ANASAYFAM
ÜNYE RES�MLER�
ÜNYE FOTO�RAFLARI
RES�MLER�M
ÜNYE TAR�H�
ÖMER ÇAM HOCA
ÜNYE'N�N DÜNÜ VE BU GÜNÜ
HACI YUSUF BAHR� EFEND� ve SADULLAH BEY MEDRESES�
ÖMER BEDRETT�N U�AKLI(GÖKBELEN)

MUSTAFA RAKIM VE �SMA�L ZÜHD�

AL� RIZA SA�MAN
UNUTULAN EL SANATIMIZ BAKIRCILIK

SAKSONYA'DA ÜNYE L�SES�/YAVUZ DONAT
ÜNYESPOR
S�Z�N �Ç�N SEÇT���M ���RLER
L�NKLER
 

ÖMER ÇAM HOCA


omercam.jpg

O ya�ayan bir kütüphaneydi, canl� ve ayakl� bir �iir külliyat�yd�;
Âkif'in yan� s�ra Mevlânâ'dan, Yunus'dan binlerce beyti ta��rd� haf�zas�nda.
Bahis �iirden aç�l�nca yüzünde güller açard�, i�te o zaman onu tutabilene a�k olsundu.
Tek ba��na bir �iir evreni olan Çam Hoca, hayat�n�n her döneminde
durmadan didindi, ko�tu ve binlerce ö�renci yeti�tirdi.

_merhoca.jpg

ÖZLEY��

Bir ses duyulur güzel üstüne;
Bir ses duyulur inceden
Ki, hat�ralar bo�an�r a��rl���nca
Y���n y���n geceden

Bir ses duyulur güzel üstüne;
Bir kalabal�k, bir kalabal�k ki, yolalar,
Ayd�nl�k umutlarda
Dolup ta�an Okullar

Bir ses duyulur güzel üstüne;
Döner uzaklarda bir de�irmen.
Biri var; uykularda vefas�z,
Ayr�l�k girmi� araya
Biten günler ötesinden

Bir ses duyulur güzel üstüne;
Uzar ye�illi�ince tarlalar
Ve gülümser sen p�narlarda su;
Hüzünlü bir hayal a�r�l� ba��mda
Geçmi� y�lar�n u�ultusu.

Bir ses duyulur güzel üstüne;
Son fasl�nda zaman-
Ki, çocuklu�um görünür gölge gölge
Da�lar arkas�nda

ÖMER ÇAM

M�LLÎ GAZETE 15 ARALIK 2002
�LÂH�YAT CAM�ASI B�R DUAYEN�N� DAHA KAYBETT�
Ömer Çam Hoca vefat etti

Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi Emekli Ö�retim Üyelerinden E�itimci, Pedagog ve �air Ömer Çam Hoca vefat etti. Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde yo�un bak�m ünitesinde vefat eden Ömer Çam Hoca, bugün Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi Vakf� Camii'nde k�l�nacak cenaze namaz�ndan sonra Gülsuyu Mezarl���'nda topra�a verilecek.

�lâhiyat Mensuplar�'n�n duayenlerinden olan Ömer Çam Hoca, E�itim Bilimleri ve Edebiyat alanlar�nda çe�itli eserler, makaleler ve bildiriler yay�mlad�. Bilim ve siyaset alan�nda isim yapm�� çok say�da talebe yeti�tirdi. �stanbul Yüksek �slâm Enstitüsü'nde müdürlük ve Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi'nde ö�retim üyeli�i yapt�.
Ayn� fakülteden emekli oldu. Ömer Çam Hoca, ayr�ca gazetemizde de uzun süre yazarl�k yapm��t�. Mehmet Akif Ersoy'un Safahat'� yan�nda, eski ve ça�da� Türk �iirlerinden ciltler dolusu örne�i haf�zas�nda ya�atmas�yla bilinen Ömer Çam hoca, evli ve üç çocuk babas�yd�.

mezar_ta__.jpg

Ahmet F. GÜN
[email protected]
18 Aral�k 2002 Çar�amba

Muhterem Ömer Çam Hocaefendi'yi en son ne zaman, nerede gördü�ümü hat�rlam�yorum, ö�retmenler Vakf� ile ilgili bir toplant�da m�yd�, Prof. O. Öztürk'le birlikte miydi, inan�n bilmiyorum. 1990'l� y�llar�n ba��yd� yan�lm�yorsam, daha önceden hocal���n� ve eserlerini bildi�im için çok dikkatle dinlemi� ve notlar alm��t�m Ömer Hocaefendi'yi.

Alabildi�ine mütevaziydi, e�itim üzerine verdi�i söylevi �iirlerle, özdeyi�lerle bezeliydi. Çok ak�c�, ak�c� oldu�u kadar da cezbedici bir üslûba sahipti. Kendi ba�lam�nda ciddi bir mücadele adam�yd�. Zorlu bir yolculuk yapm��t� e�itim alan�nda. Bir noktada Âkif'in çilesine de fazlas�yla ortak olmu�tu. Çünkü Âkif'in me�hur eseri Safahat'� ba�tan sona ezberlemi�ti. Söz bir kez Âkif'ten aç�lmaya görsün, m�sralar sanki Âkif'in a�z�ndan ç�kar gibi Ömer Hoca'n�n a�z�ndan etkisini ve anlam�n� bularak ç�kard�.

O ya�ayan bir kütüphaneydi, canl� ve ayakl� bir �iir külliyat�yd�; Âkif'in yan� s�ra Mevlânâ'dan, Yunus'dan binlerce beyti ta��rd� haf�zas�nda. Bahis �iirden aç�l�nca yüzünde güller açard�, i�te o zaman onu tutabilene a�k olsundu. Tek ba��na bir �iir evreni olan Çam Hoca, hayat�n�n her döneminde durmadan didindi, ko�tu ve binlerce ö�renci yeti�tirdi.
Nihayetinde hayat�n� ilme, e�itime vakfeden bu mümtaz ilim ve edebiyat adam�n�n kalbi durdu ve �stanbul �lâhiyat Fakültesi Vakf� Camii'nde k�l�nan cenaze namaz�ndan sonra istirahatgâh�na defnedildi.

Buraya kadar her �ey ola�an. Fakat bir tevaffuk beni bir hayli dü�ündürdü. Geçti�imiz hafta yurtd���nda ne�redilen bir derginin talepleri sonucunda e�itim üzerine bir makale kaleme almak için çe�itli kaynaklar� tar�yor, fi�liyordum. �nceledi�im kaynaklardan biri de "Din E�itimi Ara�t�rmalar� Dergisi"nin 3. say�s�yd�.

