Tipleri
Ostium
primum tipi ASD (ASD 1): (Tüm ASD'lerin %20 kadarı) Hemen
atriyoventriküler kapakların yakınında ve foramen ovalenin altında
yer alır. Endokardiyal yastık gelişimindeki bozukluklardan
kaynaklanır. Bu endokardiyal yastık kusurları ya parsiyel
atriyoventriküler kanal (ASD-1 + AV kapak anomalisi) veya total
atriyoventriküler kanal (ASD-1 + VSD + AV kapak anomalisi) şeklinde
görülür.
Ostium
secundum tipi ASD (ASD-II): En sık görülen ASD tipidir. (Tüm
ASD'lerin %64-80'i). Fossa ovalisin kraniyalinde yer alan ve septum
secundum'un gelişimindeki bozukluktan kaynaklanan bir interatriyal
septum defektidir.
Sinus
venousus tipi ASD: (Tüm ASD'lerin yaklaşık %6-14'ü) İnteratriyal
septumun en tepe noktasında yerleşim gösterip, hemen süperior vena
cava'nın atriyuma bağlandığı kenardadır. Çoğunlukla parsiyel venöz
dönüş anomalisiyle birliktedir (Akciğerlerden sol atriyuma dökülmesi
gereken toplar damarların bazılarının sağ atriyuma açılması =
Parsiyel venöz dönüş anomalisi).
IVC
tipi defekt
Koroner
sinüs anomalisi : (%1'den azı)
Patent
foramen ovale tipi ASD: Bu durum insanların yaklaşık %25'inde
mevcuttur. Küçük dolaşımda kan basıncını arttıran herhangi bir olay
olmadıkça veya sağ atriyum basıncında anormal bir artış olmadıkça
hayat boyu kayda değer herhangi bir şant akımı olmaz.
Lutembacher
Sendromu: Mitral darlığı + ASD (Çoğunlukla ASD-II ile ve
kadınlarda erkeklerden 2 misli daha sık).
Patofizyoloji
Hastalardaki
belirtiler sağ atriyumla sol atriyum arasındaki defektin büyüklüğüne
ve doğum sırasındaki fizyolojik sağ ventrikül hipertrofisinin
gerilemesine bağlı olarak en erken doğumun 2. yılında ortaya çıkar.
Başlangıçta
soldan sağa şant nedeniyle akciğer dolaşımında volüm yüklenmesi ve
ilerde buna bağlı reaktif pulmoner hipertansiyon ve sağ ventrikül
hipertrofisi oluşurken, zamanla kalp debisinde azalma ileri
evrelerde kalıcı pulmoner hipertansiyon ve sağ kalp yetmezliği, daha
da ileri evrelerde sağdan sola şant gelişmesi (Eisenmenger
reaksiyonu) ile birlikte santral siyanoz izlenir.
ASD'nin
fizyopatolojisini özetle şematize edersek;
Sol
atriyumdan sağ atriyuma şant -> Akciğer kan akımında artış ->
Reaktif pulmoner hipertansiyon ve sağ ventrikül hipertrofisi ->
Sistemik kan akımında azalma -> Pulmoner hipertansiyon ve sağ
kalp yetmezliği -> Şantın sağdan sola dönmesi ve santral siyanoz
Klinik
Erişkinlerde
en sık görülen konjenital anomali secundum tipi ASD'dir. Olgular
çoğunlukla çocuklukta asemptomatik olup bazen tanıları 40-50 yaşına
kadar konamayabilmektedir. Primum tipi ASD'li olgularda ise belirti
ve bulgular genellikle çok daha erken gelişir.
Soldan
sağa şantın %30'dan az olduğu küçük ASD'li olgularda genellikle
yakınma olmaz.
Soldan
sağa şantın daha fazla olduğu büyük defektli olgularda, yakınmalar
daha süt çocukluğu döneminde de başlayabilir.
Hastalar
çoğunlukla okul çağında yapılan rutin muayeneler sırasında saptanır.
Bir yaşını doldurmadan önce sadece vakaların sadece %10'unda tanı
konabilmektedir. Kadınlarda erkelerden 2 misli fazladır.
Efor
dispnesi başta gelen yakınmadır.
Nadiren
ortopne, atriyal fibrilasyon ve kalp yetmezliği gelişebilir.
