|
ENDİKASYON VE POSTOPERATİF. HASTA TAKİBİ, RİSK
DEĞERLENDİRMESİ
Tanımı
Koroner damarlardaki stenoz veya oklüzyonların yarattığı
miyokardiyal iskeminin, mammarian arter anastomozları yapılarak veya
diğer damar greftleri kullanılarak ortadan kaldırılması
ameliya tlarına koroner arter by-pass greftleme (KABG) ameliyatları
denir.
Endikasyonları
Koroner arter cerrahisinin Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) ve
Akademik Kardiyologlar Bi rliği (ACC) tarafından
en son yayınlanan endikasyonları (28/9/1999) aşağıda
görülmektedir.
(AHA/ACC 1999) KABG
ENDİKASYONLARI
|
Endikasyonlar |
Klas:1
(Yararı ve gerekliliği tartışmasız kabul
edilen endikasyonlar) |
Klas: 2a
(Uygulanmasının yararlı olabil eceği çoğunlukla
kabul edilen/ destekleyici kanıtları olan
endikasyonlar) |
Klas: 2b
(Gerekliliği konusunda yeter li sayıda kanıt veya
fikir birliği olmayan endikasyonlar) |
Klas:3
(Yararı olmayan ve/veya zararlı olabilecek
d urumlar) |
|
Asemptomatik veya hafif anginalılarda
KABG |
1-Anlamlı sol ana koroner lezyonu
2-Proksimal LAD* ve Circumflex’te
%70’in üzerinde kritik darlık olması (Sol ana koroner
darlığına eşdeğer)
3- Üç damar hastalığı (EF **< %50 olanlarda
yaşam süresini arttırıcı etkinlik daha fazla) |
1-Bir veya iki damar hastalarında proksimal LAD
lezyonları
(Eğer sol ventrikül fonksiyon bozukluğuyla birlikte
dökümente edilmiş yaygın iskemi varsa endikasyon,
Klas 1 olur.) |
1-Proksimal LAD dışındaki damar ve segmentleri tutmuş bir
veya iki damar hast alığı
(Noninvazif değerlendirmelerde yüksek riskli olan olgularda
veya geniş bir viable miyokart alanı olan olgularda endikasyon
Klas 1 olur.) |
|
|
Stabil anginalı olgularda KABG |
1-Anlamlı sol ana koroner arter lezyonu
2-Sol ana koroner lezyonuna eşdeğer proksimal LAD ve
Circumflex (>%70) lezyonları
3-Üç damar hastalığı (Sol ventrikül disfonksiyonu olanlarda
daha y ararlı)
4-Noninvazif testlerde
EF<%50 veya iskemi bulgu dökümante edilmiş olan anlamlı
proksimal LAD lezyonu olan iki damar hastalığı
5-Noninvazif testlerde yüksek riskli bulunan veya geniş bir
viable miyokart alanı gösterilen ve proksimal LAD dışında
lezyonları olan bir veya iki damar hastalığı |
1-Proksimal LAD darlığı olan tek damar hastalığı
(Eğer sol ventrikül fonksiyon bozukluğuyla (EF<%50)
birlikte ve/veya dökümente edilmiş yaygın iskemi varsa
endikasyon, Klas 1
olur.)
