| |
Rita -
Derya Erkenci
Yogun yagmurlar basladi. Gok gurultusu kedileri salaklastiriyor.
Rastlantiyi ya da hissi kablel vukumu biraz fazla zorladim. Dusunsene,
kentin dibinde kucukbas hayvan bagirsagi pisiren bir lokantada
karsilasmamiz mumkun degil. Evet kentin dibi, butun sular burada
birikiyor. Kosede onluk fisekler halinde ros satan sopar kizlarina
sorsam, cehennem derler. Burada bogulmaya hakkim yok. Icten metinler
arasinda bogulmam gerekirken, kendi ictenligimde boguluyorum. Garson,
yalnizca su icerek oturamayacagimi soylemekten surekli vazgeciyor.
Ortalikta yoksun. Kendimi kaptirmisim, salak gibi ara sira saatime
bakiyorum. Saat; takmazdim.
Midem, doksanikide bir
belgesel cekimi sirasinda buyumustu. Kallavi porsiyonlu sulu yemekci
seanslarindan sonra, iri disli guney misirlarina iceride yeni dehlizler
acmistim. Sonra mapusane isi kisa kalin sigaraliklar, lezzet iceren her
seyi omrumde ilk kez yiyormusum gibi ballandirdi. Dehlizlerden ve
acikmaktan tiksindim. Kan sekerim bir dusup bir yukselmekten orospu
mangalina dondu. Yalnizca durust yazarlarin sahafta bulabilecekleri,
rica uzerine bir kac yuz adet basilmis abur cubur kitabiydim. Girtlak
histerileri tarihim zihnimin tarihini asti. Bir gun, riyakar oyuncular
acliktan olme eyleminin onurunu zedelediler. Varolmayisinin videosunun
cekimleri sirasinda midem kuculdu.
Istesem de acikamiyorum. Meteoroloji uzmanlarinin, artik sehre kar
yagmayacagi varsayimlari ulser baslangicimi korukluyor. Eyup Sultan'a
gidip toprak dumbelekle halka mi alsam? Hani karsilasacaktik, neredesin?
Kor topal da olsa, h,l, akip giden bir racon var mi? Yiyemiyorum, payimi
sinyalcilere ulastirirlar mi? En cok beyin hucresi olduren uyusturucu,
aclik; sakin irice bir sanri olmayasin? Sehir hatlari sahlebi tiksinti
orucunu bozar mi? Cunku, vapur sevgisi diye adlandirdigim sey,
kaydedilme cesareti bulamamis bir sarkidan cok, yuzerlik hissinden
fazla, kadinlarin erkegi olmaktan artik, mekanik tungsten bir makine
dairesi esraridir. Ayni esrarin lezzeti, Adiyaman tutunlu bir
ciftk,gitlida, carkcibasilarin cicekbozugu iri burunlariyla ogle
rakilarini koklarkenki senden gozlerini kacirmalarinda meydana cikar.
Gozlerin, carkcibasilarin gozleridir. Anahtari suya atilmis, sifresi
cozulememis ya da beddua okunmus matligindan dolayi, ayni aynada
birlikte bakamayiz onlara. Yiyemedigimden ve bileklerimde kalin sicim
izleri var diye, carkcibasilar gelip beni bulmazlar. Gelmeyince,
hislerim boka batti.