Geçti�imiz Sal� günü Ca�alo�lu'nda Çorlulu Ali Pa�a Medresesi'nde dostlarla bulu�maya giderken yolda incelerim diye zikri geçen dergiyi de yan�ma alm��t�m. Yolda baz� makaleleri inceledim. Bunlardan biri de rahmetli Ömer Çam Hoca'n�n "Ahlâk E�itimi" ba�l�kl� makalesiydi. Buraya kadar yukar�da da belirtti�im üzere her �ey ola�and�. Üsküdar vapurunda yorulmu� olmal�y�m ki, dergiyi kapat�p Bo�az'�n iki yakas�n� seyrederken derginin arka kapa��ndaki �iir dikkatimi çekti. �iir Ömer Çam Hoca taraf�ndan kaleme al�nm�� ölüm içerikli bir �iirdi.

Söz konusu �iiri okudum. Hatta daha sonra dostlarla birlikte okuduk. Merhum hocan�n "�öyle Bir Dü�ünsem" ba�l�kl� üç k�tadan olu�an �iirinde Sanki Ömer Hoca alt� y�l önce ötelere gidi�ini haber veriyordu. Dünyadan ayr�lman�n kurgu tasar�mlar�yla dolup ta��yordu �iiri.

�öyle ki :

mezar_ta__1.jpg

�ÖYLE B�R DÜ�ÜNSEM

Çekilir mi derdi fânî dünyân�n,
Hayat�n encâm� hiçlik olunca.
Zevkinden ne ç�kar geçen zaman�n,
Bahçemizde bir gün güller solunca?

Biz öldükten geri ne gelir elden?..
Ukbâya haz�rl�k gerek tezelden.
Ist�rap yüklüdür herkes ezelden;
Üzülür dururum y�llar boyunca...

Ekinimi bugün eker giderim,
Arabam� yar�n çeker giderim,
Mal� da, mülkü de bilmem niderim,
Gözlerim benim toprak olunca...

Bu �iiri okuduktan birkaç gün sonra Ömer Hoca'n�n vefat etti�ini duyunca ac� ac� gülümsemeden kendimi alamad�m. Ama bir gerçek vard�, fani dünyan�n derdinden b�k�p usanan Ömer Çam hoca, ukbaya bütün haz�rl�klar�n� yapm�� bir dava eri olarak ötelere gitti. Kendi ifadesiyle "ekinini ekmi�, arabas�na binerek" çekip gitmi�ti. Bize dü�en hocalar�n hocas� olan Üstad Ömer Çam'a Allah'tan rahmet dilemekti.

Evet, ilim bahçesinden bir gül daha soldu, hem de berrak ve ayd�nl�k bir gül... Hayata kar�� bir yürek daha sustu, bir yürek daha küstü. Bu yürek onbinlerce m�sray� ta��yan gülle, �iirle bezenmi� bir yürekti.

Son olarak bu �iirli yüre�e mekân�n cennet olsun diyor, onun iki m�sra�n� bir kez daha terennüm ediyoruz:

"Ekinimi bugün eker giderim
Arabam� yar�n çeker giderim."

O ötelere giderken meyveye durmu� yürekler nice ekinler ekme�e çal���yor...

Ne garip de�il mi?.. Hayat bu; ölüm bu i�te...

omer2.jpg

_mer__am.jpg

Ömer ÇAM Hoca Ö�rencisi Prof.Dr.�efik DURSUN'dan plaket al�n�rken.

�ÖYLE B�R DÜ�ÜNSEM

Çekilir mi derdi fânî dünyân�n,
Hayat�n encâm� hiçlik olunca.
Zevkinden ne ç�kar geçen zaman�n,
Bahçemizde bir gün güller solunca?

Biz öldükten geri ne gelir elden?..
Ukbâya haz�rl�k gerek tezelden.
Ist�rap yüklüdür herkes ezelden;
Üzülür dururum y�llar boyunca...

Ekinimi bugün eker giderim,
Arabam� yar�n çeker giderim,
Mal� da, mülkü de bilmem niderim,
Gözlerim benim toprak olunca...

omerhoca1.jpg

M�LL� GAZETE - 16/12/2002

�STANBUL - AK Parti Genel Ba�kan� Recep Tayyip Erdo�an, önceki gün
hayat�n� kaybeden Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi emekli ö�retim üyesi ve
�stanbul Yüksek �slâm Enstitüsü eski Müdürü Ömer Çam'�n (79) cenaze törenine kat�ld�.
�lâhiyat Fakültesi Camii'nde Çam'�n yak�nlar�na ba�sa�l��� dileyen Erdo�an,
cenaze namaz�n�n ard�ndan da Ömer Çam'�n tabutunu bir süre ta��d�.
E�itimci pedagog ve �air Çam'�n cenazesi Gülsuyu Mezarl���'na hareket edinceye kadar
cenaze arac�n�n ba��nda bekleyen Recep Tayyip Erdo�an, daha sonra evinin bulundu�u
Üsküdar Emniyet Mahallesi, Gürgen Sokak'a geri döndü.

omer4.jpg

cenaze.jpg

Ömer ÇAM Hocan�n Cenaze Töreni Ba�bakan Tayyip ERDO�AN, O�lu Doç.Dr.H.Kamil ÇAM, M.Ü.�lahiyat Fak.Dek.Prof.Dr.Zekeriya BEYAZ

omerhoca2.jpg

Ömer ÇAM hoca kürsüde Osman ÖZTUNCER solda

YEN� �AFAK GAZETES� - 16 ARALIK 2002

Erdo�an, önceki gün hayat�n� kaybeden Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi
emekli ö�retim üyesi ve �stanbul Yüksek �slâm Enstitüsü eski Müdürü Ömer Çam'�n (79)
M.Ü. �lâhiyat Fak. Camii'ndeki cenaze törenine kat�ld�. Burada Çam'�n yak�nlar�na ba�sa�l��� dileyen Erdo�an, cenaze namaz�n�n ard�ndan da Ömer Çam'�n tabutunu bir süre ta��d�.

rektor1.jpg

Hocam�z�n O�lu Doç.Dr.Haydar Kamil ÇAM

VATAN SEVG�S�

Havanda solundum, suyunda yundum
Da�-da�, yayla-yayla vatan�m !
Gezdim tozdum ovanda, k�r�nda,
Ekme�in a��nla doyundum,
Ba�-ba�, tarla-tarla vatan�m !
Senin için geldik bu dünyaya vatan�m !
Seni canda, tende bulduk;
Allah'a inand�k senin üstünde,
�yiyi do�ruyu sende bulduk !
Müslüman milletim ya�ar �ehrinde, köyünde;
Yüzümüz akt�r Allah kat�nda.
�ehadet ehli ço�u yatanlar�n
Topraklar�n�n alt�nda
Okunur ezanlar minarelerinde be� vakit;
Namaz k�l�n�r camilerinde Allah için
Kalbinde iman, elinde silah nöbettedir
Hudutlar�nda mert askerlerin
Ömür bitecek elbette bir gün,
Mübarek topra��na kar��mak var erinde gecinde;
Senin koynunda uyuyaca��m k�yametece !
Ne güzel kader bu:
Yolum aç�lacak senden cennetece
Sular�n serin, k�rlar�n ye�il;
Ufuklar�n bayrak-bayrak !
Bir ta��n dünyaya bedeldir,
Kerime-i tarihsin
Ey güzel toprak !
Mabed-i imans�n vatan�m !
�erefsin, �ans�n !
Damarlar�mda kans�n,
�lahi kudretten arma�ans�n
Mabed-i imans�n !...
Kurban olsun sana can�m,
Aziz vatan�m !...

