NEANDERTHALLER
Bundan
elli-altmış bin yıl kadar evvel,Dördüncü Buz Çağı henüz en had devresine
ermeden önce, yeryüzünde yaşıyan bir yaratık okadar insana benziyordu ki;zamanımızda
bulunmuş olan kalıntıları daha bundan birkaç ıl önceye kdar insan kalıntıları
addediliyordu.Elimizde bu yaratığa ait kafataslarından ve kemiklerinden
başka ,yapıp kullandığı bir sürü büyük çapta alet vardır.Bu yaratık ateş
yakardı,soğuktan korunmak için mağaralarda otururdu,belik hayvan derilerini
kaba saba terbiye edip giyerdi ve insan gibi sağ eliyle iş görürdü.
 
Neandertarhal
yaşam biçimleri
Avcılık-Yemek-Yaşam
Fakat
şimdi ırk bilginleri bu yaratıkların hakiki insan olmadıklarını ileri sürüyorlar.Bu
mahluklar aynı cinsin başka bir nevine aittirler.Bu yaratıkların ileriye
doğdu çıkık iri çene kemikleri vardı,çok dar alınları ve gözlerinin üzerinde
iri kaşçıkıntıları vardı.Ellerinin baş parmakaları arasında insanların
aksine olarak öteki parmakların karşısına gelemzdi;boyunları o şekildeydi
ki başlarını arkaya çevirmezler ve gökyüzüne bakamazlardı.Belki,başları
öne ve ileriye doğru eğik olarak ,sallapati bir yürüyüşleri vardı.Bu yaratıkların
çenesiz çene kemeikleri Heidelberg'de bulunan çene kemiğine benzer ve insan
çene kemiğinden bariz şekilde farklıdır.

Neanderthallerin
Gırtlak yapısı
ve
Modern
İnsanlarla Karşılaştırılması
Dişleri
de insan dişlerinden oldukça farklıdır.Azı dişleri yapılışları bakımından
bizimkilerden daha karışıktı.Bu yarı insanlarda hakiki insanlardaki bariz
köepk dişleri yoktu.Kafa taslarının hacmi tamamen insanınki gibiydi,fakat
beyin arka tarafta daha iri,ön tarafta daha laçaktı.Akli melekeleri insanlardan
farklıydı.Bu yaratıklar insanların kökeni değildi.Onlar gerek akıl gerek
beden bakımından insan neslinden başka bir nesle mensuptular.
Diş
Yapısı
Nesli
tükenmiş bulunan bu neslin kafa tasları ve kemikleri Neanderthal'de bulunmuş
olduğu içi bu garip ilk insanlara Neanderthal Adamı denilmiştir.Bu adamlar
yüzlerce ve belki binlerce yıl Avrupa'da yaşamışlardır.
O
zamanlar dünyanın iklimi ve coğrafyası bugünkünden çok farklıydı.Mesela
Avrupa Thames nehri bölgesine ,merkezi Almanya'ta kadar güneye inen buzlarla
kaplıydı.;Britanya'yı Fransa'dan ayıran Kanla yoktu;Akdeniz ile Kızıldeniz
,en derin kısımlarında bir sıra göl bulunan derin vadilerden ibaretti ve
büyük bir iç denizin bugünkü Karadeniz'den başlıyarak güney Rusya'yı da
içine almak suretiyle orta Asya'ya kadar yayılıyordu.Bilfiil buz altında
bulunmıyan İspanya ile Avrupa'nın büyük bir kısmı Labrador ikliminden sert
iklimi olan soğuk ve kasvetli yüksek araziden ibaretti;mutedil bir iklime
kavuşmak için ta kuzey Afrika'ya kadar inmek icap ediyordu.Güney Avrupa'nın
seyrek kutup bitkileri serpili soğuk steplerinde postlu mammut ve postlu
rhinokeros igib dayanıklı hayvanlar,iri öküzler ve ren geyikleri,şüphesiz
yiyecek bitki peşinde ,ilkbaharda kuzeye sonbaharda güneye doğru sürüp
gidiyorlardı.
Neanderthallerin
Yaşamsal Alanları
Neanderthal
adamının küçük av hayvanları ,böğürtlen ve kök gibi yiyecek tedarik edebilmek
üzere dolaşıp durduğu sahne işte böyleydi.Bu yaratığın küçük dal uçları
ve kökler çiğneyen bir otobur olmuş olması mümkündür.Yassı ve mükemmel
dişleri onun daha ziyade bitki yediğini gösterir.Fakat oturduğu mağaralarda,büyük
hayvanlarda, büyük hayvanlara ait ve iliği çıkarılmak üzere çatlatılmış
kemikler de buluyoruz.

