|
GÜNCEL YAZI |
|||
| Irak'a asker..? Irak'a asker gönderilmesi konusu çok uzun zamandır ülkenin gündeminde yer alan ve sürekli, her ortamda tartışılan bir konu haline geldi. Tabii ki ülkemizde her konuda görmeye alışkın olduğumuz üzere bu konuda da çok farklı görüşler ve bu görüşlere ilişkilendirilen çok farklı ve ilginç gerekçeler ileri sürülüyor. Irak'a asker gönderilmesi konusunda ileri sürülen görüşleri basitçe asker göndermeyi savunanlar ve göndermeye karşı olanlar olarak ikiye ayırabiliriz. Göndermeyi destekleyenlerin gerekçelerinin başlıcaları şunlar: ABD ile ilişkilerin bozulmaması, ABD kredisine (ve gelecekteki muhtemel diğer kredi ve yardımlarına) duyulan ihtiyaç, Irak'da söz sahibi olabilmek, Türkmenler'e yardım ulaştırabilmek, Irak'ın yeniden oluşturulmasında pay sahibi olabilmek... Asker gönderme konusunda karar vermeden önce bu gerekçeleri dikkatlice, dürüstçe ve mantıklı bir şekilde değerlendirmeliyiz. Bu değerlendirmeye başlamadan önce, değerlendirmeye esas teşkil edecek öncelikleri belirlemeliyiz. Bize göre ilk ve en önemli öncelik hukukun üstünlüğü olmalıdır. Sürekli olarak 'Türkiye bir hukuk devletidir' denilen bir ortamda, bu önceliğin ilk sırada ve en önemli öncelik olarak kabul edilmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Bazı kesimlerce ileri sürülen 'Milli menfaatlere öncelik vermeliyiz' savı çok yanlış bir düşüncedir. Çünkü bu, kişisel ilişkilerde çıkarcı kimse diye nitelenen ve sonunda o toplumdan dışlanan ve sevilmeyen insan halindeki kişi konumuna düşmemize neden olacağı gibi, diğer bir yandan da gelecekte çocuklarımıza, torunlarımıza açıklayamayacağımız, kötü bir durumun oluşmasını sağlayacaktır. Şunu unutmamalıyız ki, geçmişte karşılarında Kurtuluş Savaşı mücadelesi verdiğimiz ve işgalci diye nitelenen tüm devletler de kendi milli menfaatlerine uygun hareket etmişlerdi ve ülkemize karşı bir harekete girişmişlerdi. Onlar için o zamanlar bu öncelik nedeniyle haklı gibi görülen bu hareket, bugün onların üzerlerinde kolay kolay çıkmayacak bir leke bırakmış; bizim kalbimizde ise kapanması çok zor yaralar açmıştır. Şimdi 'hukukun üstünlüğü' ilkesini birinci öncelik olarak kabul edelim ve yukarıda saydığımız gerekçelere kısaca göz gezdirelim: ABD ile ilişkilerin bozulmaması ve ABD kredisine duyulan ihtiyaç gerekçelerine hukukun üstünlüğü ilkesi ile yaklaştığımızda bu gerekçelerin geçerli olmadığını görüyoruz. Çünkü bağımsız, hür bir devlet hiçbir şekilde yapacağı hareketlerde başka bir devletten buyruk, emir almaz. ABD ile ilişkilerimiz eğer askerimizi oraya göndermediğimiz ve Mehmetçik kanı akmadığı için bozulacaksa bu ilişki de zaten bir terslik vardır demektir. Çünkü bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ne saygı duyan hiçbir devlet, 'sana şu kadar kredi vereceğim sen de askerini şuraya gönderecesin aksi halde bozuşuruz' diyemez; diyorsa bu o devletin bizi bir piyon veya sömürge gibi gördüğünü gösterir ki buradaki ayıp bizim değil karşı tarafındır. Irak'da söz sahibi olabilmek gerekçesi de hukukun üstünlüğü ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Çünkü Irak'daki durum bir işgal değilse, burada sadece yönetim değişikliği belki hedeflenebilir ama bunu yaparken de ülkenin bütünlüğü tam olarak korunmalıdır. Ülkenin yönetimi de Iraklılar'a bırakılacağına göre bundan daha fazlasını istemek ve benim çıkarlarıma göre hareket edilsin demek hukukla hiçbir şekilde bağdaşmaz. Hele hele Irak'ın kaynaklarını sömürmek kabul edilemez. Irak'ın yeniden oluşturulmasında pay sahibi olabilmek gerekçesini de aynı şekilde değerlendirebiliriz. En mantıklı gerekçe gibi görünen 'Türkmenler'e yardım ulaştırabilmek' gerekçesine de dikkatlice bakalım. Türkmenlere yardım edebilmek için binlerce Türk askerinin illa da sınırı geçip orada kan dökmesi mi gerekmektedir? Türkmenlere ne tür bir yardım yapılacaktır? Türkmenlere nasıl ve neye karşı yardım yapılacaktır? Bu hususlar çok önemlidir. Eğer Türkmenlere bir zulüm ve haksızlık yapılıyorsa bu durum uluslarası platforma taşınmalı ve çözüm yolu burada aranmalıdır. Türkmenlere silah ve cephane vererek yadım yapılabileceğini sananlar, bunun orada sonu gelmeyecek çatışmalara neden olabileceğini görememektedirler.Biz Türkmenlere yardım için Irak'a girersek - ki gideceğimiz bölgenin onlarla hiç ilgisi yok - diğer bazı ülkeler de bazı grupları gerekçe gösterek Irak'a girme hakkını kazanacaklar ve bu da zaten karmaşık olan durumu iyice kötü hale getrecektir. Kısacası Irak'a girmenin şu anda hiçbir hukuki gerekçesi yoktur ve hukuki olmayan hiçbir gerekçe kabul edilemez... (Hükümetin başından beri yanlış olan Irak politikası da başlı başına bir yazı kousudur). Görüşmek üzere... Cumhuriyetimizi ve Atatürk ilkelerini koruyalım... |
|||
| mail: | .:Güncel yazılar sayfası:. | ||
| [email protected] | .:Ana sayfa:. | ||