Kadın Hakları


Hernekadar Cahiliye döneminde, Kadın Hakları ve özgürlüğü İslam' a nazaran çok daha fazlaysa da, Arabistan’da bazı topluluklarda, kadının sosyal durumunun İslam’dan öncede pek iç açıcı olmadığı görülür..  Örneğin, miras konusunda kocası ölen kadını, o kişinin bıraktığı mal olarak gören bir topluluğun olduğu bilinmektedir.. Koca tarafı, kadın ve parası üzerinde söz sahibi olarak, kadını kullanabiliyordu.. Kuran, bu duruma aşağıdaki ayetle bir çözüm getirmeye çalıştıysada, bu konunun üzerinde çok fazla durmaya gerek duymamıştır..

Nisa 19... Ey iman edenler, Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir.. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz içinde kadınları sıkıştırmayın.. Onlarla iyi geçinin.. Eğer onlardan hoşlanmazsanız biliniz ki Allah’ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz..

Kuran, zaman zaman bu şekilde kadını ve haklarını koruyucu görünümündedir.. Ancak, kadını korurken dahi onu kolayca değiştirilebilecek bir meta gibi görmektedir.. Onu kolayca değiştirilebilecek bir meta olarak görmesini ise, onlara verilen mehirin geri alınmamasını şart koşarak kapatmaya çalışır.

Nisa 20 / 21..  Eğer bir eşi bırakıpta yerine başka bir eş almak isterseniz, onlardan birine yüklerle mehir vermiş olsanız dahi ondan hiçbirşeyi geri almayın.. Siz iftira ederek ve apaçık günah işleyerek onu geri alırmısınız...?  Vaktiyle siz birbirinizle haşır neşir olduğunuz ve onlar sizden sağlam bir teminat almış olduğu halde onu nasıl geri alırsınız..

Kadını koruyucu görünürken, erkeğin üstünlüğünü açıkça vurgular..
Bakara..228.. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları gibi, kadınlarında erkekler üzerinde belli hakları vardır.. Ancak, erkekler kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.

Bu arada koruyuculuğunu yaptığı kadının şahitliğinden de pek emin değildir ki, borçlular arasında yapılan anlaşmalarda iki kadının şahitliğini bir erkeğin şahitliğine eş tutar.. Bakara..282.. (Ayetin tamamı değildir..)Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun.. Eğer iki şahit bulunamazsa rıza göstereceğiniz  şahitlerden bir erkek ile iki kadın olsun..

Miras paylaşımında da,  erkeğin kadını ekonomik olarak da domine edebilmesi ve bunu toplum düzeninin değişmez bir anlayışı olabilmesi   için, erkeğe ayrıcalıklar tanır..
Nisa 11.. “Allah size çocuklarınız hakkında, erkeğe kadının payının iki misli miras vermenizi emreder..”
Buna neden olarak erkeğin harcamalarının kadınınkinden daha fazla olduğu düşünülür,  sanki erkek o harcamayı beraber olduğu kadınlara yapmaya mecburmuş gibi.. Ayrıca harcamayı yapan tarafa, daha fazla harcama yapma imkânını vermek, o tarafın, diğer tarafa ekonomik üstünlük sağlamasına  yol açması ve egemenlik sağlamasına zemin hazırlaması olacağı düşünülmez.. Belki düşünülür de, tercih edilen budur.. Çünkü, burada da erkeklere, kadınları daha rahat çekip çevirebilmelerinde etken olabilecek gerekli zemin, onların karşısında ekonomik olarak daha kuvvetli olmalarına yardımcı olacak toplumsal uygulamalar temin edilerek sağlanmıştır.. Açıklaması hazırdır, kadın erkeğin koruması altındadır, ve  erkeğin ekonomik olarak da  güçlü olması gereklidir ki kadını daha iyi koruyabilsin..
Kuran, erkeğin kadın üzerinde tam bir hakimiyet kurması için, erkeğe gerektiğinde kuvvet kullanmasını da öğütler..
Nisa..34.. Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebi ile ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.. Onun için saliha kadınlar itaatkârdır.. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi kimse görmesede namuslarını koruyucudurlar.. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve bunlarla yola gelmezlerse dövün.. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın, çünkü Allah yücedir, büyüktür..
Ayet, erkeğin, kadının yöneticisi olduğunu açık bir şekilde ifade etmektedir.. Kadın zayıf olarak ele alındığı için, erkek tarafından korunmaya muhtaç bir duruma getirilmiştir.. Ancak, onu koruyan erkek gerekirse o kadını istediği gibi dövebilecektir, bunun için kadından, endişe duyması  yeterlidir.. Kadın ise, itaatkâr olduğu sürece övgüye layıktır..
Günümüz kadını buna da pek ses çıkartmaz.. Kabul etmeyenler olsada, çoğunluk bunu böyle kabul eder. 
İncil'de, hernekadar kocaya karısını dövme hakkını vermiyorsa da, aynı şekilde kadının kocaya itaat etmesini ve bağlı olmasını ister. 
Bu Pavlus’un Efeslilere Mektubu Bab 15’de belirtilmiştir.

