*Müzik
*Eskrim
*Liberal Politik
*Bilgisayar köşesi
*Anti-dernekler
*Edebiyat Sayfalarım
    *Kitap, kitaplar...
    *SerbestÇizgi
    *Seçme Yazılar
    *Fıkralar
    *Yazı ve Öyküler
(Bana ait)
*O'na Dair...
*Bana Dair...
*Siteye Dair...
*Seyahatname
*Özür

ANASAYFA

Fatihe
     Çabuk geçti, değil mi? Beykoz konakları, Burger King, “Sineklerin Tanrısı” gibi kitaplar, bir sürü film, piknikler, saatlerce dolaştığımız Migros, aynı düşüncede olduğumuz halde coşup kendimizi bağıra çağıra ifade ettiğimiz sert siyaset tartışmaları ve tabii sabahlamalar, hep “daha vakit olduğu için geciktirdiğimiz”, ve gerçekten de ertelenen (ya da azimle ertelettiğimiz) ödevlerle
beklediğimden çok çabuk biten 4 yıl.
     Bak sana bir şey söyleyeyim, klasik müzik ve Jazz tutkunu, her şeyi ekebilen ama halı saha maçlarını asla kaçırmayan, daha arabandan dışarıya adım atar atmaz en yakındaki kişiyle kafa bulmaya başlayan ilginç cimbomlu adam:
     Genelde çoğu konuyu vurdumduymaz denecek derecede az dert edinen birisi olmakla birlikte aslında pek kolay bir kişi değilsin. Hadi bir dönüm noktası olduğu açık bu günlerin havasına kapılıp bir de itiraf yapayım: En samimi olduğum ve çok fazla görüştüğüm sınırlı sayıdaki kişilerden biri olduğun halde, kalın bir kabuğun olduğunu uzun zaman düşündüm; ancak sonra sonra yalnız kalıp sohbet ettiğimiz bazı zamanlar aslında dışarıya her zaman belli etmediğin (belki de göstermekten pek hoşlanmadığın) çok daha ince, içten, duygusal ve kendine özgü kriterlere sahip ikinci bir kişiliğin olduğunu anladım. Bazen utangaçça yutkunduğunu da gördüm, gerçekten sinirlendiğini de. Ve neyse ki uzun zaman önce o kabuğu geçtiğime inanıyorum: Sen aslında kendi hayatını ve kendi hedeflerini çoktan belirlemiş birisin, geri kalan hayat ve geri kalan hedeflerse senin için bir anlamda hobi, ve seni o kadar da birincil derecede enterese etmiyor; bu yüzden de hayatla dalga geçmeyi iyi beceriyorsun. Bu bence iyi bir özellik ve tanıdığım böylesine dengeli ender kişilerden birisin, umarım bunu kaybetmezsin. Keşke ben de daha “kendime özgü” bir adam olabilsem de hayatı ve diğer insanları bu kadar ciddiye alma takıntısından kurtulabilsem, boş tutkulara kapılıp
gitmesem.
     Seninle tanışmak ve Türkiye’yi Mc Donald’s masalarında kurtarmak bir zevkti, diğer her şey de. Rejisörlüğünü üstlendiğin iki kısa metrajlı filmle finalimizi de yaptık. Şimdi bakalım, görelim Mevlam neyler; ne de olsa o, neylerse güzel eyler.

     NOT1: 4 Yıllık birlikteliğimizde iki defa sözünü kestiğim için bana bozulduğunu biliyorum; hiç unutmadım, çünkü seni üzmüş olmak epeyi içime oturmuştu.
     NOT2: Mavi Hayek kitabımı da oku getir artık, 3 sene oldu.

Alper
Hosted by www.Geocities.ws

1