Eritre
GirişEritre İslam coğrafyasının
bağımsızlığını yakın bir zamanda elde etmiş bir ülkesidir. Bir zamanlar
Eritre'de verilen bağımsızlık mücadelesi Türkiye dahil bütün İslam alemindeki
İslami oluşumların gündemindeydi. Çünkü burada komünist Etyopya sultasına karşı
Eritre'deki Müslüman halkın bağımsızlık ve hürriyetlerine kavuşmaları için
mücadele veriliyordu ve bu mücadele İslami bir duyarlılıkla başlatılmıştı.
Ancak ne yazık ki İslam coğrafyasının daha başka bölgelerinde oynanan oyun
burada da oynandı ve zaman içinde bağımsızlık mücadelesinin yönü
değiştirildi. Komünist bloğun çökmesiyle
birlikte Etyopya'daki diktatörlük rejiminin çökmesinden sonra Eritre
bağımsızlığına kavuştu. Ancak ortaya çıkan devlet yıllarca bağımsızlık
mücadelesi veren Müslüman halkın haklarını savunan bir devlet değil Doğu
Avrupa'nın hatta Kızıl Deniz'e kıyısı olan ülkelerin birçoğunu rencide eden
bir çıban başıydı. Bu çıban başını çağdaş sömürgeci güçler, bölgede uzaktan
kumandalı bir kukla yönetim oluşturmak ve onun vasıtasıyla kendilerine kafa
tutanları hırpalamak için ortaya çıkarmışlardı. Bu yüzdendir ki Eritre'de
ortaya çıkan yönetim Körfez savaşında Amerika'nın yanında yer almayarak
Irak'a destek veren Yemen'in cezalandırılmasında kullanıldı. Bu cezalandırma
işleminde Eritre, Yemen'in Kızıl Deniz'deki üç adasını işgal etti. Yine
Amerika'nın dümen suyuna girmeyen Sudan'ın cezalandırılmasında da Eritre'den
yararlanıldı. Oysa Sudan, Eritre'den kaçan bir milyon mülteciyi barındırmış,
Eritre'deki bağımsızlık mücadelesine de en büyük lojistik desteği vermişti.
Eritre, bir ara iyi geçindiği yeni Etyopya yönetimiyle de geçtiğimiz aylarda
arayı açtı ve savaşa girdi. Ancak bu günlerde Eritre'nin
artık tutumunu değiştirme ihtiyacı duyduğunu görüyoruz. Geçen ay, Sudan'la en
üst düzeyde diplomatik ilişkileri başlattığını açıkladı. Bu gelişme aynı
zamanda Eritre'nin Güney Sudan'daki ayrılıkçı Sudan Halk Kurtuluş Cephesi
(SPLA)'ne de desteğini çekmesi anlamına geliyordu. Sonuç olarak şunu
söyleyebiliriz ki Eritre'nin özellikle yakın tarihi İslami duyarlılık
taşıyanların ibret almaları gereken önemli gelişmelerle doludur. Eritre aynı
zamanda tarihte adaletiyle ün salmış olan ve Mekke'deki müşriklerin zulmünden
kaçan ilk muhacirlerin sığındığı ülkenin kralı Necaşi'nin yönetiminde kalmış
topraklardandır. Bu açıdan İslam davetinin yayılması sürecinde özel bir yeri
vardır. Biz de bu ayki "İslam Coğrafyası" bölümümüzde bu ülkeyi
tanıtıyoruz Eritre Hakkında
Genel Bilgiler Resmi adı: Eritre Cumhuriyeti Başkenti: Asmara (Nüfusu: 400
bin) Diğer önemli şehirleri: Keren,
Akordat, Mitsiva, Assab, Nakta. Yüzölçümü: 117.400 km2 Nüfusu: 4.000.000 (1999
tahmini). Nüfusun % 15'i şehirlerde yaşamaktadır. Ortalama ömür 47 yıldır.
Nüfusun % 46'sını 14 yaşın altındakiler oluşturmaktadır. Nüfus artış hızı: % 3.1 Etnik yapı: Eritre'de en büyük
etnik kitle nüfusun yaklaşık % 48'ini oluşturan Tigrinyalılardır.
Tigrinyalıların büyük çoğunluğu hıristiyandır. Tigrinya dili denen bir dili
konuşurlar. Yerleşik hayata geçmiş olan Tigrinyalılar genellikle
hayvancılıkla ve hurda vs. ticaretiyle uğraşırlar. İkinci büyük etnik grup
ise nüfusun % 31'ini oluşturan Tigrelerdir. Tigrelerin tamamı Müslümandır.