2-Proksimal LAD darlığı olmayan ama dökümante edilmiş
iskemisi veya orta düzeyde viable miyokart alanı olan bir veya
iki damar ha staları
|
|
Proksimal LAD’de anlamlı stenozu olm ayan,
a) Noninvazif testlerde iskemisi dö-kümante edilemeyen,
b) Sadece küçük bir alanda viable mi yokardı olan,
iskemiyle pek uyumlu olamayan hafif
semptomları olan olgularda
2-Noninvazif testlerde iskeminin dökümante edilemediği
border -line stenozlarda (Sol ana ko-roner dışındaki
koroner damarlarda %50-60 arası lezyonlarda)
|
|
Kararsız anginalı veya Non-Q MI’lılarda KABG
|
1-Sol ana koronerde anlamlı stenoz
2-Sol ana koronerle eş değer proksimal LAD ve proksimal sol
Circumflex stenozu (>%70)
3-Cerrahi dışındaki her türlü tedaviye rağmen
deva m
eden iskemi |
1-Proksimal LAD stenozu olan bir veya iki damar
hastal ığı
(Eğer sol ventrikül fonksiyon bozukluğuyla (EF<%50)
birlikte ve/veya dökümente edilmiş yaygın iskemi varsa
endikasyon, Klas 1
olur.) |
Proksimal LAD’yi tutmayan bir veya iki damar
hastal ığı
(Noninvazif değerlendirmelerde yüksek riskli olan olgularda
veya geniş bir viable miyokart alanı olan olgularda endikasyon
Klas 1 olur.) |
|
|
ST elevasyonlu (Q dalga lı) MI’lılarda
KABG |
|
1-Cerrahi dışındaki her türlü tedaviye cevapsız ve/veya
d evam
eden iskemi ve/veya infarktüste |
1-İlk infarkt alanı dışındaki koroner darlıklarına bağlı,
viable miyokart alanlarının fonksiyon bozuklukl arına bağlı
ilerleyici sol ventrikül fonksiyon bozukluklarında
2-ST segment yükselmeli MI’ların ilk saatlerinde primer
reper -füzyon tedavisi olarak |
1- 12 saati geçmiş ve aktif iskemi bulgusu olmayan
miyokart in-farktüsünde primer reperfüzyon tedavisi
olarak |
|
Sol ventrikül fonksiyon bozukluğu olanlarda
KABG |
1-Anlamlı sol ana koroner arter lezyonu olanlar
2-Sol ana koronerle eş değe r proksimal LAD ve
proksimal sol Circumflex stenozu (>%70)
3-Proksimal LAD darlığıyla birlikt eki iki veya üç
damar hastalığı |
1-Viable, kasılamayan ve re-vaskülarize edilebilir miyokart
alanı/alanları olan sol ventrikül fonksiyon b ozukluğu
|
|
Revaskülarize e dilebilecek canlı
miyokart alanı olmayan ve iskemi bulgusu olmayan sol ventrikül
fonksiyon bozuklukları |
|
Tehlikeli ventriküler aritmilerde KABG |
1-Sol ana koronerde anlamlı stenoz
2-Üç damar hastalığı |
1-Hayatı tehdit eden ventriküler aritmilere yol açan KABG’e
u ygun bir veya iki damar hastalığı
2-Proksimal LAD tutulumuyla birlikteki bir veya iki damar
has talığı
(Noninvazif olarak yüksek riskli bulunanlarda veya geniş bir
viable miyokart alanı olanlarda endi-kasyon Klas 1
olur.) |
|
İskemi bulgusu olmayan skarla birlikteki ventrikül
taşikardileri |
|
Başarısız PTKA * sonrası
KABG |
1-Oklüzyona bağlı olarak risk altına girmiş olan miyokart
mikt arının anlamlı olması veya iskeminin devam
etmesi
2-Hemodinamik bozulma |
1-Çok önemli bir anatomik pozis yonda yabancı
cisim kalması
2-Koagülasyon sistemi bozukluğu olan ve daha önceden
sterno -tomi yapılmamış bir hastada hemodinamik
bozulma olması |
1-Koagülasyon sistemi bozukluğu olan v e daha önceden
sterno-tomi yapılmış bir hastada hemo-dinamik bozulma
olması |
1-İskeminin o lmaması
2-Revaskülarizasyonun anatomik uygunsuzluk nedeniyle mümkün
olmaması veya noreflow dur umu |
|
Daha önceden KABG ameli yatı geçirenlerde
reoperasyon endikas-yonları
|
1 -Maksimal noninvazif tedaviye rağmen anginanın normal
yaşamı kısıtlayacak düzeyde devamı (Anginası
atipik olanlarda objektif iskemi dökümantasyonu) |
1-Noninvazif incelemelerde, tehdit altında olduğu
gösterilen geniş bir miyokart alanının kurtarı -labilmesini
sağlayabilecek, KABG’e uygun distal
damarlar |
1-Mammarian arter grefti çalışan olgularda, LAD alanı
dışındaki alanlarda iskemi olması ve agresif bir medikal
tedavi veya PTKA ile revaskülarizasyon yapılmamış
olm ası |
|
* LAD: RIVA: Ramus interventricularis arterior = sol ön inen
koroner arter
** EF: Ejeksiyon fraksiyon
* MI: Miyokard infarktüsü
* PTKA: Perkutan transluminal koroner anjiyoplasti
KABG ameliyatı olacak hastalarda preoperatif risk
değe rlendirmesi
KABG ameliyatlarında mortalite, serebrovasküler olay ve
mediastinit gelişimi riskinin değerlendirilmesi için Haziran 1999’da
Northern New England Cardiovascular Disease Study Group tarafında
önerilen algoritma Eylül 1999’da AHA/ACC tarafından da uygun
bul unarak tavsiye edilmiştir (Aşağıdaki tablolarda skorlama ve bu
skorlamaya göre perioperatif risk değerlendirmesi görülmektedir.
