Talak / Boşanma
İslam öncesi dönemde, boşanma karşılıklıydı.. Erkek karısını boşayabildiği
gibi, kadın da kocasını boşayabilmekteydi.
Bunun en güzel örneği, İslami kuralların henüz oturuşmadığı dönemlerde,
Muhammed'in karısı Leyla binti Hüteym'in, 'Aramızadaki akdi boz'
diyerek Muhammed'den boşanmasıdır. Aynı şekilde Gaziyye binti Cabir, '
Seninle evlenmem hususunda benim fikrim sorulmadı, seninle evlenmekten Tanrı'ya
sığınırım' diyerek Muhammed'i boşamıştır. Daha sonra İslam'ın gelişmesi
ve kurallarının oluşmasıyla,
boşama hakkı
erkeğe verilmiştir. Kadının erkeği boşama hakkı yoktur. Aşağıdaki
hadiste Muhammed, 'boşama yetkisi kocaya verilmiştir' diyerek bunu açıkça
belirtir.
6605 - İbnu Abbas radıyallahu
anhuma anlatıyor: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'ın yanına
gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Efendim beni köle kadını ile evlendirmişti.
Şimdi de hanımla aramı ayırmak (boşandırmak) istiyor" dedi. Bunun üzerine
Aleyhissalatu vesselam minbere çıkarak şu hitabede bulundu:
"Ey insanlar! Sizden birine ne oluyor ki, kölesini cariyesi ile
evlendirip, sonra da aralarını ayırmak
ister. Boşama yetkisi, şüphesiz kadının bacağını tutan kocaya aittir,
(kölenin efendisine ait değildir)."
Boşanma hukuku ile ilgili ayetler, Talak ve Bakara Suresinde geçer. Talak Suresindeki ayetler dikkatlice okunduğu zaman, boşanma durumunda kadının elinden analık haklarının da alındığı açıkça görülecektir.
1. Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
Burada bahsi geçen iddet, hamilelik dönemi
olarak kabul edilen bekleme süresidir. Bu süre içinde kadının hamile olup
olmadığı anlaşılacak, eğer hamileyse çocuğunu doğurana kadar kocası
tarafından bakılacaktır.
2. İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.
4. Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
İslam'a göre, boşanma durumunda çocuk babaya aittir ve kadının çocuk
üzerinde hiç bir hakkı yoktur. Öyle ki, çocuğunu emziren anne, adeta
kiralanmış durumdadır. Talak 6. ayetteki, sizin çocuğu emzirirlerse onlara
ücretlerini verin
ifadesine dikkat edilmelidir. Ayrıca ücrette anlaşılamaması durumunda çocuğun
bir başkası tarafından emzirileceği de bildirilerek anayla pazarlık konusu
açık tutulmaktadır.
6. Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde
oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar
vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını
verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda
uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın
emzirecektir.
7. İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Çocuğu üzerinde hakkı olmayan kadının, karnındaki çocuğu da gizlemeye
hakkı yoktur.
228. Boşanmış kadınlar, kendi başlarına (evlenmeden) üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer onlar Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helâl olmaz. Eğer kocalar barışmak isterlerse, bu durumda boşadıkları kadınları geri almaya daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi, kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azîzdir, hakîmdir.
Boşanma ile ilgili diğer ayetler aşağıdaki gibidir.
229. Boşama iki defadır. Bundan sonrası ya iyilikle tutmak ya da güzellikle salıvermektir. Kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şey almanız size helâl olmaz. Ancak erkek ve kadın Allah'ın sınırlarında kalıp evlilik haklarını tam tatbik edememekten korkarlarsa bu durum müstesna. (Ey müminler!) Siz de karı ile kocanın, Allah'ın sınırlarını, hakkıyla muhafaza etmelerinden kuşkuya düşerseniz, kadının (erkeğe) fidye vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bu söylenenler Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın onları aşmayın. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa işte onlar zalimlerdir.
230. Eğer erkek kadını (üçüncü defa) boşarsa, ondan sonra kadın bir başka erkekle evlenmedikçe onu alması kendisine helâl olmaz. Eğer bu kişi de onu boşarsa, (her iki taraf da) Allah'ın sınırlarını muhafaza edeceklerine inandıkları takdirde, yeniden evlenmelerinde beis yoktur. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Allah bunları bilmek, öğrenmek isteyenler için açıklar.
231. Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikâh altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir.
232. Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, aralarında iyilikle anlaştıkları takdirde, onların (eski) kocalarıyla evlenmelerine engel olmayın. İşte bununla içinizden Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Bu öğüdü tutmanız kendiniz için en iyisi ve en temizidir. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
233. Emzirmeyi tamamlatmak isteyen (baba) için, anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyimi baba tarafına aittir. Bir insan ancak gücü yettiğinden sorumlu tutulur. Hiçbir anne, çocuğu sebebiyle, hiçbir baba da çocuğu yüzünden zarara uğratılmamalıdır. Onun benzeri (nafaka temini) vâris üzerine de gerekir. Eğer ana ve baba birbiriyle görüşerek ve karşılıklı anlaşarak çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı (süt anne tutup) emzirtmek istediğiniz takdirde, süt anneye vermekte olduğunuzu iyilikle teslim etmeniz şartıyla, üzerinize günah yoktur. Allah'tan korkun. Bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı görür.
234. Sizden ölenlerin, geride bıraktıkları eşleri, kendi başlarına (evlenmeden) dört ay on gün beklerler. Bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit, kendileri hakkında yaptıkları meşru işlerde size bir günah yoktur. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
235. (İddet beklemekte olan) kadınlarla evlenme hususundaki düşüncelerinizi üstü kapalı biçimde anlatmanızda veya onu içinizde gizli tutmanızda size günah yoktur. Allah bilir ki siz onları anacaksınız. Lâkin, meşru sözler söylemeniz müstesna, sakın onlara gizlice buluşma sözü vermeyin. Farz olan bekleme müddeti dolmadan, nikâh kıymaya kalkışmayın. Bilin ki Allah, gönlünüzdekileri bilir. Bu sebeple Allah'tan sakının. Şunu iyi bilin ki Allah gafûrdur, halîmdir.
236. Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size mehir zorunluğu yoktur. Bu durumda onlara müt'a (hediye cinsinden bir şeyler) verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Münasip bir müt'a vermek iyiler için bir borçtur.
237. Kendilerine mehir tayin ederek evlendiğiniz kadınları, temas etmeden boşarsanız, tayin ettiğiniz mehrin yarısı onların hakkıdır. Ancak kadınların vazgeçmesi veya nikâh bağı elinde bulunanın (velinin) vazgeçmesi hali müstesna, affetmeniz (mehirden vazgeçmeniz), takvâya daha uygundur. Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür.
241. Boşanmış kadınların, hakkaniyet ölçülerinde (kocalarından) menfaat sağlamak haklarıdır; bu, Allah korkusu taşıyanlar üzerine bir borçtur.
Boşanma ile ilgili diğer hadisler,
4015 - İbnu
Abbas radıyallahu anhüma demiştir ki: "Bir erkek hanımına bir defada
"Sen üç talakla boşsun!" dese, bu bir talâk sayılır."
Ebu Davud, Talak 10, (2197).
4016 -
Rezin'in zikrettiği bir rivayette (İbnu Abbas şöyle demiştir): "Erkek
hanımına (aynı anda üstüste): "Sen boşsun, sen boşsun, sen boşsun"
diye üç kere söylerse, bu bir boşama sayılır, yeter ki bunlarla birinci
defaki söylediği "Sen boşsun!" sözünü te'kid etmeyi kastetmiş
olsun veya, hanımıyla henüz gerdek yapmamış olsun."
4017 - İbnu
Abbas radıyallahu anhüma'nın anlattığına göre, bir adam kendisine gelip:
"Ben hanımımı yüz talakla boşadım, bu hususta fikriniz nedir (bana
bir şey gerekir mi)?" diye sordu. Benden şu cevabı aldı: "Kadın
senden üç talakla boşanmıştır. Geri kalan doksan yedisi ile Allah'ın
ayetleriyle alay etmiş oluyorsun."
Muvatta, Talak (2, 552).
4041 - İbnu
Ömer radıyallahu anhüma derdi ki: "Köle, hanımını iki talakla boşadı
mı artık kadın, başka bir kocaya varıp ondan boşanmadıkça ona haram
olur. Bu kölenin hanımı hür de olsa, köle de olsa hüküm böyledir. Hür
kadının iddeti üç hayız müddeti, köle kadının iddeti iki hayız müddetidir."
Muvatta, Talak 50, (2, 574).