Paradoksal emboliler ve beyin abseleri (özellikle sağ atriyal basınç
artışlı olgular ve şantın sağdan sola döndüğü olgularda) ortaya
çıkabilir.
Fizik
incelemede; artmış juguler venöz basınçla birlikte a ve v
dalgalarının birbirine eşit olması, sol parasternal kenarda sistolik
trill ve sağ ventrikül hipertrofisine bağlı olarak yine bu bölgede
lifting (parasternal el kaldırıcı kalp aktivitesi) izlenir.
Oskültasyonda; pulmoner odakta sistolik ejeksiyon üfürümü, ikinci
kalp sesinde sabit çiftleşme (Tipik bulgu), soldan sağa şantın ileri
düzeyde olduğu olgularda trikuspite bağlı diastolik üfürüm (relatif
trikuspit yetmezliği nedeniyle), atriyal fibrilasyonu olan olgularda
trikuspit yetmezliğine bağlı bulgular izlenir. Pulmoner
hipertansiyon gelişen hastalarda pulmoner odakta duyulan üfürümün
şiddetinde azalma meydana gelir. P-2 sertleşir. Pulmoner yetmezlik
ve buna bağlı erken diastolik Graham-Steel üfürümü gelişebilir.
EKG
%80
inkomplet sağ dal bloğu, %10 sağ dal bloğu
ASD-2
de sağ aks deviasyonu, ASD-1 de sol aks deviyasyonu
Nadiren
P-pulmonale ve sağ hipertrofi bulguları
Röntgen
Küçük
bir aort topuzuyla birlikte büyük bir pulmoner arter konusu
Pulmoner
pletora
Sağ
ventrikül dilatasyonuna bağlı kalp siluetinde genişleme, sağ atriyal
genişleme (posteroanterior grafilerde kalp tepesi yukarı kalkık, yan
grafilerde retrosternal alana doğru genişleme görülür. Yan Baryum'lu
ösofagus grafisiyle sol atriyal genişleme ekarte edilebilir).
EKO
Bütün
şüphelenilen olgulara EKO incelemesi yapılmalıdır. Transösofagial
ekokardiyografi özellikle yararlıdır.
Ekokardiyografi
esnasında; ASD'nin yeri, çapı, şant akımının yönü ve öneminin yanı
sıra ASD ile birlikte sık görülebilen konjenital anomaliler de
araştırılmalı ve tesbit edilmeye çalışılmalıdır. Bunların
başlıcaları: Mitral valve prolapsusu, pulmoner stenoz, pulmoner
venöz dönüş anomalileri (özellikle sağ üst pulmoner venin sağ
atriyuma açılması gibi), Lutembacher sendromu, daha kompleks
konjenital kalp hastalıkları, örneğin; büyük arterlerin
transpozisyonu, total anormal pulmoner venöz dönüş, trikuspit
atrezisi, sağlam interventriküler septumla birlikteki pulmoner
atrezi gibi...dir.
Sinus
venousus tipi ASD'de sıklıkla pulmoner sağ üst lobun anormal venoz
drenajı görülür.
M-mode
EKO'da sağ ventrikül volüm yüklenmesi, sağ atriyal ve ventriküler
genişleme ile flat veya paradoks hareketli interventriküler septum
saptanır. 2 boyutlu ve doppler EKO çalışmaları ile defektin yeri ve
özellikleri saptanır. Sinus venosus tipi ASD'de transtorasik EKO ile
olguların %25'inde tanı konabilirken diğer tiplerde %80 oranında
tanı konabilmektedir. Transösofagiyal EKO ile ise tüm tiplerde
tanısal sensitivite %100'dür. Ayrıca ASD operasyonlarında da işlem
yeterliliğinin değerlendirilmesi için intraoperatif transösofagiyal
EKO yapılmalıdır.
Qp/Qs
= (Pulmoner arter akım hızı x Pulmoner arter alanı x sağ ventrikül
ejeksiyon süresi x kalp hızı) / (Aortik akım hızı x aort kökü alanı
x sol ventrikül ejeksiyon süresi x kalp hızı) formülüyle hesaplanır.
Nukleer Tıp
First-pass
radyonuklid anjiyografi ile şantın varlığı ve önemi ortaya
konabilir.
MR
Manyetik
rezonans görüntüleme ile de ASD'nin yeri ve tanısı
yapılabilmektedir.