Buradaki perioperatif risk oranlarının hesaplanması için de
hastalığın ve hastanın özelliklerine göre önerilen skorlama tablosu
perioperatif risk tablosunun altındadır).
PERİOPERATİF RİSK
|
Toplam skor |
Mortalite (%) |
Serebrovasküler olay (%) |
Mediastinit (%) |
|
0 |
0.4 |
0.3 |
0.4 |
|
1 |
0.5 |
0.4 |
0.5 |
|
2 |
0.7 |
0.7 |
0.6 |
|
3 |
0.9 |
0.9 |
0.7 |
|
4 |
1.3 |
1.1 |
1.1 |
|
5 |
1.7 |
1.5 |
1.5 |
|
6 |
2.2 |
1.9 |
1.9 |
|
7 |
3.3 |
2.8 |
3.0 |
|
8 |
3.9 |
3.5 |
3.5 |
|
9 |
6.1 |
4.5 |
5.8 |
|
10 |
7.7 |
³ 6.5 |
³
6.5 |
|
11 |
10.6 |
|
|
|
12 |
13.7 |
|
|
|
13 |
17.7 |
|
|
|
14 |
³ 28.3 |
|
|
Aşağıdaki tablodan elde edilen toplam skor değerine göre
y ukarıdaki tablodan mortalite ve morbidite oranları
hesaplanır.
Hastaların ve hastalığın özelliklerine göre risk skorlama
tablosu
|
Hasta ve hastalığın özellikl eri |
Mortalite skoru |
Serebrovasküler olay skoru |
Mediastinit skoru |
|
60-69 yaş |
2 |
3.5 |
|
|
70-79 yaş |
3 |
5 |
|
|
³ 80
yaş |
5 |
6 |
|
|
Kadınlarda |
1.5 |
|
|
|
EF < %40 |
1.5 |
1.5 |
2 |
|
Çabuk (Urgent) ameliyat |
2 |
1.5 |
1.5 |
|
Acil (Emergency) ameliyat |
5 |
2 |
3.5 |
|
Eski KABG |
5 |
1.5 |
|
|
Periferik damar hastal ığı |
2 |
2 |
|
|
Diabetes |
|
|
1.5 |
|
Dializ veya seru m kreatinin’in
2’den yüksek olması |
4 |
2 |
2.5 |
|
KOAH |
1.5 |
|
3.5 |
|
Obesite (BMI: 31-36) |
|
|
2.5 |
|
Ağır obesite (BMI ³ 37) |
|
|
3.5 |
|
Toplam Skor: |
|
|
|
* BMI: Body mass index
Açıklamalar
|
- Çabuk ameliyat: Hastanede yatan ve taburcu edilmeden önce
opere edilmesi gereken hastalara yapılan operasy on
- Acil ameliyat: Hastanın dakikalar veya saatler içinde
opere edilmediği taktirde ölebileceği şartlar altında yapılan
ameliyat
- Periferik damar hastalığı: Burada karotis hastalığı,
beyin damar hastalıkları (Strok öyküsü, T.İ.A. öyküsü gibi),
alt ekstremite damar hastalıkları (Kladikasyon, amputasyon,
geçirilmiş arteryel by-pass, pedal nabızların alın amaması gibi) gibi
durumlar içerilmektedir.
- Diabetes: Oral antidiabetik ilaçlarla tedavi edilenler
veya insulin kullananları içermekte
- KOAH: Bronkodilatör ve/veya steroid tedavisi görenleri
içermektedir.