ÖMER ÇAM

ÖMER ÇAM HOCAM

SAH�LDEK� KADIN

Meyveler ballan�r dallarda,
Beklenen biri var yollarda.
Ve bir kad�n dola��r sahilde
Örtüsüz vesikas�z
Hava �l�kt� o zamanlar,
Deniz dalgas�z.
Bir yara izidir kalan �imdi o mevsimden
Bu kad�n�n ayaklar�nda
Ve geçmi� y�llar�n an�lar�
Çürümü� yanaklar�nda.
Yine de arar eski dünyas�n�;

ÖMER ÇAM

ÜNYE'nin ne denli kadim bir kültüre sahip oldu�unu bilmeyen yoktur her halde? Bu güzel kentte yeti�en ve isimleri ansiklopedilere geçen �öhretlerimiz bunun kan�tlar�. �öyle bir an�msayacak olursak :
�ehrimizin yüzy�llar ötesine dayanan bu özelli�i, günümüzde de tüm h�z�yla devam etmektedir. Halk�m�z okumaya, güzele ve yeniye son derece tutkuludur. Bu cümleden olarak, geçmi� y�llarda oldu�u gibi, �imdilerde de kentimizden, de�i�ik meslek dallar�nda otorite olmu� pek çok de�erler yeti�mi� ve yeti�meye devam etmektedir.

Örne�in; Bakanlar'�m�z, eski Sancak Beyleri'miz, Diplomat, Profesör ve Pa�alar'�m�z, Vâli, Doktor, Avukat, Mühendis ve Ö�retmenler'imiz, �ktisatç�, Eczac�, Bankac� ve di�er s�ra memurlar�m�z ile serbest meslek sahibi i� adamlar�m�z, zanaatkârlar�m�z, kültürümüzün birer simgeleridir.

�öyle bir tetkik edersek, tarih boyunca, ÜNYE Kültürü'ne hizmet eden pek çok hocan�n gelip geçti�ini görürüz. Her birinin mümtaz hât�ras� kar��s�nda sayg� ile e�ilmek, en güzel hem�ehrilik duygusu ve de kadir�inasl�k borcudur.

De�erli Okuyucular : Hele bu ö�retmenlerden biri var ki; yediden yetmi�e tüm Ünyeliler'in gönüllerine ota� kurmu�, âdeta aileden bir fert gibidir. Her halde an�msad�n�z : De�erli E�itimci, Örnek Kültür Adam�, K�ymetli Hem�ehrimiz, kentimizin onuru, medar� iftihar�m�z say�n ÖMER ÇAM Hocam�z'dan söz ediyorum.

Mesle�e �lkokul Ö�retmenli�i ile ba�layan bu a�beyimiz; sonsuz azmi, üstün meslek a�k� ve emsalsiz iradesi ile e�itim birimlerinin bütün kademelerinde ba�ar�l� hizmetler vererek, Marmara Üniversitesi Ö�retim Görevlili�i'ne kadar yükselmi� ve bilâhare bu görevinden emekliye ayr�lm��t�r.

Çok asil, necip ve mümtaz bir ki�ili�e sahip olan hocam�z�n, meslek hayat� boyunca kendisini ö�rencilerine ve ÜNYE'nin kültürüne adad���n� görüyoruz.

��te; 1 Ekim 1959 tarihli 105 say�l� "DEMOKRAT ÜNYE" Gazetesi, say�n hocam�z�n Ünye Ö�retmenler Derne�i ve Turizm Cemiyeti Ba�kan� olarak kaleme ald��� "GÜZEL ÜNYE'M�Z" isimli makalesini okudukça insan�n gö�sü kabar�yor, böyle nezih bir kentin sakini olmaktan k�vanç duyuyor.

Hiç unutmuyorum, 07 Kas�m 1959 tarihinde ölümünün birinci y�l dönümü nedeniyle, büyük Türk �airi Yahya Kemal BEYATLI'y� anmak üzere, Ö�retmenler Derne�i bir gece düzenlemi�ti. O günkü ko�ullarda Ayla Oteli K�raathanesi salonlar�nda yap�lan ve seçkin bir izleyici kitlesinin bir araya gelmesine neden olan gecenin aç�l�� konu�mas�n�; Dernek Ba�kan� Ö�retmen Say�n ÖMER ÇAM yapm�� ve program�n ak��� içerisinde, rahmetli �airimizin hayat�n� anlatma f�rsat�n� bana tevdi etmi�ti.

Di�er konu�mac�lardan, Be�ir ÇINAR ve Necdet BAKKALO�LU'nun okudu�u �iirlerden sonra, Say�n ÇAM tekrar söz alm�� ve üstün yetenekleri ile geceye renk katm��t�. Ben de bu müstesna geceyi izlemek f�rsat� bulamayan kent sakinlerine 19 Kas�m 1959 tarih ve 110 say�l� "DEMOKRAT ÜNYE" Gazetesi'nde "YAHYA KEMAL GECES�NDEN NOTLAR" 'ba�l�kl� yaz�mla bilgi vermi� ve yaz�m�n bir paragraf�nda da aynen �öyle demi�tim.

"Son sözü alan ve geceye bamba�ka bir çe�ni veren Ünye Turizm ve Ö�retmenler Derne�i Ba�kan� Ö�retmen ÖMER ÇAM, sairin birkaç rubaisini nakletti, okudu�u bütün rubailerin ayr� ayr� manâlar�n� aç�klad�.

Aman Allah'�m, o ne güzel okuyu�tu, o ne güzel hitabetti. Her okudu�u rubai insan� hayal âlemine sürükledi. Biz bu rubaileri Ö�retmen Say�n Ömer ÇAM'dan de�il de, sanki �airin bizzat kendi a�z�ndan dinliyorduk. O kadar güzel, o kadar �ahane idi. Do�rusu seyircilere bir an için ne�eli dakikalar ya�att�, büyük takdir toplad�, bol bol alk��land� ve konu�malar�na, �air Arif Nihat ASYA'n�n Yahya KEMAL'e yazd��� bir �iirle nihayet verdi..."

Meslek a�k� iliklerine kadar i�leyen Say�n Hocam�z�n o y�llarda en büyük ideali ÜNYE'de özel bir lise kurmak ve bu liseyi sonradan resmîle�tirmekti. Bu konuda bir de dernek olu�turulmu�tu. Giri�imlerinde ba�ar�l� olan say�n ÇAM, 1962 y�l�nda Özel Lise'yi faaliyete geçirdi ve kendisi de lisenin ilk müdürü ve Edebiyat Ö�retmenli�i'ne atand�.