Konuştukları Tigre dili Tigrinya diline yakındır. Göçebe hayatı sürmekte ve
genellikle hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Üçüncü büyük etnik grup ise
nüfusun % 4.3'ünü oluşturan Afarlardır. Afarlar kendilerinin Arap kökenli
olduklarına inanmaktadırlar. Kıyılarda yaşayan Afarlar çoğunlukla
balıkçılıkla, iç kesimlerde yaşayanlarsa genelde göçebe hayvancılıkla
geçinirler. Kendilerine özel bir dilleri vardır. Afarların hepsi Müslümandır.
Ancak bugünkü yaşantılarında İslâm öncesi dinlerinin izleri kısmen
görülmektedir. Onlardan sonra % 3.8 orana sahip olan Becalar gelir. Çoğunluğu
Sudan sınırları içinde yaşayan Becalar, Kuşi dilleri grubuna giren bir dil
konuşurlar. Becaların da tamamı Müslümandır. Diğer etnik unsurların başta
gelenleri ise Kunamalar, Agaular, Saholar, Naralar ve Amharalardır. Bunların
arasında da Müslümanlar çoğunluktadır. Dil: Resmi dil Arapça ve
Tigrinya dilidir. Halk arasında ayrıca yukarıda zikredilen etnik unsurların
dilleri de konuşulmaktadır. Din: Resmi istatistik verilere
göre nüfusun % 50'si Müslümandır. Müslümanların tamamı sünnidir. Geriye kalan
nüfus ise hıristiyan ve çoğunluğu ortodokstur. Coğrafi durumu: Bir Doğu Afrika
ülkesi olan Eritre, doğudan Kızıldeniz, güneyden Cibuti, güneybatıdan
Etyopya, kuzeyden ve kuzeybatıdan ise Sudan'la çevrilidir. Başta Baraka olmak
üzere sıcak dönemlerde kuruyan birkaç akarsuyu bulunmaktadır. Topraklarının
yaklaşık % 11'i tarım alanı, % 30'u otlak, % 4'ü ormanlıktır. Kızıldeniz
kıyısında tarıma elverişli araziler bulunmaktadır. Batı bölgeler nispeten
dağlıktır. Eritre'de Etyopya'ya nispetle daha ılımlı ve daha yağışlı bir
iklim hâkimdir. Yönetim şekli: Eritre'deki
mevcut yönetimde Eritre Halk Kurtuluş Cephesi söz sahibidir. Bunda
Etyopya'daki komünist rejimin zayıflamasından sonra Batılı ülkelerin ve
İsrail'in bu örgütü fiilen desteklemelerinin ve silahlandırmalarının etkisi
olmuştur. Bu cephenin liderliğini yapmış olan Asyas Afewerki bağımsızlık
sonrasında geçici Devlet konseyi başkanlığına getirildi. Anayasanın ve
sistemin belirlenmesinden sonra da cumhurbaşkanlığına seçildi ve halen bu
görevi sürdürmektedir. Görünüşte çok partili bir sistemden söz edilse de
uygulamada tek parti hakimiyeti söz konusudur. Eritre, BM ve Afrika Birliği
Örgütü üyeliğine kabul edilmiştir. İdari bölünüş: 10 idari
bölgeden meydana gelmektedir. Tarihi: Eritre'de İslâm'ın
tarihi Resulullah (a.s.) dönemine kadar uzanır. Mekke müşriklerinin zulmünden
kaçan bazı Müslümanların Habeşistan'a sığınmaları sonucunda Habeşistan
krallığının yönetimi altında bölgelerde yaşayan halk İslâm'la tanıştı ve
özellikle Eritre bölgesinde birçok insan Müslüman oldu. (Bu hicretten en çok
etkilenen bir halk da Somali halkıdır. Allah izin verirse Somali'yi
tanıtırken bu ilk hicretin Somali'deki tesirlerinden daha ayrıntılı olarak
söz edeceğiz.) Emeviler döneminde İslâm
hilafetine bağlanan, sonra Abbasi hilafetine tabi olan Eritre, 1557 - 1885
yılları arasında da Osmanlı devletine tabi olmuştur. 1885'te İtalyanlar
tarafından işgal edildi. İtalyanlar II. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkınca
Eritre İngiliz sömürgecilerin eline geçti. Eritre halkı 1946'da,
sömürgecilerin vatanlarını terk etmeleri için BM nezdinde ve daha başka
kanallardan mücadele vermeye başladı. Bu mücadelede öncülüğü Şeyh İbrahim
Sultan Ali'nin liderliğindeki İslâmi Birlik (Râbıta) Partisi yürütüyordu.
