|
BİR OLAY :
Üniformalı ibadet ordudan ihraç
nedeni
Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi (AYİM) askeri mahkemede beraat etmesine rağmen,
üniformayla camiye giden astsubayın ordudan atılmasını uygun buldu.
Ardahan Jandarma Karakolu Komutanı Yardımcısı
astsubay hakkında, bir süre önce 'Çukurca Merkez Camii'nde
üniformalı gidip, ibadet ettiği gerekçesiyle' Jandarma Asayiş
Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde dava açıldı. Dava
sonuçlanmadan, astsubayın TSK ile ilişiği kesildi. Ancak
astsubay, 'suçun ceza hukukunda düzenlenmediği' gerekçesiyle
beraat etti. Astsubay, bunun üzerine, AYİM'e başvurdu. AYİM,
'ibadetin kimi çevrelerce TSK'nın araç edinip, siyasi
propaganda vesilesi yapılmasının önlenmesi' amacıyla ordudan
ihraç kararını onayladı.
Kararın gerekçesinde 'Silahlı
Kuvvetler'in konumu da göz önüne alınarak, davacının artık bu
hizmet için elverişli bir kişi olma vasfını yitirdiği vicdani kanaatine
varılmıştır' denildi.
( AKŞAM :06.02.2004)
BİR YORUM :
'Üniforma ile
namaz'
Haber
ilginç: "Üniformayla camiye gitti, TSK'dan
atıldı.." Eğer Türkiye'de laikliğin kötüye
kullanıldığına inanıyor, bu işte Ordu'nun haksız şekilde
'durumdan vazife' çıkardığını düşünüyorsanız... 'dinin
sahibi' havalarında siyaset yapanlardan iseniz...
bilerek veya bilmeyerek düzen adına düşman 'kırmızı
kuvvet' görevi ile dost 'mavi kuvvet'lere 'özel harp
tatbikatları'nda hizmet veriyorsanız...Küresel veya
bölgesel servislerin bilinçli veya bilinçsiz
işbirlikçisi iseniz yaygarayı basarsınız: "İşte
Ordu'nun İslam düşmanı olduğuna bir kanıt daha!"
Eğer
bu cephenin tam karşıtı iseniz haber sizin için de çok
önemli bir gelişmedir: "Hele şükür! Ordu nihayet
kökten dinciliğin kökünü kazımak için köktenci bir tavır
koydu!"
Eğer samimi bir demokrat iseniz haber başlığı
size de bir 'garip' görünür.Ancak, tamamını
okuyunca meselenin göründüğü kadar basit ve sert
olmadığını fark edersiniz. Hadisenin can alıcı
noktası; TSK'nın 'üniforma ile kışla dışındaki camilere
girme yasağı'dır. Dolayısıyla habere konu olan astsubay
'üniforma ile camiye gittiği için' değil, 'üniforma ile
kışla dışındaki camilere gitme yasağına uymadığı için'
Ordu'dan çıkartılmıştır. Bu kaydı koymamın sebebi,
yasağı savunma değil, meseleyi doğru çerçeveleme
arzusudur.Bir kere olayı 'üniformayla camiye gitti,
TSK'dan atıldı' şeklinde özetlemek, Ordu'nun namazla ve
genel olarak İslam'la bir derdi olduğu izlenimi
doğurur.
