|
KALP HASTALIKLARI VE SİGARAYI BIRAKMA
YÖNTEMLERİ
|
| Aterosklerotik
kalp hastalıklarının en önde gelen nedeni olan sigara
hiperkolesterolemi ve hipertansiyon ile birlikte koroner arter
hastalıklarının üç önemli risk faktörü arasında yer alır.Sigara
içimi sonrası oluşan fizyolojik patolojik ve metabolik etkiler
aterosklerozun gelişimine neden olurken sigaranın bırakılması
kardiovasküler hastalıkların morbidite ve mortalitesini belirgin
şekilde düşürür.
Ateroskleroz
ve Kalp Hastalıkları Gelişiminde Sigara İçiminin Etkileri.
Patolojik
Etkiler: Damarın intimasında hasar, düz kas hücre proliferasyonu
, aterosklerozun başlaması ve progresif kardiyomiyopati gelişimidir.
Fizyolojik
Etkiler: Kan basıncı, kalp hızı, kardiyak out-put, miyokard
oksijen ihtiyacında ve periferik vasküler basınçta artış,
vazokonstrüksiyon, ventriküler fibrilasyon eşiğinde düşme, aritmi,
koroner arter akımı otoregulasyonunda bozulmadır.
Hematolojik
Etkiler:Aktif aterosklerotik gidişi hızlandıran trombosit
kaynaklı faktörlerin salgılanması, trombaksan salınımda, trombosit
agregasyonunda, trombositin endotele adheransında, fibrinojen ve
faktör VII seviyesinde, plazma viskositesinde artış prostasiklin
salınımında, trombosit survisinde, kanama zamanında ve aspirinin
trombositler üzerindeki etkisinde azalmadır.
Metabolik
Etkiler: Serum serbest yağlarında ve VLDL-kolesterolde, büyüme
hormonu, kortizol, glikoz, antidiüretik hormon, gliserol, laktat ve
piruvat seviyelerinde artma, serum HDL-kolesterol, serum ostrojen
seviyesinde azalmadır.Kardiovasküler hastalıkların gelişimi
açısından değerlendirildiğinde düşük nikotin içerikliler dahil
hiçbir sigaranın diğerine göre daha emin sayılamayacağı çalışmalarda
gösterilmiştir.
Sigaranın Bırakılmasını Etkileyen Faktörler
Sigaranın
bırakılması sigaranın neden olduğu hastalıklarla ilgili hastaları
tedavi eden bütün tıp branşları hekimleri kadar halk sağlığı ve
koruyucu hekimlik açısından da önemlidir. Sigara bağımlılık yapan
psikoaktif bir maddedir. Bu nedenle sigara içenlerin %70'i sigarayı
bırakmak istediklerini ifade etseler bile , 65 yaşına ulaşanların
ancak yarısı sigarayı bırakabilmektedir. Kişilerin sigara içme
oranını ve bırakma başarısını etkileyen faktörler analiz edildiğinde
, sigara içim oranının sosyoekonomik durumu kötü olan el uğraşı ile
ilgili işler yapan, kiralık evde oturan, araba sahibi olmayan, işsiz
ve kalabalık ortamlarda yaşayanlarda daha yüksek olduğu
saptanmıştır. Sosyoekonomik durumu iyi olmayan kişilerin sigara içme
oranı ve günlük sigara içme sayıları da daha yüksektir. Yani
yoksulluk arttıkça sigara içme oranı ve içilen sigara sayısı da
artmaktadır. Sosyal faktörler sigaranın içilmesi kadar bırakılma
oranını da etkilemektedir. Sigara içenlerle aynı evde yaşayanların
sigarayı bırakabilme başarısı azalmaktadır. İçilen sigara miktarı da
sigaranın bırakılma oranını etkileyen faktörlerden biridir; günde 5
adetten daha az sigara içen kişilerin sigarayı bırakma oranı %45
kadar yüksek bulunurken, 20 adetten fazla içenlerde bu oranın yarı
yarıya azaldığı saptanmıştır. Bir insanın sigarayı bırakmasını
etkileyecek bütün bu sosyoekonomik faktörlerin yanı sıra sigara
alışkanlığının devamını sağlayan en önemli iki komponent psikolojik
ve fiziksel bağımlılıktır.