Ancak bazı sömürgeci güçlerin kışkırttığı hıristiyan Eritreliler Habeşistan
(Etyopya) ile birleşmek istediklerini bildirdiler. O zaman Eritre halkının %
70'ini oluşturan Müslümanların bağımsızlık istemelerine rağmen BM teşkilatı
hıristiyan Eritrelilerin isteklerini dikkate alarak Eritre'nin Habeşistan'la
birleşmesini öngören 390 sayılı bir karar çıkarttı. Ancak Eritre'nin
bağımsızlık mücadelesini organize etmek üzere oluşturulan ve liderliğini
Hamid İdris Avati'nin yaptığı Eritre Kurtuluş Cephesi, BM'in kararını
tanımayarak 1961'de fiili mücadele başlattı. Öte yandan Habeşistan krallığı
1962'de BM'in söz konusu kararına dayanarak Eritre topraklarını kendi
topraklarına kattığını açıkladı. Habeşistan krallığının bu haksız kararına
rağmen lideri de savaşçıları da Müslümanlardan oluşan Eritre Kurtuluş Cephesi
silahlı mücadeleye devam etti. Hıristiyan Eritreliler ise bağımsızlık
mücadelesine karşı Etyopya ordusuna yardımcı oluyorlardı. Eritreli
hıristiyanlar 1975'ten sonra metot değiştirerek Eritre Kurtuluş Cephesi'nin
içine sızmaya başladılar. ABD ve İsrail tarafından özel olarak yetiştirilen
ve kendilerine komando denen hıristiyanların asıl gayelerinin ortaya çıkması
üzerine Eritre Kurtuluş Cephesi bunları tasfiye etmeye başladı. Bu kez onlar
da Eritre Halk Kurtuluş Cephesi adında ayrı bir örgüt kurdular. Bu örgüt daha
çok Eritre Kurtuluş Cephesi'ne karşı savaşmaya ve onun ele geçirdiği
bölgeleri ellerinden almak için çarpışmaya başladı. ABD ve İsrail başta olmak
üzere çeşitli sömürgeci ülkeler de örgütü silah ve para yönünden
desteklediler. Bu ülkeler "insani yardım" diye Eritre Halk Kurtuluş
Cephesi'ne silah yardımı yaptılar. Küba başta olmak üzere bazı komünist
ülkeler de Eritre'ye asker göndererek adı geçen örgütün gerillalarının
yanında çarpıştırdılar. Eritre Halk Kurtuluş Cephesi militanları ele
geçirdikleri bölgelerdeki Müslümanlara ağır zulümler yapıyor, mal
varlıklarına el koyuyor, hatta kadınlara tasallut ediyorlardı. Bununla da
kalmayıp ele geçirdikleri bölgelerde İslâm ilkelerine göre yaşanmasını
yasaklıyorlardı. Öte yandan 1974'te Habeşistan'daki krallık rejimini
devirerek yerine komünist bir rejimi hâkim kılan ve ülkenin adını Sosyalist
Etyopya olarak değiştiren yöneticilerle zaman zaman gizli görüşmeler
yaptıkları oluyordu. Etyopya'daki komünist rejimin
zayıflamaya başlaması üzerine sömürgeci güçlerin ve özellikle İsrail'in
Eritre Halk Kurtuluş Cephesi'ne yardım ve destekleri arttı. 1991 başlarında
Etyopya'daki komünist rejimin çökmesi ve Etyopya Devrimci Demokratik Halk
Cephesi'nin yönetimi ele geçirmesi üzerine, aynı yılın Mayıs ayında Eritre
Halk Kurtuluş Cephesi gerillaları Eritre topraklarının başkenti Asmara'yı ele
geçirerek bu bölge üzerindeki Etyopya hâkimiyetine son verdiler. Bu olaydan
sonra geçici bir Eritre hükümeti oluşturuldu. Daha sonra 23 - 25 Nisan 1993
tarihlerinde gerçekleştirilen halkoylamasında, seçmen kütüklerine kayıtlı 1
milyon 18 bin kişinin % 98'inin oy kullanması ve bunların da % 99.8'inin
bağımsızlık yönünde oy vermesi üzerine 24 Mayıs 1993'te Eritre'nin
bağımsızlığı ilan edildi. Bağımsızlık sonrasında üyelerini genellikle Eritre
Halk Kurtuluş Cephesi mensuplarının oluşturduğu 4 yıllık bir geçiş dönemi
hükümeti oluşturuldu. Bağımsızlık mücadelesinde etkili bir rol oynayan Eritre
İslâmi Cihad Hareketi ise yönetimin dışında kaldı. Bu durum üzerine Eritre
