksiyonel kapasite, ejeksiyon fraksiyonu, sol dal bloğu olması ve
kalp hızı değişkenliği arasında yakın ilişki olduğu bildirilmiştir.
Hastaların ancak %10-20 kadarının 10 yıl yaşayabildiği, 5 yıllık sağ
kalım oranının %50 civarında olduğu bildirilmektedir.
Hipertrofik kardiyomiyopati
İdiyopatik
hipertrofik kardiyomiyopatide sol ventrikülde (ve/veya sağ
ventrikülde de) hipertrofi karakteristiktir. Olguların 3/4'ü
nonobstriktif tipte, 1/4'ü obstriktif (=idiyopatik hipertrofik
subaortik stenoz) tiptedir.
Olguların
%50'ye yakınında aile öyküsün olduğu bildirilmiştir. Ailesel,
otozomal dominant, inkomplet geçişli, sarkomerik kontraktil protein
genlerinde mutasyonların (14q1, 14q11-q13, 1q3, 15q2, 11p13-q13, ? )
sorumlu olduğu bir hastalıktır.
Tipik
histomorfolojik özelliği, sıralanması düzensizleşmiş hipertrofiye
miyositlerle, hücreler arası alanda artmış bağ dokusudur.
Toplumda
görülme sıklığı yüzbinde 18-20 arasında olarak bil-dirilmiştir.
Başlıca
semptomlar ve klinik
Dispne,
angina pektoris, aritmilere bağlı çarpıntı-presenkop-senkop ve ani
ölümdür. Fizik incelemede ayağa kalkınca ve valsalva manevrasıyla
şiddetlenen ancak çömelme veya handgrip egzersizle hafifleyen sol
sternal kenarda ve apekse yayılan sistolik üfürüm du-yulur. Mitral
yetmezliği gelişen olgularda, mevcut bulgulara mitral yetmezliğine
bağlı bulgularda eklenir. Aritmisi olan olgularda, aritmi-nin tipine
göre düzensiz kalp atımları izlenir. Obstriktif
kardiyomiyo-patililerde bisferiens nabız ve bisferiens apeks vurusu
izlenebilir.
EKG
Hipertrofik
kardiyomiyopatililerde hemen hemen her zaman anormaldir. Sol
ventrikül hipertrofisi, sol atriyal genişleme, sol dal bloğu ve
çeşitli ritm iletim bozuklukları görülebilir.
Apikal
hipertrofik kardiyomiyopati düşündüren en belirgin EKG bulgusu;
göğüs derivasyonlarındaki T inversiyonuyla birlikte QT uzaması
olarak bildirilmiştir.
Hipertrofik
obstriktif kardiyomiyopatilerde, EKG'de sol aks deviyasyonu, sol
ventrikül hipertrofisi, sol atriyal genişleme, ileti bo-zuklukları,
sol dal bloğu (veya sol anterior hemiblok ya da daha nadir olarak
sağ dal bloğu), WPW sendromu, peudo-infarktüs bulguları (sol
prekordiyal derivasyonlarda derin Q dalgaları), QT uzaması, çeşitli
aritmiler gibi bulgular izlenebilir.
EKO
Ventrikül
hipertrofisinin tanısında en güvenilir yöntemdir. Aynı zamanda sol
ventrikülün yapısı, şekli, hacmi, kütlesi, duvar kalınlıkla-rının
değişimi, kapak yapı ve fonksiyonları, aort kökünün genişliği, sol
ventrikül çıkımında obstriksiyon olup olmaması ve gradient oluşup
oluşmadığının belirlenmesinde en faydalı noninvazif incelemedir.
Hipertrofik
obstriktif kardiyomiyopatililerde, EKO'da asimetrik septal
hipertrofi (Septum diastolik kalınlığı/Sol ventrikül posterior
du-var diastolik kalınlığı > 1.3), sol ventrikül çıkımında
obstriksiyona bağlı gradient, mitral ön yaprakçıkta sistolik öne
doğru hareket (SAM), aort kapaklarında premature kapanma hareketi
(Mesosistolik aortik kapanma açılma hareketi), sol ventrikül
diastolik disfonksiyonuna ait bulgular (IVRT uzaması,
E/A < 1, PHt uzaması, MDt uzaması gibi)
izlenir.
Holter
EKG: Aritmilerin varlığının ve ciddiyetinin belirlenme-sini,
antiaritmik tedavinin etkinliğinin takip ve değerlendirmesini
sağ-lar.