Aksam yemegi ritueli, bir cesit Italyan filmi klasigi gibi yalnizca
tebessumle anilan bir sey halini alinca, senin cocuk kadin imgen ve
kardesimin yalan soyleme ihtiyaci duymadigim arkadaslar tarafindan Fred
Astaire'e benzetildigi gunler gecmiste kaldi. Birbirine yaslanmak
dayanilmaz bir gucluk, cama carpip sersemleyen florya ask, su kusunun
batti mi hic cikmayani makb�l simdi. Bunlar korkumun delikleri, sanki
kupesteye sikica tutunmayi birakip harbiden yuzmek istersen kirlangiclar
yuva yapacaklar. Zaten her seyi anladigini bilmek korku dolu bir
avantaj, cunku aptallara karsi duyulan merak canin aciyana kadar
gunlerini oyalar. O meraki da atlara acidigimiz gunlerde, sagir Ates'in
faytonunun masa ortusunden bozma musamba oturaklarinin arasinda
bulmustum. Kendi vesternimin ilk icat edilen tekerlekli ve tozlu
dekorunda, annemin anjelik saclari mesin kirbacin sesiyle urperirdi.
Kudurmuscasina istah acici kumsal yolculugu, iptidai cocukluk,
hayalperest ilk genclik, o fotografi anneme Golcuk'de haki renk bir
balkonda cektirtti. Yokusta hep indigimiz halde, at oldu. O zamandir hic
mirmir gormedim.
Sakatatci yerine balikci secseydim, dayanamayip altinbasin yanina bir
porsiyon fener baligi soyler miydim? Garson cesaret edip "Abi
biseyler yeseydin" dedi. Kisaca yiyememe sorunum oldugunu anlatip
benden bir tuzlama icmesini rica ettim. Yuzune saskinlik yakismayan tek
bir insan gormedim bu gune dek. Olumden bile guclu saskinligin esitligi.
Cubuklu hazir dondurmalara sasirdigimizdan beri, bir turlu kicimizi
toparlayamiyoruz. Pimimizdeki ezan izi yok oldu, henuz hic bir askerin
elinde patlamadik. Bu ulkesiz h,llerimiz, bu kendimizi doya doya duzmek
egilimi, geri geri ilerleyen bir hayat armagan etti. Dun butun gunum
ornegin, ayni top sakalli cell,ta atlikarinca ve hokkabaz kandirmali bir
gozbagcilikla, modern tarzda sunnet olmus, sicak suda cukleri yanan
cocuklarla gecti. Hep birlikte, kendi etimizden yapilmis pilavi yemeyi
reddettik.
Garson, tuzlamayi hizla yedi. Celik k,seyi yan yatirip dibini kasigina
doktu, ekmek kabuguyla tamamladigi issiz ada motifini yuttu. Surekli
olarak varsil oldugu iddia edilen metropolun, binlerce iri sicanin su
balesi esligindeki bedbaht haline ususen canli yayin araclari, uzun
konclu plastik cizmeli meydanda toplandilar. Aralarinda olamayacagini
biliyorum; tutun dumani icimi kiyiyor. Yemek uzerine sigara yakmak nasil
bir seydi? Artik bol baharatli midyedolma tezg,hlarinin basindaki
ihtirasi uzaktan izlemeliyim, gemi fikrine dogru surukleyip, kafalarini
karistirarak aglattigim kadinlar yok simdi. Bu kabullenilmis gercegin
fay hatti uzerinde dogsak da, farkli depremlerin cocuklariyiz. Sivil
savunma birimlerine guvenimiz yok. Yine de bu voltaji oynak ruhunla,
hayatta kalma sansin benimkinden daha fazla. Kazanmayi istemedigim bir
islevsellik, su kabagi gibi tohumlari bosaltilarak abajurlastirilmak. Bu
yuzden, beni ara sira dovmek istiyorsun. Balkonun yan duvarindaki bayram
temizligi penceresini farkedemedin. Kendinden emin bir pike
aliskanligiyla carptin cama, boynun kirildi. Goz ferlerindeki arnavut
bostani sisi bir anlik dagildi. Simdiye dek, tekliginin toplum polisleri
seni plastik mermilerle vurdular. Kan cikmamasini efsununun bir hikmeti
sandin, terturdiyot tedavi edebildi bu ari yuvalarini. Simdi cesitli cap
ve markada soguk demirlerle doldurulmus bir muhimmat deposundan secilme,
sedef kabza tam otomatik bir dokuz milimle, yakin mesafeden ates actim
memelerinin birlesim yerine. Dairesel bir barut haresi var, pekmez
fiskiran deligin etrafinda. Hadi dus cayirlara. Dus; cayirlara.
