*Müzik
*Eskrim
*Liberal Politik
*Bilgisayar köşesi
*Anti-dernekler
*Edebiyat Sayfalarım
    *Kitap, kitaplar...
    *SerbestÇizgi
    *Seçme Yazılar
    *Fıkralar
    *Yazı ve Öyküler
(Bana ait)
*O'na Dair...
*Bana Dair...
*Siteye Dair...
*Seyahatname
*Özür

ANASAYFA

Serdar’a
Üzüntü ve muzkabuğu...
     Hep biliyordum ne kadar iyi bir insan olduğunu; ama ilk defa ayakkabımı taa Ankara’ya yollamanla anlamıştım, ayakkabı önemli değil, belki unutmuşsundur bile, ama o gün beklemediğim bu iyilik sana daha değişik bir gözle bakmama yolaçmıştı. Bana ve Numana beyinsizlerle savaşırken yaptığın Marshall yardımlarını da  asla unutmadım, zombiler yurdunda kaldığımız akşamları, ders çalışmak yerine çene çalıp RedBull’la uyanık kalmaya çabaladığımızı. Vazgal’da Gökhan’ların oynadığı tavlanın akibetini, birlikte okuduğumuz kitapları. İlk bilgisayar dersimizde her şeyi bilmene rağmen bana bir saat anlattırmanı. Her akşam saatlerce ICQ’da platonik aşklarımızı tartıştık, ben senin çaresiz dilemmanla kafa buldukça sen beni tehdit ettin, “Bak, gider söylerim ha kıza, bak asarım kantinin duvarlarına”. Nalet olsun, gidip söyleyelim be oğlum, bıktım artık ben; bir şey olmayacak ama, bilsinler bari biz rahat edelim. Uff, neleri hatırlıyorum daha; ilk senenin ilk günlerinde bir öğleden sonra okuldan çıkarken yanıma gelip sanki beni uzun zamandır tanıyormuşçasına muhabbete başlamış olmana o gün hayret etmiştim, “nerden çıktı bu çocuk ya.” demiştim. (Çabuk samimi olamam, biliyorsun.) O günden sonra da hep beni şaşırttın, seni badi senii. Bu sene bizim evin bahçesine iraz yemeye gelmediniz ya, içime oturdu. Neyse artık, meyva çeşidimiz bol, sonra gelirsiniz. Kusursuz can arkadaş; iyi kalpli, olgun ve üstün vasıflı insan Serdar Özgül: Beni geniş arkadaş kitlene kabul ettiğin için sana müteşekkirim. (İlerde karşılık
olarak seni bakan yapabilirim.)
     Allah sonumuzu hayretsin.
                                                                                           Alper

 
Hosted by www.Geocities.ws

1