Riddet, İrtidat ve Mürted
Riddet ve irtidad kelimelerinin anlamı İslam
dinini terk etmektir. Mürted'in kelime anlamı ise İslam'ı terk eden manasınadır.
Kuran’a göre, İslam’ı terk eden cehenneme gidecek ve orada ebedi olarak
kalacaktır. Bakara 217 ayetin son satırlarında bu açıkça ifade edilmiştir.
Bakara / 217. Sana haram ayı, yani
onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları)
Allah yolundan çevirmek, Allah'ı inkâr etmek, Mes-cid-i Haram'ın ziyaretine
mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır.
Fitne de adam öldürmekten daha büyük bir günahtır. Onlar eğer güçleri
yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam
ederler. Sizden kim, dininden döner ve kâfir olarak ölürse, onların yaptıkları
işler dünyada da ahirette de boşa gider. Onlar cehennemliktirler ve orada
devamlı kalırlar.
Nahl / 106. Kim iman ettikten sonra
Allah'ı inkâr ederse -kalbi iman ile dolu olduğu halde (inkâra) zorlanan başka-
fakat kim kalbini kâfirliğe açarsa, işte Allah'ın gazabı bunlaradır;
onlar için büyük bir azap vardır.
Her fırsatta İslam dininin hoşgörü dini olduğunu
vurgulamayı kendine vazife edinen din ulemalarımız, hernedense bu ayetleri görmezden
gelirler.
Ali İmran / 90. İnandıktan sonra kâfirliğe
sapıp sonra inkârcılıkta daha da ileri gidenlerin tevbeleri asla kabul
edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler.
Allah Nisa 137 ayete göre bağışlayan olmadığı
ve salt İslam’ı terk ettiler diye onları doğru yola iletmediği gibi,
Nisa / 137. İman edip sonra inkâr
edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını
arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.
Dinden dönenler biraz da, şeytanın suçu
gibidir ve Allah onları şeytanla baş başa bırakmıştır.
Muhammed / 25.
Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri,
şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
İslam’ın genel anlayışında ise, dinini değiştirmenin cezası ölümdür.
Bu hadislerde açık şekilde belirtilen konulardan biridir.
Resulullah (SAV) şöyle buyurdu: Kim
dinini değiştirirse onu öldürün.
Buhari, Cihad ve’s-Seyr, 2794
1585 Zeyd Ibni Eslem ( radıyallahu anh ) anlatıyor :
Resulullah ( SAV) buyurdular ki, Dinini değiştirenin boynunu vurun.
İmam
Malik, bu hadisi Muvatta'da ( Akdiye 15- 2736)
kaydeder ve hadis hakkında şu açıklamayı sunar : Bu hadisin manası şudur,
herkim İslam'dan çıkarak zındıklık ve benzeri bir dine girecek olursa
kendisine galebe çalındığı taktirde öldürülür. Öyle birine tevbe
teklif edilmez. Zira gerçekten tevb edip etmediği bilinemez. Çünkü bunlar (
galebeden önce ) küfürlerini gizleyip, müslüman olduklarını iddia
ediyorlardı. Ben böylelerinin küfrü, delille sübut bulduğu taktirde, tevbe
etmeye çağrılmalarını uygun bulmam, ( tevbe etse de kabul edilmemeli )
Devamla der ki, '' Bizim nezdimizde esas olan şudur : Bir kimse irtidat ederse
tevbeye çağrılır, ( kendisine galebe çalınmazdan önce ) tevbe ederse
hayatı bağışlanır, aksi taktirde öldürülür.
İmam Malik devamla der ki, Resulullah, Dinini terkedeni öldürün hadisinin
manası : Kim İslam'dan çıkıp başka dine geçerse demektir. İslam'dan başka
bir dinden çıkarak bir diğer dine geçerse demek değildir. Sözgelimi,
Yahudiliği terkederek Hristiyanlığa veya mecusiliğe geçen kastedilmemiştir.
Bundan dolayı, ehl-i zimme'den herhangi biri böyle bir din değiştirmesi
yapacak olsa ne tevbeye çağrılır, ne de öldürülür.
İrtidad,
büyük günahlardandır. Kişinin bütün hayır amellerini sevabını yok
eder. Hadisi açıklayan İmam Malik, esas
itibariyle zındık oldukları halde müslüman görünen kimselerin
irtidad etmeleri halinde, yakalanınca tevbesine güvenilmeyeceği
kanaatindedir. Bu sebeple Malik'e göre onlara tevbe teklif edilmez, tevbekar
olup, İslam'a geldiklerini beyan etseler bile bu tevbe onlardan kabul edilmez.
İmam Şafi tevbelerinin makbul olduğuna hükmeder. Ebu Hanife'nin onlar hakkında
iki ayrı görüşü olmuştur.
Zındık,
Kamus'da, Ahiret'e veya Rububiyet'e inanmayan veya küfrünü gizleyerek iman
izhar eden kimse diye açıklanır.
Kütüb-i Sitte Cilt/6 Sayfa 189
İbni Abbas'ın, kadın mürted
de öldürülür sözü delil getirilerek Hanefilerin hükmüne itiraz edilmiş
ve ilaveten Ebu Bekir'in hilafeti sırasında irtidad etmiş olan bir kadını,
henüz pek çok sahabe hayatta iken öldürttüğü, kimsenin buna itiraz etmediği
gösterilmiştir.
Hz. Muaz Yemen'e giderken Resulullah kendisine bu mevzu ile alakalı olarak şunu
söylemiştir : İslam'dan herhangi biri vazgeçecek olursa, onu tekrar davet
et, dönerse ne ala, dönmezse boynunu vur. Herhangi bir kadın İslam'dan
irtidad edecek olursa, onu da geri çağır, dönerse ne ala, dönmezse boynunu
vur.
Zürkani,
kaydedilen bu muaz hadisi, sadedinde olduğumuz ihtilafta nasdır, hükmüne
uyulması gerekir, der.
Buhari
ve başka bir kısım kaynaklarda rivayet edilen bir kıssa da konumuza ışık
tutar. İkrime'nin rivayetine göre, Hz.
Ali'ye bir kısım Zındık getirilmişti. O bunları yaktırdı. Haber ibni
Abbas'a ulaşınca, Onun yerinde ben olsaydım yaktırmazdım. Çünkü Hz.
Peygamber'in yasağı var, Allah'ın azabı ile azab vermeyin. Fakat öldürtürdüm
zira efendimiz, kim dinini değiştirirse öldürün, diye emrediyor.
Kütüb-i Sitte Cilt/6 Sayfa 190
Muhammed'in İrtidad Üzerine
Öldür Emirleri
İbni Abbas ( ra ) anlatıyor,
Abdullah ibni Sad ibni Ebi's Sarh, Hz. Peygamber'e katiplik yapıyordu. Şeytan
ayağını kaydırdı, adam irtidad ederek kafirlere sığındı. Resulullah,
Fetih günü onun öldürülmesini emretti, ancak Hz. Osman onu himayesi altına
aldı. Resulullah da bu himayeyi tanıdı.
Ebu Davud, Hudud 1-4358
Nesai, Tahrimu'd-Dem 15, ( 7-107 )
Hernekadar Bakara 256'da dinde zorlama yoktur ifadesi varsa da bu ifade, İslam'ın
şartlarını yerine getirmede zorlama yoktur manasınadır.
Bakara 217’nin son satırındaki ifadeler bu düşünceyi kanıtlar.