Internet’in yaygınlaşmasıyla
birlikte TCP/IP kısaltmasını çok sık duymaya başladık.
Bu kısaltmanın bir bilgisayar
ağı protokolü olduğu, Internet’in bu protokol üzerine kurulu
olduğu hep tekrarlandı. Buraya
kadar anladık. Ama hiç kimsede çıkıp bu TCP/IP'yi doğru düzgün anlatmadı.
Internet'e bağlanırken girdiğimiz değerler (IP, Subnet Mask, Default Gateway
vs. vs.)
ne anlama geliyor. Bunları
yanlış girince niye Internet’e çıkış yapamıyoruz, kısacası nasıl
oluyor da oluyor, hiç bilemedik.
Ama artık yeter. Size bu yazıda TCP/IP'nin ne olduğunu bir
bir anlatacağım. Artık gerçekler
karanlıkta kalmayacak. TCP/IP, Transmission Control
Protocol/Internet Protocol
ifadesinin kısaltması. Türkçe’si, İletim Kontrolü/Internet
Protokolü oluyor. Protokol belli
bir işi düzenleyen kurallar dizisi demek.. Örneğin,
devlet protokolü devlet erkanının
nerede duracağını, nasıl oturup kalkacağını düzenler.
Ağ protokolleri de bilgisayarlar
arası bağlantıyı, iletişimi düzenliyor. TCP/IP'nin adına
bakıp tek bir protokol olduğunu
düşünmeyin. TCP/IP, bir protokoller kümesi. Her biri değişik işler yapan bir
yığın protokolden oluşuyor.
TCP/IP'nin kökleri,
1960'ların sonunda 1970'lerin başında Amerikan Savunma Bakanlığı'na
bağlı İleri Araştırma Projeleri
Ajansının (Advanced Research Projects Agecncy, ARPA) yürüttüğü paket
anahtarlamalı ağ deneylerine kadar uzanır. TCP/IP'nin yaratılmasını sağlayan
proje ABD'deki bilgisayarların bir felaket anında da ayakta kalabilmesini,
birbirleriyle iletişimin devam etmesini amaçlıyordu. Şimdi baktığımız zaman
projenin fazlasıyla amacına ulaştığını ve daha başka şeyleri de başardığını
görüyoruz.
Bu projenin ilk aşamasında,
1970'de ARPA NET bilgisayarları Networks Control Protokol’ünü kullanmaya
başladılar. 1972'de ilk telnet spesifikasyonu tanımlandı. 1973'de FTP (File
Transfer Protocol) tanımlandı. 1974'te Transmission Control Program ayrıntılı
bir
şekilde tanımlandı. 1981'de IP
standardı yayımlandı. 1982'de Defence Communications Agecncy
(DCA) ve ARPA, TCP ile IP'yi
TCP/IP Protokol suiti olarak tanımladı. 1983'de, ARPANET NCT'den TCP/IP'ye
geçti. 1984'de Domain Name System (DNS) tanıtıldı.
Yukarıda kısaca verdiğimiz
tarihçe aynı zamanda Internet'in tarihçesidir. Internet ile
TCP/IP ayrılmaz kardeşlerdir.
TCP/IP, Internet’in temelidir.
Bu kısa tarihçeden sonra, bir
yerel alan bilgisayar ağı üzerinde TCP/IP'yi anlatmaya
geçeyim. Burada anlatılanlar
Internet üzerinden de geçerlidir. TCP/IP ile kurulan bir
bilgisayar ağında bir
bilgisayarı üç parametre ile tanımlarız. Bu parametreler bilgisayarın
adı, IP adresi ve MAC adresidir.
TCP/IP protokoller kümesi bu 3 parametreyi kullanarak
bilgisayarları birbirine bağlar.
Bilgisayar adı kullanıcı
tarafından İşletim Sistemi yüklenirken bilgisayara verilen
addır. (Bilgisayarlara MUHASEBE,
SATIS, ye da AHMET gibi açıklayıcı ve kolay adlar verilmelidir.). MAC (Media
Access Control, Ortama Erişim Kontrolü) adresi, bilgisayarların ağ kartının ya
da benzer ağ cihazlarının içine değiştirilemez bir şekilde yerleştirilmiş
bulunan bir adrestir. (0020AFF8E771 örneğinde olduğu gibi onaltılık düzende
rakamlardan oluşur). MAC adresine donanım adresi de denir. IP adresi ise
131.107.2.101 örnek adresinde olduğu gibi, 4 bölümden oluşan bir adrestir.