Zor ko�ullarda çal��an hocam�z�n tek emeli, sadece ve sadece memleketine ve çok sevdi�i ö�rencilerine hizmet edebilmekti. Daha görkemli ve daha ba�ar�l� bir e�itim için, lisenin resmîle�mesi gerekiyordu. Bu konuda hiç y�lmadan, ilgili birimler nezdinde devaml� yaz��malar yapt�. Tüm çabalar�na kar��n iste�i olumsuz tahakkuk edince de görevinden istifa etmek mecburiyetinde kalm��t�.

27 Haziran 1964 tarih ve 183 say�l� "��R�N ÜNYE AKKU� SES�" Gazetesi'ne istifas� ile ilgili bir mesaj yeren say�n hocam�z�n bu demecinden ald���m �u pasajlar O'nun Ünye kültürüne olan sevgisinin somut bir ifadesidir. "Lisenin özel olarak bir y�l daha ya�amas� için ortada hiç bir imkân göremedim. Sorumlu Müdür olarak i�in içinde kald�m. Memlekette hizmet, Ünye'ye hizmet ba�l�ca kayg�md�r. Ancak gücümün yetmedi�i yerde kal�r�m. Yapamayaca��m i�in ba��nda bekleyemem.

Lisenin resmîle�mesi içip, iki y�l özel çal��mas� gerekmez. E�itim mevzuat�m�zda böyle bir kay�t yoktur. Bunlar, toplum dileklerini yerine getirmeye gücü yetmeyen politikac�lar�n sözleridir. Bir y�l üstüne bir Özel Liseyi resmîle�tirmek de�il, isterse Bakanl�k Ünye'de yeniden bir Lise açar. Bunun aksini iddia edenler Anayasa'y� okumam��, yürütme kuvvetinin niteli�ini ö�renmemi� ki�ilerdir."

Gel gör ki, Özel Lise'miz, kurulu�undan bir y�l 10 ay sonra resmîle�mi�tir. Bu haberi de 22 Temmuz 1964 tarih ve 190 say�l� "��R�N ÜNYE AKKU� SES�" Gazetesi'nden ö�reniyoruz. Say�n ÖMER ÇAM hocam�z�n çabalar� ve giri�imleri Devlet büyüklerimiz nezdinde olumlu kar��lanm�� ve ilk haber o zaman Millî E�itim Bakan� olan �brahim ÖKTEM taraf�ndan ilgililere telefonla müjdelenmi�tir.

ÜNYE'nin yeti�tirdi�i bu büyük e�itimci, örnek kültür adam�, halk�n sevgilisidir art�k. Özel Lise'nin Müdürlü�ü'nden istifa etti�i günlerde, lisenin resmîle�mesi üzerine, bu örnek kültür adam�m�z�n tekrar Müdürlük görevine tayin edilmesi amac�yla, kent halk� seferber olmu� ve ilgili Bakanl��a gönderilmek üzere imza toplan�lmaya ba�lan�lm��t�r. 15.08.1964 tarih ve 197 say�l� ��R�N ÜNYE AKKU� SES� Gazetesi'nde bu konuda ç�kan bir haberi aynen buraya al�yorum

_mer__am_a.jpg

ARAFAT'TAN AYRILIRKEN

Güne� batt�, art�k ayd�nl�k söndü,
Ayr�l�rken bu da��n ete�inden.
Ve soldu her taraf ölmü�e döndü
Bu ulvi ak�am�n sessizli�inden.
An�lar canland� birden kafamda
Bir lisan-� hafi geçti içimden.
Görünmez bir el var sanki yakamda,
Küçülür eririm kendili�imden

ÖMER ÇAM

"ÖMER ÇAM �Ç�N �MZA ÇAR�IDA, PAZARDA TOPLANMAYA DEVAM EDiYOR. A�ABEY, SEN DE BiR �MZA ATAR MISIN?"

Çar�amba günü bir kaç ki�i eline alm�� oldu�u ka��tlara, çar��da pazarda "A�abey sende imza atar m�s�n?" diyerek, imza toplamakta oldu�unu gördük. Toplanan imzalar, eski Özel Lise Müdürümüz Ömer ÇAM'�n resmîle�en lisemizde Müdür olarak kalmas� içindir. Edindi�imiz bilgiye göre, "Ömer ÇAM, �ayet ÜNYE Lisesi'ne Müdür olarak tayin edilirse, kurs görmek üzere Devlet taraf�ndan gönderildi�i Fransa'ya gitmekten vazgeçecekmi�."

Efendim. Soruyorum sizlere, hangi ö�retmene bu denli büyük bir sevgi gösterilir. Hocam�z, gerek feyz verdi�i ö�rencilerinin ve gerekse tüm velilerin, yüksek ö�retme tekni�i ve insanc�l davran��lar�yla gönlünü fethetmi�, kibarl���n, mütevazili�in, dürüstlü�ün doru�una ç�km��. Tüm dü�üncesi, sadece ve sadece e�itmekte oldu�u ö�rencileri ve sinesinde do�up büyüdü�ü ve hayata at�ld��� bu güzel kentin kültürüdür.

Bak�n : 1 May�s 1965 tarih ve 269 say�l� "��R�N ÜNYE AKKU� SES�" Gazetesi'nden ald���m "AL-TA�" imzal� �u haber, yukar�daki tezimi nas�l teyit ediyor.

"Ö�RETMEN�M BEN�M"

"Neye, kime daha çok hizmet, daha fazla sevgi insan�na göre de�i�ir. Ba�kalar�n� bilmem ama, ben Dünya yüzünde en çok hürmet Ö�retmenlere kar�� duyar�m. Sevgim, sayg�m da en fazla onlarad�r. Senelerce evvel beni okutmu� olan Ö�retmenlerimi ne zaman görsem, yüzümün k�zard���n�, s�k�ld���m� hissederim.
Bir üniversite mezununu 5 - 6 y�l sonra profesör olarak duyars�n�z. Amma ö�retmen 30 - 40 y�l bu i�e kendini hasreder, hatta feda eder, yine Ö�retmen'dir. Doktor bir ilaç bulur, ad� ansiklopedilere geçer, di�er mucitlerin hepsi de hemen hemen böyledir. Ama onlar� yeti�tirenler mütevazi kö�elerinde an�lmaz olular.

Bunlar durup dururken nereden hat�r�ma geldi biliyor musunuz? Bizim bir ÖMER ÇAM'�m�z var. Bilirsiniz Ö�retmen Okulu'ndaki, görevinden Ünye'mizin lisesine ko�tu. Aç�l��ta büyük hizmetleri oldu. Daha sonra kader onu, Müdürü oldu�u liseye Ö�retmen yapt�. Ba�ka bir meslek erbab� olsayd�, kahr�ndan sarar�r solard�. Amma, bizim Ö�retmenimiz ÖMER ÇAM, makamdan, �andan, �öhretden çok çocuklar�n�, kitaplar�n� ve ö�retmenlerini sevdi. Makam�ndan oldu, ama temiz vicdanlara, s�cac�k kalplere yerle�ti.