- EF: Sol ventrikül ejeksiyon
fraksiyonu |
KABG ameliyatlarının başlıca komplikasyonları
- Aortik disseksiyon
- Merkezi sinir sistemi harabiyeti (Tromboemboli, hava embo-lisi
vb.)
- Anastomotik kanama
- Perioperatif infarktüs
- Derin mediastinal yara enfeksiyonları
- Ölüm (1986’da %1,3 iken 1990’da %4,1)
- Postoperatif hepatik disfonksiyon (hipoperfüzyon/hipoksik,
ilaç/toksik, enfeksiyöz)
- Gastrointestinal kanamalar (Stres ülseri, preoperatif ülser,
hemorajik ösofajit, mezenter iskemisi vd.)
- Pankreatit (%0.1-0.6)
- Pulmoner komplikasyonlar (Pompa akciğeri, atelektazi,
diaf -ram
disfonksiyonu, post-kardiyak injury sendromu vd.)
- Psikiatrik problemler (Delirium, anksiyete, personalite
hasta lığı,
depresyon, cinsel işlev bozukluğu vd.)
- Akut renal yetmezlik (Hipoperfüzyon, nefrotoksik, infektif
en-do kardit, obstrüktif ve diğer nedenlere bağlı)
KABG sonrası erken dönem izlemi
- Hastaların çoğu ameliyathanede veya postoperatif birkaç
s aat içinde
ekstübe edilebilir ve ikinci gün yoğun bakım ünitelerinden çıkarılır.
- Genellikle hastalar postoperatif 6. veya 7. gün evine taburcu
edilir. 10 veya 12. günde cerrah tarafından tekrar görülür
- Nadiren postoperatif 8-12 saat içinde kan basıncında %10-20
düşme görülür. Bu durumda nabazanlar tam ve kardiyak indeks > 2.0’dan
yüksek olup herhangi bir tedavi gerekmeyebilir. Eğer gerek
duyulursa düşük (2,5 mikrogram/kg/dk.) doz Dopamin endikedir.
- Preoperatif olarak başlanmışsa, postoperatif 6. saatten
itib aren
supravetriküler aritmilere karşı profilaktik olarak Propranolol veya başka
bir betabloker başlanır. Digital atriyal ve ventriküler aritmilere
neden olabileceğinden rutin olarak profilakside kullanılmaz.
- Operasyon günü tromboemboli ve greft oklüzyonunun profi-laksisi
için
Aspirin veya Aspirin ve başka bir antiaggregan kombinasyonu
(Ticlopidine veya Dipyridamole) başlanır ve en az 1 yıl devam
edilir.
- Nadiren genellikle düşük kardiyak debili ve yüksek sol atriyal
basınçlı hastalara veya nadiren düzeltilemeyen ventrikül er aritmileri olan hastalara
operasyon esnasında veya posto-peratif birkaç saat ile
birkaç gün sonraya dek intra aortik balon yerleştirilmesi
gerekebilir (Hastaların yaklaşık %1’inde gerekir).
KABG ameliyatlarına bağlı morbiditenin profilaksisi ve
t edavisi
1- Nörolojik olaylar
KABG sonrası sıklığı yaklaşık %6 dır.
KABG sonrası görülen nörolojik olaylar ikiye ayrılır.
A- Tip 1 post-KABG nörolojik olaylar
Tip 1 nörolojik bozukluklar, major nörolojik bozukluklar olup;
fokal nörolojik bozukluklardan stupor ve komaya kadar olan
değişik tabloları içerirler. KABG sonrası görülen nörolojik
olayların yaklaşık %50’si bu tiptir. %3 sıklıkla görülmelerine
karşın, toplam mortalitenin %21’inden sorumludurlar.
Yaşlı hastalarda, proksimal aortik aterosklerozlu hastalarda,
diabetlilerde, daha önceden serebrovasküler olay
geçirenlerde, hipertansiyonlularda ve kararsız (unstable) anginalılarda daha sık
görülürler.
