15 GÜNDE 15 YASA DAYATMASI




31 Mart 2001

Bir "genel vali" edasıyla ülkemizi teşrif eden ancak bugünlerde havası biraz sönmüş bulunan ithal bakanımız Kemal Derviş'in Amerika'dan bu ayın sonuna kadar en az 25 Milyar dolar getireceği söyleniyordu.

Anlaşıldı ki, Amerikalıların bu parayı kolayca vermeye niyeti yok. Ankara'daki büyükelçileri Pears, hükümet ortaklarıyla yaptığı görüşmelerden olumlu bir kanaate ulaşamadı. Endişeleri şu: Türk hükümeti, 25 Milyar dolar karşılığında yapmayı söz verdiği konuları, parayı aldıktan sonra savsaklayabilir.

Çünkü daha önce hep aynı şey olmuştu.

Bizim devlet geleneğimizde var bu. Rus ordusu Yeşilköy'e kadar geldiğinde imzalamak zorunda kaldığımız Ayastefanos Anlaşması ile Doğu illerinde bir bağımsız Ermenistan devletinin kurulması da dahil olmak üzere milli çıkarlarımıza aykırı bir çok isteği yerine getirme vaadinde bulunmuş, ancak konuyu zamana yayma politikası izleyerek ve konjonktür değişikliklerini kullanarak "yükümlülüklerimiz"den kurtulmuştuk.

Aşırı bir benzetme sayanlar olabilir ama, şimdiki durumumuz da pek farklı değil.

Batılıların isteklerini kabul ettiğimizi ve mutlaka uygulayacağımızı söylüyoruz ama, milli çıkarlarımıza muvafık olmayan bu istekler karşılığında acilen ihtiyaç duyduğumuz kaynakları edinirsek vaatlerimizi unutacağız.

Amerikalılar da aptal değil. Onun için bastırıyorlar, "onbeş günde onbeş yasa" diye. Amerikan sermayesinin "girmek istediği" bilinen belli sektörlerde devlet tekelini kaldırın, "global nizam"a uygun düzenlemeler yapın diyorlar. Türkiye de "tamam" diyor.

Üstüne üstlük, esas itibarıyla böyle dönemler için lazım olan muhalefet kalkmış, "Aslında karşı çıkmamız gerektiği halde bu yasaların çıkartılması için destek oluruz" diyor.

Kapatılmanın eşiğindeki Fazilet Partisi'nin Grup Başkanvekili Bülent Arınç'ın açıklaması belki de dünya sisteminin yöneticilerine bir mesaj niteliği taşıyor. Belki de, memleketin kurtuluşunun bu onbeş yasanın çıkarılmasına bağlı olduğuna sahiden de safiyane şekilde inanmışlar.

Benim kanaatim bu ikinci şıkkın doğru olduğu şeklinde.

Ama bir üçüncü ihtimal de var.

Amerikan basınında çıkan bir takım yorumlara göre Washington yönetimi Türkiye'de bazı yapısal ve "yasal" düzenlemeler yapılmasını arzu ediyor ve bunun için "mümkünse" Ankara'daki hükümetin de değişmesi gerektiğine inanıyor.

"Ara rejim" tartışmaları işte buradan doğuyor.

"15 günde 15 yasa" dayatması da bu anlamda bir göz korkutma amacına matuf.

Fazilet'in sözkonusu çıkışı, bu çerçevede, mevcut demokratik düzenin korunmasını gözeten bir yaklaşımın eseri de sayılabilir mi? .







Ana Sayfa'ya dönmek için tıklayın | Şehir Işıkları Tasarım Grubu -Mayıs 2001

Hosted by www.Geocities.ws

1