İnvazif tanı
Sağ
kalp kateterizasyonu; Oksimetri yöntemiyle şantın şiddeti ve
lokalizasyonu saptanır (Kateterizasyon öncesi alınan periferik venöz
veya vena cava içinden alınan venöz oksijen saturasyonu sağ
atriyumun üst kısmında artıyorsa sinus venousus tipi ASD, sağ
atriyumun ortasında artıyorsa ASD-2, hemen trikuspit kapağın
yakınında yani atriyumun alt seviyelerinde artıyorsa ASD-1 lehine
yorumlanır.) Ancak pulmoner venöz dönüş anomalilerinin de bu
bulgulara neden olabileceği göz önüne alınarak kateterizasyon
tamamlanmadan ASD'ye karar verilmemelidir. ASD'de sağ ve sol atriyal
basınçlar eşit bulunur.
Kateterizasyonla
defektin yeri, boyutları, basınç gradienti ve kalp boşluklarının
basınçları, kalp debisi, şantın debisi ve diğer anomalilerin olup
olmadığı (özellikle pulmoner venlerin) saptanır.
Pulmoner
arter oksijen saturasyonu %80-85 arasındaysa hafif, %85-90
arasındaysa orta, %90'dan fazlaysa soldan sağa ileri derecede
şiddetli bir şant akımı var demektir.
**
Kuğu boynu görünümü (Goose neck appereance): ASD-1 ve yarık (cleft)
anterior mitral yaprak+mitral yetmezlik ile görülür.
Ayırıcı tanı
Pulmoner
stenoz
Diğer
konjenital anomaliler ve kapak hastalıkları (Örneğin mitral kapak
hastalığı)
Pulmoner
hipertansiyon ve/veya cor pulmonale
Konjestif
kardiyomiyopati
Tedavi
Atriyal
aritmileri olmayan, sağ ventrikül yüklenmesi olmayan, trikuspit
yetmezliği olmayan olgularda 5 ile 10 yaş arasında (TERCİHEN OKUL
DÖNEMİNDEN ÖNCE) cerrahi tedavi yapılmalıdır. Diğer olgularda vakit
kaybetmeden cerrahi için değerlendirme yapılmalıdır. Pulmoner
hipertansiyon gelişmeye başlamışsa veya şant akımının sistemik
dolaşıma oranı %30'dan fazlaysa operasyon hiç geciktirilmemelidir.
Başka bir deyişle Qp/Qs ³1,5 ise operasyon,
Qp/Qs<1,5 ve pulmoner hipertansiyon var ama arteryel oksijen
saturasyonu>%92 ve total Rp (Rp:pulmoner direnç)<15 Woods ise
yine hiç gecikmeden ameliyat endikasyonu vardır. Cerrahinin tek
kabul gören alternatifi seçilmiş olgularda uygulanacak çift şemsiye
(double umbrellaclamshell) işlemidir.
Medikal
tedavi palyatif ve mevcut komplikasyonlara göre yapılır. Atriyal
fibrilasyonlu olgularda kardiyoversiyon için postoperatif. dönem
beklenmelidir.
ASD'li
olgularda asemptomatik devrede efor kısıtlaması gereksizdir.
Prognoz
Vaktinde
ameliyat edilen olgularda, beklenti; normal bir yaşam süresi ve
kalitesidir. Yaklaşık olarak operasyon mortalitesi; komplikasyonsuz
ASD-2 de %1, ASD-1 de ise %5 tir. Yine genç ve çocuklarda genel
operasyon mortalitesi %1 civarındayken, 40 yaş üzerindeki hastalarda
%5 civarındadır. Pulmoner arter sistolik basıncı 60 mmHg ve
yukarısına çıkmış olan olgularda operasyon mortalitesi %5'e çıkar.
Vakaların çoğunda pulmoner hipertansiyon ve buna bağlı bulgu ve
belirtiler yirmili yaşlarda gelişmeye başlar. Özellikle gebelikte
hızla ilerlerler. Ölümler en çok Eisenmenger sendromunu takiben
konjestif kalp yetmezliği gelişmesi sonucunda meydana gelir. Diğer
başta gelen ölüm nedenleri; tromboemboliler, pulmoner vaskuler
tromboz, beyin abseleri, enfeksiyonlar, vd.'dir.