Tip 1 nörolojik olayların önlenmesi ve azaltılması için özellikle
yukarıda belirtilen risk gruplarında alınacak bazı önlemler ve
incel emeler yararlı olabilir.
a) Aterosklerotik proksimal aorta: KABG ameliyatlarından
so nra
gelişen inmelerin üçte birinin aortik plaklardan kaynaklanan tromboemboliler
nedeniyle olduğu ileri sürülmektedir. Özellikle 75
yaşının üzerindeki hastalarda aortik ateroskleroz sıklığı anlamlı
ölçüde artan bir risk faktörüdür. Bu nedenle ekokardiyografik,
tomografik veya intraoperatif ekokardiyografik görüntüleme
yöntemleriyle aort kalınlığının ölçülmesi tavsiye edilmektedir. Aort
kalınlığı 3 mm’den az olanlarda standart operasyonlar
önerilmektedir. Eğer aort kalınlığı 3 mm’nin
üzerindeyse kanülasyon, klemp ve anastomoz noktalarının
değiştirilmesi veya klempsiz, fibrilatuar arrest stratejisinin
kullanılması ya da kardiyopul-moner by-pass kullanılmadan mammarian
arter anasto-mozlarının tercih edilmesi gibi stratejiler tavsiye
edilmektedir.
b) Atriyal fibrilasyon: KOAH, ileri yaş, proksimal sağ koroner
hastalığı, atriyal iskemi, uzamış operasyon süresi ve betabloker
ilaçların kesilmesi operasyon sonrası atriyal fibrilasyon
gelişiminin en sık görülen risk faktörleridir.
Postoperatif yeni atriyal fibrilasyon gelişimi oranı yaklaşık %30
olarak bildirilmektedir.
Bu durum daha çok postoperatif 2.-3. günlerde
görülmek tedir. İnme riskinde 2-3 misli artışa yol açmaktadır. İnme
riskini azaltmak için, yeni oluşmuş atriyal fibrilasyonların derhal
kardiyoversiyonu en iyi tedavi stratejisidir. Profilaktik olarak,
ameliyata 3 gün kala betabloker (Atenolol) başlanmasının postoperatif
atriyal fibrilasyon sıklığını %3’e indirebildiği
bildirilmiştir.
Kronik atriyal fibrilasyonlu ve elektif ameliyat adayı olan
o lgularda preoperatif transösofagiyal ekokardiyografik (TEE)
inceleme yapılması ve sol atriyal trombus olasılığının
açıklığa kavuşturulması tavsiye edilmektedir. Trombus olan olgularda 3-4 hafta yoğun
antikoagülasyonu takiben tekrar preoperatif TEE incelemesi yapılması
yararlı ve risk azalması sağlayan bir strateji olarak tavsiye
edilmektedir.
c) Miyokart infarktüsü ve sol ventriküler trombus: Yeni miyo-kart
infarktüsü
geçirmiş hastalar, anterior miyokart infarktüsü ve duvar hareket
bozukluğu olan hastalarda sol ventrikülde mural trombus ve
embolizasyon riski daha fazladır. Tromboemboli
riskinin azaltılması için, bu hastaların ameliyata
alınmadan önce ekokardiyografik incelemelerinin yapılması
uygundur. Trombus bulunan hastalarda uzun süreli antikoagülasyon
yapılması ve ameliyat öncesi, trombusun ortadan
kalkıp kalkmadığı veya organize olup olmadığı EKO ile
araştırılmalıdır. Ayrıca, anterior duvar hareket bozukluğu olan
hastaların, postoperatif 3-6 ay kadar antikoagüle edilmesi tavsiye
edilmektedir.
d) Serebrovasküler atak geçirmiş hastalar: Böyle bir ataktan
sonra en az 4 hafta operasyonun ertelenmesi tavsiye edilmektedir. Özellikle
hemorajik serebrovasküler olaylarda KABG riskinin arttığı
bildirilmektedir.
e) Karotis hastalığı: Erken postoperatif inmelerin yaklaşık
%30’unda hemodinamik olarak anlamı olan karotis stenozlarının rolü
olduğu bildirilmiştir.
|
Karotis lezyonu ( % ) |
Perioperatif inme riski ( %
) |
|
< %50 |
< 2 |
|
% 50-80 |
% 10 |
|
> %80 |
% 11-19 |
|
Tedavi edilmeyen, bilateral ileri dereceli
Karotis stenozu ve/veya oklüzyonlu olgular |
³
20 |
Bu nedenle 65 yaşın üzerindeki hastalarda, kadınlarda, periferik
vasküler hastalığı olanlarda, daha önceden serebrovasküler hastalık
geçirmiş olanlarda, sol ana koroner arter hastalığı olanlarda ve
sigara kullananlarda karotislerin preoperatif incelenmesi
uygundur.
