| *Müzik
*Eskrim *Liberal Politik *Bilgisayar köşesi *Anti-dernekler *Edebiyat Sayfalarım *Kitap, kitaplar... *SerbestÇizgi *Seçme Yazılar *Fıkralar *Yazı ve Öyküler *O'na Dair... *Bana Dair... *Siteye Dair... *Seyahatname * |
Yazarlar:
SEVİ HOROZ 19913862
TUĞBA ALAN 19913262 Öğr. Gör. : DOĞAN KÖKDEMİR Siyaset bilimi ve Uluslararası
İlişkiler
Öz Bu araştırmanın amacı , romantik ilişkilerdeki karşılıklı tarafların birbirleri için belirledikleri kriterlerin incelenmesine yöneliktir. Bu amaçla yirmi kriteri temsil eden sorular katılımcılara yöneltilmiş , kriterlerin önemlerini öznel olarak belirlemeleri istenmiştir. Araştırmanın hedefi sadece kriterlerin belirlenmesi değil aynı zamanda mevcut olduğu düşünülen kriterlerin hangilerinde erkek ve bayan öğrencilerin farklılaştığını saptamaktadır. Yaklaşık aynı kriterleri kullanan araştırmalarda , bayanların erkeklere oranla daha çok kritere sahip olduklarından bahsedilmektedir. Bu noktadan hareketle araştırmamızın denencesi , bayanların erkeklere oranla romantik ilişkilerde daha fazla kritere sahip olduklarını savunmaktadır . Denecenin test edilmesi için Başkent Üniversitesi öğrencilerinden örneklem alınmıştır . Kriterlere verilen cevaplar genel olarak analiz edildiğinde , bayanların erkeklere oranla kriterlerin fazlalığı açısından bir üstünlük sağlamadığı görülmüştür. Ancak bayan ve erkek öğrenciler arasında farklılığın bulunduğu sorularda ,bayanların erkeklere oranla daha çok kritere sahip olduğu ölçülmüştür. Bu nedenle araştırma bütün olarak denenceyi desteklemese de , kendine kısmi olarak kanıt bulmuştur. Abstract The purpose of this
research is inclined to probe the
criterias which are determined by mutual
sides in romantic relationships. By this
aim , questions that represent twenty
criterias are directed to the participants
and they are asked to determine the
importance level of criterias subjectively.
The target of the research is not
mere fixing on the criteras , but to
determine in which criterias men and
women diverges. In the researches that uses
nearly the same criterias , its mentioned
that women have more criterias than men.
From that point , the hypothesis of our research
defends that women have more criterias
than men in romantic relationships. For
testing the hypothesis , a group of students
are taken as a sample from Başkent
Univercity. When the given response s are
generally examined , its obvously seen that
women has no superiority over men
in the aspect of excess of criterias.
Yet , in the questions which includes differences
among men and women , its tested that
women have more criterias in comparison with
the men . So that , altough the research
failes to support the hypothesis generally
, it finds some kind of partial support.
Romantik ilişkiler ve aşk hakkında litaratürde oldukça fazla araştırmaya rastlamak mümkün. Araştırmalar kullandıkları ölçekler , ölçtükleri boyutlar açısından farklılık gösteriyor. Rosenblatt(1967, cited in De Munck, Korotayev) 75 toplum üzerinde sürdürdüğü araştırmada 11 kriterle “romantik aşk ve evlilik sonrası ikamet biçimleri arasındaki ilişkiyi ”ölçmeye çalışmıştır . Lee (1976 , cited in Cramer) ise yaptığı araştırmada aşkı Yunan ve Latin isimleri verdiği 6 adet boyut veya çeşitle sınıflandırmaya çalışmıştır. Aşkın ve hoşlanmanın empirik olarak ayrılabilen tamamlayıcı unsurlarını ölçtüğü araştırmasında Rubin(1970 , cited in Cramer) 13 kriterli bir anket kullanmıştır. Araştırmalar geniş bir alana yayılmış izlenimi vermektedir. Romantik ilişkilerde çatışma olgusunu araştıran Mahzad Hojjat (2000) cinsi bir farklılığa dikkat çekmekte ve ilişkilerde kadınların daha çok çatışma çıkaran , erkeklerin ise çatışmadan kaçan konumda olduklarını belirtmiştir. Ve yine cinsler arası farklılıklara değinecek olursak ; Rubin & Peplau(1976, cited in Heiss)’ın araştırmasına göre kadınlar daha sık oranla ilişkilerin bozan taraf olmakta , erkekler ise biten ilişkiler sonucunda daha çok acı çeken taraf olmaktadırlar. Flora ve Segrin (2000)‘in yaptığı araştırma ise daha çok , romantik ilişkilerin tatmin ve yalnızlık ile bağlantıları olduğu üzerinedir.Rotenberg, Shewchuk ve Kimberley (2000)’in yaptığı araştırmada ise kadınlar ve erkekler arasında kıskançlık ölçümleri üzerinden farklara rastlanmış aynı zamanda güçsüzlük olgusunun da kadınlar ve erkekler arasında farklılık gösteren bir unsur olduğu bulunmuştur. Karşı tarafı idealleştirmeden aşkın
dayanıklılığını muhafaza etmesi mümkün gözükmemektedir. (Berg 1990) Bu
nedenle romantik ilişkilerde taraflar karşılıklı beklentiler içersine girmektedirler.
