e-posta

                          Müslüman Dünya'ya nasıl örnek olacağız?

ŞAHSİ görüşüme göre; Müslüman Dünya'ya, onların da gönüldaşlığını kazanacak bir örnek olabilmek için aşağıdaki konuların hepsinde birden Türkiye'nin aktif olması gerekir:

1) Amacımız İslam'ı değil, Müslümanları reform etmektir. Çabamız siyasi bir çabadır.

2) Önce ‘‘demokratlığımız konusunda’’ kendi Müslümanlarımızı ikna edeceğiz.

3) Hedef kitlemiz ne Batı siyasetçileri, ne de Müslüman ülkelerin diktatör yöneticileridir.

4) Hedefimiz, Batılı işbirlikçileri ile birlikte kendi yöneticileri tarafından hakları gasp edilen Müslüman halktır. Amaç onların aklına hitap edip, gönüllerine yerleşmektir.

5) Batı üzerinden Doğu'ya yapabileceğimiz en doğru yardım Batı'yı; Doğu'daki diktatörler ile işbirliği yaparak artık dünyada istikrarı (statükoyu) koruyamayacaklarına ikna etmektir.

6) Ama samimi, ama değil; BM 2000 yılı sonbaharında gerçekleştirilen Milenyum Toplantıları'nda Federal Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder BM'yi; fakir ülkelerin doğal kaynaklarını neredeyse bedava kullanan çokuluslu şirketlerin başkanlarını bir araya toplayarak, ‘‘pamuk eller cebe’’ hesabı ile aldıklarının bir kısmını geri vermeleri konusunda ikna etmesini istemişti.

* * *

Sanki o tarihte Schröder 11 Eylül'ü önceden haber veriyordu.

Schröder; BM'yi ‘‘ekonomik yardım’’ konusunda göreve çağırmıştı. Ona göre yardım için en iyi platform tüm ülkeleri içeren BM idi.

Geçenlerde İngiltere Başbakanı Tony Blair de ‘‘Böyle gidersek Afrika'daki potansyel 200 milyon teröriste dikkat etmemiz gerekiyor’’ dedi.

İşte bu ‘‘yeni anlayış’’ konusunda Türkiye çoğunluğu halkları açısından fakir ülkeler arasında yer alan Müslüman devletlerin uluslararası platformda sözcülüğüne/ağabeyliğine soyunabilir.

* * *

Tüm bu programın da açık hedefi şudur:

a) Önümüzdeki 10 yılda Müslüman Dünya'daki tüm diktatör rejimler yıkılacaktır. Bu ülkelerin halklarını şimdiden başka bir alternatife hazırlamaktır.

b) Bu alternatif küresel dünyaya aktif katılmaktır.

c) Türkiye; İslam'ı her türlü yorumu (mezhep) ile yaşayabilmek için demokrasinin, tek değil ama en doğru/en özgür alternatif olduğunu tüm Müslüman halklara gösterebilecek tek ülkedir.

d) Bu amaçla Türkiye serbest piyasa ekonomisine dayanan, hukukun üstünlüğü ile denetlenen, insan haklarını ayırımsız gözeten, özgürlükleri azami seviyeye taşıyan bir ülke olmaya başladığını önce kendi Müslümanlarına, kendi Kürtlerine; sonra da Müslüman halklara gösterecek bir modeli gündeme koyacaktır.

Bunun için de Türkiye, hem Doğu/Arap paranoyası, hem de Kürt paranoyasından kurtulmak zorundadır.

* * *

21. yüzyılda Türkiye'yi büyük olanaklar bekliyor ama Türkiye bunun ücretini ödemeye hazır mı?

Hosted by www.Geocities.ws

1