Tanımı
Fetal
dolaşımda aortayla sol pulmoner arter arasında yer alan ductus
arteriosus'un doğumdan sonra açık kalmasıdır.
Epidemiyolojisi
Tüm
konjenital kalp hastalığı olan olguların yaklaşık %10'u PDA'dır.
Prematurelerde bu oran %50'ye dek çıkabilmektedir. Özellikle
respirtuar distress sendromu gelişenlerde bu oran daha da
artabilmektedir. Kızlarda erkeklerden daha sık görülür. Yüksek
rakımlı, oksijen saturasyonunun daha düşük olduğu yerlerde
doğanlarda daha sıktır. Ayrıca ilk trimesterde Rubella enfeksiyonu
geçiren annelerin çocuklarında en sık görülen konjenital kalp
lezyonudur. Erişkinlerde görülen lezyonların yarısından fazlası
hemodinamik yönden önemlidir.
Fizyopatoloji
Hemodinamik
bozuklukların şiddetini belirleyen etken ductusun çapı ve
uzunluğudur. Sol atrium ve sol ventriküle gelen ve aortaya
pompalanan kan, sol subclavian arterin aortadan ayrıldığı yerin
hemen alt kısmında yer alan ductus arteriosus'tan sol pulmoner
artere geçmekte ve tekrar küçük dolaşıma katılmaktadır. Böylece
akciğer vasküler yatağında, sol atrium ve sol ventrikülde volüm
yüklenmesi ortaya çıkmaktadır. Doğumdan sonra ductusun kapanamaması
zaman için pulmoner arteriollerde obliteratif değişikliklere ve
pulmoner hipertansiyona neden olabilmektedir. Şant akımı başlangıçta
hem sistolde hem de diastolde soldan sağa iken daha sonra pulmoner
hipertansiyon geliştikçe iki yönlü ve daha da sonra sağdan sola
(=Eisenmenger sendromu gelişir) dönmektedir.
Klinik
PDA'lı
hastalarda görülen semptomlar sol kalp yetmezliğine ve pulmoner
hipertansiyona bağlıdır. Ana semptomlar:
-
Efor dispnesi
-
Palpitasyon
-
Göğüs ağrısı
Eisenmenger
gelişen ve sağdan sola şant akımı görülen olgularda, sol kol ve
vücudun alt kesimlerinde siyanoz varken sağ kolda yoktur. Buna
diferansiyel siyanoz denir.
Fizik muayene
Geniş
nabız basıncı, ikinci sol interkostal aralıkta trill (sistolil
ve/veya diastolik), pulsus celer et altus (canlı ve sıçrayıcı
nabız), ikinci kalp sesinde paradoks çiftleşme, 1. ve/veya 2.
interkostal aralıkta devamlı (machinery) üfürüm, dışa doğru yer
değiştirmiş ve/veya hiperaktif sol ventrikül impulsu
İleri
pulmoner hipertansiyon ve şantın ters döndüğü olgularda:
-
Diferansiyel siyanoz
-
Çomak parmak
-
Yalnız sistolik üfürüm ve ikinci kalp sesinde sertleşme, bazen
sistolik ve diastolik üfürümler
-
Sağ ventriküle ait parasternal lift
EKG
Sol-sağ
şant önemsiz düzeydeyse EKG bulguları normaldir.
Şantın
önemli olduğu olduğu olgularda; sol ventrikül hipertrofisi, bazen 1.
derecede AV blok veya atriyal fibrilasyon olabilir.
Pulmoner
hipertansiyon gelişen olgularda biventriküler hipertrofi, sağ
atriyal genişleme ve sağ ventrikül hipertrofisi gibi bulgular
izlenebilir.
Röntgen
- Şantın küçük olduğu olgularda kalp normal genişlik ve
boyuttadır.
- Şantın büyük olduğu olgularda pulmoner
vaskülaritede artış, çıkan aortada genişleme, sol atriyal ve
ventriküler genişleme, ana pulmoner arterde genişleme ve erişkin
olgularda ductusta kalsifikasyon görülebilir.
- Pulmoner
hipertansiyonlu olgularda hilustan perifere doğru pulmoner arterde
çap azalması izlenir. Periferik pulmoner damarlanma azalmıştır.