Bir e�itimci için, bundan daha güzel bir ödül olabilir mi?

ÜNYE'nin onuru, medar� iftihar�m�z ÖMER ÇAM için ne yaz�lsa yeridir. Bu de�erli Kültür Adam�'m�z� y�llarca sonra ÜNYE Lisesi Müdürü ve Edebiyat Ö�retmeni olarak görüyoruz. Art�k de�erli hem�ehrilerine ve gözü gibi korudu�u de�erli ö�rencilerine, her zaman oldu�u gibi bildiklerini ö�retmekten mutluluk duymaktad�r. Hocam�z�n f�rsat buldukça ÜNYE'nin güzelliklerini yaz�ya ve m�sralara dökmesi en büyük tutkusudur.

_merhoca1.jpg

�ÖYLE B�R DÜ�ÜNSEM

Çekilir mi derdi fânî dünyân�n,
Hayat�n encâm� hiçlik olunca.
Zevkinden ne ç�kar geçen zaman�n,
Bahçemizde bir gün güller solunca?

Biz öldükten geri ne gelir elden?..
Ukbâya haz�rl�k gerek tezelden.
Ist�rap yüklüdür herkes ezelden;
Üzülür dururum y�llar boyunca...

Ekinimi bugün eker giderim,
Arabam� yar�n çeker giderim,
Mal� da, mülkü de bilmem niderim,
Gözlerim benim toprak olunca

Say�n ORHAN BORA Hocam�z�n 1969'da yay�mlad��� "TUR�ST�K YE��L ÜNYE REHBER�"nin 137'nci sahifesinde "Ömer ÇAM - Ünye Lisesi Müdürü ve Edebiyat Ö�retmeni imzas�yla yay�mlanan "ÜNYE VE TUR�ZM" ba�l�kl� yaz�s�ndan ald���m �u pasajlar, O'nun bu konudaki üstün yetene�ini ne güzel kan�tl�yor.

orhanbora.jpg

"Karadeniz k�y� kasabalar�m�z�n en �irini, tereddütsüz söyleyebiliriz ki Ünye'dir. Gerçekçi bir anlat�mla Ünye'yi Karadeniz'in p�rlantas� ve tabiat güzelli�inin �aheser tecellisi olarak tan�mlamak mümkündür.

Gören gözler için, turistik de�erlerle dolu bir belde olarak dikkat çeken Ünye'ye uzaktan bakanlar bile, ondaki e�siz güzelli�in fark�na var�rlar. Bu �irin kasabada birkaç gün kalanlar Anadolu'nun tüm güzelliklerini bir arada izlemek imkân�n� bulurlar.

Bu arada Bahar ba�kad�r. K��lar, Yazlar ba�kad�r. Burada tabiat çok cömert davranm��t�r. Güney'den Kuzey'e dalga dalga, s�ra s�ra uzanan ye�il tepeler, elma, f�nd�k bahçeleri, �irin bir k�y� Ünye'nin dekorunu te�kil eder.

Ünye'nin halk� da, gençli�i de Ünye'ye benzer. Ünye gibi �irin, Ünye gibi sevimli ve Ünye gibi cana yak�nd�r. �klim ve tabiat güzelli�inin insan ki�ili�indeki tecellisi Ünye halk�nda ve gençli�inde bu kadar belirgin görülür. Ünye iklimi, aç�k kalpli, yumu�ak huylu, tatl� insanlar yeti�tirir."

Say�n hocam�z, yukar�da söz konusu etti�im yaz�s� meyan�nda bir de �iirini yay�ml�yor ve diyor ki : "Bu sat�rlar�n yazar� bir �iirinde Ünye'nin bahar�n� söyle özle�tirir;

Bir par�lt� yükselir tutu�urken y�ld�zlar
Bu serin bahçelerin uyuyan bahar�ndan.
Ve gülü�ür uzaktan süzülürken ���klar
Zümrüt dalgalar�ndan ve mavi mavi ku�lar
Uçurur rüyam�z� pembe pembe uçu�lar
Kucaklar dünyam�z�...

Ve yaz� �öyle noktalan�yor.

"Ünye :
Karadeniz'in ye�il gerdanl��� Ünye...
�nci �ehir Ünye...
P�rlanta �ehir Ünye...
Hayal �ehir Ünye..."

Say�n Ömer ÇAM Hocam�z, ayn� zamanda çok güçlü bir ara�t�rmac�, usta bir kalem erbab� ve söz mülkün sultan�, de�erli bir hatiptir de...

"Ekinimi bugün eker giderim
Arabam� yar�n çeker giderim."

��te : 24 Eylül 1990 tarih ve 595 say�l�, 08 Ekim 1990 tarih ve 15 Ekim 1990 tarih 597 say�l� ÇA�Rl Gazeteleri ve "MARMARA ÜN�VERS�TES� EMEKL� Ö�RET�M GÖREVL�S� - EDEB�YAT VE PEDAGOJ� HOCASI ÖMER ÇAM" imzas�yla yay�mlanan "IV. Millî Mevlâna Kongresi ile ilgili mevzu insana huzur veriyor.

Say�n ÇAM için, ayn� zamanda bir hatip demi�tim. 27.10.1992 tarihli M�LL�YET GAZETESi'nden �u sat�rlar, O'nun bu gücünü bak�n nas�l kan�tl�yor. "Önceki gün ölen Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Hakk� Dursun YILDIZ, dostlar�n�n kat�ld��� kalabal�k bir cenaze töreni ile dün son yolculu�una u�urland�. Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'ndeki törenden, sonra �lâhiyat Câmîi'ne getirilen YILDIZ'�n cenaze namaz�n�, yak�n dostu Doç. Dr. Emin I��k k�ld�rd�.

Prof. YILDIZ'�n hizmet a�k�ndan hiç bir zaman vazgeçmedi�ini belirten Emin I��k "O köy çocu�u olarak �stanbul'a geldi, köy çocu�u olarak da kald�. �lim mertebesinde, en yükse�e ç�kt�; ama ba�kalar� gibi kas�lmad�." dedi. Eski Yüksek �slâm Enstitüsü Ö�retim Üyeleri'nden ÖMER ÇAM da �iirlerle süsledi�i konu�mas�nda Hakk� Dursun Y�ld�z'�n yi�it iken ölen bir âlim oldu�unu, geriye nam�n�, ahlâk�n�, ilmini ve ö�rencilerini b�rakt���n� belirterek, �slâmî tabiata sahip örnek bir insand� dedi.

