KÜLTÜR VE İDEOLOJİ

BATI VE DOĞU

Soru: Teknolojiyi ve teknolojik beceriyi elde edişimiz entellektüel bağımsızlık elde etmemize ve daha sonra itici güç ve ivedilik kazanmamıza yardımcı olur mu?

 

Cevap: Kişiliğini yitirmiş bir toplum, teknolojik gelişmeye ulaşabilir mi ve Batı teknolojisinden bağımsız olabilir mi? Bu aşamaya varmış bir toplum var mıdır? Bir toplum ancak kendi kişiliğiyle bir teknolojiye sahip olabilir. Japonya'nın kendine has bir Japon kişiliği vardır ve böylece o yüksek bir teknoloji ulusudur. Fakat ruhsal kişilikli insana sahip olmayan bir toplum daima tüketici bir ulustur. Kendi kişiliğinden yoksun olduğu bir üretimi varsa da; o da kapitalizmin temsilcisinin elindedir.

Soru: Bizler onların yollarına uymadan, istediğimiz şekilde kendi teknolojimizi yaratmaya ve tek başımıza hareket etmeye muktedir olacak mıyız?

 

Cevap: Eğer ekonomik üretkenliğe erişeceksek, ilkin kültürel üretkenliği elde etmeye çalışmamız gerekir. Endüstriyel bağımsızlık, kültürel bağımsızlığı gerektirir. Bizler kültürel yönden Batı'ya bağımlı oldukça endüstriyel bakımdan kendimize yeterli, yaratıcı ve bağımsız olamayız. Kendi zevk ve rengini seçemeyecek kadar zayıflatılmış olan birisi kuşkusuz kendi teknolojik bağımsızlığını öne süremeyecek kadar kifayetsizdir. Bu özellikte bir insan daima asalak, bir nevi önemsiz ücretli biri ve kısır bir tüketicidir. Sorulması gereken soru şudur: Efendisine hizmet eden veya bir ağanın ev halkına katılan bir hizmetçi ilkin kendi bağımsızlığını elde etmek ardından da kendi insani bağımsızlığını elde etmek için mi, yoksa tersine olarak mı mücadele etmesi gerekir? Kendi kişiliğini ve insani bağımsızlığını tekrar kazanmadan efendinin evinden çıkmaya, muktedir olabilir mi? Ve eğer ağa kendisini evden kovarsa geri gelip kendisini tekrar kabul ettirmesi için ağanın ayaklarına kapanmayacak mı? Hatta., efendisi olmaksızın kendi olmaksızın kendi başına buyruk olması fikri onu ürkütecektir. Bir Ağanın hizmetçisi olmalı daima iftihar eden birisi öyle hazır olarak efendisiz olmaya meyletmeyecektir. O yüzden onun ilkin bir bağımsız insan kişiliği elde etmeye çabalaması gerekmektedir, ancak o zaman kendi hesabına bir evi olur. O zaman Allah gündelik ekmeğimi gönderir! Benim kendi kollarım da var. Kendi hayatımı kendim kazanabilirim! O, kendisine başka bir hizmetçi bulsunlar diye kendi kendine söylenecektir.

O yüzden ilkin kültürel üretkenlik elde etmeye çalışmalıyız ve ancak o zaman ekonomik alanlarda üretkenlik sağlamaya muktedir olabiliriz. Aksi takdirde daima yapamayacağımız şeyin tüketicisi oluruz. Fakat bundan da kötüsü yaratamadığımız bir şeyde gurur duymamızın alçaltıcılığıdır. Kendi Pontiac'ının tekerleği üstünde sanki onun yaratıcısıymış gibi övünerek oturan ve vaziyet takınan bir arkadaş satın aldığı bir şeyle gurur duymaktadır. Fakat yaptığı bir şeyden değil. Ve insanın Aya nasıl ayak bastığı hakkında çene çalan ve övünen de aynı türde bir arkadaştır. Fakat o, kendisinin bu yükselen insanın bir parçası olmadığını bilmemektedir. Aya ayak basan insanın kendisiyle bir ilgisi olmadığını bilsin o. O, bilsin ki: ekmeğini ağzına koymasına yardım edilen, başka tipte bir insandır. Bunu kendisi için yapan başka bir kişi vardır. Bir yazarın sözcüklerinde, Batı ellerini Doğu'nun kafasından çekmiş ve onun ceplerine indirmiştir.

Ali Şeriati

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1