Hatta bu evliliğe dayanan ilişkilerde de aynı şekilde cereyan edebilmektedir.Bahar
(1982, cited in Fişek & Scherler )’a göre eğitimli yüksek
sosyo- ekonomik statüde olan kentlerde yaşayan çiftler beraberlik ve yakınlıkla
ilgili daha eşitlikçi tutumlar ve beklentiler belirtmektedirler.
Koreli kolej öğrencileri üzerinde yaptığı araştırmada Brown(1994) ise , erke öğrencilerin bayan öğrencilerden daha romantik olduğuna ilişkin hipotezini kanıtlama yoluna gitmiştir. İyi iş , iyi aile , aynı siyasal görüş , ailenin onayı , çekicilik , iyi eğitilmişlik , espri yeteneği , aynı zevkler , hiç evlenmemiş olma, aynı din , zeka ve etkileyicilik ‘ten oluşan 12 kriteri erkekler ve bayanlar arasında aşk ve evlilikle ilgili bağın ölçümünde kullanan Brown , araştırmasını erkeklerin daha romantik , bayanların ise evlilikte daha pratik olduğu tartışması ile sonuçlandırmıştır. Erkek ve bayan öğrencilerin
romantik ilişkilerde karşı taraftan bekledikleri kriterleri araştırmayı
konu edinen ve bayanların erkeklere oranla daha çok kriter öne sürdüğünü
denence yapan bu araştırma ise kısmen Brown’ın kullandığı kriterlere benzemekle
birlikte , daha ayrıntılı inceleme amacını taşıdığı için 20-kriterli bir
ölçek kullanmıştır.
Yöntem Katılımcılar Anket, Başkent Üniversitesi öğrencisi olan 122 kişiye rastgele uygulanmıştır. (64 bayan öğrenci, 58 erkek öğrenci) Erkek öğrencilerin oranı %47,5 , bayan öğrencilerinki ise %52,5’tir. Katılımcıların yaş ortalaması 20,2131’dir. (Standart sapma=1.34) Frekansı en yüksek olan yaş 20’dir. En ortada olan öğrencinin yaşı 20’dir. Katılımcılar arasında en büyük yaş 25, en küçük yaş ise 17’dir. (Ranj=8) 9 kişinin anketi iptal edilmiştir. 6 tanesinde yaş belirtilmemiş, 2 tanesinde aynı şıklar işaretlenmiş, 1’inde ise sorulardan bir tanesi boş bırakılmıştır. Araçlar Yapılan araştırma için A4 kağıdına basılmış ve 20 sorudan oluşan birer anket her bir katılımcıya bir defa için verilmiştir. Anketlerin dağıtımında Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Bilge Türköz’den ve yine aynı üniversitenin Siyaset Bilimi ve Uluslararası bölümü öğrencisi Dilge Demiray’dan yardım alınmıştır. Prosedür Uygulanan ankette romantik ilişkilere
ilişkin 20 kriterin önemi ölçülmeye çalışılmıştır. Ankette verilen seçenekler
sırasıyla (1) Tamamen Katılıyorum, (2) Katılıyorum, (3) Katılmıyorum, (4)
Kesinlikle Katılmıyorum şeklindedir. Katılımcılar anketleri kendi başlarına
doldurmuşlardır ve her bir sorunun yalnızca bir şıkkını işaretlemişlerdir.
Anketi dolduran kişilerin o sırada herhangi bir romantik ilişkide içinde
olması dikkate alınmamıştır. Anket, Ek.1’de verilmiştir.
Ölçüm Anketler toplandıktan sonra SPSS programı
ile T-testi ölçümleri yapılmıştır. Güvenilirlik katsayısı .95 olarak belirlenmiştir.
Sonuçlar Ankette bay ve bayan öğrencilerin,
romantik ilişkilere ilişkin ölçülen 20 kriter içinde 5 tanesinde farklı
düşündükleri saptanmıştır. Farklılık saptanan bu beş kriter sırayla verilmiştir.