Keza, Ünye'nin tan�nm�� ailelerinden Muhsin ��M�EK'in o�lu Ali R�za ��M�EK'in defni s�ras�nda tabutu ba��nda irticalen yapt���n� ve 13 A�ustos 1990 tarih, 594 say�l� ÇA�RI GAZETES�'nde yay�mlanan konu�mas�n� da aynen buraya al�yorum.

(Ey cemaat. Bugün burada Ali R�za �im�ek'in cenazesinde topland�k. Bir gün gelecek bizim arkada�lar�m�z, dostlar�m�z da bizim cenazemizde bulu�acaklar...

_mer__am_v1.jpg

SONA DO�RU

Bir gelen var, bir gelen var uzaktan;
Bir giden var, bir giden var uza�a
Kader böyle çözüldü ayaktan
Gönül dü�tü tuza�a.

Bo�a savurduk akl�m�z�,
Geldi günler, gitti günler.
Ba��mda a�r�, içimde s�z�;
Bitti günler, bitti günler...

Ve çekti�im bunca kah�r,
Ölmek korkusu neden art�k?
Gün batmada a��r a��r,
Ruha yüktür beden art�k!

Gidiyorum dönmem daha,
Geceler gebe sabaha.
Gidiyorum, gidiyorum ALLAH'a;
Eve enne ile Rabbike bir - münteha.

Ali R�za �im�ek tembeldi. Masum ve sakin çocuklu�u gözümün önündedir. K�sa süren hayat�nda da bu �ahsiyet özelli�ini muhafaza etti. Kemal sahibi, mâsum bir gençti. Allah'�n (C.C.) rahmetine lây�k oldu�una �ahadet ederim. Allah'�n selâm�, rahmeti, bereketi ve ma�fireti merhumun üzerine olsun.

Muhterem hazirûn. �ize �u hususu önemle hat�rlatmak ve aç�klamak istiyorum. �nsanlar�n Dünya'ya geli�leri ve Dünya'dan gidi�leri tesadüf de�ildir; ilâhî bir programa göre düzenlenmi�tir. Bu program "LEVH-� MAHFUZ" ad� verilen ilâhî bilgisayara i�lenmi�tir. Mutlak ve matematiksel bir kesinlikle belirteyim ki, hiçbir kimse Allah'�n izni olmad�kça ölmez. Ölüm LEVH-� MAHFUZ'da belli bir s�raya göre yaz�lm��t�r ve Allah'�n takdirine tâbidir.

Biz Dünya'ya yerden ot biter gibi gelmiyoruz. Sonra topra�a dönüyoruz. Ama bir gün gelecek, topluca dirilecek ve Allah'�n huzuruna ç�kaca��z. Rab'bimiz, gelmesinde �üphe edilmeyen bir günde, bizi toplayacakt�r. Allah asla sözünden dönmez.

�u hususu belirleyelim ki; biz bir uyku âleminde ya��yoruz; idraklerimiz s�n�rl�d�r. Tabiat olaylar�, manevî âlemdeki olaylar� k�smen sezgimizle idrak edebiliyoruz. Allah'a, Peygamber'ine ve Kur'ân'a inan�yoruz; iman gerçe�ine sezgimizle ula��yoruz. Sezgi yetene�inden mahrum olan insanlar da vard�r. Hattâ Allah'a, Resul'üne, Kur'ân'a inanmayan talihsiz insanlar da vard�.

Bunlar uyku âleminde gezen uyurgezerlerdir. Bugünün Dünya's�nda bir sürü halinde ya�ayan bu uyurgezerler yo�un bir trafik olu�turuyorlar ve insanlara, yani Müslümanlar'a kavlen ve fiilen sald�rabiliyorlar. Allah korkusundan mahrum olan insanlarda fazilet, ahlâk de�erlerinin ve kemal sahibi insan �ahsiyetinin olu�mas�na imkân yoktur.

"Ne irfand�r, veren ahlâka yükseklik, ne vicdand�r : Fazilet hissi, insanlarda Allah korkusundand�r."

�u anda R�za �im�ek'in bize neler söyledi�ini duyuyor musunuz? O'nun mânevî varl���ndan gelen sesi i�itiyor musunuz? Ben, bu sesleri duyuyor ve i�itiyorum. Yunus Emre'nin dilinden uyarlayarak R�za'n�n söylediklerine tercüman oluyorum :

"Biz dünyadan gider olduk,
Kalanlara selâm olsun.
Bizim için hay�r dua,
K�lanlara selâm olsun.
Ecel büktü belimizi,
Söyletmedi dilimizi,
Hasta iken halimizi
Soranlara selâm olsun.

Tenim ortaya aç�ld�,
Yakas�z gömlek biçildi,
Bizi usul, âdab ile
Duyanlara selâm olsun.
Selâm olsun kasd�m�za,
Gider olduk dostumuza;
Namaz için üstümüze
Duranlara selâm olsun...
Selâm olsun, selâm olsun..."

�imdi de R�za �im�ek'in babas�na, karde�lerine, aile efrad�na, arkada�lar�na ve dostlar�na ve hepinize sesleniyorum : �airlerin dilinden sesleniyorum :

"Gitti gelmez bahar yeli;
Yolculuk yar�da kald�.
Bütün bahçeler kilitli
Anahtar Tanr�'da kald�."
"Ölüm �eklindeki s�rr�n manâs�n� dü�ünme,
Gölge gibi bir varl���n manâs�n� dü�ünme.
Sabah� yok karanl�klar içinde.
Bir k�v�lc�m gibi bir an belirsiz, söneriz
Varl�k budur bizim için ve hepimiz için de
Bir hakikat var m� derken bile hayâle döneriz...
Nice yüzler gördük, geçti;
Biz unuttuk besbelli
Her çehre bir hayalettir bu süreksiz rüyada.
Unut yavrum, sen de unut bu ölümlü dünyada
Her cefay� unutmakt�r bizim için teselli... Son bahar�n matemini gözlerimde okuma"
"Bin nimeti bir nimetine deymez bu Fenâ'n�n
Baki'ye sefer k�lmada bir can yine �imdi.
Manâs� m�, miktar� m� ömrün daha evlâ?
Bin y�l sürecek olsa da bir an yine �imdi"
"Mersa-y� Fena da intizar eyler iken.
Gâh geç eser o baad, gâh erken :
�klim-i ilâhî'ye rücu etmek için
Ervah aç�l�r engine yelken yelken."
"Erken esti rüzgâr ve erken gitti
R�za bu dünyadan.
Bir rüzgâr gibi gitti.
Bir rüzgâr ki kendi gitti.
�smi kald� yadigâr.

Allah'dan R�za ��M�EK'in mâsum ve aziz ruhuna tekrar tekrar rahmet diliyorum. Cenab'� Hak'dan rahmet, ma�firet ve istirahat niyaz ediyorum. Size de ve cümlemize de sab�rlar, yard�mlar niyaz ediyorum :

"Ya �lâhî bize tevfikini gönder : Âmin.
Nurlu yol hangisidir bizlere göster : Âmin...