Geyik
Avlama Törenleri-Aile Yaşamı
Kullandığı
silahlar büyük hayvanlarla yaptığı açık savaşlarda pek işine yaramamış
olsa gerektir; onlara her halde nehirleri geçtikleri güç durumlarında hücum
etmiş,hatta onları yakalamak için tuzak çukurları kazmıştır.Belki sürülerin
ardından gidiyor ve döğüşmelerde ölen hayvanlardan nasipleniyor,belki kendi
zamanında hala mevcut olan kılıç dişli kaplana çakkalık ediyordu. İhtimal,bu
yaratık uzun çağlar boyunca otobur olarak yaşadıktan sonra Buz Çağı'nın
çetin zorlukları içinde hayvanlara hücum etmeye başlamıştır.

Av
Törenleri-Av Tuzakları
Bu
neanderthal adamının neye benzediği tahmin edemiyoruz.Belki çok tüylü idi
ve tamamiyle insanınkine aykırı bir görünüşü vardı.İki ayağı üzerinde dik
durduğu bile şüpheliydi.Ayakta durabilmek için ayaklarını olduğu kadar
ellerinin tersini de kullanmış olabilir.İhtimal yalnız başına veya küçük
aile grupları halinde gezinirdi.Çene kemiğinin yapısına bakıacak olursa
bizim anladığımız manada konuşmasına imkan yoktu.
 
İsrailde
bulunan Neanderthallerin
Çene
ve Kafatası Yapıları
Binlerce
yıl boyunca bu Neanderthal adamları Avrupa sahasında yaşıyan en ileri hayvanlar
olmuşlardır;ve sonra ,bundan otuz kırk bin yıl önce iklimin sıcaklaşmasıyla
birlikte daha zeki daha çok şey bilen,konuşan ve aralarında işbirliği yapan,aynı
aileye mensup yaratıklardan meydana gelmiş bir ırk güneyden gelerek Neanderthal
adamlarını mağaralarından ve oturdukları yerlerden sürüp attı;aynı avların
peşinden koştu; ihtimal bu insanlar korkunç selefleriyle savaşarak onları
yok ettiler.Güneyden veya doğudan(çünkü menşeilerinin neresi olduğu henüz
bilinmiyor)gelerek Neanderthal adamlarının kökünü kurutan bu yeni misafirler
bizimle aynı kandan olan ilk hakiki insanlardı.Kafa tasları baş parmakları,boyunları
ve dişleri anatomi bakımından bizimkilerin aynı idi.Coro-Magnon'daki bibr
mağarada ve Grimaldi'deki bir diğerinde,şimdiye kadar bilinen en eski hakiki
insan bakiyeleri olan birçok iskelet bulunmuştur.

İskelet
Karşılaştırması ve Bulunan İskelet Örneği
Neanderthalller
günümü insanlarından daha güçlü anatomik yapıya sahip olduğu bir gerçektir.Bulunan
erkek iskeletlerinden en uzunu 180 cm, ağırlığının da 80 kg civarında olduğu
varsayılıyor.Neanderthaller iskelet açısından günümüz insanından birkaç
noktada ayrılıyorlar.En önemli farklar kafatasında.Kafatasları şekilleri
modern insanla uyuşmasa bile, beyin hacimlerinin ortalamaları normal modern
insanlarınkine çok yakın.Hatta bazı bireylerin beyin hacmi günümüz ortlamasını(1350
cm3) 400 cm3 kadar geçiyor. Beyin alçakve geriye doğru uzanan bir beyit
kutusunun içinde yer alıyor.

