|
BATIDA KARMA EĞİTİM
MECBURİYETİ KALKTI BİZDE DE KALKMALI
Karma eğitim, yıllardır
okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu,
dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken, bütün okul ve hatta kurslara
karma eğitim mecburiyeti getirdi. El Mersin’e giderken bizde tersine gitme
kararı verildi. Karma eğitim, bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı.
Âdeta bir tabu. Kadınların toplumun üst kademelerine yükselememesi,
başarısız olması önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması
görmezden geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.
Pragmatist bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma
eğitim sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar
Almanya’da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan Kavaklı,
Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap yayınladı.
Kavaklı’nın kitabında Karma Eğitim’in batıda nasıl sorgulandığı ve
tartışmalardan çıkan sonuçlar ele alınıyor.
AVRUPA VE
AMERİKA’DA KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI
Karma eğitimin Avrupa ve
Amerika’da 90’lı yıllardan beri masaya yatırıldı; tartışıldı ve şimdi
öğrencileri ayırma trendi yaşanıyor.
Yüzyılın Büyük Pedagojik
Yanlışı Karma Eğitim adlı kitap; batıda yıldır sorgulanan karma eğitim
tartışmalarını Türkiye’ye taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini
nasıl engellediğini ve onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne
seriyor.
Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından
habersiz. MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine
zarar vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960’lı
yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak
sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve para
kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine arttı. Yeni
araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar verdiğini ortaya
koydu.
ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL DERGİSİ: EN BÜYÜK
PEDAGOJİK YANLIŞ
Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program;
toplumda 20 sene içinde netice verir. 1960’lı yıllarda batıda, özellikle
devlet okullarına karma eğitim mecburiyeti getirildi. 1980’li
yılların sonuna gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı
görüldü. Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu
araştırmalarla ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya’nın beş
milyon civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma
eğitimle ilgili olarak şunları yazdı:
“Karma eğitim, 60’lı yılların
sonunda büyük bir reform olarak kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman
öğretmenler, bilim adamları ve politikacılar karma sınıfların otomatik
olarak toplumda kadın erkek eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı.
Araştırmalar daha net gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz
yılın en büyük pedagojik yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak
bir yana, eskiden olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik
tartışmaları hiç yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor.”
Batıda
karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise okulları ve
özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız okulları bulundu.
Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani
1980’li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:
1.
Toplumda kadın-erkek eşitliği
sağlanamadı.
2. Kadınlar toplumun üst
kademesinde erkekler kadar yer almadı.
3.
Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan
kalkmadı. Aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve
daha çok işsiz kalıyor.
4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz
önlenemedi.
EN ÇOK TEPKİ
FEMİNİSTLERDEN GELİYOR
Karma eğitime en çok tepki
feministlerden geldi. Çünkü onlar kadının toplum içinde önemli
mevkilerde yer almasını ve haksızlığa uğramamasını istiyor. Karma eğitimle
ilgili araştırmaları yapanlar, genellikle kadın akademisyenler. Araştırma
sonuçları yayınlandıktan sonra politikacıların, eğitimcilerin ve
pedagogların, karma eğitime bakış açısı değişti.
Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal
demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı
başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun bütün okullara
ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara birer yazı
göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı eğitime
geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:
“70’li yıllarda hepimiz,
karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliği sağlayacağına
inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı imiş. Sınıflardaki erkek
hegemonyasına karşı savaşıyorum.”
Der Spiegel, araştırma
neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet yaptı:
“Yüz yılın en
büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”
İSTATİSTİKLER, KARMA EĞİTİMİN EŞİTLİK SAĞLAMADINIĞINI
SÖYLÜYOR
Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda
kadın erkek eşitliğine hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve
horlanmasını önlemediğini, aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor.
Meselâ:
Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim
gören kızların oranı % 4.
Federal Almanya’da, kadınların sadece %
7’si mühendis.
Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre
daha fazla işsiz kalıyor.
Bilim adamları arasında kadınların oranı
sadece % 6.
Almanya’da çeşitli meslek dallarındaki “kadın
doçent”lerin erkeklere oranı şöyle:
“İnşaat yüksek mühendisi kadın
doçent % 1.6.
Kimya doçenti % 4.5
Hukuk doçenti %
6.5
Tıp doçenti % 8.3
Felsefe doçenti %
9.3
Tarih doçenti % 10.4
Roman dilleri
doçenti % 19.1
Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5”
Fizik alanında:
35 erkek profesör kürsü
sahibi,
sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi. (Der
Spiegel,sayı 2, 2001)
Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin
erkeklere oranı neredeyse % 50’yi buluyor.
