|
ALİ RIZÂ SAĞMAN (1890-1965)
Merhum Hâfız Ali Rıza Sağman yalnız mûsikî hayatımızın değil, tüm kültür hayatımızın gizli kalmış değerlerinden biridir. Bestekâr ve hânendeliğinin yanı sıra özellikle dînî mûsikî sahasına derin vukûfiyeti onun sadece bir yönüdür. O aynı zamanda bir büyük tarihçi, felsefeci, ilâhiyatçı, edebiyatçı, araştırmacı ve yazar olarak kültür hayatımıza damgasını vurmuştur.
HAYÂTI
Mevlidhanlar ve Cevaba Cevabım adlı eserlerinde merhum biyografisini şöyle anlatmaktadır.
1306 (1890) yılında Ünye kazasında doğdum. Babam o kazanın deppoy memuru Ömer Efendi idi. 1313'te babamın yüzbaşılığa terfii ve tâyini sebebiyle gittiğimiz Giresun'da hıfzımı ve iptidaî rüştî tahsilimi ikmâl ettim. 1320'de İstanbul'a medrese tahsiline geldim. Fatih Camiinde meşhur ve şehidi mağfur İskilipli Âtıf Efendi'nin dersine oturdum. Yaz tatillerinde Giresun'a gittikçe Bayazıtzâde Hâfız Ali Efendi'den tecvid, maharic-i hurûf, aşere ve takrîb okuyup 1326'da icazetnâme aldım.
1908-1909 yıllarının doldurduğu hadiselerle Rönesans'a kavuştum. İstanbul'da Beyanü'l Hakk mecmuasında, Giresun'da Karadeniz gazetesinde yazılar yazmağa başladım. Çok aşırı olmamakla beraber İttihat ve Terakki'ye muhaliftim. Bu sebeple İttihat ve Terakki'nin tepmesine uğramak şerefine ermiş, 29 Mayıs 1329'da Sinop'a gitmek üzere Sirkeci rıhtımından hareket eden Sürgünler Vapuru (Bahricedit)'de bulunmak saadetine yükselmiştim.
Haşerattan yenilen darbe hakîkatte kuzum,
Harp yerinde alınan yâreye benzer, severim.
Bu durum özge delildir ki: hamiyattârım
Ben bununla öğünür, yel olurum da eserim.
Tam 27 ay Sinop'ta, 4 yıl Çorum'da sürgünlülük vazifesini hakkiyle îfâ eyledikten sonra Mondros Mütarekesi'nin imzalanması ve ittihatçıların memleketi mahv ile, koca imparatorluğun ipini çekmesi ve birer birer kaçmasından sonra İstanbul'a döndüm.
Dayanılmaz mâli sıkıntılara rağmen yarı kalan tahsilimi ikmâl için kazandığım imtihan sonunda Şahin Medresesi'nin son sınıfına girdim. Arabiye ve Edebiyat hocalığını merhum Mehmet Akif'in yaptığı bu medreseden mezun olduktan sonra Süleymaniye'nin imtihanını kazanıp bu muâllâ müessesenin Kelâm, Tasavvuf ve Felsefe şûbesine girdim. Buradan 1922 yılında Aliyyü'l âlâ diploma aldım. 1342'de yazdığım tezden dolayı da üç şâyân-ı takdîr'e mazhar oldum. Bundan sonra İstanbul Hukuk Fakültesi'ne devama başladım. Üç yıl sonra Âlâ derece ile bitirdim. Diplomam 1927- 1928 tarihli ve 2332 numaralıdır. Avukatlık stajımı da yaptım. Fakat adliyeye intisap etmedim, öğretim işini daha feyizli buldum. 1923 yılından bu güne kadar muhtelif okullarda, muhtelif derslerde muallimlik yaptım. Daruşşafaka, İran Okulu, Sen Mişel Fransız Koleji ve İmam Hatip Okulunda, İngiliz Erkek Lisesi'nde Umûmî Tarih, Türkçe, Din, Kur'an ve Kelam, Teoloji hocalığı yaptım.
|
|
Mediha Işık (Kızı) - Vâsıf Işık (Damadı)
Şâir değilsem de nâzımlığa yelteniyorum. Muhtelif mecmualarda diyânet, milliyet, insaniyet ve fazîlet mevzûlu nâçiz eserlerim çıkmıştır.