Nükleerkardiyolojik
yöntemler sol ventrikül sistolik fonksi-yonlarının normal veya
artmış olduğunu, kavitesinin normal veya azalmış olduğunu,
reversible perfüzyon defektlerinin (iskeminin) gö-rülmesini
sağlarlar. Tanıda gerekli olmamakla beraber takipte belki yararlı
olabilirler.
İnvazif tanı
Diastolik
dolum basıncının yüksekliği, Nitrogliserin'le artan ve ventriküler
ektopik atımdan sonra azalan sol ventrikül çıkım gradien-tinin
gösterilmesi, miyokart biyopsisi, koroner anatominin belirlenme-si,
gereken olgularda elektrofizyolojik çalışma yapılması yararlı
olabi-lir.
Ayırıcı tanı
Sekonder
sol ventrikül hipertrofileri, VSD, mitral yetmezliği gibi nedenler
araştırılmalıdır.
Tanı
Öykü
+ klinik + EKG + EKO ve gereğinde invazif tanı yön-temleriyle konur.
Tedavi
- Ağır eforların kısıtlanması - İnfektif endokardit
profilaksisi - Kontrendike ilaçlarla ilgili olarak hastanın ve
aile hekiminin bilgilendirilmesi (Digitalis, sempatomimetikler,
nitratlar gibi) - Hipertansiyonu olan olgularda vasodilatör ve
diüretiklerden kaçınılmalıdır. - Betablokerler veya Verapamil
gibi kalsiyum antagonistleri (Di-yastolü iyileştirerek ve aritmi
oluşumu riskini azaltarak) faydalı olabilirler. - Atriyal
fibrilasyonu olan olguların mümkünse acil/DC kardiyo-versiyonu
ve/veya atriyal fibrilasyon tekrarlayıcı ve-ya kalıcı olduysa
antikoagülan tedavi başlanmalıdır. - Yüksek riskli aritmileri
olanlarda Amiodarone tedavisi ve/veya (ICD)
kardiyoverter/defibrilatör kalp pili implantasyonu - Aile
taraması yapılarak akrabalar arasından yeni hastaların tesbiti ve
genetik danışma sağlanması - Sol ventrikül çıkış gradienti 50
mmHg'dan fazla ve/veya te-daviye rağmen semptomatik olan olgularda
cerrahi (septal miyomektomi + mitral kapak replasmanı) veya
kateterle septal embolizasyon/alkol ile septumun bazalinde
infarktüse yol açarak gradientin azaltılması ve/veya DDD dual
chamber pacemaker implantasyonuyla gradient azalması ve
semptomatik iyileşme sağlanabilir. - Dekompanze kalp yetmezliği
gelişen olgular kalp transplan-tasyonuna adaydır.
Restriktif (Obliteratif)
kardiyomiyopati
Son
derece nadir bir hastalıktır. Sol ventrikül veya her iki ventrikülün
birarada sistolik fonksiyonları normal veya normale yakın-ken,
diastolik dolumunun bozulması ve diastol sonu volümünün a-zalmasıyla
karakterize bir hastalıktır. İnterstisyel fibrozis artışı olabilir.
İdiyopatik veya amiloidozis, hipereozinofiliyle birlikteki veya
eozinofilisiz endomiyokardiyal hastalık gibi nedenlere bağlı olarak
ortaya çıkabilir. Tanısı EKO-röntgen/CT ve invazif tanı yollarıyla
ya-pılır. Amiloidozis, hemakromatozis, eosinofili ile giden
endokarditis parietalis fibro-plastica açısından ve ayırıcı tanıda
mutlaka konstriktif perikardit (sağ kalp kateterizasyonunda
Dip-Plateau fenomeni) yö-nünden araştırılmalıdır.
Tedavide
troboemboli profilaksisi + diüretikler ve gereğinde mümkünse kalp
transplantasyonu tavsiye edilmektedir.
Aritmojenik
sağ ventriküler kardiyomiyopati
Nadir
görülen, çoğunlukla ailesel ve otozomal dominant, inkomplet geçişli
bir hastalıktır. Resesif geçişli formunun da olduğu bildirilmiştir.
Hastalar çoğunlukla gençtir.
Sağ
ventrikül miyokardında progresif fibrofattik değişim izle-nir. Bu
durum başlangıçta lokalize alanlarda olabilirken daha sonra
globalleşir. Bazen sol ventrikül ve septum veya septumun bir kısmı
da tutulabilir.
