 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
|
|
|
PHAETON |
|
|
|
|
G�nes'in sarayi piril piril bir yerdi. Boydan boya yaldizlar i�inde isildardi gece-g�nd�z.Degil �l�ml�ler, bazi tanrilar bile giremezleridi o saraya |
|
|
|
G�nlerden bir g�n, ana yanindan �l�ml� olan bir delikanli G�nesin �lkesine adimini atti. Gidip G�nes'in kendisiyle konusmak istiyordu. Bunu ger�eklestirmek i�in de, yapamayacagi sey yoktu. Uzaktan g�r�nen saray, g�zlerini kamastiriyordu. yine de y�r�d� y�r�d�, sarayin merdivenlerini tarmanip �n�ne ilk gelen odaya girdi. Rastlantiya bakin siz, girdigi dada G�nes oturuyordu. Artik dayanamadi delikanli g�zlerini kapati. |
|
|
G�nesin g�z�nden birsey ka�ar mi hi�?"Yaklas yanima delikanli," dedi. "Sarayima neden geldin, s�yle bana?" |
|
|
|
Delikanli adini ve babasinin kendisinin oldugunu. Bunu annesinin s�yledigini anlatti |
|
|
|
G�nes parlayan tacini �ikardi basindan. "Gel otur suraya Phaeton,"dedi. "Annem dogru s�ylemis. Ben ger�ekten senin babanim. S�z�ne inanmazsin belki, onun i�in birsey dile benden, dilegini hemen yerine getireyim. B�ylece inanirsin baban olduguma. Styks irmagi �st�ne yemin ediyorum, ne istersen yapacagim." |
|
|
|
Phaeton, her g�n g�ky�z�nde isikli arabasini s�ren G�nes'e bakar, "Su arabayi bir g�n de ben s�rebilsem" derdi. Babasi Styks �st�ne yemin etmisti bir kere, artik cayamazdi; hemen dilegini s�yledi. |
|
|
|
"Bug�n arabani ben s�rmek istiyorum, tek dilegim bu" |
|
|
Iste o zaman, G�nes tanri, yaptigi yanlisligi anladi. "Oglum, " dedi, "sen �l�ml� bir kisisin." Benim arabami ise tanrilar bile kullanamaz. Zeus'un bile elinden gelmez bu. Yolunu d�s�n bir kere. Denizden tepelere �ikan g�nes �yle dik, �yle yal�indir ki, d�sersin. Atlar desen azgin mi azgin. �gle vakti asagiya bakamazsin, o kadar y�ksekte olursun, inis yolu da diktir. Ben bile zor iniyorum o yolu. Yukarda neler var diye merak ediyorsun herhalde. Ben sana s�yleyeyim neler var. Korkun� yaratiklar bir kere, Boga var, Aslan var, Akrep var, Yenge� var. Hepsi seni �ld�rmeye kalkarlar. Gel vazge� bu dilekten, baska bir sey iste, hemen yapayim" |
|
|
|
Phaeton bu s�zleri duymadi bile; kafasi, azgin atlarla isikli arabadaydi. Zaten yildizlar, g�ky�z�nden �ekilmeye baslamislardi artik, safak her yani g�lpembesine boyamisti. Atlar kapida hazir bekliyorlardi. Tartismaya vakitleri yoktu. G�nes baba, oglunun dilegini istemeye istemeye kabul etti. |
|
|
|
simsek gibi firladilar kapidan. Atlar s�r�c�lerinin acemi birisi oldugunu anlamislardi; iyice azdilar. Yokusu �yle hizla �iktilar ki, seyredenlerin �dleri koptu. Phaeton da korkular i�indeydi. Heyecandan dizginleri birakiverdi. |
|
|
Bardagi tasiran son damla oldu bu. Atlar, Dogu R�zgarini da ge�erek yery�z�ne inmeye basladilar. Arabanin sicakligindan Ida, Helikon, Parnassos ve Olympos tepeleri tutusuverdi. Vadileri atsler sardi. IRmaklar buhar oluverdi. Nil irmagi ka�acak delik aradi, sonunda basini bir yere sokuverdi. O g�n bu g�n�d�r Nil'in kaynagi nerededir, bilinmez. |
|
|
Tanrilar tanrisi Zeus bakti ki, is �igrindan �ikiyor. Hemen yildirimini aldi eline, Phaeton'a dogru f?ilatti. Yildirim gidip gen� s�r�c�ye �arpti. delikanli arabadan d�s�p Eridanos irmaginin sularina g�m�ld�. Irmak, g�vdesinden fiskiran atesleri s�nd�rd�, onun i�ini serinletti. Korulardan naiad'Lar geldiler, b�y�k bir �z�nt�yle Phaeton'u g�m�p mezar basinda yas tuttular. G�nes, Helios'un kizlari da geldiler mezar basina, ama gelir gelmez de hemen birer kavak agaci oluverdiler. O g�nden beri Erdanos kiyilarinda yel estik�e usul sul sallanir dururlar. |
|
|
|
 |
|