![]() |
Atatürk, Söylev ve Demeçlerinde, medeni insan fikriyle ve yüksek vicdan aydınlığı ile müşahede ve mütalea edersek, demektedir. Aşağıdaki yazıları, hiçbir saptırmaya girmeden, Atatürk'ün dediği şekilde, medeni insan ve yüksek vicdan aydınlığı ile irdelersek, nereye varırız ? |
Söylev
ve Demeçler / Cilt 1 / Syf. 389
Aziz Millet Vekilleri,
Dünyaca malum olmuştur ki, bizim devlet idaresindeki ana programımız,
Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve
siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat, bu prensipleri, gökten
indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır.
Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya
hayattan almış bulunuyoruz.
Söylev ve Demeçler / Cilt 2 / Syf. 273
Bin türlü beşeri ihtiraslarla, dini ayrılıklarla, bazı tarihi
hadiselerin bıraktığı dargın izlerle, geçmiş zamanlarda, gevşetilmiş,
hatta unutturulmuş olan hakiki bağların ihya olunması lüzumlu ve faydalı
olduğu yeni insani devre girdik.
Asırlardan ve asırlardan beri,
zavallı beşeriyeti mesut etmek için tutulan yolların, kullanılan vasıtaların
verdikleri neticelerin ne derece emniyetbahş oldukları tetkike şayan değilmidir
?
Artık insanlık mefhumu, vicdanlarımızı tasfiyeye
ve hislerimizi
ulvileştirmeğe yardım edecek kadar yükselmiştir.
Vaziyetleri ve onların icaplarını medeni insan fikriyle ve yüksek vicdan aydınlığı
ile müşahede ve mütalea edersek şu neticelere varırız :
İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak gayri insani ve son
derece teessüfe şayan bir sistemdir.
İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak,
onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını
temine yarayan hareket ve enerjidir.
Cihan sulhü içinde beşeriyetin
hakiki saadeti, ancak bu yüksek ideal yolcularının çoğalması ve muvaffak
olmasıyla mümkün olacaktır.
Şimdi, Atatürk'ün yukardaki sözlerini biraz irdeleyelim.
1- Atatürk, gökten
indiği sanılan kitaplar ifadesiyle hangi kitapları işaret
etmektedir ?
2- Atatürk, Biz ilhamlarımızı,
gökten ve gaipten değil, diyerek, biraz da istihza içeren ifadelerle
neyin karşılaştırmasını yapmaktadır ?
3- Atatürk'ün son
derece teessüfe şayan bir sistem, dediği sistem nedir ?
4- asırlardan beri,
zavallı beşeriyeti mesut etmek için tutulan yollar
ifadesinin karşılığı nedir ?
5- Eğer yukarıdaki ifadelerinden hala, doğrudan Din Kurumunu kastettiği
anlaşılmıyorsa, veya yanlış anlaşılan, ya da yorumlanan Din Kurumunu kastettiği,
anlamı çıkarılmaya çalışılıyorsa, neden,
İnsanları mesut edecek yegane vasıta, sözcükleri ile başlayan
paragrafına, hiçbir şekilde din kavramını dahil etmeyerek, din'i
hayatın vazgeçilemez bir temel ögesi olarak görenlerin, istedikleri gibi
daha açık ve seçik anlamalarına yardımcı olacak belirleyici bir ifade
kullanmamıştır ?
6- gökten
indiği sanılan kitaplar ifadesinin, gene din'i hayatın
vazgeçilemez bir temel ögesi olarak görenler tarafından 'tabi ki kitaplar
gökten gelmemiştir, vahiy yolu ile yazılmışlardır' yaklaşımları ile
çarpıtma cihetine gitmelerini, neden Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil,
doğrudan doğruya
hayattan almış bulunuyoruz
7- Bilindiği gibi, asırlar boyunca dinlerin insanların mutluluğu üzerine
kurulan bir sistem olduğu iddia edilmiştir. Ancak, özellikle İslamiyetin
anayasasını içeren Kuran ayetlerinin, bir çoğu öldür emirleriyle doludur.
Burada Atatürk'ün,
İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak gayri insani ve son
derece teessüfe şayan bir sistemdir. sözlerinin üzerinde çok dikkatli
bir şekilde durmak gerekmektedir. Atatürk,
İnsanları mesut edecek yegane vasıta, 'nın karşılıklı insan
sevgisine dayalı bir hareket ve enerji olduğunu söylerken,
herhangi bir dini inanç vurgusu yapmamakta, ancak medeni insan fikriyle ve yüksek vicdan aydınlığı
ifadelerini kullanmaktadır.
ÇAna
Sayfa