Klinikte
genellikle aritmiler ve bunlara bağlı semptomlar (çar-pıntı-senkop)
nedeniyle görülür. Ani ölüm riski vardır.
Tedavide
anti-aritmikler ve gereğinde (ICD) kardiyoverter/de-fibfilatör
implantasyonu yararlı olabilir.
Sınıflanamayan kardiyomiyopatiler
Birkaç
olguluk son derece nadir ve tam olarak herhangi bir gruba uymayan
kardiyomiyopatilerdir. Örneğin; Fibroelastozis, miyo-kardiyal
sıkılık olmaması (noncompacted myocardium), mitokondriyal tutulum,
minimal dilatasyonla birlikte sistolik fonksiyon bozukluğu gibi.
Buraya
seyirleri sırasında birden fazla kardiyomiyopati tipine uyan
bozukluklara yol açan amiloidozis veya hipertansiyona bağlı
kardiyomiyopatiler de girebilir. Ritm ve iletim sistemi hastalıkları
gibi hastalıklar da primer miyokart hastalıkları olarak
sınıflanabilirler. An-cak şimdilik bunlar kardiyomiyopati adı
altında toplanmamaktadır.
Spesifik kardiyomiyopatiler
Bu
gruba hangi sistemik veya kardiyak hastalığın kalp kasında bozukluğa
yol açtığı bilinen kardiyomiyopatiler girmekte-dir.
İskemik
kardiyomiyopati
İskemik
harabiyet veya koroner arter hastalığının yaygınlı-ğıyla
açıklanamayan kontraktil performansı bozuk dilate
kardiyomiyopatidir.
Valvuler
kardiyomiyopati
Anormal
yüklenme durumlarının etkilerinin ötesinde ventrikül
fonksiyonlarının bozuk olmasıdır.
Hipertansif
kardiyomiyopati
Başlangıçta
hipertansiyona bağlı konsantrik hipertrofi za-manla ya diastolik
kalp yetmezliğine ve restriktif kardiyomiyopatiye veya dilatasyon
ile birlikte sistolik yetmezliğe, dilate kardiyomiyopatiye yol
açabilmektedir.
İnflamatuar
kardiyomiyopati
Miyokarditler
miyokardın inflamatuar hastalıkları olup, tanıları histolojik,
immunolojik ve immünohistokimyasal kriterlerle konur. İdiyopatik,
otoimmun veya infeksiyöz (Chagas hst, HIV, enterovirus, adenovirus,
CMV gibi) olabilir. Dilate kardiyomiyopatinin veya diğer
kardiyomiyopatilerin patogenezinde yer alabilir.
Metabolik
kardiyomiyopati
Çeşitli
kategorilerde olabilir.
Endokrin
(Tirotoksikoz, hipotiroidi, adrenokortikal yetmezlik,
feokromositoma, akromegali ve D.mellitus gibi),
Ailesel
depo hastalıkları ve infiltrasyonlar (Hemokromatozis, glkojen depo
hastalıkları, Hurler's sendromu, Refsum's sendromu, Niemann-Pieck
hastalığı, Hand-Schüller-Christian hastalığı, Fabry-Anderson
hastalığı ve Morquio-Ulrich hastalığı gibi),
Beslenme
bozuklukları ve elektrolit/mineral eksiklikleri: Po-tasyum
metabolizması bozukluğu, magnesium eksikliği, kwashiorkor, anemi,
beriberi, selenyum eksikliği
Amiloidozis:
Primer, sekonder, ailesel, herediter kardiyak amiloidoz, ailesel
akdeniz ateşi, senil amiloidozis
Diğerleri
Muskuler
distrofiler: Duchene, Becker tipi, miyotonik distrofiler
Nöromuskuler
hastalıklar: Friedrich ataksisi, lentiginozis, Noonan's sendromu
Sensitivite
ve toksik reaksiyonlar: Alkol, katekolaminler, antrasiklinler,
radyasyon (radyoterapi) ve diğer çeşitli etkenler.
Peripartal
kardiyomiyopati: İlk kez peripartum dönemde ortaya çıkar.
Genel
sistemik hastalıklarda; SLE, poliarteritis nodosa, romatoid
artrit, skleroderma, dermatomiyozit gibi,
İnfiltrasyon
ve granulomalar: Lösemi ve sarkoidozis gibi |
| |