Nokta ile biri diğerinden ayrılan bu bölümlerin her biri 0 ile 255 arasında
değer alabilir.
IP adresinin ilk bölümü
adresinin gösterir. IP adresleri kabaca 3 sınıftır: Bu sınıflar
A, B ve C olarak
sınıflandırılır. A sınıfı adreslerin ilk bölümü 1 ile 126 arasında bir değer
alabilir. B sınıfı adreslerin
ilk bölümü ise 128 ile 191 arasında yer alır. C sınıfı adresler
192 ile 233 arasında bulunur.
223'ten sonrası ne oldu diye sorabilirsiniz. 223'ten sonrası
bizi hiç ilgilendirmeyen işler
için ayrılmıştır.
Dikkatli okuyucu arada 127
ile başlayan adreslerin kayıp olduğunu fark etmiştir. 127 ile
başlayan adresler özel işler
için ayrılmıştır. Bu adreslerin bir tanesi bizi ilgilendirir
ve sık sık kullanmamız gerekir.
Bu adres 127.0.0.1'dir ve kendi bilgisayarımızı gösterir.
İşlerin yolunda gidip gitmediğini
öğrenmek için ilk önce bu adresi kullanırız.
İnternette A sınıfı adresler
çok değerli adreslerdir ve büyük ağlardaki bilgisayarlar
için ayrılmıştır. Örneğin IBM'in
adresleri A sınıfı adreslerdir. Şu anda Internet’te A sınıfı
adres tükenmiştir, kimseye
verilmemektedir. A sınıfı adres alan bir işletme yaklaşık 16 milyon adres
tanımlayabilir. Internet’te B sınıfı adresler de şu anda tükenmiştir. Bir B
sınıfı
adreste yaklaşık 65000 bilgisayar
tanımlanabilir. Örneğin, Microsoft'a bir B sınıfı adres
alanı ayrılmıştır. C sınıfı
adresler halen boldur, kullanılabilir. Ama C sınıfı bir adres
alanı ile de ancak 250 küsur
adres alanı tanımlanabilir. Bir yerel ağ kurarken Internet’teki
adres kısıtlamaları bizi
bağlamaz. Kendi ağımız için her sınıftan bir adres verebiliriz.
Burada verilen adreslerin
Internet ile bir bağlantısı yoktur. Bu noktaya dikkat ediniz.
TCP/IP'yi anlamak için kendimizi
bir yerel, daha sonra daha geniş bir ağ ile kısıtlayacağız.
Böyle bir ağın Internet
bağlantısı ise bambaşka bir konudur. Şimdi kendi bilgisayar ağımız
için bir C sınıfı adres alanı
tanımlayalım. Bilgisayarlarımıza vereceğimiz adresler
220.107.2.100 ile 220.107.2.200
arasında yer alsın. Örnek adresler:
Birinci bilgisayar için
220.107.2.100
İkinci bilgisayar için
220.107.2.101
Üçüncü bilgisayar için
220.107.2.102
..........
Sonuncu bilgisayar için
220.107.2.200
Dikkat ederseniz, bütün
bilgisayarların adreslerinin ilk üç hanesi sabit: 220.107.2.
Bu adrese, tam olarak söylemek
gerekirse 220.107.2.0 adresine, ağ tanımlayıcısı (Networks ID)
denir. Yani, sizin ağınızın
adresi nedir derlerse 220.107.2.0 diyebiliriz. Buradan çıkaracağımız
ilk sonuç şu: Hiç bir
bilgisayara, sonu 0 ile biten bir adres veremeyiz. Sonu 0 ile biten
adresler ağı tanımlar.
Bilgisayarımıza
veremeyeceğimiz ikinci bir adres de, sonu 255 ile biten bir adrestir.
Örnek ağımızdaki bilgisayarların
adresleri aramasında 220.107.2.255 yer alamaz. Sonu 255
ile biten adresler broadcast
adresleridir. Broadcast yayın demektir; Aynen radyo televizyon
yayınlarındaki gibi. Yani, belli
bir bilgisayara değil de tüm ağa mesaj göndereceğimiz zaman
sonu 255'le biten bir adres
kullanırız, böylece ağa yayın yaparız. Örnek ağımızda herkese
gidecek mesajın hedef adresi
220.107.2.255 olur.