22. Ey kadınlar, Rab'be bağımlı olduğunuz gibi, kocalarınıza bağımlı olun.
23. Çünkü Mesih bedenin kurtarıcısı olarak inanlılar topluluğunun başı olduğu gibi, erkek de kadının başıdır.
24. İnanlılar topluluğu Mesih'e bağımlı olduğu gibi, kadınlar da her durumda kocalarına bağımlı olsunlar.
25.  Ey kocalar, Mesih inanlılar topluluğunu nasıl sevip onun uğruna kendini feda ettiyse, siz de karılarınızı öyle sevin.
26  Mesih, inanlılar topluluğunu suyla yıkayıp Tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.
27. Öyle ki, inanlılar topluluğunu, üzerinde leke, buruşukluk ya da buna benzer bir şey bulunmadan, görkemli bir biçimde kutsal ve kusursuz olarak kendine sunabilsin.
28.
Aynı şekilde, kocalar da karılarını kendi bedenleri gibi sevmelidir. Karısını seven kendini sever.
29.  Hiç kimse hiçbir zaman kendi bedeninden nefret etmemiştir. Tersine, onu besler ve kayırır, tıpkı Mesih'in inanlılar topluluğunu besleyip kayırdığı gibi.
30. Çünkü biz O'nun bedeninin üyeleriyiz.
31. «Bunun için adam annesini babasını bırakacak, karısına bağlanacak ve ikisi tek bir beden olacaklar.» 
32.
Bu sır büyüktür; ve ben bunu Mesih ve inanlılar topluluğuyla ilgili olarak söylüyorum.
33. Bununla birlikte, her biriniz karısını kendisi gibi sevsin. Kadın da kocasına saygı göstersin.  

Aynı şekilde,
Pavlus'un Korintlilere birinci mektubu Bab / 7
39. Bir kadın, kocası yaşadıkça kocasına bağlıdır. Kocası ölürse, kadın dilediği kimseyle evlenmekte özgürdür; yeter ki, o kimse Rab'be ait olsun. 

Gene Kuran'a dönecek olursak, kadınlar ayrıca, Peygamber için, istediği zaman alınıp, istediği zaman bırakılacak varlıklardır.. Ve bu hak kendisine güya Tanrı tarafından verilmiştir...!  

Ahzab 51... Onlardan     dilediğini geriye bırakır, dilediğini yanına alırsın. Boşadığın hanımlarından arzu    ettiğini tekrar yanına almanda, senin üzerine bir günah yoktur.. Böyle yapman onların   mutlu olmalarına, üzülmemelerine ve hepsinin senin verdiklerine razı olmalarına daha  uygundur.. Allah kalplerimizde olanı bilir.. Allah hakkıyla bilendir, halimdir...

Bununla ilgili hadislerden biri de Aişe tarafından nakledilir.
749 - Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) diyor ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölmezden önce bütün kadınlarla nikâh kendisine helâl kılındı."
Tirmizî, Tefsir, Ahzâb, (3214);
Nesâî, Nikâh 2 (6, 56).

Sonuç olarak, İslamilerin iddialarına göre, kadın Kuran’da zaman zaman korunuyor ve hatta el üstünde tutuluyor gibi görünüyorsa da, bütün olarak bakıldığında, erkeğin arkasında ikinci sınıf insan durumundadır.. 
Bütün bunların yanı sıra, Kuran’da doğrudan kadınlara hitaben yazılmış tek bir ayet yoktur..  Allah burada da kadını kendisine muhatab almamıştır. Bakınız,  Kadına Hitab.

 ÇAna Sayfa 

Hosted by www.Geocities.ws

1