Çorum'da iken kânun çalmakla, bilahare Çarşamba'lı Hâfız Cemâl'den beste, şarkı gibi eserler geçmek ve usûl vurmayı öğrenmekle başladığım mûsikîye de azdan çoktan intisâbım var. Ses san'atından biraz anlayışım olduğu için kendime göre kompozitörlüğüm de bulunur. Matbû eserlerimin bazıları radyoda okunmaktadır. Elli Yıllık Türk Mûsikîsi adlı esere yazarı Mustafa Rona beyfendi bu âcizlerinin ismini ve resmini koymak lûtfunda bulunmuştur. Odeon Parlofon, Orfeon ve Kolombiya kumpanyalarına okunmuş ve neşredilmiş plâklarım vardır. Güfteleri ve besteleri bendenize aittir. Basılacak ve basılmış kırka yakın eserin sahibiyim. Nâciz karakterimi meydana getiren bu vasıflar içinde beni en çok iftihara sevkeden hangisidir biliyormusunuz? Hâafızlığım. Bunun verdiği maddî şeref ve mânevî gıda diğerlerinin verdikleri ile kıyas kabul etmeyecek kadar bence fazladır.
Hafız Rıza Bey,13 Eylül 1965 tarihinde Karagümrük Nurettin Tekkesi Sokak No.67'deki evinde kalp krizinden vefât etti. Çorum'da sürgündeyken evlendiği ve sâdece birkaç yıl evli kaldığı eşi Şerife Hûriye Hanım'dan olma kızı Mediha Işık'tan başka vârisi yoktur.
Sağlığında yaptırmış olduğu Edirnekapı'daki mezarında yatmaktadır. Mezarı 1948 yılında ölen annesi Ayşe hanımın mezarı ile ve bilahire 1981'de ölen boşanmış eşinin mezarı ile yan yanadır. Mezar taşına kendisi sağlığında (Bu mezar Muallim Ali Rıza Sağman'a aittir) ibaresini yazdırmıştır.
|
|
|
BASILMIŞ ESERLERİ
1. İtikatsızlık ve Menşe'i (1912)
2. Meşhur Hâfız Sâmi Merhum
3. Fatih İstanbul'u Ne Şekilde Aldı? (2 cilt)
4. İstanbul Hendekleri
5. Hazreti Kuran Radyoda Okunabilir mi?
6. Din adamları Nasıl Yetiştirilmeli?
7. Mevlid nasıl okunur, Mevlidhanlar
8. İslam Fütühatı (1954)
9. Sağman Tecvidi
10.Yeni Sağman Tecvidi
11.İlaveli Yeni Sağman Tecvidi
12.Rûz-i Cezâ (dînî, ahlâki, felsefî manzum)
13.Kur'anın Türkçe'ye Tercümesi Karşısında Üç Profesör
14.İstanbul'un Fethi Hakkında Bir Fetva
15.Cevaba Cevabım
16.Hazret-i Kur'anın Mealen Tercümesi (1980)
|
|
Saadeddîn Kaynak - Ali Rızâ Sağman
BASILMAMIŞ ESERLERİ
1. Rüz-i Cezâ'nın 2.cildi
2. Allah'a Sığındık
3. Sopalı Meşrutiyet Sürgünleri
4. Menfasından Kaçan Sürgün
5. Zavallı Melek
6. Âgâh Bey ve Köse Kerim
7. Ülkede Ülkü Kahramanları
8. Varna Muharebesi
9. İstanbul'un Bir Asırlık Meşhur Hâfızları
10.Dinsizliğin İlmen İmhâsı
11.Güneş Doğuyor
12.İstanbul'un Fethi ve Kerkoporte Masalı
13.Aşık Şemi'nin Aşk Hikâyesi
14.İslâm'ın Revnâkını Solduran Âmiller
15.İslam Evliya Akidesinin Özü
16.Biz Kimiz?