Ama yüksek kademelere ve
toplumun tepe noktalarına gelme yarışında kadınlar geride kalıyor.
Kadınların fizik, kimya, bilgisayar mühendisliği gibi çok para kazandıran
mesleklerde başarısızlığı, onları dezavantaj sahibi
yapıyor.
Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de
karma eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size
birkaç istatistik sonucu sunmak
isterim:
ZİRVEDEKİLER
1980
1985 1990
1995
1999
Yüksek okul öğrencisi: % 47.5
% 49 %
49.5 % 53.4 %
54.8
Yüksek okul bitiren: % 34.1
% 36.8 % 36.5
% 40.7 %
43.5
Doktora yapan: %
19.6 % 24.1
% 27.8 % 31.5
% 33.4
Doçent:
% 5.4
% 7.2
% 10 % 13.8
% 17.7
Profesör:
% 5.2
% 5.1
% 5.5 % 4.8
% 6.3
Kuzey
Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak
kızlar:
Fizik %
12
Kimya %
35
Resim %
71
Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma
Eğitim, sh.48)
ÜST DÜZEY YÖNETİCİ
KADIN:
Türkiye %
4
ABD %
2.4
Almanya %
3
İngiltere %
2
Japonya % 1
(Hürriyet, 9 Eylül
2001)
MECLİSTE
KADIN
İsveç
% 40
Güney Afrika %
25
Mozambik %
25
Uganda %
17.4
Meksika %
14
Polonya %
13
Türkiye % 2.4
( Vakit, 8 Mart 2002)
NOBEL
ÖDÜLÜ
2001 yılına
kadar
690
erkek
29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der
Spiegel, sayı 42, sh. 72,
2001)
TÜRKİYE’DE KADIN
OLMAK
Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi
konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu yansıtan
bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak ortaya koyuyor.
Kadınlarımızın:
% 1.9 üniversite
mezunu
% 6’sı lise
mezunu
% 28’i okuma yazma
bilmez
% 25’i ailesi tarafından okula
gönderilmemiş.
Eğitim görenlerin:
% 28.6’sı teknik alanda
% 65’i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.
% 29.6’sı
dayak yiyor.
% 50’si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini
savunuyor.
(Türkiye’de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet
bilgisi)
Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran
bilgisayar, matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar.
Bu alanlarda erkek hakimiyeti var.
TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN
EĞİTİM DURUMU
Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el
işi, bilgisayar alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze
almıyor. Yarış olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor.
Halbuki kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında
yarışırken başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa
çocuk eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.
Bir araştırmaya göre
çocukların:
% 29 okula gitmiyor.
% 38’i cinsel
istismara uğruyor.
% 21’i okuma yazma bilmiyor.
20 bin çocuk
sokakta.
Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu
eğitim çağının dışına çıkıyor.
6 milyon çocuk çalışıyor.
(Karma Eğitim. S. 150.)
YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ
ARAŞTIRMASINA GÖRE CİNSEL TACİZ
Karma eğitim,
okullarda cinsel tacizlere de yol açıyor. Bu konuda ülkemizde de yapılan
araştırmalar var.
17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız
öğrenci üzerinde yapılan araştırmalara göre kızların:
% 32’si
tecavüze uğramış. Oran 1/3. (Zaman, 6.01.2002)
Almanya’da bu
oran, % 25. ( 10.01.2002 tarihli Spiegel
Online)
Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize
uğruyor.
Fransa bu oran % 95.
Amerika’da ise bir yılda 4 bin
kadın dövülerek hayatını kaybediyor.
4 milyon kadın eşinden dayak
yiyor.
Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor. ( Vakit, 8
Mart 2002)
AMERİKA’DA A. E CASEY Vakfı
Araştırması:
İlkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci
üzerinde yapılan araştıramaya göre kızlar:
% 39 oranında her gün
tacize uğruyor.
% 29’u en az haftada bir taciz görüyor.
% 89
oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize
uğruyor.
13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında %
16 artış olmuş.
İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit,
12 Mart 2001)
ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ:
Batıda eğitime
yaklaşma biçimi ideolojik değil, pragmatik. Karma eğitime bir dizi tepki
var. Orada zaten özel okullar ve kilise okulları ayrı eğitim
veriyor.
