|
Salkımsöğüt Akıyordu sugösterip aynasında söğüt ağaçlarını. Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından yaralı bir atlı yuvarlandı atından! Bağırmadı, gidenleri geri çağırmadı, baktı yalnız dolu gözlerle uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına! Ah ne yazık!
Nal sesleri sönüyor perde perde,
Atlılar atlılar kızıl atlılar,
Rüzgar kanatlı atlılar gibi geçti hayat! Akar suyun sesi dindi.
Ağlama salkımsöğüt
Nazım Hikmet |