Karotid ve koroner cerrahinin birlikte uygulanması gereken
hastalarda, kademeli tedavi yapılacağı zaman, önce karotis
opera syonunun ve bunu takiben 1-5 gün içinde KABG operasyonun
uygulanmasının, önce KABG uygulamasına göre daha az inmeye neden
olduğu
bildirilmiştir. Ancak bu konuda yürütülmekte olan araştırmalar
sonuçlandığında, aynı anda iki operasyonun birlikte
yapılmasının riskleri ile bu şekildeki kademeli operasyonların
risklerinin karşılaştırılması daha güvenilir olarak ortaya
çıkacaktır.
B- Tip 2 post-KABG nörolojik olaylar
Entellektüel fonksiyon bozukluklarıyla karakterize nörolojik
olaylardır. Alkol kullanımı öyküsü olanlarda, kronik atriyal
fibrilasyon-lularda, hipertansiyonlularda, daha önceden KABG
operasyonu geçirmiş olanlarda, periferik damar hastalığı olanlarda ve
konjestif kalp yetmezliği olarda bu tip nörolojik bozukluk gelişmesi
riski daha yüksektir. Ameliyat olan hastaların yaklaşık
%3’ünde gelişir. Tip 2 nörolojik bozukluk gelişen
hastalarda postoperatif mortalite %10 civarındadır. Major nedeni
mikroembolizasyondur. 40 mikrometrelik arteryel line filtrelerinin
ve membranlı oksijeneratörlerin kullanılması, beyin kan akımında
sürekliliğin korunması, beynin hipertermiden korunması, perioperatif
hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların önlenmesi ve postoperatif
serebral ödemin engellenmesi gibi tedbirlerle Tip 2 nörolojik bozuklukların insidansı
azaltılabilir.
2- Mediastinit
KABG sonrasında hastaların %1-4’ünde mediastinit geliştiği
bildirilmiştir. Bunlarda mortalite riski yaklaşık %25’tir. Diabetes,
obesite, uzun ve kompleks cerrahi, her iki mammarian arterin birden
kullanılması ve reoperasyon başlıca riskle rdir.
3- Renal disfonksiyon
KABG geçiren hastaların yaklaşık %8’inde görülür. Hastaların %18
kadarında diyaliz ihtiyacı ortaya çıkar. Postoperatif renal
fonks iyonları bozulanlarda mortalite %19 civarında olarak
bildirilmiştir.
4- Perioperatif miyokart disfonksiyonu
Miyokard fonksiyonlarının korunması, perioperatif mortalite ve
morbiditenin azaltılm asında son derece
önemlidir.
Normal sol ventrikül fonksiyonlu hastalarda miyokardiyal
koruma:
Halen genel olarak kabul edilen ve ağırlık kazanmış bir miyokardiyal
koruma (protection) tekniği yoktur. Miyokardiyal koruma yönünden
sıcak (warm) kardiyoplejiye kıyasla soğuk ve kristaloid veya kan
kardiyoplejilerinden herhangi birinin daha fazla ağırlık
kazanmadığı bildirilmiştir
(ACC/AHA 1999).
Akut miyokardiyal depresyonlar ın
önlenmesi: Akut koroner oklüzyon, başarısız PTKA, kararsız
anginada acil KABG, ve/veya kronik sol ventrikül
disfonksiyonu olanlarda kan kardiyoplejisinin daha fazla güvenilir
olabileceği bildirilmektedir.
Kronik sol ventrikül fonksiyon bozukluğunda miyo -kardiyal
fonksiyonların korunması: Sol ventrikül fonksiyonları
önemli
ölçüde bozulmuş olan hastalarda (EF < %25-30) intraaortik
balon
pompa kullanılması miyokardiyal korumanın yanısıra, ameliyat
mortalitesini de azaltmaktadır.
Sağ ventrikül tutulumlu infer ior
miyokart infarktüsü: Akut sağ
kalp infarktüsünde postoperatif miyokardiyal disfonksiyon riski
yüksek ve postoperatif mortaliteyi arttıran önemli bir etkendir.