17.Akla Gelenler
18.Hâmi Efendi'ye Mektup
19.İsbât-ı Vâcib (tez)
20.Sağman Tecvidi Külliyatı (88 sayfa)
Tâhir-ül Mevlevî (Tâhir Olgun) - Ali Rızâ Sağman
MÛSİKÎ YÖNÜ-PLÂKLARI
Ali Rıza Sağman'ın vefatında 120 civarında taş plağın mevcut olduğu görülmüştür. Taş plakların muhafazasındaki güçlük bir yana bunların TRT vasıtası ile değerlendirilmesi ve herkesin hizmetine sunulması düşünülmüştü. Bu maksatla TRT Müzik Dairesi Müdürlüğü'ne başvurulmuş, Tahir Engin İçöz ve Ergun Balcı'dan oluşan bir heyet evimize gelmişti. Bu heyete 23.03.1979 tarihinde 117 plak teslim edilmişti. Teslim edilenlerin nitelikleri ve sayıları şöyleydi:
1. 39 adet A. Rıza Sağman'ın kendi sesinden
2. 7 adet Merhum Hafız Sami'nin sesinden
3. 6 adet Merhum Hafız Kemal'in sesinden
4. 10 adet Tamburi Cemil Bey'in sazından
5. 42 adet muhtelif san'atkarların sesinden
6. 13 adet Ümmü Gülsüm ve sair Ârap
San'atçıların sesinden
1. Mülemmâ kasîde
2. Reng-i ümmîdim söndü bu gece (Cevdet Soydanses'le birlikte)
3. Yâ Muhammed, o büyük ismine hayrân olurum. Ah gel şu yıllarca süren hicri utandır.
4. Saçıldı âleme rahmet (kasîde),Arayı arayı bulsam izini (ilâhî)
5. Terk-i candır (mersiye), Oldum elem-i cürmile (münacaat)
6. Ah görmemiş ismini Dilâ hâlâ hemdem-i cânan olandan sor
7. Vay dağlar dağlar, Cevher-i îmân ve dinsin
8. Kozalı gelin (Anadolu havası) Ah benim bahtiyarım (Harput havası)
9. Vardım ki yurdundan ayağ göçürmüş Bu gün ayın ondördü.
10.Mevlîd (Vefat bahri)
11.Mevlîd (Velâdet bahri)
12.Mümin Sûresi Emene'r resûlü
13.Tâhâ Sûresi
14.Kur'an okuma tekniği ve izahı
15.Yusuf Sûresi
16.Kasas Sûresi
17.Mevlîd
18.Terki Candır (takdimli)
19.Ezan (5. 12. 1948)
20.Salâ (20. 11. 1948), Tâhâ Sûresi
21.Mümin Sûresi
22.Tâhâ Sûresi
23.Leükdimu biyevmil kıyame
24.Mümin Suresi
25.Şemi ümidim bu gece Ah bir gel de şu yıllarca süren hicri utandır
26.Mevlîd (Ey Azizler)Meded yâ ilâhe'l âlemîn
27.Zamanı var ki her bezmin anarsın
28.Ah nice hasret Akşam oldu yine bastı kareler
29.Terk-i candır Şu yaralı kalbim olaydı
30.Bir bağlandı yine Ah görmedim mislini
31.Derman arardım derdime Çifte Telli
32.Ah meded ey
33.Çanakkale Şehitlerine (mersiye)Ana mezarında
34.Ah anam anam derdi gamından Kement olmuş
35.Yusuf Sûresi
36.Kıyâme Sûresi
37.Bakara Sûresi
38.Velâme Sûresi Ah gönül mağlubu aşk olmuş
39.Kıyâme Suresi
|
|