Bu da, Emekli Kooperatif Müdürü rahmetli �brahim �ENALP a�abeyimizin muhterem e�leri rahmetli ZAH�YE HANIM'�n cenaze namaz� öncesi ve defni s�ras�nda kabri ba��nda yapt��� konu�ma 24 EYLÜL 1990 tarih ve 595 say�l� ÇA�RI Gazetesi'nden,

"As�r Sûresi; insanlar�n ziyandan kurtulu�u için bir anahtard�r. Bu sûrede, �öyle buyurulmaktad�r; Asra yemin olsun ki insanlar mutlak ziyandad�r : Yaln�z, iman edenler, salih amel i�leyenler, birbirine hakk� ve sabr� tavsiye edenler ziyanda de�ildir. O halde iman edeceksiniz. �u anda buraya geldi�inize göre bu iman�n�zdand�r. Amelleriniz salih olacak. Hakka riayet edeceksiniz. �slâm'� ya�ayacaks�n�z. Sab�rl� olacaks�n�z.

Bunlar� gerçekle�tirdi�iniz zaman size kurtulu�u müjdeliyorum. Evlâtlar�n�za da sahip ç�k�n�z. Bu sûrenin âyetlerine göre kendi kendinizin muhasebesini yap�n�z, �slâm dini bütün insanl��� ku�atan bir dindir. Ondan ayr�l�rsan�z parçalan�rs�n�z, zarar görürsünüz, i�te bütün dünya Müslüman ülkelerin durumu ortadad�r...

Bizim dergâh�m�z ümitsizlik dergâh� de�ildir. Mevlâna bunu söylerken "oldu�un gibi gel ama, geldi�in gibi kal" manâs�na söylemi�tir. �slâm'a gir kurtulursun; çünkü kurtulu� �slâm'dad�r. �slâm bütün insanl��a gelen, onu ku�atan, son ve hak dindir."

"Merhume Hz. Ai�e, Hz. Hatice, Hz. Fat�ma'y� örnek alan ve onlar gibi ya�amak isteyen mükemmel bir insand�r. �ahadet ederim." diye konu�mas�n� ba�lam��t�r.

Kendisini her konuda, fevkalâde e�iten hocam�z, okuttu�u ö�rencilerini de ayn� minval üzere yeti�tirmi�tir. Ondan feyz alan talebelerin pek ço�u �imdi; devletin en üst kademelerinde görev yap�yor. Kimi profesör kimi parlamenter, kimi bürokrat, kimi ö�retmen, kimi doktor, kimi avukat, kimi eczac�, kimi mühendis, kimi veteriner, kimi ekonomist, kimi ziraatç�, kimi zenaâtkâr, kimi tüccar, kimisi de çe�itli dallarda serbest meslek sahibi.

Efendim : Hocam�z�n bilge ki�ili�i sadece �ahs�na inhisar etmiyor. Biricik evlâd�, Haydar Kâmil ÇAM'� da kendisi gibi yeti�tirmi�. Zira �imdilerde genç bir Doktor olan bu karde�imiz de, �ngilizce ö�retim gördü�ü Marmara Üniversitesi T�p Fakültesi'nden birincilikle mezun olmu�.

Vefat�n� 16.12.2002 tarihli M�LL�YET ve RAD�KAL Gazeteleri'nden ö�rendim. Güzel kentimizin onuru, de�erli E�itimci ve Örnek Kültür Adam� ÖMER ÇAM Hocam :

Belleklerimizin pas�n� silen o k�ymetli yaz�lar�n�z, emsalsiz �iirleriniz ve gazete sütunlar�n� süsleyen irticalen yapt���n�z konu�malar kütüphanelerimizde sakl�, mümtaz hât�ran�z gönüllerimizde her zaman bâki kalacak.

1995 bahar�nda Ünye'ye gelmi�tim. Eski Milletvekillerimizden M. Hasan ÖZ'ün, o zaman ç�kard��� ÇA�RI GAZETES� �darehanesi'nde, �brahim �ENALP a�abeyimiz ve Ömer ÇAM hocam�zla (Allah her ikisine de gani rahmet eylesin) yapt���m�z ve yakla��k 1,5 saat süren o ÜNYE söyle�isini, hayat�m boyunca unutmayaca��m.

Yediden yetmi�e, sana gönül verip, sonsuz bir a�kla seven tüm Ünyeliler'in, Akku�lular'�n, yurt sath�na da��lm�� binlerce talebelerinin, k�saca TÜRK�YE'M�N ba�� sa� olsun.

RUHUN �AD MEKANIN CENNET OLSUN

YÜKSEL �EN
EMEKL� BANKACI-�A�R-YAZAR

Mustafa ÇALIK
Ünyeliler Derne�i Genel Sekreteri / �stanbul
(�irin ÜNYE Gazetesi - Y�l : 44, Say� : 2901, 18.12.2003'te yay�mland�.)
(Bu sayfa en son 28 Mart 2005 tarihinde güncellenmi�tir.)

Ünyeli hem�ehrimiz, Yüksek �slâm Enstitüsü eski Müdürleri'nden, Ünye Lisesi kurucusu, �air ve Edip Ömer ÇAM, ÜNDER ve Marmara Üniversitesi �lâhiyat Vakf� taraf�ndan �stanbul'da düzenlenen bir panelle an�ld�.

Prof. Dr. Hüsrev SUBA�I, Prof. Dr. Mahmut ÇAMD�B�, Doç. Dr. Kâmil ÇAM, Doç. Dr. �zzet ALTUN, Doç. Dr. Ahmet TOBAY, Ak Parti �stanbul Milletvekili �dris Naim �AH�N ve birçok seçkin davetlinin kat�ld��� program �stanbul'daki Ünyeliler'in yo�un ilgisine sahne oldu.

Anma Günü merhumun ölüm y�ldönümünde, 14 Aral�k Pazar günü sabah saat 10:30'da �stanbul Gümü�suyu'ndaki mezar� ba��nda Kur'ân okunmas�yla ba�lad�. Daha sonra Marmara �lâhiyat Fakültesi Câmîi'nde k�l�nan ö�le namaz�n� müteakip yap�lan hatim duas�yla devam etti.

Hatim duas�ndan sonra ise vakf�n yemekhanesinde yenilen yeme�in ard�ndan Vak�f Konferans Salonu'ndaki konferans ba�lad�. Panelin aç�l�� konu�mas�n� Ünyeliler Derne�i Genel Sekreteri Mustafa ÇALIK yapt�.

ÇALIK, konu�mas�na merhumun ölümünden k�sa bir süre önce yazd��� "Sona Do�ru" �iirini okuyarak ba�lad�.

Ömer ÇAM kekik kokulu bir köy evinde do�du. Yer Ordu'nun Ünye �lçesi'ydi. Takvimler 1923 y�l�n� gösteriyordu. Art�k ekinler kald�r�l�rken mi, yaprak dökümü mü, yoksa f�nd�k mesimi miydi bilinmez.

