|
|
|

|
SİYASİ
KONJONKTÜRDE IRAK TÜRKMENLERİ
Irak
osmanlı idaresindeyken üç vilayetten oluşmaktaydı. Basra
ve Bağdat vilayetlerinin yanısıra günümüze kadar
sorunlarla dolu olan ve bugün Kuzey ırak olarak bilinen
Musul vilayetinden meydana gelmekte idi.
Başta petrol olmak üzere bir sürü zenginliklere ve çok önemli
bir jeostratejik konuma sahip olan Musul vilayeti , merkezi
Musul olmak olmak üzere Kerkük ve Süleymaniye sancaklarından
oluşmakta idi.
Lozan andlaşması'nda Musul vileyetinin Irak ve Türkiye içinde
kalması meselesi çözüme bağlanmadığı için Cemiyeti
Akavam yoluyla halledilmesine gidilmiş ve Musul vilayetinin
tamamı Irak'a bağlanmıştır. Türkiye hükümeti bu olayı
, 5 Haziran 1926 tarihinde Irak hükümeti ile yapmış olduğu
Ankara anlaşmasıyla kabul etmiştir.
Ülkede Türkmen varlığını yoketmek için uygulanan yoğun
Araplaştırma politikaları son zamanlarda etnik temizlik
boyutuna varmıştır. Kerkükten uzaklaştırılan Türkmenlerin
sayısı son bir yılda 1000 aileyi aşmıştır. Bunların
yerine Arap aileler yarleştirilmektedir. Türkmenleri göç
ettirmek ve yerlerine Arapları yerleştirme politikası çok
eski bir politikadır ve Irak yönetimi tarafından yaklaşık
20 yıldır yürütülmektedir. Ancak geçen yıldan buyana bu
uygulama iktidardaki Baas partisi tarafından etnik temizlik
boyutuna ulaştırılmıştır.
Türkmen Siyasi Hareketi 1970'ler büyük gelişme gösterdi .
Bilinçlenme süreci bu dönemde hız kazandı . Türkiye'ye
tahsil için gelen öğrenci saıyısında dikkat çekici bir
gelişme Bunda elbetteki refah seviyesnin yükselmesinin büyük
payı vardır.19700'lerin başında türkiye'ye tahsil için
gelen Türkmen öğrenxi sayısı 10-15 iken bu sayı 1975'te
80'in üzerine çıkmıştır. 1976 ve 1977 yıllarında ise
sayı katlanarak yükselmiştir.1978 yılında Irak yönetimi
Türkiyede öğrencilerin tahsil yapmalarını ani bir kararla
yuasakladı. türkmen öğrenciler eski sosyalist ülkelere
tahsil için gitmeye teşvik edildi. 1960 yılında kurulan Türkmen
Kardeşlik Ocağı bir klüp hüvviyetinde faliyer göstermekle
birlikte Türkmen toplumunun kültürel ve sosyal ihtiyaçlarının
yanı sıra milli ihtiyaçlarınıda karşıladı. 1977'de başlayan
Baas saldırganlığından nasibini alan yöneticileri, önce
görevden uzaklaştırıldı. 1979 yılında tutuklandılar
1980'de idam edildirler.İdamlar devam etti. İdamlara tepki
olarak 1980'de Navzang bölgesine askeri karargah kurdu. Örgüt
Irak Türklerinin deklare edilmiş ilk siyasi organizasyonu özelliğini
taşımaktadır. 1983'te bir araya gelen Irak'ın tüm siyasi
kuruluşları örgütün ısrarlı tutumu karşısında ilk
defa Türkmen haklarını kabul ederek sonuç bildrisine yazmışlardır.
Siyasi konjüktürün değişmesi nedeniyle 1985 tarihinde örgüt
faaliyetlerini dondurdu. 1988 yılında Irak Milli Türkmen
Partisi kuruldu. Parti Bağdat rejiminin baskıcı, acımasız
politiklarını dikkate alarak kendini Irak'ın Kuveyti işkal
etmesinden sonra 1991 de deklere etti. Irak Milli Türkmen
Partisi'nin deneyimli ve idealist yöneticilerini çabaları
neticesinde dünya Türkmen varlığından haberdar oldu. IMPT
yöneticileri Riyad,Beyrut ,Londra ve ABDD'de yapılan toplantılara
iştirak ettiler. ABD , İngiltere gibi Irak sorunu ile yakından
alakalı devletlerin başkentlerini ziyaret ederek görüşmelerde
bulundular.Avrupa Parlementosu gibi önemli mahfillerde kürtlerle
eşit temsil edilmeyi başardılar.