Meselâ, Amerika’daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer
kız okulları, bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu
üniversitede Amerika’nın eski First Lady’si Hillary Clinton ve ABD
dışişleri eski bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw
gibi ünlüler öğrenim görmüş.
Wellesley Kolejinin, Amerika’nın
Harvard ve Yale gibi diğer süper üniversiteleri arasındaki tek bir fark
var:
“Wellesley’e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar
üniversitesi.”
Amerika’da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu
sıralar bu okullar, öğrenci akınına uğruyor.
Çelik şehri
Pittsburg’da bulunan Chatham Koleji’ne bu yıl müthiş bir akın var, öğrenci
sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.
Federal Devlet North
Carolina’da bulunan Salem Coleji’ne 1990 yılına oranla % 70 oranında daha
fazla kız öğrenci baş vurdu.
Aralarında Wellesley’in bulunduğu,
geleneksel zenginlikleri bulunan “Yedi Kardeşler Kız
Üniversiteleri”ne baş vuran öğrenci sayısı, genel olarak iki kat arttı. Bu
okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.
KIZ OKULLARI
DAHA BAŞARILI
Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman
Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:
1.
Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990’lı
yıllarda Amerika’da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi,
1998’lerde 3. sıraya yükselmiş.
2. Mezunların ¾’ü meslek
sahibi.
3. Mezunların % 50’si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor
ve iyi para kazanıyor.
4. Mezunların % 80’i üniversiteyi
bitirdikten sonra master, doktora, kurs görüyor ve kariyer
yapıyor.
5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe
bağışta bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma
şansı elde ediyor.
6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler
kurması, sosyal aktiviteleri artırıyor.
7. Üniversite,
öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve sorumluluk almaya
yönlendiriyor.
8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var,
komisyonlar kurulmuş. Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata
hazırlanıyor. Cesaretleri artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım
alıyor ve başkalarına yardım ediyorlar.
KİLİSE OKULLARI
KARMA DEĞİL
Batıda, özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman
karma eğitim mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği
doğrultusunda ayrı eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar
öğrenci akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine
cevap vermek için Almanya’da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi
kız ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.
Bayern eyaleti
Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel dergisi bize şu
bilgiyi veriyor:
Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve
Fen Liseleri karşılığı okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan
Kilisesine ait. Yani bu okulların 1/8’i özel ve kiliselere
ait.
Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20’si, özel meslek
liselerinin %50’si kilisenin.
Bu okullardaki öğrencilerin büyük
çoğunluğu kız. Devlet ve şehir okulları, istisnalar dışında karma eğitime
geçince, kız öğrenciler kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor.
Kiliseye bağlı gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3’ini Realschulelerin
2/3’sini kız öğrenciler oluşturuyor.
Amerika’daki 84 kız
üniversitesinin hepsi özel.
Bunların %50’si kilise ve dinî
cemaatlara ait.
BATIDA NELER
DEĞİŞTİ?
Almanya’da bir araştırma yapan ve araştırmalarını
kitaplaştıran bilim kadını Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve
erkeklerin ayrı eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka
reforma tabi tutulmasını öneriyor.
Araştırmaların ürkütücü
sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey yenilikler yaşandı ve şunlar
oldu:
1. Kız okulları öğrenci akınına
uğradı. Güç kazandı.
2. Almanya’da
yönetmelikler değişti. Okulların karma olma mecburiyeti kaldırıldı.
Devlet, çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak isteyen velilerin
taleplerine cevap verme kararı aldı.
3.
Almanya’da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim yılında
okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik, elişi, spor
ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını
istedi.
4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa
ayrı eğitim teşvik ediliyor.
5. Karma
eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar reforma tabi
tutuluyor.
6. Amerika’da devlet okullarının karma olmaktan
çıkarılması içen Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey
Hutchison yasa tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel
okullara öğrenci akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da
karşılamalıydı.
Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma
Eğitim’i yazan Ali Erkan Kavaklı şunları söylüyor:
“Altı Almanya’da
kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika’daki karma eğitim tartışmalarını takip
etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın başlığı bile Der
Spiegel’den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok. Her şeyi
araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden karma
eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama
tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı.”
SONUÇ:
1.Milli Eğitim Bakanlığı, yeni
gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı.
2. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine
getirilmeli.
3. Veliler, eğitime dahil olmalı, eğitimde onlar da
söz sahibi
olmalı.
Ali Erkan
Kavaklı Bey'e Teşekkür Ediyoruz
( Karma Eğitim :Nesil Yay. ) |