  |
| |
|
|
|
|
|

|
BULGARİSTAN'DA
TÜRK HALKLARI
Günney
Rusya bozkırlarından 7. yüzyılın başlarından çeşitli
nedenlerle göç eden ve Balkan Yarımadasına gelen
Bulgarlar, Türk halklarındandır. Ancak yeni geldikleri bu bölgede
slav halkları tarafından asimile edilmişler, kiiltürel
kimlik bakımından büyük çoğunluğu slavlaşmışdır.
XV yüzyıldan
sonra Osmanlı împaratorluğu Anadoludan Türk nüfusu
getirerek bölgeye yerleştirmiştir. Ne var ki bütün
bunlara karşın genel nüfus içinde Türkler hep azınlıkta
kalmışlardır.
Balkanlarda
ve Bulgaristanda Osmanlı egemenliği beş yüzyıl sürmüş
olmasına karşın 1878 Osmanlı Rus Savaşından sonra
imzalanan Ayastefanos ve Berlin anlaşmalarıyla Bulgarlara kısmi
bağımsızlık verilmiştir. Bulgarlar 1908'de ikinci Meşrutiyet'le
birlikte resmi ve kesin bağımsızlıklarını elde etmişlerdir.
Bulgaristan 1940'ta Tıirk nüfusun yoğun olduğu Dobruca'yı
yeniden elde etmiş ve o günden sonra da sınırlarında değişiklik
olmamıştır. Dobruca bölgesindeki Türkler'den başlıca Türk
dili konuşan iki Türk azınlık daha bulunmaktadır. Sayılan
7.000 kadar olan Tatar ve Gagvuzlardır. Bulgarlar ülkedeki
azınlıklan sürekli asimile etmeye çalışmış 1984-1985 yıllarında
ise Türkçe isimleri yasaklayarak göçe zorlamıştır.
Ancak Türkler bu olguya tepki göstermiş 1989 yılında
160.000 Türk Türkiye'ye göç etmişlerdir. En son 300.000 Türk
Türkiye'ye zorla göç vermiştir.
1985 ten sonrada Bulgaristanda kalan Türkler bazı alanlarda
Bulgar yurttaşların hak ve özgürlüklerine sahip olmuşlardır.
Nüfus
1965 nüfus sayım verilerine göre Türkler 850.000'e yakın
olarak nüfusun % 10'unu oluştururlar. 1985 sayımında ise Türk
nüfus 1.600 .000 civarında olup nüfusun yüzde onbeşi
kadar olduğudur.
Bu nüfus yoğunluklarıyla Bulgaristan'da Türkler en kalabalık
durumundadırlar. Ve sürekli Türkiye'ye göç vermişlerdir
1944'e kadar 140.000 kişi, 1950-1951'de 155.000 kişi, l978 yılı
ise 130.000 kişi Türkiye'ye gelmiştir. 1989 yılında en
son kişi Türkiye'ye göçe zorlanmıştır. Bütün bu göçlerden
sonra Bulgaristan Türkleri kırsal alanlarda kalmışlardır.
1993'den
sonra Bulgaristan'da Türklerin "Haklar ve Özgürlükler"
Partisi Bulgar Parlamentosu'nda yerini almıştır ve üçüncü
siyasi güç olarak 15 milletvekili çıkarmıştır. Nüfusun
büyük çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılıkla geçimini
sağlamaktadır.
Türk azınlığın asimile edilmesine görünürde son
verilmiştir. Türklerin çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla
uğraşmaktadır
Dil
ve Eğitim
Bulgaristan'da
eğitim devlet denetiminde'dir.
Ancak Bulgaristan'da konuşulan Türkçe, Türkiye Türkçesine
oldukça yakındır Bulgar Kiril alfabesiyle yazılır. Türkçe
ilk yıllarda azınlık okullarında öğretim dili olarak Türkçe
okutulurken daha sonra (1960) kkaldırılmıştır. 1939 da
okumak durumunda olan Türklerin yüzde 15'i okula giderken
1957 de bu oranın yüzde 97'ye çıktığı yazılmaktadır.
1993'ten sonra yeniden Türkçe eğitim başlamıştır.
Bulgar Ulusal Radyosu'ndaa Türkçe yayınlar baslamış,
"Filiz Gazetesi" yayına sokulmuş, 27 Belediye başkanı,
653 köy muhtarı, idari işlerde görev almıştır.
DİN
Devlet
dini kıırumları denetim altında tutmakta ve dini çalışmaları
yönlendirmektedir. 1949 yılında ise Müslümanların dini
kuruluş ve vakıflarını Bulgar hükümeti millileştirmiştir.
Din adamları birer, devlet memurudur. Ve Sofya'da onları
temsilen bir müftü görevlidir
|
|
|
|
|
|
İskenderun Ülkü Ocaklari
© 2003
|
| |