SİGARAYI BIRAKMA YÖNTEMLERİ DAVRANIŞ YÖNTEMLERİ :
Sigaranın bırakılmasına yardımcı olmak, nikotin bağımlılığını yenmek
amacıyla davranış teknikleri geliştirilmiştir. Hasta
Eğitimi: Sigaranın sosyal ve psikolojik bir alışkanlık olduğu,
bu nedenle iradenin ve motivasyonun güçlendirilmesi ile sigaranın
bırakılacağı düşünülerek eğitim programları hazırlanmıştır.
Ters Güdülenme: Bu davranış tekniği ile sigaranın
bırakılması için , sigara içimine karşı olumsuz bir yanıt oluşumunun
öğrenilmesi sağlanmaya çalışılır. Bu amaçla geçmiş yıllarda
kullanılan teknikler arasında elektrik şok, mide bulandırıcı
ilaçlar, sigara dumanına aşırı maruz kalım, sıcakta nefes alma çok
hızlı sigara içme yöntemleri sayılabilir. (Örneğin hızlı sigara içme
tekniğinde kişinin her 6 saniyede sigaradan bir nefes içine çekmesi
ve bu durum bulantı oluşana kadar devam etmesi gerekmektedir. Ancak
bu yöntemin bazı kardiyovasküler yan etkileri ortaya çıkmaktadır.)
Kendi Kendini Yönetme ve İzleme Teknikleri: Kendi
kendine bırakma tekniği genellikle bir yönetici veya terapistin
yönetiminde kişinin kendi kendine sigarayı bırakmasıdır ve bazı ters
güdülenme yöntemlerini de içerir. Kendini izleme tekniği ile
sigaranın bırakılmasında ise kişi sigara içme davranışına yönelik
bir günlük tutar. Örneğin bir gün içinde kaç sigara içtiğini, her
bir içtiği sigara için içtiği saat, yer, aktivite, duygu durumu ve
sigara içme isteğini bir hafta veya birkaç hafta boyunca kayıt eder.
Kişinin kendi sigara içme davranışını yakından izlemeye başladığında
bu davranışını değiştirme olasılığının arttığı gösterilmiştir.
Klinikler ve Gruplar: Sigaranın bırakılmasını sağlamak
amacıyla bir çok ülkede gönüllü sağlık örgütleri , temsilcilikleri
ve ticari kuruluşlar tarafından grup tedavilerine yönelik programlar
hazırlanmıştır. Bu programların içerikleri benzer olup, genellikle
konferanslar, grup etkinlikleri, kişinin günlük alışkanlıklarını
tanımasına yönelik egzersizler, sigaranın azaltılarak bırakma gününe
karar verilmesine yönelik programlar , aşırı sigara içme isteği ile
baş etme yöntemleri , sigaraya tekrar başlamasını engellemeye
yönelik öneriler ve stres tedavisinin pratiklerinin yapılması gibi
konuları içerir. Ayrıca bu programlarda davranış değiştirmeye
yönelik prensipler ve eğitim üzerine kurulu klinik programlar
geliştirilerek kahve ve alkol kısıtlaması , egzersiz ve dengeli
beslenme, sıcak ve soğuk duşlar, derin nefes alma, önerilmektedir.
Ani Bırakma veya Azaltma: Kullanılmakta olan sigara
markası değiştirilerek nikotin içeriği daha düşük olduğu bilinen bir
sigara markasına geçilmesi veya içilmekte olan sigara markasını
değiştirmeden günlük içilen sigara sayısının yavaş yavaş
azaltılması, günlük nikotin alımını düşürmeye yönelik azaltma
yöntemleridir. Ancak yavaş yavaş azaltma yöntemleri kandaki nikotin
seviyesini eşik değerin altına düşürerek nikotin yoksunluk
semptomlarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumda oldukça
sıkıntı ve stres hisseden kişinin tekrar eski alışkanlığına dönmesi
olasıdır .
Sigaranın
birdenbire bırakılması ise kişinin nikotin yoksunluk semptomlarını
yoğun olarak hissettiği oldukça zor bir dönem olmakla birlikte bir
iki haftalık bir süre sonunda bu semptomların şiddeti azalmakta ve
sonraki günlerde birden bire bırakanlar yavaş yavaş azaltanlara göre
daha nadir aşırı sigara içme isteği ile zorlanmaktadırlar.