Romantik ilişkilerde karşı tarafın eğitim seviyesinin katılımcıdan daha
alt seviyede olmaması konusuna bayanlar erkeklere oranla daha çok önem
veriyorlar. (t= -3.425, df= 120, p< .05)
Deg.
Ortalama/ Standart Sapma/ Ranj
Tartışma
Romantik ilişkilerde fiziksel özellikler
önemlidir, sorusunda her iki cins arasında yeterli bir ayrım bulunamamıştır.
Bunda bir neden sorunun soruş tarzı olabilir. Örneğin, karşı tarafın güçlü
olup olmaması önemli midir gibi bir soruya kadınlar daha fazla önem verebilirler.
Çok genel bir soru sorarak fiziksel özelliklerle ilgili ayrımları netleştirmedik.
Bu nedenle fiziksel özelliklerle ilgili kadınlar ve erkekler arasında bir
farklılık belirlenememiş olduğu görülmektedir. Bunun yanında bu soruyla
ilgili bir başka problem de “güzellik” ve “çirkinlik” kavramlarıyla ilgili
olabilir. Bu kavramlar kişiden kişiye değişiklik göstereceği için fiziksel
özellikler önemlidir gibi bir soru da farklı manalar ihtiva edebilir. Örneğin,
herkese sevdiği insan o ya da bu şekilde güzel gelebilir ve bir kişinin
yetersiz fiziksel özelliklere sahip dediği birini bir başkası yeterli güzellikte
bulabilir. Güzellik veya yakışıklılık bakımından belli bir otoritenin varlığı
olmadığı için bu sorunun katılıyorum şıkkını işaretlemiş olanların birbirlerinden
farklı nitelikleri göz önüne alıp soruyu o şekilde cevaplamış olmaları
muhtemeldir.
Bayan ve erkek öğrenciler arasında
farklılık saptanan 5 kriterden ilki, karşı tarafın eğitim seviyesinin kişinin
kendisininkinden daha alt seviyede olmaması ile ilgilidir. Buna göre bayanlar
bu kritere erkeklere göre anlamlı farkta önem atfediyorlar. Brown’un (1990)
da Koreli öğrencilerle ilgili araştırmasında kadınların eğitim seviyesine
erkeklere oranla daha fazla önem verdiklerini göstermiştir. Buna bir neden,
Türkiye’de erkeklerin yetiştirilmesinde genel olarak kadınlara göre daha
üstün tutulmaları olabilir. Bundan ötürü erkeklerin mutlak iyi bir eğitim
almış olmaları ve iyi bir işe sahip olmaları beklenirken bu iki özellik
kadınlar için önemsenmeyebilir. Bu durumun daha ziyade kırsal kesimlerde
bu şekilde algılanmasına karşın katılımcıların üniversite öğrencileri olması
durumu biraz ilginçleştirmektedir. Çıkan bu sonuçla ilgili yapılabilecek
bir başka yorum da kadınların kendileriyle aynı düzeyde eğitim almamış
erkeklerin kendileriyle iletişim kurmakta daha az başarılı olacaklarına
inanmaları olabilir. Belki de kadınlar “davul dengi dengine çalar” atasözünü
göz önünde bulunduruyorlardır.
Bekaret konusunda çıkan sonuç Türkiye
için pek de şaşırtıcı değil. Bekarete erkekler belirgin farklılıkta daha
fazla önem veriyorlar. Bunun nedeni muhtemelen geçmişten gelme kültürel
ve dinsel değerler olabilir. Türk toplumunda kadının evlilikten önce cinsel
ilişkide bulunması iyi karşılanmadığı için ve erkeklerin de evlenecek kızın
“bakire” olması gerektiğini düşünmelerinden kaynaklanan bir kriter farklılığı
olabilir bu. Bunun yanında heteroseksüel kadınların bekarete erkeklere
oranla daha az önem vermelerindeki nedenlerden biri “tecrübeli erkek” arayışı
olabilir. Bu arayışın, cinsel deneyime sahip erkeklerin ilişkide daha iyi
oldukları inancına dayalı bir arayış olduğu kesindir. Bununla beraber bayan
öğrencilerin bekarete erkeklerden daha az önem verme nedenlerinden biri
de bekaret kavramının kadınları aşağılayıcı nitelikte olduğuna inanmalarından
ve kadının cinsel özgürlüğüne belli koşullar haricinde karşı çıkılmasına
karşı bir tepkiden kaynaklanıyor olabilir. Bu istatistiki veriler erkeklerde
ise mevcut kültürden ötürü “el değmemiş” bir kızla romantik ilişki kurmak
istemeleri durumu olarak anlaşılabilir. Toplumsal yapıdan kaynaklanan erkek
egemen toplumda kadınların bekareti önemsenirken, erkeklerin bekaretinin
önemsenmesi gereksiz bir durum olduğu kabul edilir.- ve hatta tam tersine
erkeğin genç de olsa bakir olması tuhaf karşılanır. Ancak, bu söylenenler
genel bir çerçeveyi kapsamakla birlikte farklı görüşler de mevcuttur.