Sağ ventrikül genişlemesi
mevcuttur.
EKO
En
iyi suprasternal çentikten görüntülenebilir. PDA ile aortopulmoner
açıklık birbirinden ayırd edilebilir. (Aortopulmoner açıklıkta
üfürüm en iyi 3.-4. sol interkostal aralıkta duyulur!.) Geniş şantlı
olgularda aort kökü dilate, sol atriyum ve sol ventrikül genişlemiş
olarak görülür. Doppler ile aortadan pulmoner artere olan turbulen
akım izlenir. Şant oranı hesaplananabilir. (Qp/Qs =
pulmoner/sistemik akım oranı) .
İnvazif tanı
Pulmoner
arter seviyesinde sol-sağ şant akımının saptanması ve şiddetinin
belirlenmesi, pulmoner ateryel ve sistemik kan basıncı düzeylerinin
belirlenmesi, Qp/Qs oranının belirlenmesi işlemleri yapılır. Qp/Qs
oranı 2'den büyük olması şantın ileri derecede olduğunu gösterir.Bu
durum pulmoner atrezi ve benzeri gibi PDA'nın kompanze edici olduğu
ilave patolojilerde de görülebilir. LAO (=sol ön oblik) aortografi
görüntülerinde şantın yeri kesin olarak belirlenir.
Ayırıcı tanı
Devamlı
üfürüme neden olan durumlar:
PDA
Aortopulmoner açıklık
Koroner arteryovenöz
fistüller
İnternal mamarypulmoner arter arasındaki fistül veya
fistüller
Sinüs valsalva anevrizmasının sağ atriyum veya sağ
ventriküle rüptürü
Pulmoner arterden çıkan anormal koroner
arter
Pulmoner arter içinde aksesuar koroner arter
Pulmoner
arteryovenöz fistül
Aort yetmezliğiyle beraber VSD
olması
Servikal venöz hum (bastırılınca geçer)
Önemli
proksimal pulmoner arter darlığı
Aort yetmezliğiyle birlikte
mitral yetmezliği
Vasküler tümörler
Bronşiyal
sirkulasyon
Pulmoner embolizmle beraber ağır vasküler
obstrüksiyon
Doğal seyir ve prognoz
Prematurelerde
%50'nin üzerinde bir oranda bulunan PDA normalde ilk hafta içinde
spontan olarak kapanır. Miyadında doğanlarda görülen PDA
İndomethacine gibi bir prostoglandin inhibitörüyle 4.-5. günlerde
kapatılabilir. 3. aydan sonra ductus artriosus'un açık kalması nadir
olmakla beraber açık kalmış olgularda, özellikle geniş şantı
olanlarda 2 yaşından önce kapatılması tavsiye edilmektedir. Geniş
şantlarda, ölüm hayatın ilk yıllarında kalp yetmezliğinden gelişir.
Küçük şantlarda ise yaşam süresi uzun olup en önemli komplikasyon
yine kalp yetmezliğidir. Ayrıca infektif endokardit (en sık aortik
jetin pulmoner arter duvarına çarptığı yerde) gelişebilir. Ductusun
sol n.laringeus reccurens'e basısı sonucu ses kısıklığı gelişebilir.
Son olarak pulmoner hipertansiyon ve PVOD (pulmoner vasküler
obstriktif hastalık) ilerlemesiyle diferansiyel siyanoz ortaya çıkar
ve hastalar bu evrede inoperable olur.
Tedavi
1- İnfektif endokardit profilaksisi
2- İndomethacine
3-
Kalp yetmezliği olan olgularda Digoxin + diüretik
4- İlk 6 ayda
kapanmayan veya tedaviye refrakter kalp yetmezliği olan olgularda
cerrahi
5- 10 kiloyu geçen bebeklerde umbrella ile defektin
kapatılması
* Cerrahi tedavide mortalite bebeklerde %1
civarındayken erişkinlerde başta ductusun frajil olması gibi
nedenlerle %10'a dek yükselebilmektedir.
* Postoperatif yaşam
beklentisi normaldir. 25 yıllık yaşam oranı yaklaşık %99
dur.