Hipnoz: Özellikle diğer sigarayı bırakma yöntemlerinin
başarılı olamadığı ancak yoğun kişisel ilgi ve dikkate ihtiyacı olan
olgularda tercih edilebilen bir yöntemdir. Hipnoz, davranış
değişimini tam olarak sağlayamasa bile bireyin istediği ve
amaçladığı birşeyi başarmasına yardımcı olur. Sigara içenlere
davranışlarını değiştirmeleri için direkt önerilerde bulunulur ve
öğüt verilir. Hipnozu kullanarak bağımlılık davranışını değiştirici
bir görüş açısı verilebilir. Psikoterapiye hipnoterapi eklenebilir.
Hipnoaversiyon kullanılarak, hipnozla alışkanlık haline gelen sigara
içme davranışından tiksinmesine yardımcı olunabilir.
Akupunktur: Popüler bir sigara bıraktırma yöntemi
olmasına rağmen etkisinin süresi tartışmalıdır. Sigarayı bıraktırmak
için kullanılan iki tür akapunktur yöntemi vardır, nazopunktur ve
aurikolopunktur.Nazopunktur,burun yüzeyinde seçilmiş noktalara
uygulandığında solunum yollarında dekonjesyon olduğu ve kişide
tütüne karşı tiksinme hissi uyandığı bildirilmektedir. Hekim
Telkin ve Öneriler: Hekimlerin telkin öneri ve desteklerinin
birçok sigara içen hastayı sigarayı bırakma konusunda motive ettiği
, hastalara cesaret vererek bırakmayı denemesini sağladığı
bilinmektedir. Hekimlerin yönlendirdiği ve olguların en az 6 ay
izlendiği 28 sigara bıraktırma programının analizinde hekimlerin
sadece hastaya sigarayı bırakmasını öğütlediği 15 programın ortalama
başarısı %5 (%3-%13), hekimlerin hastaya sigaranın bırakılması için
yoğun destek verdiği 13 programın ortalama başarısı %29 (%13-%40)
olarak saptanmıştır.
Hamilelerin
,pulmoner ve kardiovasküler hastalığı olan kişilerin hekimlerin
yönlendirilmesi ile sigarayı bırakma oranları diğer olgulara göre
daha yüksektir. Hamilelerde bu oran %1-35 arasında değişmektedir.
Hekimlerin desteği ile sigaranın bırakılma oranının akciğer
hastalarında %10-76 (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %31,5),
kalp hastalarında %11-73 (ortalama bir yıl bırakmış kalma oranı %43)
olarak bulunmuştur. Ani ölüm korkusu en önemli motivatörlerdendir.
Yakın zamanda miyokard infarktüsü geçirmiş olguların hekimin desteği
ile sigarayı bırakma oranı %60' a kadar yükselmektedir. Sigaranın
bırakılması sırasında kişilerin yaşadığı farklı dönemler vardır.
Bunlar düşünme; kişinin sigarayı bırakmayı ciddi olarak henüz
karar vermediği dönem, karar; kişinin ciddi olarak sigarayı
bırakmaya kararını verdiği dönem eylem; kişinin sigarayı
bırakmayı denediği ve bırakmaya çalıştığı dönem, sürdürme;
kişinin sigara içmeyi bıraktıktan sonra tekrar içmekten kaçınması ve
bırakmış kalmasıdır. Hekimlerin bu konudaki desteği beş aşamada
değerlendirilebilir. Sorgulama, Öneri, Değerlendirme,Tedavi ve
İzleme (Tablo I) .
TABLO I :
SİGARAYI BIRAKMA PROGRAMININ TEMEL BASAMAKLARI
(5A) 1.Basamak : SORGULAMA (Ask)
Her klinik vizitte
hastanın sigara içme durumunun sorgulanması ve
kaydedilmesi 2.Basamak: ÖNERME
(Advise) : Tüm sigara içen olgulara sigarayı
bırakmasının net ve anlaşılır bir şekilde kuvvetle
vurgulanması *Net. Sigarayı azaltmak yeterli
değildir.Şimdi sigarayı bırakmanız gerekmektedir ve ben
size yardımcı olabilirim. *Kuvvetli. Hekiminiz
olarak şimdi ve gelecekte sağlıklı kalmanızın tek
koşulunun sigarayı bırakmak olduğunu bilmenizi istiyorum
. *Kişileştirmek:Sigara alışkanlığı ile son andaki
sağlık durumu hastalığı, sosyal ve ekonomik
maliyeti,motivasyon,çocuklarının ve ailenin sağlığına
etkisi ile ilgili önerilerde bulunulur.