İslâmi Cihad Hareketi kurulan geçiş dönemi hükümetine karşı tavır alarak
Eritre'nin İslâmi kimliğinin korunması için mücadeleyi sürdürmeye karar
verdi. Dış problemleri: Eritre
yönetiminin saldırgan tutumu sebebiyle bu ülkenin birçok komşu ülkeyle arası
açılmıştır. Bunların başında ise Yemen, Etyopya ve Sudan gelmektedir. Ancak
Sudan'la diplomatik ilişkileri başlattığından bu ülkeyle ilişkileri iyileşme
sürecine girmiş bulunuyor. Diğer iki ülkeyle arasındaki problem ise tümüyle
çözüme kavuşturulmuş değildir. Yemen'le arasındaki problemin sebebi Kızıl
Deniz'de bulunan ve Yemen'e ait üç adanın işgal edilmesidir. Etyopya'yla
anlaşmazlığın sebebi ise sınır konusundaki ihtilaftır. Ayrıca Eritre
yönetiminin İsrail'le sıkı münasebet içinde olması Ortadoğu ülkelerini
rahatsız etmektedir. İç problemleri: Eritre her ne
kadar Etyopya'dan bağımsız olduysa da bağımsızlık sonrasında yönetimin Eritre
Halk Kurtuluş Cephesi'nin tekeline geçmesi ve bağımsızlık mücadelesinde etkin
rol oynayan Eritre İslâmi Cihad Hareketi'nin saf dışı edilmesi bir iç
mücadeleye yol açmıştır. Eritre İslâmi Cihad Hareketi, sosyalist ve Batıcı
anlayışa sahip, İsrail'le yakın ilişkileri olan Eritre Halk Kurtuluş
Cephesi'nin ülke yönetimini tekeline alması, çok sesliliğe fırsat vermemesi,
geçiş sürecini bahane ederek değişik siyasi eğilimlerin kendilerini temsil
edecek siyasi partiler kurmalarına imkân tanımaması karşısında silahlı
mücadeleyi sürdürme kararı almıştı. Eritre nüfusunun yarıdan çoğunu oluşturan
Müslüman kitle de Eritre Halk Kurtuluş Cephesi'nin devlet yönetimini tekeline
almasından rahatsızdır. İslami Hareket: Eritre'deki
bağımsızlık mücadelesi İslâmi anlayış sahibi kişilerin öncülüğünde
başlatılmıştır. Ancak zaman içerisinde dış güçlerin oyunları ve müdahaleleri
sonucunda İslâm'dan uzak kişiler bağımsızlık mücadelesinde etkin rol oynayan
örgütlere sızmışlardır. Başlangıçta İslâmi bir çizgide olan Eritre Kurtuluş
Cephesi'nin liderliğini sol görüşlü Abdullah İdris Muhammed'in ele geçirmesi
üzerine örgütün çizgisi değişti. Bunun üzerine İslâmi anlayış sahipleri bu
örgütten ayrılarak başka örgütler oluşturma gereği duydular. Bugün Eritre'deki
İslâmi mücadelenin başını 2 Aralık 1988'de kurulan Eritre İslâmi Cihad
Hareketi çekmektedir. Bu hareket daha önce Eritre Kurtuluş Cephesi'nden
ayrılarak değişik gruplar oluşturan İslâmi anlayış sahiplerini bir araya
getirmiştir. İslâmi Cihad Hareketi kuruluşundan sonra hem Eritre Halk
Kurtuluş Cephesi'nin militanlarıyla hem de Etyopya askerleriyle mücadele
etmek zorunda kaldı. Ancak Eritre Halk Kurtuluş Cephesi'nin sömürgeci
güçlerce desteklenmesi ve Etyopya'daki komünist rejimin yıkılmasından sonra
yönetimi ele alanların bu örgütle işbirliği yapmaları İslâmi Cihad
Hareketi'nin saf dışı edilmesine imkân sağlamıştır. Ekonomi: Eritre ekonomisi
birinci derecede tarım ve hayvancılığa dayanır. Nüfusun % 85'i kırsal alanda
yaşamakta, bunların çoğu hayvancılıkla uğraşmaktadır. Kırsal alanda
yaşayanların üçte ikisi yerleşik veya yarı yerleşik hayat, kalanı göçebe
hayatı sürdürmektedir. Gayri safi milli hasılası,550 milyon dolar olarak
tahmin edilmektedir. Kişi başına düşen milli gelir, 150 dolar civarındadır.
Bağımsızlık öncesinde Etyopya yönetimi Eritre'deki bağımsızlık mücadelesi
dolayısıyla bu bölgeyi özellikle ihmal etmişti. Dolayısıyla Eritre'nin
sanayisi çok geri durumdadır. |