|
GÜNCEL YAZI(10) |
|||
| Cumhuriyetimize
sahip çıkma zamanı artık geldi!!! Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yıkılmış Osmanlı Devleti'nin ardından harap ve bitap düşmüş Türk ulusunu yeniden diriltip canlandırarak, harekete geçirerek örgütlediği ve beraber büyük mücadeleler sonrasında kurduğu Türkiye Cumhuriyeti bu sene 82 yaşında. Bu 82 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti kimsenin beklemediği bir şekilde büyük bir hızla gelişti ve bugün, o zamanlar kendisini işgal eden ülkelerle her konuda başabaş mücadele edebilecek seviyeye geldi. Bu tabii ki yine, Atatürk'ün liderlik, ileri görüşlülük, bilgi, birikim ve dehasının ürünü ortaya çıkardığı ve ortaya koyduğu ilke, inkılap ve öğütleri sayesinde gerçekleşti. Fakat maalesef ki, bugün geldiğimiz bu noktada bile hala ülkemizi bölmek isteyen, kardeş kavgasına götürmeyi amaçlayan ve hatta Atatürk'ün kurmuş olduğu laik Türkiye Cumhuriyeti'ni hedef alan ve O'nu yıkarak yerine yeniden şerii hükümlere göre işleyen bir din devleti kurmak ve hilafet makamını yeniden ortaya çıkarmak isteyen iç ve dış mihraklar, düşmanlar mevcut. Hatta, bu Cumhuriyet düşmanları uzun süre sinsi sinsi yürüttükleri planlı, dış destekli bir mücadele sonucu devletin ve ülkenin çeşitli kurumlarının içine sızdılar, yönetim kademesine kadar çıktılar ve maalesef birçok yerde yönetimi tam anlamıyla tekellerine alarak yollarına kadrolaşma ile devam etmektedirler. Peki, tüm bunlar hepimizin bildiği ve derin üzüntü ve kaygı uyandıran gelişmeler; fakat tüm bunlar olurken, bu ülkenin aydınları, Atatürkçüleri, Cumhuriyete, devrimlere sıkı sıkıya bağlı olan vatandaşları neredeydiler? Neden bunları durduracak bir şeyler yapmadılar? Gelişen olayları farkedemediler mi? Bu sorular cevaplanması çok gerekli fakat bir yandan da aynı oranda cevaplanması zor olan sorular. Bu soruların dikkatlice değerlendirilerek nerelerde hata yapıldığı anlaşılmalı ve hemen gerekli önlemler alınarak bu hatalar düzeltilmeli, gerileme durduktan sonra da kaybedilen kaleler, gericilere, bölücülere kaptırılan devlet ve çeşitli kurumlardaki makamlar hızla yeniden kazanılmalı. Bu sorulara tek tek cevap aramak yerine bütüne dikkat etmek doğru olur. Bu süreç içerisinde hemen hemen herkes bu tür tehlikeli gelişmelerin varlığını farketmişti ve bunlardan haberdardı. Fakat bazıları bunların bu kadar güçlenebileceğini, tehlikeli boytlara ulaşabileceğini öngörmemişti. Bu gelişmelerin küçük çapta kalacağı ve zaman içerisinde kendiliğinden kaybolacağını sanıyorlardı. Diğer bir kesim ise, bunların tehlikeli bir hal almaya başladığını sezmişti ama harekete geçmek için bir kıvılcımın olmasını, bu kıvılcım ortaya çıktıktan sonra da bu memleket, Cumhuriyet savunmasına bir ölçüde katılabileceğini düşünüyordu. Ama bu seferde herkes birbirinin harekete geçmesini beklemeye ve sonuçta herkes durgun kalmaya yöneldi. Bu şartlar altında da maalesef ki bir lider çıkarak insanları örgütleyemedi, çıkan kişiler de geniş kitlelere hitap edemedi, gerekli güveni tesis edemedi veya sesini duyuramadı. Burada tabii ki holdingleşen basının çıkar hesapları spnucu halkın haber alma kanallarını tıkaması, filtrelemesi ve yalnızca işine gelen haberleri işine gelen şekildehalka aktarması çok etkili oldu. Değinmemiz gereken diğer bir kesim ise, maalesef ki bizleri en çok şaşırtan ve üzen kesim oldu. Bu kesim yıllarca inandığı, uğruna mücadeleler verdiği, yazılar yazdığı, konuşmalar yaptığı, düşün savaşı verdiği değerleri birtakım çıkarlar uğruna elinin tersiyle iterek, gericilerin, bölücülerin işine gelecek şekilde bir değişim!, gelişim! geçirdiler. Dün söylediğinin tersini sölemeye başlayan, bundan da guru duyduğunu! ifade den, sonunda doğru! yolu bulduğunu iddia eden bu insanlar gerçekten de maddi ya da makam olarak birtakım kazançlar sağladılar. Ama bunun yanında maalesef ki saygınlıklarını, güvenilirliklerini, birtakım insani değerlerini be bazı eski dostlarını kaybettiler. Tüm bunlar sonunda içinde bulunduğumuz kötü ve üzücü duruma geldik. Buraya nasıl geldiğimizi iyi anladıktan sonra mevcut şartları ve konumumuzu, kaybettiklerimizi, yitirmediklerimizi, önceliklerimizi iyi analiz etmeliyiz. Bu aşamadan sonra da neleri nasıl yapmamız gerektiğini saptamalıyız. Tüm bunlar bir yazıya sığamayacak kadar geniş konular. Biz de bunlara bundan sonraki yazı(ları)mızda değineceğiz. Şimdilik bu kadar...
Görüşmek üzere... Cumhuriyetimizi ve Atatürk ilkelerini koruyalım... |
|||
| mail: | .:Güncel yazılar sayfası:. | ||
| [email protected] | .:Ana sayfa:. | ||