Ameliyat sırasında, perikardiyal sınırlamanın (constraint)
kaybolması disfonksiyone sağ ventrikülde dilatasyona yol
açabileceğinden, optimal miyokart korumasına ve mükemmel bir
revaskülarizasyona rağmen başarısızlığa neden olabilir. Bu nedenle
sağ ventrikül dilatasyonunu önlemek için yapılacak operasyonlarda
perikardın korunması çok önemlidir.
Ancak bu hastalarda en iyi strateji
preoperatif sağ ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesidir.
Mümkün olabilirse de ameliyat en az 1 ay
ertelenmelidir.
Miyokardiyal korunmada ve mortaliteyi azaltmada en çok
üs tünde durulan noktaların başında
internal mammarian arterlerin
kullanımı gelmektedir. Bu şekilde hem
uzun dönemli mortalite azaltılmakta, hemde perioperatif
mortalite azalmaktadır. Özellikle yaşlılarda, acil veya iskemik
hasta gruplarında internal mammarian arter kullanımı (diğer hasta
gruplarında olduğu gibi) tavsiye edilmektedir.
5- Perioperatif kanama ve transfüzyon riski
A.B.D.’de transfüzyonlar nedeniyle HIV riski:1/493000, HTLV
riski: 1/641000, Hepatit C riski: 1/103000, Hepatit B riski: 1/63000
ola rak bildirilmiştir. Homolog
transfüzyonların yaygınlaşması ve ameliyat öncesi immunizasyon
gibi etkenler bu risk azalmasının ana nedenleridir.
İleri yaş, preoperatif aspirin tedavisi, acil ameliyat, ameliyat
ve kardiyopulmoner by-pass süresi, reoperasyon, yeni trombolitik
tedavi, Heparin tedavisindeki farklılıklar, düşük eritrosit volümü
gibi faktörler perioperatif kanama riskini etkile rler.
Stabil hastalarda Aspirin’in operasyondan 7 gün önce kesilmesi ve
yüksek riskli hastalarda Aprotinin (antifibrinolitik aktiviteli bir
se rum proteazı) kullanılması kanama
riskini azaltabilmektedir.
Postoperatif profilaksi
- Safen venlerin açıklığının korunmasında Aspirin 100-325 mg/gün
dozlarında postoperatif 1. günden itibaren başla nmalıdır. Aspirin
allerjisi olanlarda Ticlopidine veya Clopidogrel alternatif olarak
kullanılmalıdır.
- Hiperlipidemi tedavisi mutlaka yapılmalı ve LDL-kolesterol 100
mg/dl’nin altına indirilmelidir (Bkz. İskemik kalp hast alıkları, dislipidemiler,
revaskülarizasyon sonrası hasta takibi). Dislipideminin
tedavisi ile greft açıklığının korunması ve natif damar hastalığının
ilerlemesinin önlenmesi sağlanabilir (GRIPS çalışmasında by-pass
ameliyatından sonra LDL kolesterolü ³ 190 mg/dl olanlarda 5
yıllık infarktüs riski %100, LDL-kolesterolü 160-190 arasında
olanlarda da %50 olarak bildirilmiştir. GRIPS = Göttinger
Risiko Insidenz und Praevalenz Studie).
- Sigara yasaklanmalıdır.
- Kardiyak postoperatif rehabilitasyon hemen yoğun bakım
ünitesinde başlamalıdır. Aile eğitimi de cinsel danışma, diyet
eğitimi, erken mobilizasyon ve hastane dışı egzersizleri kadar önemlidir. Mümkün
olduğunca eksiksiz bir rehabilitasyon programı uygulanmalıdır.
- Emosyonel ve psikososyal sorunlara karşı gerekli tedbirler
alınmalıdır. Özellikle sosyal yönü zayıf ve dini inançları
kuvvetli
olmayan insanlarda, postoperatif depresyon
eğiliminin ve mortalitenin daha fazla olduğu bildirilmiştir.
Bunlarda
depresyon
tedavisiyle birlikte sosyal sportif aktivitelerin teşvik
edilmesi, kardiyak rehabilitasyonun bir parçası olarak tavsiye
edilmektedir.
|