Şimdi biraz toplayalım. IP
adresleri iki bölümden oluşur. İlk bölüm ağın adresidir.
İkinci bölüm ağ içindeki
bilgisayarların adresleridir. Örneğimizdeki adreslerde "220.107.2."
ifadesini içeren bölüm, ağı
tanımlar. Geri kalan kısım ise (100,101,...,200 gibi) ağdaki
bilgisayarların her birini
tanımlar. Başka bir ağda ağ adresleri 131.107.0.0 şeklinde,
bir başkasında ise 90.0.0.0
şeklinde olabilir. Ağ adresleri seçtiğimiz sınıfa bağlıdır.
Bir bilgisayar, IP adresinin
hangi bölümünün ağı tanımladığını, hangi bölümünün ise
bilgisayarı tanımladığını bilmek
zorundadır. Bunun için Subnet Mask bilgisini kullanır.
Subnet Mask'i AĞ MASKESİ şeklinde
çevirebiliriz. Subnet Mask'da bir IP adresidir; Dört
bölümden oluşur ve ağ adresinin
hangi bölüme kadar geldiğini göstermek için kullanılır.
Örneğimizde Subnet Mask
255.255.255.0'dır. Yani örneğimizde ağ adresi IP adresinin ilk
üç hanesi ile tanımlanmaktadır.
Bilgisayarlar kendi ağ tanımlayıcılarını bulmak için Subnet
Mask'i kullanırlar. Bu yüzden
Subnet Mask'in doğru bir şekilde girilmesi ağımızın çalışması
açısından önemlidir. Yanlış
girilen Subnet mask değeri, bilgisayarın diğer bilgisayarlarla
iletişimini engeller.
Bilgisayarlar ağ
tanımlayıcılarını bulmak için Subnet Mask'ı nasıl kullanırlar? Şimdi
örnek bilgisayarımızdaki üç
bilgisayarın adres bilgilerini Şekil-1' deki gibi girdiğimizi
varsayalım:
Yukarıdaki şekilde MUHASEBE ve
SATIŞ bilgisayarlarının Subnet Mask'i doğru, AHMET bilgisayarının
Subnet Mask'i yanlış
girilmiştir. Şimdi Ahmet adlı bilgisayarın MUHASEBE adlı bilgisayara bir
bilgi iletmek istediğini
varsayalım. AHMET bilgisayarı MUHASEBE'NİN IP adresini kullanacaktır.
AHMET, bilgi göndereceği
bilgisayarın, yani MUHASEBE'NİN, kendi ağında olup olmadığını anlamak
için şu işlemleri yapar.
Önce kendi IP adresi ile
Subnet Mask'ini AND işleminden geçirir; sonuç 220.107.2.96'dır.
(inanmayan bu rakamları 0 ve
1'lerden oluşan ikili düzendeki rakamlara çevirip AND işlemini
kontrol edebilir.) Bu rakam ona
göre, içinde bulunduğu ağın tanımlayıcısıdır.
Sonra kendi Subnet Mask'i
ile MUHASEBE'NİN IP adresini AND işleminden geçirir; sonuç
220.107.2.112'dir. Bu iki adres
ayni olmadığı için AHMET bilgisayarı, MUHASEBE bilgisayarının
başka bir ağda olduğunu
varsayar. Bu da yanlış bir varsayım olduğu için MUHASEBE bilgisayarına
bilgi gönderemez. Bu hatanın
giderilmesi oldukça basittir. AHMET'İN Subnet Mask değerini diğer
bilgisayarlarla aynı yaparsanız,
bütün bilgisayarlar aynı ağ üzerinde bulunduklarını hesaplayıp
birbirlerine bilgi
gönderebilirler. Bir bilgisayar ancak kendi ağı üzerindeki bir bilgisayara
bilgi gönderebilirler. Bir
bilgisayar ancak kendi ağı üzerindeki bir bilgisayara bilgi
gönderebilir. Başka bir ağda
bulunan bilgisayarlara bilgi göndermek gerekirse, yönlendirici
(ROUTER) adı verilen cihazlar
kullanılır. Cihaz dedik ama, üzerinde birden fazla ağ kartı
bulunan bilgisayarlar da
yönlendirici görevi görebilirler.
Ana Sayfaya Dön