3.Basamak: DEĞERLENDİRME
(Assess):Sigarayı bırakmaya hazır olup olmadığı
değerlendirilir. Hasta bu vizitde sigarayı bırakmak
istiyorsa destek olunur. Hasta yoğun tedavi
programına hazırsa (eğitim,farmakolojik tedavi ,davranış
değişikliği, grup tedavi) başlanır veya yapılan bir
merkeze yönlendirilir. Eğer hasta bu vizitte
bırakmaya hazır olmadığını ifade ederse motivasyonal
destek sağlanır. Eğer hastanın bazı özel durumları
varsa ( ergenlik , hamilelik) bu konuda ona bilgi
verilir. 4. Basamak : YARDIM ETME
(Assist), TEDAVİ : Hastanın sigarayı bırakma
aşamasında yapılacak yardımlar ; * Bir sigara
bırakma günü seçilir ( ilk 2 hafta içinde ) *
Hastanın ailesine , arkadaşlarına , dostlarına sigarayı
bırakacağını söylemesi ve onlardan destek istemesi
söylenir. * Hastayı zorlayacak koşullar belirlenir.
Özellikle ilk iki hafta ortaya çıkabilecek sorunlar
saptanır. * Çevresindeki bütün sigara ve ilgili
materyaller kaldırılması istenir. Özellikle sigarayı
bırakma günü yaklaşırken en çok bulunduğu ortamlarda
(ev, iş, araba gibi) sigara içmemesi istenir.
YOKSUNLUK (Abstinance) : Sigaranın tamamen
bırakılması ana kuraldır, bir nefes dahi çekmemesi
gerekir. * Daha önceki sigarayı bırakma
denemelerinde kendisini zorlayan veya yardım eden
faktörler analiz edilir. * Hastanın sigara içme
isteğini tetikleyecek koşullar ve bunların üstesinden
nasıl geleceği konuşulur. * Alkol ,sigaranın tekrar
başlamasına neden olabileceğinden hastanın sigarayı
bırakırken alkolü hiç almaması veya sınırlaması istenir.
* Evde başka sigara içen kişiler varsa , bu
kişilerin sigarayı bırakmayı deneyen hastanın yanında
sigara içmemeleri ve kendilerinin de sigarayı bırakması
istenir. * Hasta sigarayı bırakırken hekimin ve
sağlık personelinin kendisine yardımcı olacağını bilmesi
ve sosyal destek alması çok önemlidir. * Hastanın
sigarayı bırakma denemesinde sağlık kurumu dışında
ailesinden , sosyal çevresinden , eşinden ,iş
arkadaşlarından da destek alması gereklidir. *
Sigarayı bırakmayı deneyen hastaya sigarayı bırakma
başarısını arttırmak yoksunluk semptomlarını azaltmak
için farmokoterapi verilir . * Diğer destek
materyaller sağlanır. Sigara , sağlık , bırakma
yöntemleriyle ilgili kişinin eğitim, kültür yaşına uygun
bilgi , broşür verilir ve ilgili dernek ve kurumların
adları verilir. 5. Basamak : İZLEME
(Arrange) : Klinik takibi planlar.
Hastanın ilk klinik
takibi sigarayı bırakmasını izleyen birinci hafta içinde
, ikincisi ilk ay içinde olacak şekilde diğerleri de
planlanır . Bu takiplerde , hastanın sigarayı bırakma ve
bırakmış kalma durumu , başarısı izlenir. Eğer hasta
tekrar sigara içmiş ise bu durum değerlendirilerek
tekrar bırakma konusunda motive edilir. Farmakoterapisi
ve daha yoğun tedavi seçenekleri gözden geçirilir.
| |
Sorgulama:
Hekim, her klinik görüşmede hastaya sigara içip içmediğini , ne
kadar içtiğini, bırakmayı düşünüp düşünmediğini, daha önceki bırakma
deneyimlerini sorar ve nikotin bağımlılığının derecesini belirler.