Lozan Andlaşması ve Ankara Andlaşması Türkmenlerle ilgili
herhangi bir hüküm içermemektedir. Bu nedenle Türkmenler sıradan
bir Irak vatandaşı muamelesi görmektedirler. Müzakereler sırasında
Türkmenlerin statüleri ve haklarıyla ilgili Türk tarafının
görüş ve önerileride olmamıştır.
Irak bie mozaikler ülkesidir her topluluğun alt
kimliklerinin olduğu bir gerçektir. Bu yüzden
çözüm bütünlük arzetmektedir. Tercihen bir peket şeklinde
olmalıdır.
Iraklı yöneticiler bu gerçeği hiçbir zaman göz önünde
bulundurmadılar. Toplulukları eritme ve asimile etme yolunu
seçtiler. Tarihin en korkunç jenosit ve diskiriminasyon suçlarını
Irak yönetimleri işlemişlerdir.
İngilizler Irak'ı ikal ettiklerinde en büyük tepkiyi türkmenler
ve şiilerden gördüler. Necef ve Kerbela da şii ulema
,gidenin müslüman gelenin ise gayri müslüm olduğu , İngilizler
ile işbirliği yapmanın haram olduğu yönünde fetvalar yayınladılar.
Fetvalar kısa sürede etkinlğini göstererek Haziran 1920'de
Irak'ta büyük bir isyan patlak verdi. İsyan genellikle şii
ve Türkmen bölgesinde odaklaştı ve bu iki kesim açıkça
Osmanlı ve Türk taraftarı olduklarını belli ettiler. İsyanın
öenmli merkezlerinden talefer , Türk sınırlarına yakın
olmasından dolayı Ankara hükümeti ile isyancılat teması
sağlıyordu. Bu durum İngilizleri elbetteki rahatsız
ediyordu. Irak'ı yönetemeyeceklerini anlayan İngiliz Iraklılardan
oluşan bir hükümet kurma yoluna gittiler: 11 Ekim 1920'de
ilk Irak hükümeti kuruldu ve alelacele Mekke Şerifi Hüseyin'in
oğlu Faysal Irak'a getirildi. 23 Ağustos 1921 de taç
giydirilerek Irak kıralı ilan edildi. Yeni hükümet İngilizlerle
Irak alehinde çok agğır şartlar içeren yirmi yıl süreli
bir anlaşma imazaladı. Yeni Irak devletinin temel politikası.
1920'de isyanın iki ana unsuru olan şiileri ve Türkmenleri
sistemin tamamen dışına itmak olmuştur. Bunda elbetteki
Kerkük Musul ihtilafınında payı vardır. Bu politika günümüze
kadar devam etmiştir.
Irak'ta ilk kurucu meclis 27 Mart 1924'te ilk toplantısını
yapmıştır. Kurucu meclisi iki görev beklemekteydi.
İlki Irak-İngiliz anlaşmasını onaylamak., ülkenin ana
yasasını ve tabiiki seçim yasasını hazırlamaktı. Kurucu
meclis hazırlanan anayasayı 10 Temmuz 19924'te kabul etti.
Anayasa 21 Mart 1925'te Kral tarafından tastik edilerek yürürlüğe
girdi.
1925 Anayasası Irak'in ilk anayasasıdır. Krallık döneminin
kabul edilen yada tadil edilen anayasalarında , Türkmenler
veya diğer etnik gruplar veya milliyetler hakkında hiçbir hükme
rastlanmamaktadır. 1958 ihtilalinden sonra kabul edilen
geçici anayasanın üçüncü maddesi kürt varlığını
kabul ederken gene Türkmenlerden bahsetmemektedir. İsim
verilmeden azınlıkların haklarının güvence altında olduğu
yazılmaktadır.
Irakta Türkmenlerin varlığını kabul eden ve Türkmenlere
birtakım haklar tanıyan iki önemli belge bulunmaktadır.
Birincisi çok önemli oldğu için detaylı anlatacağız. İkincisi
ise 24 Ocak 1970 tarihli Devrim Komite Konseyi kararıdır. Türkmen
vatandaşların Kültürel Hakaları adı altındaki yedi
maddeden oluşmaktadır.
İlk üç madde Türkmence eğitim ile ilgilidir. İlkokullarda
Türkmence eğitim öngörmektedir. Geri kalan dört madde ise
kültürel haklarla ilgilidir. Türkmen şair ve debiyatçılar
birliği'nin kurulması , Kültür Bakanlığı'nda Türkmen Kültür
Müdürlüğü kurulması , Türkmence haftalık bir gazete ve
aylık bir derginin çıkarılmas öngörülmektedir. Türkmence
eğitim ile ilgili maddeler iki sene kısmen uygulandıktan
sonra askıya alındı. Diğer dört madde ise kısmende olsa
günümüze kadar uygulanmaktadır.