Hiçbir kamusal
ve demokratik denetimin ulaşamayacağı büyüklüğe ulaşan sermaye,
zincirlerini koparmış bir canavara dönüşmüş, kardan başka bir
öncelik tanımama ayrıcalığını elde etmenin sarhoşluğuyla, yeryüzünde,
o borsadan bu borsaya atlayarak, kol gezmektedir. Böylece üretemeyen,
iş alanları yaratamayan, ama sınırsız kar elde etme olanağına
kavuşmuş bulunan bir sermaye türü ortaya çıkmıştır. Faiz, repo,
borsa oyunları, döviz ticareti gibi değişik 'darda ortaya çıkan
faaliyetlerin ürünü olan bu sermaye türünün ortak özelliği spekülatif
olmasıdır.
Keynes'in yıllar öncesinden işaret etmiş olduğu ve "casino
capitalism” (kumarhane kapitalizmi) olarak isimlendirdirdiği bu
durum, günümüzün reddedilmez ve belirleyici bir gerçekliği haline
gelmiş bulunuyor.
Kumarhane kapitalizminin temel özelliği, spekülatif kazançların
giderek ağırlıklı bir yer kazanmasıdır ve bugün de görünen bundan
başkası değildir. Yeryüzünde her gün 2000 milyar dolar para el
değiştirmekte, bu miktarın ancak yüzde 5'i reel mal ve hizmet
alışverişi için yapılmaktadır. Geri kalan tümü spekülatif harcamalara
gitmektedir. Düny'a' daki tüm ekonomik faaliyetin dörtte birinden
fazlası 200 tane işletmenin elinde bulunmaktadır. Ancak, bu 200
işletme dünya faal nüfusunun yalnızca yüzde 0,75'ine iş olana¬ğı
sunmaktadır. (Prof. Dr. Alpaslan ışıklı, Dünya Bankası’nın
Laik imparatorluğunda Kumarhane Kapitalizmi, Otopsi Yayınları,
2002, s.115)