Ama ben onun do�du�u mevsim için bahard�r diyorum. Hani kuru, hani o öldü�ü sand���m�z a�açlara sular�n yürüdü�ü, zümrüt ye�ili yapraklar�n, kar beyaz� çiçeklerin al al, pembe pembe çiçeklerin açt��� o dönemlerde do�mu�tur olsa olsa.

O ömrü boyunca ya�l�l���nda bile bir bahar tazeli�i, bir bahar co�kusu ya�ad�. Hep üretti, hep çal��t� ve güzellikler muhafaza etti. �lk f�rsatta bu güzellikleri da�arc���ndan d��ar� ç�kar�p, bilhassa ona ö�renci olma �erefini elde edenlere ula�t�rd�. 80 y�ll�k ömrüne çok �eyler s��d�rd�.

Ömer ÇAM asla köyünü, Ünye'sini unutmad�. Ünye'ye olan hizmetleri hayat�n�n son demlerine kadar sürdü. Ünye Lisesi'ni üstün gayret ve fedakârl�kla kurdu. Ünye'ye �iirler yazd�.

Ünyeliler'in yan�nda oldu. Hattâ i�i - evi tamamen �stanbul'a geldikten sonra bile Ünye'den hiçbir zaman kopmad�. Art�k iyice ya�land���nda ise can� s�k�ld���nda Ünye'ye gitti. Ünye'yi özledi.

Onun hayat�n�n merkezinde hep ö�rencileri vard�. Daha ilkokul ö�retmenli�inden itibaren ö�rencilerine kalem ald�, defter, silgi ald�. Birçok kez evine s�rt�nda ceketi ve paltosu olmadan geldi. Çocuklar� bile onun ceketini okulda unuttu�unu san�yordu. Oysa SAFAHAT'� ve yüzlerce �iiri ezbere bilen Ömer ÇAM Hoca'n�n unutmayaca��n� herkes bilirdi.

Peki unutmuyordu da ne oluyordu o ceketler, paltolara? Ö�rencilerine veriyordu elbette. Ceketi eskimi�, paltosu olmayan ö�renciler Ömer ÇAM Hoca'n�n dikkatli gözlerinden kaçmazd�. �ayet ba�ka bir imkân yoksa kendi ceketini dü�ünmeden verirdi. Bunu aile fertleri bile çok sonralar� bizzat Ömer ÇAM Hoca'n�n ceketleriyle okumu� Müftüler, Profesörler, bürokratlardan ö�rendiler.

ÇALIK'�n konu�mas�n�n ard�ndan panele geçildi ve Oturum Ba�kan� Prof. Dr. Hüsrev SUBA�I paneli ba�latt�. �lk sözü Ömer ÇAM Hoca'n�n köylüsü Doç. Dr. Ahmet TOBAY alarak, Hoca'n�n e�itim anlay��� ve ö�rencilerine olan sevgisini anlatt�.

S�ras�yla söz alan Prof. Dr. Dodurgal�, Doç. Dr. Kâmil ÇAM, Ak Parti �stanbul Milletvekili ve hem�ehrimiz �dris Naim �AH�N ve Prof. Dr. Mahmut ÇAMD�B� salonu dolduran yakla��k 300 ki�iye Hoca'n�n eserleri ve fikirleri konusundaki bilgileri ve an�lar�n� aktard�lar.

�ahin; Ünyeliler Derne�i ad�na gelecek y�llarda Hoca'y� daha büyük ve kapsaml� �ekilde anma sözü verdi. Konu�mac�lar özellikle onun engin hâf�zas� ve �iir okumaktaki ustal���na dikkat çekerken, e�itim ve ö�rencilerine verdi�i önem üzerinde durdular.

Panelistlerin konu�malar�n�n ard�ndan Ömer ÇAM'�n ö�rencisi birçok ki�i söz alarak onunla ilgili an�lar�n� anlatt�lar. Panelin sürpriz konuklar�ndan biri de Diyarbak�r Milletvekili Cavit TOROK idi.

Ömer ÇAM Hoca'n�n Yüksek �slâm Enstitüsü Müdürü oldu�u zaman kendi ba��ndan geçen ve gazetelere konu olan bir olay� anlatan TOROK, "Hoca'n�n hakk�n� ödeyemeyece�ini belirtti."

ÖMER ÇAM HOCA K�MD�R?

1923 y�l�nda Akku�'un Akp�nar (Kuzköy) Kasabas�'nda do�du. �lkö�renimini Ünye'de tamamlad�ktan sonra Sivas Muallim Mektebi'ni ve Sivas Lisesi'ni bitirerek çok sevdi�i ö�retmenlik mesle�ine ba�lad�.

Türk Millî E�itim Sistemi'nin her kademesinde görev yapt�. Bu arada Gazi Pedagoji ve Edebiyat Bölümleri'nden ba�ar�yla mezun oldu. �lkokul Ö�retmenli�i'nden, Ortaokul ve Lise Ö�retmenli�i'ne kadar her a�amada özveriyle çal��t�.

Per�embe Muallim Mektebi, Samsun K�z E�itim Enstitüsü, �stanbul Yüksek �slâm Enstitüsü ve Marmara Üniversitesi �lâhiyat Fakültesi olmak üzere yüksek ö�renimde de y�llarca çal��t�.

Say�s�z makale ve �iirleri mevcut olan Ömer ÇAM Hoca Millî E�itim Müdürlü�ü, Lise Müdürlü�ü ve �slâm Enstitüsü Müdürlü�ü gibi idarî vazifelerde bulundu. Ünye'de kurdu�u Özel Lise'nin bir y�l sonra resmî lise hüviyetini almas� Ünye ve yöresi için önemli bir hizmet olarak unutulmayacak.

Edebiyata merak�, hitabetteki ustal��� ve hâf�zas�ndaki binlerce �iir ile tüm hayat� boyunca son âna kadar büyük hayranl�k ve takdir kazand�. Heyecan�, inanc�, özverisi, vefas� ve ö�retmenlik sevgisi binlerce, onbinlerce ö�rencisini ona unutulmaz bir sevgi ve sayg� ile ba�lam��t�r.

Onlarca, binlerce ö�rencisi aras�nda profesörler, vâliler, milletvekilleri, bakanlar yer al�yor. Tüm ö�rencilerinin hepsi istisnas�z Ömer ÇAM Hoca'y� her zaman yüreklerinde ve zihinlerinde ya�atm��lar ve O'na unvanlar�n en büyü�ünü "HOCALARIN HOCASI"n� lây�k görmü�lerdir.

Panel s�ras�nda o�lu Doç. Dr. Kâmil ÇAM s�k s�k duygulanarak gözya�lar�na hâkim olamazken, panel Albümdeki Ömer ÇAM konulu bir dia gösterisiyle son buldu.

[email protected]

KAYNAK:YÜKSEL �EN
http://members.lycos.co.uk/unye
UFUK M�STEPE