Futbol milli takımımızın zaferi neyi gösterdi?“Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını"
Türk millî futbol takımının kazandığı başarı, bu başarıdan çok daha değerli olan bir gerçeği gözler önüne serdi: Toplumun millî benliğine sahip çıkma yönündeki iradesini gösterdi.
Her kesimden Türk insanının bu başarı karşısında gösterdiği coşku, birlik görüntüsü, tek kelimeyle “millî heyecan” bu topraklar üzerinde yaşayan insanların bilinçaltı taleplerini ortaya çıkardı: İnsanlarımız dünya milletleri karşısında milletçe haysiyetli bir duruş içinde olmamızı istiyor; milletler arasındaki yarışta önlerde veya yükseklerde yer almaya layık olduğumuzu düşünüyor.
Bundan daha da önemli olmak üzere bu topraklar üzerinde yaşayan insanları bir araya getiren, onları “millet yapan” ortak talepler, ortak hedefler, ortak değerler var. Bunu gördük.
Millî takımın başarısı üzerine gösterilen coşkulu “kitlesel” heyecan, her şeye rağmen, bu toplum içinde bir millî duygunun varlığını sürdürdüğünü gösterdi. Demek ki küreselleşme çağında bütün gücüyle üstümüze gelen fırtınalar, boranlar, seller bizim en büyük servetimizi, yani millî benliğimizi ortadan kaldıramadı. Bunun için ne kadar sevinsek azdır.
Küresel emperyalizmin vahşi saldırılarına karşı durabilmenin yegane yolu millet olma bilincimizin muhafazasıdır. Millet olma iradenizi ve milli benliğinizi kaybederseniz bütün korunma imkanlarınızı kaybetmiş olursunuz. Zaten o zaman korunacak bir şeyiniz de kalmamış olacaktır. Tabiî ki bu yalnızca, bir millet olarak yaşamayı, bir milletin mensubu olarak varoluşunu anlamlandırmayı tercih etmiş olan insanlar için anlamı olan bir gerçek.
“Vatanım ruy-i zemin, milletim nev-i beşer" diye düşünenler “iyi oynayan kazansın” diyorlar.
Millet çoğunluğu öyle demiyor.
Millet çoğunluğu, Yahya Kemal’in “Süleymaniye’de Bayram Sabahı” şiirindeki “nefer esvaplı biri” gibi, elinde Türk bayrağıyla sokaklara fırlayan sıradan insanlardan oluşuyor.
“Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını
Görüyor varlığının bir yere toplandığını”
Futbolla uzaktan yakından ilgisi olmayan, ama Türkiye’nin başarısıyla sevinen, yenilgisiyle kahrolan insanlar, sanki “Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi” aksettiriyor.
Evlerini, işyerlerini kırmızı beyaz renklerle süsleyen, sokakları gelincik tarlasına döndüren, ellerinde bayraklar, dillerinde dualarla, vecd içinde bir zafer haberi bekleyen yığınların içindeki herhangi “nefer esvaplı biri”ne baktığınızda,
“Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu”
diye mırıldanırdınız. Ben, “millî bir vecd” içindeki kalabalıklara bakınca Yahya Kemal’in bu mısralarını hatırladım.
“Ulu mabedde karıştım vatanın birliğine.
Çok şükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşıyanlarla beraber bulunan ervahı.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.”
Gerçek Hayat, 5 Temmuz 2002
İBRAHİM KİRAS [email protected]
Ana Sayfa'ya dönmek için tıklayın | Şehir Işıkları Tasarım Grubu -Mayıs 2001