Dinime ta'neden
kadı... Haberin içeriğine daldığınız zaman ise,
eğer kökten laik ve kökten dinci değilseniz, yasağı
önyargısız olarak sorgular, mantığını
ararsınız. Neden, üniforma ile kışla dışındaki
camilere gitmek yasak? Sinsi bir işgüzarlık mı
var? Bir Ordu'ya içeriden verilebilecek en yıkıcı
zarar, onu halkından kopuk, hatta halkına karşıt bir
durumda göstermektir.. Güçlü bir Ordu'yu yaralamak
istiyorsanız, toplu iğnenin ucu kadar bir fesat
çekirdeği bile büyük iş görebilir: Fitne profesyoneli
iseniz mesela dersiniz ki: "Rütbeli asker üniformayla
askeri birlik dışındaki camiye giderse, bu durum bir
kısım Alevi vatandaşlarda tedirginlik meydana
getirebilir.."Bu fitne çekirdeğinin kartopu haline
getirilmesi işten değildir. Ardından iş o hale gelir ki, Askeri Yüksek İdari Mahkeme gibi uzman bir kuruluş
kalkar 'namaz' kılmayı, siyaset ve ideoloji kovalamakla
bir tutan gerekçe dayatabilir: "Bir ideolojik fikrin
salt Ceza Kanunu'nda suç olarak gösterilmediği
gerekçeleriyle, kamu görevlisinin kamu hizmetinin
ifasında bunu serbestçe yayabileceği, bu düşüncesi
doğrultusunda faaliyetlerde bulunabileceği gibi sakat ve
çarpık bir sonuca ulaşmak mümkündür. Nitekim, İç Hizmet
Kanun ve Yönetmeliği ile, TSK mensuplarının ordu içinde
siyasi faaliyette bulunmaları, bu yönde ima ve
davranışları dahi yasaklanmış olduğundan, ceza
kanunlarında bir suç olarak gösterilmese dahi, yıkıcı,
bölücü, irticai ve ideolojik görüşlerin Silahlı
Kuvvetler bünyesi açısından 'yasa dışı' olduğunda kuşku
yoktur. Burada asıl olan, salt bu tür ideolojik fikir ve
düşüncelere sahip olmak, bu tür faaliyetlerde bulunmak
veya karışmak unsurlarının gerçekleşmesidir."El
insaf!!!
Muzır kahramanlık Böyle bir
'mütalaa'yı TSK tarafından alınmış 'kışla dışında
üniforma ile namaz kılma yasağı'na gerekçede kullanmak,
hukukun çıldırmasıdır!Ortada doğrudan namaza ilişkin
bir yasak yok.Rütbeli asker sivil kıyafetle her
camiye gidebiliyor. Üniforma ile de askeri birlik
içindeki camilere de gitmesinde bir sıkıntı yok.
Doğrudan 'inanç özgürlüğü' ile çelişen bir yasak söz
konusu değil.. Oysa gelin görün ki, Ordu'nun içinden
hem de hukuk adına sarf edilen sözler; 'namaz yasağı'
nifakı geliştirmek isteyecek olanlara çanak
tutuyor! Hadise; Ordu'yu sürekli dindarlık-dinsizlik
tartışmasının taraflarından biri olarak göstermek,
inançlara da müdahale eden bir dinamik gibi algılamak,
dayatmak, yıpratmak ve kullanmaktır..Doğrusu toplum
olarak bu 'Ordu Bozan' iç ve dış oyunları etkisiz hale
getirecek bilinçten yoksunuz.Dinlisi dinsizi,
solcusu-sağcısı, İslamcısı-İslam düşmanı ile bütün
kesimler için vazgeçilmez olan 'herkese eşit mesafedeki
Ordu'dur. Elbirliği ile bütün kesimlere eşit mesafede
tutamadığımız bir 'ordu', zorunlu olarak 'kesim'lerden
biri haline gelir ve milletin gözbebeği olmaktan çıkar.
Bu da bölücülerin ve onları kendi stratejileri için
destekleyen servislerin hedefidir. Her kim, Ordu'yu
toplumun herhangi bir kesimine hasım göstermeye kalkışır
veya bu hassas açıdan istismarcılığa yönelirse, muhakkak
doğal bir PKK hizmetkarıdır! O kişi ister asker, ister
sivil, ister 'ulusalcı', ister şeriatçı olsun.
(
SABAH :
ÖMER
LÜTFİ METE
:06-02-2004 )
|