Öneri:Hekim çok net ve anlaşılır bir mesajla hastaya
sigarayı bırakmasını önerir. Bu önerinin hastanın motivasyonunu
güçlendirmesi için sigaranın zararları, kişisel risk faktörleri,
sigarayı bırakmasının kendisine ve ailesine getireceği yararlar
açıklanabilir. Kişilerin sigarayı bırakmasına destek olan motivasyon
faktörleri farklıdır ve biri için geçerli olan neden diğerini hiç
etkilemeyebilir. Elbette ki bir hastada sigaranın zararlarının genel
olarak anlatılması veya bu zararların kendinin ve ailesinin sağlık
durumu ile ilişki kurularak anlatılması farklı etkiler bırakır.
Tedavi: Bu aşamada klinisyen sigarayı bırakmak isteyen
hastasına bırakma yöntemlerinden birini önerir. Birçok hasta kendi
başına bırakabildiği gibi , diğer yöntemlerden de (farmakolojik
tedavi, grup psikoterapiler, vs) yararlanılabilir.
İzleme: Bu dönemde hekim sigarayı bırakan hastasını
belirli aralıklarla görmek üzere kontrole çağırır. İlk hafta içinde
öngörüşme sigarayı bırakmayı izleyen 1. hafta, 1.6.12. aylarda
tekrar görüşmeler önerilmektedir. İlk yıl içinde hastanın izlenmesi
mektup göndererek veya telefon görüşmeleri ile de sıklaştırılabilir.
Sigaranın Bırakılmasında Farmakolojik Tedavi Yöntemleri :
Sigaranın
bırakılması amacıyla farmakolojik tedavinin kullanılması 1900'lü
yılların öncesine dayanmaktadır. Bu amaçla ilk kullanılan maddeler
oral ve nazal mukozada irritasyon yapan ağız kuruluğuna ve ağızda
acı bir tat duygusuna neden olan bitkisel ilaçlar ve baharatlardır.
Klonidin; Sigaranın bırakılması amacı ile kullanılan
antihipertansif bir ilaçtır. Nikotin yoksunluk semptomlarından
özellikle irritabilite, aşırı sigara içme isteği ve huzursuzluğu
azalttığı saptanmıştır. Klonidin ile yapılan ilk çalışmalarda ilacın
sigaranın bırakılma oranını arttırdığı ve nikotin yoksunluk
semptomlarını azalttığı gösterilmiştir. Ancak klonidine transdermal
bantının kullanıldığı çok merkezli bir çalışmada transdermal
klonidinin sigaranın bırakıldığı ilk hafta anksiyete ve
irritabiliteyi azaltmasına rağmen 12. haftanın sonunda sigaranın
bırakılmış kalma oranını etkilemediğini göstermiştir. Klonidin ile
yapılan 15 kontrollü çalışmanın analizinde ise klonidinin plaseboyla
karşılaştırıldığında başarı oranı 1,87 kat fazla bulunmuş ancak
olguların ortalama %71,7'inde ağız kuruluğu, sedasyon, baş dönmesi
semptomatik postural hipotansiyon gibi yan etkiler ortaya çıkmıştır.
Bupropion HCl; antidepressif bir ajan olmakla birlikte
sigaranın bırakılma oranını plaseboya göre yükseltmekte ve nikotin
replasman tedavileri ile birlikte kullanılmaktadır. Sigaranın
bırakılmasında bupropion'un etkinliğinin plasebo ile
karşılaştırıldığı, 615 olguyu içeren bir çalışmada bupropion'un
yavaş salınımlı formlarının sigaranın bırakılma oranını arttırdığı,
yan etki sıklığının çok düşük olduğu ve kilo alma oranını düşürdüğü
bildirilmiştir. Bu çalışmada olguların biyokimyasal olarak da teyit
edilen 1. yılın sonunda sigarayı bırakmış kalma oranı plasebo
grubunda %12,4 iken , 300 mg bupropion'u 7 hafta kullanan grupta
%23,1 olarak saptanmıştır. Nikotin ve Nikotin Replasman
Tedavisi: Farmokolojik tedavi ile sigarayı
bırakma yöntemlerinden biri olarak nikotin replasman (yerine koyma)
tedavisinin amacı, sigaranın kesilmesini izleyen dönemde ortaya
çıkan nikotin yoksunluk semptomlarını ortadan kaldırmaktır. Böylece
sigarayı bırakmak isteyen kişi yoksunluk semptomlarını daha az
yaşayacak , sigaranın psikolojik ve davranış alışkanlığı ile ilgili
komponentleri ile mücadele edecektir. Nikotin bağımlılık yapan bir
maddedir ve DSM III-R kriterlerine göre nikotin yoksunluk
semptomları şöyle tanımlamaktadır. 1-En az birkaç haftadan beri
hergün nikotin alıyor olmak 2-Nikotinin kullanımının azaltılması
veya birdenbire kesilmesini izleyen 24 saat içinde aşağıdaki
semptomların en az dördünün hissedilmesidir. *Aşırı nikotin alma
isteği, *İrritabilite , öfke, kızgınlık, *Anksiyete,
*Konsantrasyon güçlüğü * Huzursuzluk * Kalp hızında
azalma * İştah artışı veya kilo alma Nikotin yerine koyma
tedavisi nikotin bağımlılığı olduğu saptanan kişilere hekim
kontrolünde uygulanmalıdır. Nikotin bağımlılığının saptanması için
en sık kullanılan yöntem Fagerstrom Tolerans Anketidir. (Tablo II)
| Tablo II
Fagestrom Tolerans Anketi
1- İlk sigaranızı uyandıktan ne kadar süre sonra
yakıyorsunuz? 1= İlk 3 dakika içinde 0= 30 dakikadan
sonra
2-Sigara içilmesi yasak olan yerlerde,sigara içmeme
durumunda zorlanıyor musunuz 1=Evet 0=Hayır
3=Vazgeçmek istemeyeceğiniz sigaranız hangisidir?