Yüzde
ise,kaş kemerlerinin çıkıntısı hemen göze çarpıyor.Burunları geniş ve öne
doğru fırlak,elmacık kemiklerinin uçları ise geriye çekilmiş durumdadır.Alt
çene kemiklerinde günümüz insanında rastlanan çıkıntı ve öne doğru eğim
yer almıyor.Neanderthallerin leğen kemiklerinin üst ön kısmında bizden
çok farklı bir yapı dikkati çekiyor.Bu bölge uzun,ince ve modern insanlara
göre düz.Bu fark kadınların doğum kanalı hacmini %20 arttırmış.Bu noktada
üretilen teori ise kadınların daha büyük ve olgun bebekler dünyaya getirmiş
olmasıdır.Bebeklerin daha büyük ve olgun olmasının ise;zorlu çevre koşullarına
daha iyi uyum sağlamış olmayı beraberinde getirmesi beklenebilir.
Neanderthal
bebeklerinin gelişmesi ise bizlerden çok daha uzun süren olgunlaşma süresi.Bu
yöntemi ölçmek için ise ağaçlara uygulanan yöntem kullanılıyor.Bu duruma
modifiye ettiğimizde ise insanın ön diş minesindeki çizgilerde ,olgunlaşma
sırasına oluşan bir artış bulunmakta
.Diş
minesindeki çizgilerde artış ,ağaçlardaki yıllık kontolün aksine haftalık
olmaktadır.Dişin taç kısmına ek olarak bir de kök gelişmişse kökün gelişim
süresi de tahmin edilip değere ekleniyor.Çocukların beyinlerinin bulunduğu
tas hacmi 1400cm3.Bu ise günümüz yetişkinlerine yaklaşık bir değer.Azı
dişlerindeki yapı da bizlerden çok farklı.Bu bilgiler doğrultusunda Neanderthal
bebekleri günümüz çocuklarından daha hızlı bir büyümeleri sözkonusu.
Bildiğiniz
gibi insanların genetik şifrelerini tutan DNA'nın bir çok hali mevuttur.Bunlardan
biri olan mtDNA 'nın günümüzdeki önemi ise insan evriminin sonucu açısından
analiz edilme ve kişisel bilgileri bulundurması.mtDNA'ların vücudumuzdaki
diğer kalıtsal maddelerden ayrı olarak ,ebeveynden geçen çekirdeklerinin
kromozomlar vasıtasıyla aktarılamaması.mtDNA'nın özelliği ise nerdeyse
tümünün anne tarafından yumurtaya aktarılması.Burdan çıkarabileceğimiz
sonuç ise mtDNA kökenlerimizin geçmişteki annelerle genetik açıdan bağlantı
kurmamızın olanaklı olması. Geçmişteki annelerimiz ise "Mitokondriyal Havva"
olarak adlandırılıyor.
Mitokondriyal
Havvalar ise köken olarak Afrika'dan geliyor.Evrimsel süzgeçten geçirilem
mtDNA'lar modern insanın atalarının 200.000 bin yıl öncelere dayandığını
gösterdiği iddia ediliyor.Ancak buna itiraz edenlerde yok değil.
Neanderthaller
'in yokoluşuna ilişkin iki değişik kuram mevcut.Birincisi Nuh tufanı sonucu
ortaya çıkan HomoSapiens'lerin ,Neanderthallerin daha gelişmiş olarak yerlerini
almaları.Bu kuram sonu Afrika kökenli HomoSapienslerin, Neanderthallerin
yerleşim birimlerine el atması ve onları dağlara kaçırması.Bunun sonucu
olarak dağlardaki olumsuz şartların etkisinde soylarının tükenmesi ilk
kuram olarak beliriyor.
Bir
diğer kuram ise modern insanları bağışıklık sahibi oldukları bir hastalık
türünün Neanderthallerin sonunu hazırladığı.
Sonuçta
genel bir bakış açısıyla baktığımızda ise bizlerin kesinlikle neanderthallerden
farklı özelliklerinimizn olması ve bu farkın bilincinde araştırmaların
yapıldığı.
Kaynaklar:
http://sapphire.indstate.edu/~ramanank/ |