Espri konusunda ise kadınların erkeklere
kıyasla daha büyük önem verdiklerini saptadık. Türkiye’de, esprili erkeklerin
kadınlar tarafından daha çok beğenildikleri kanısına bir nevi destek verir
nitelikte araştırmamız. Kadınlar karşı tarafı daha ziyade güzellikleriyle
etkileme çabasında olmalarına karşın, erkeklerin espri yetenekleriyle aynı
etkileme çabası içinde olduklarını düşünülebilir. Bunun kültürel bir mesele
olduğu görülebilir. En açık örneği, Türkiye’deki “stand-up”çıların daha
çok erkeklerden oluştuğu görülebilir. (Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Beyazıt
Öztürk) Genellikle kadınların güldürmeye çalışmak yerine gülmeye meyilli
oldukları düşünülürse, çıkan sonuçlar şaşırtıcı değildir.
Diğer iki kriter olan ailenin saygınlığı
ve popülerlik konularını da kadınlar erkeklere oranla daha fazla önemli
buluyorlar. Bunda ana sebep, Brown’un da dediği gibi erkeklerin daha romantik
olmalarından kaynaklandığı söylenebilir. Erkek aşk varsa diğer birçok şeyi
önemsemeyebilir; çünkü önemli olan aşktır ve gerisiyle o denli ilgilenmeyebilirler.
Lakin bu iki kriter aşkın dışında kalan ve romantizmle direk ilişkisi bulunmayan
kriterlerdir. Bayan öğrencilerin sadece aşka değil, karşı tarafın romantizm
dışı niteliklerine erkek öğrencilere oranla daha fazla önem verdikleri
ortaya çıkmıştır.
Denencemiz kendisine kısmi destek
bulmuştur, çünkü gerçekten de kadınlar 20 kriter arasından 15’inde erkeklerden
belirgin farklılıklar gösterememiş olsalar da 4 kritere erkeklerden daha
fazla önem vermişlerdir. Bu yine de kadınların romantik ilişkilerde erkeklerden
daha fazla kritere önem verdiklerine yeterli kanıtı oluşturacak bir sonuç
değildir. Ancak en azından farklılığın bulunduğu 5 kriterde bayan öğrencilerin
4’e 1 oranında baskın olmaları denencenin kısmen kanıtlandığına delil teşkil
edebilir.
Kaynakça:
De Munck, V. C. ; Korotayev A. ,Sexual
Equality and Romantic Love: A Reanalysis of Roseblatt's Study on the Functiion
of Romantic L. Cross-Cultural Research , Aug99 ,Vol. 33 Issue , p265 ,13p
, 7 charts 1991 ,Vol. 32 Issue 4 , p575 ,17p , 2 charts
Heiss , J. , Gender and romantic-love
roles, Sociological Quarterly , 1991 ,Vol. 32 Issue 4 , p575 ,17p
, 2 charts
Berg. M., Falling in love , Bulletin
of the Menninger Clinic , Fall90, Vol.54 Issue 4 , p540 ,3p
Fişek G. O. , Scherler H. R.
, Toplumsal Değişim ve Eşler : Cinsiyet senaryolarının sınırlarını genişletme
amaçlı bir terapi yaklaşımı , Türk Psikologlar derneği , Haziran
1996, Cilt.11, sayı.36
Flora J. , Segrin C. , Relationship
development in dating couples :Implication for relational satisfaction
and loneliness , Journal of Social and Personal Relationships
, Dec 2000 ,Vol.17 ,number. 6
Hojjat M. , Sex differences and perceptions
of conflict in romantic relationships , Journal of Social and Personal
Relationships , August 2000 , vol. 17 ,number 4/5.
Rotenberg K. J. , Shewchuk V. A. ,
Kimberley T. , Loneliness sex romantic jealousy and powerlessness , Journal
of Social and Personal Relationships , Feb 2001 , vol.18 , number
1 .
Brown R. A. , Journal of Social
Psychology ,Romantic love and the spouse selection criteria of male and
female Korean college students , Apr94 , Vol. 134 Issue 2 ,p183 ,7p
,1chart
Cramer , D. , Nature of Romantic love
in female adolescents ,Journal of Psychology Interdiciplinary & Applied
, Nov 92 ,Vol .126 Issue 6, p679 ,4p |