1= Sabahleyin içilen ilk sigara 0= Diğerleri
4= Günde kaç sigara içersiniz? 2= 26 veya üstü
1=16-25 0=15 ve azı
5= Sigarayı günün ilk saatlerinde, daha sonraki
saatlere göre daha sık içermisiniz? 1= Evet 0= Hayır
6= Günün büyük bölümünde yatakta kalmanız gerekecek
kadar hasta olduğunuzda bile sigara içermisiniz? 1=
Evet 0= Hayır
7- Genellikle kullanmakta olduğunuz sigaranın nikotin
seviyesi nedir? 2= 1.0 mg'dan fazla 1= 0.61-1 mg
arası 0= 0.6 mg veya daha az
8- Sigaranızı içinize çekermisiniz ? 2= Daima
1=Bazen 0= Hiçbir zaman
| |
Fagerstrom
Tolerans Anketine göre 7 puan ve üzerinde alan bağımlılarının
sigarayı bırakırken nikotin replasman tedavisinden yarar görmeleri
mümkündür. EMASH nikotin bağımlılık testi olarak kullanılabilir.
| TabloIII.Nikotin Bağımlılık Testi |
| Uyandıktan
sonra ilk sigara içene kadar geçen süre |
| Zaman |
Skor |
Bağımlılık Derecesi |
| 0-5
dakika |
3 |
Yüksek |
| 5-30
dakika |
2 |
Orta |
| 30-60
dakika |
1 |
Düşük |
| 60+
dakika |
0 |
- | |
Kişide
yüksek veya orta derecede nikotin bağımlılığı saptanırsa günde 15
adetten fazla sigara içiyorsa veya hafif derecede bağımlı olmasına
rağmen sigarayı bırakmak için kullandığı diğer yöntemlerden fayda
görmemişse nikotin replasman tedavisi uygulanır.Nikotin replasman
tedavisi (NRT) ile vücuda verilen nikotin dozu sigara içimiyle
alınan dozdan çok daha düşüktür. Bir sigara içiminden 10 dakika
sonra ulaşılan plazma nikotin düzeyi 20-50 µg/L arasında ortalama 35
µg/L 'dır. Oysa nikotin replasman tedavisi için kullanılan nikotin
sakızları ve nazal spreylerle nikotin plazma seviyesi 6-8 µg/L
transdermal formlarda ise 12 Mg/L düzeylerinde pik yapmaktadır.
Nikotin
replasman tedavisinde günümüzde kullanılan nikotin formları, sakız,
nazal sprey, oral inhaler ve transdermal plasterdir. NRT'de en sık
kullanılan formlar nikotin sakızları ve transdermal plasterdir.
Ülkemizde yalnızca transdermal plaster formu mevcuttur.
Nikotin Transdermal Plaster
Nikotin
transdermal plaster (NTP) ile vücuda saatte 1 mg nikotininin
kontrollü olarak verilmesi sağlanır. Transdermal plasterin 16 saat
ve 24 saat vücuda yapışık kalan iki formu vardır. Nikotin
transdermal plasterden sigara içimi ile alınan nikotin miktarının
%50'si organizmaya geçmektedir. 24 saatlik formu ile 21 mg, 16
saatlik formu ile 15 mg nikotin alınmaktadır. Ülkemizde 24 saatlik
formu bulunan nikotin plasterleri üç farklı boyutta olup farklı
miktarlarda nikotin içermektedir. Ülkemizde kullanılan 30 cm2 ' lik
plasterle 21 mg, 20cm2' lik plasterle 14 mg , 10 cm2' lik plasterle
7 mg nikotin vücuda alınmaktadır.
Sigaranın
bırakılması aşamasında 4 hafta sonunda NRT'de doz azaltımı yapılarak
,daha düşük dozda nikotin içeren plastere geçilir ve tedavi 8
haftada sonlandırılır.
Nikotin
transdermal plasterlerinin kullanımı oldukça kolay olmakla birlikte
dozun titre edilmesi mümkün değildir ve saatte 1 mg nikotin
organizmaya geçmektedir. 16 saatlik formlarının amacı 24 saatlik
formları kullanımı sırasında vücuda gecede verilmeye devam eden
nikotinin neden olabileceği uykusuzluk, huzursuzluk gibi semptomları
önlemektir. 16 saatlik nikotin plasterleri kişinin sigara içme
profiline daha çok uymaktadır. Fakat 24 saatlik formları ile sürekli
bir plazma düzeyi sağlandığı için sabah nikotin açlığı oluşmayacağı
ve hastanın sigara içme isteğinin daha az olacağı düşünülmektedir.
Yapılan çalışmalarda nikotin transdermal plasterlerinin her iki
formu arasında anlamlı bir etkinlik farkı bulunamamıştır.
Nikotin
transdermal plaster ile plasebonun etkinliğinin karşılaştırıldığı
600 olguyu içeren bir çalışmada sigarayı bir yıllık bırakmış kalma
oranının plaster kullananlarda %9.3 , plasebo grubunda %5.0 olduğu
bildirilmiştir.
Nikotin
transdermal plasterleri ile sigaranın bırakılma oranını etkileyen
faktörlerin analiz edildiği çalışmalarda , nikotin plaster
kullanırken ilk iki hafta içinde sigara hiç içmeyenlerin 6 ay
sonunda sigarayı bırakmış kalma oranlarının daha yüksek olduğu ,
yaşı 40'ın üzerinde olanların , erkeklerin , eşi veya arkadaşı ile
yaşayanların ,motivasyonu güçlü olanların nikotin plasterleri ile
sigarayı bırakabilme oranının daha yüksek olduğu, ilk haftalarda üç
veya daha çok sigara içenlerin uzun dönemde relaps olasılığının
arttığı saptanmıştır.
Nikotin
transdermal plasterlerinin kullanımı oldukça kolay , yan etkileri
ise azdır. Transdermal plaster sabahleyin kuru, temiz ve kılsız
deriye ( genellikle gövdenin üst kısmına , omuz etrafına ve üst kol
bölgesine ) yapıştırılır. Plaster gövdeye yapıştırıldıktan sonra 20
saniye kadar üzerine parmakla basılarak vücuda tam teması sağlanır.
Her gün farklı bir bölgeye yapıştırılarak ( örneğin sırasıyla ; sağ
omuz başı, sol omuz başı , sağ üst kol , sol üst kol) ancak dört gün
sonra tekrar aynı yere yapıştırılması önerilir. Böylece deride
oluşabilecek irritasyon, eritem gibi yan etkilerin sıklığı azalır.
Uygulama yerinde oluşabilecek deri reaksiyonlarının yanı sıra,
ürtriker, baş ağrısı, bulantı, hafif vertigo, sersemlik, kas
ağrıları, uykusuzluk, grip benzeri yakınmalar ortaya çıkabilir. %
10-20 olguda hafif deri reaksiyonları oluşabildiği, ancak %1,5-2
olguda tedavinin kesilmesi gerekecek kadar ciddi ve persistan cilt
irritasyonu ortaya çıktığı bildirilmiştir.
Hekim
kontrolünde kullanılması gereken nikotin plasterlerinin ülkemizde
bulunan üç formundan 21 mg'lık olanlarla günde bir paket ve daha
fazla sigara içenlerde , 14 mg'lık olanlarla ise bir paketten az
içenlerde tedaviye başlanır. Yirmibir miligramlık bantla başlanan
tedavide dört hafta sonunda doz azaltılabilir, 2 hafta 14 mg'lık son
iki haftada 7 mg'lık bant kullanılarak tedavi 8 haftada tamamlanır.
NTP'in başarısının davranışı yönlendirici destek tedavilerle
artacağı vurgulanmaktadır.
Tedavinin
kesilmesini gerektirecek kontrendikasyonlar ciddi deri
reaksiyonları, nikotin plasterine karşı gelişen aşırı duyarlılık
reaksiyonlarıdır. Kişi nikotin replasman tedavisi sırasında
kesinlikle sigara içmemelidir. Ayrıca gebelerde ve süt emziren
kadınlarda aktif yada son bir ay içinde miyokard infarktüsü
geçirenlerde , unstable angina ve aritmileri olanlarda nikotin
transdermal plaster ve diğer nikotin replasman tedavileri
uygulanmamalıdır.
Karaciğer
ve böbrek yetmezliği , hipertroidi, hipertansiyon , tip I diabetes
mellitus , feokromostoma ve kalp yetmezliği olanlarda nikotin
replasman tedavisi kullanımı sırasında çok dikkatli olunması
gerekmektedir.
Nikotin
replasman tedavisinin süresi kullanılan ilaç formuna (sakız,plaster
v.s) göre farklılık gösterir. 3 ay ile 12 ay arasında değişebilir.
Tedavi sırasında sigara içiminin tamamen bırakılması gerekir. NRT
ile birlikte sigara içmeye devam edenlerde solgunluk, terleme,
bulantı, tükrük artışı, sersemlik, kusma, karın ağrısı ve diyare baş
ağrısı işitme ve görme bozukluğu, tremor ve konvülziyonlar gibi yan
etkiler görülebilir. Farmakolojik Tedavinin Birlikte
Kullanımı :
Son
yıllarda yapılan plasebo kontrollü çalışmalarda yavaş salınımlı
bupropion tabletleri ile nikotin transdermal plasterin birlikte
kullanımının kişilerin sigarayı bir yıl bırakmış kalma başarısını %
35.5'e yükselttiği görülmüştür. İki ilacın kullanımında
kontrendikasyonu olmayan olgularda tedaviye üç gün, günde bir kez
150 mg bupropion HCl ile başlanıp, 4. gün günde 2 kez 150 mg (total
doz 300 mg ) ile devam edilebilir. Bu tedavinin 1. veya 2. haftası
sonunda sigara içimi birden kesilerek hasta sadece bupropion HCl
veya NTP+bupropion HCl ile tedaviye devam eder. Bupropion HCl
tedavisi 7-12 hafta içinde sonlandırılır. Ülkemizde henüz bulunmayan
Bupropion HCl yavaş salınımlı tablet A.B.D'de 1998 yılından beridir
sigaranın bırakılması amacı ile reçete edilmektedir.
NRT'nin
stabil kardiovasküler hastalığı bulunan hastalarda kullanılabileceği
bildirilmiştir. Bupropion kullanımının da sigara içenlerde
kardiovasküler hastalık riskini arttırdığına dair bulgu yoktur. Bu
nedenle yüksek risk grubunda bulunan stabil kardiovasküler hastalığı
olan sigara içen olgularda risk-yarar oranı göz önüne alınarak
sigara bırakılması amacı ile farmakoterapiden yararlanılmalıdır.
Kaynaklar 1-Pekşen Y. Sigara içiminin nedenleri,
epidemiyolojisi, pasif içicilik. Tür A (cd) Sigaranın Sağlığa
Etkileri ve Bırakma Yöntemleri. Samsun Logos Yayıncılık tic AŞ 1995;
1-28. 2- Schwartz JL. Methods of smoking cessation. Med Clin
North Am 1992; 76: 451-476 3- Hughes J,R , Goldstein MG, Hurt
RD, Shiffman S. Recent advances in the pharmacotherapy of smoking
JAMA 1999,281(1): 72-6 4- Okuyemi K,S, Ahluwalia J,S, Harris
K,J. Pharmacotherapy of smoking cessation. Arch Fam Med 2000; 9:
(270-281) 5- Jorenby DE, Leischow SJ, Nides MA, et.al.
Acontrolled trial of sustained- release bupropion, a nicotine patch
or both for smoking cessation . N Engl J Med 1999; 340: 685-691
|
| |