Yandaki masa topluca zerde soyledi. Safran; babaannemin olene kadar yan
bahcede yetistirdigi, sariligin ve essiz aromanin kaynagi. Saganak biraz
yavaslar gibi oldu, bir kac hayali bulut kipirdandi, isik degisti,
camdaki enkazla karsilasabildim; kendine bir sey ifade etmeyen bos
bakislar. Zaten peceteye yazmak tavukkarasi eder insani, gazete
k,gidiyla sigara sarmak gibidir. En dusuk butceli pornonun, estetikten
yoksun en bicimsiz penisiymisim gibi hissetsem de, yasama sevinci
duslerinden bir gecede saclarim siyahlasti. Bu sanal Leyla'ya ihtimam
gostermezsem asla yeniden kumrallasamam. Olgun meyvelerin vitaminlerine
yuklenip erbezlerini calistirmak istahli zamanlarin etkinligiydi. Gucsuz
dusuyorum; protein issizi bir maktul, eseyi yitmis kavkili col memelisi,
kendi vahamin dolabinda donuyorum. Kosedeki papikcide, gorunmezlik hapi
da bulunur mu? Suretimin asli gibi gorunmuyorum ki, eski bakislara
yesilcam zindanlarinda mil cektiler. Unu yuksek sosyeteyi sarsmis bir
estetik cerrah, sanki herkese ufak duzeltmeler yapmis, kimsenin cehresi
cocukluk vesikaliklarini cagristirmiyor. Birlikte gasilhanenin arkasinda
karpit patlattigim bir nesil sir oldu, pismanlik yasasiyla fazlaca
ilgilendiler. Ben sana yeni bir yuz yapamam, nester akibetim icin
gerekli bana. Serbest vezne gecmem daragaclari kurdurtuyorsa,
hececilerin hic mi sucu yok? Otuzikinci ilkokulda okudum, modern
matematik ogrendim, buharlasabilsem bile vicdanim hep iki parca;
fazilet, hafta ortasi gec saat televizyon oyununda eczane. Sanki ben kan
kusarsam, dogal denge yenilenecek. Animsamayi engelleyen guvenlik
semsiyesi calismaz hale gelecek.
Bir sise su daha soyledim,
garsonla "Bir de zerdemi yeseydin" seklinde sakalastim. Kasada
oturan katir disli kaknem kadin, kumanda cihazini laser
tabancasiymiscasina ciddiye almis, yemek salonunu bir cadi tilsimiyla
bicer gibi, tepemdeki otuzyedi ekranda kanal kaydiriyor. Medya
istedigini alip ulkesine dondu, midemin istem disi calisan kaslari
kasiliyor. Boslukta yer kaplama kokum, sinuzit icin hazirlanip unutulmus
ici curuk tuzlusu dolu bir kanyak sisesi gibi. Ultra uydu kentlerin
haftasonu etkinligi cicek mezatlarinda tam olarak ayirdina varilir curuk
kokusunun. Varsillar hickiriklar icerisinde erezyona karsi govdelerini
siper ederek ruhlarini huzura kavusturmaya calisirlar. Siradan acikbufe
manzaralari, tabaklara alinip ziyan edilen tulum peynirlerinin huznudur.
Tat farklari kesfedildigi gun doymak oldurulmustu. Pier Paolo'nun, aksam
yemeklerinde gunduzden biriktirdikleri insan diskilarini yiyen butun
fasist karakterleri ulusal televizyon kanallarinda. Suruler halinde
yagmurun altindan gecen haplanmis cocuklar, jiletli bagirlarinin
sizisini dindirebilmek icin ruzg,ra karsi ustten uc dugmelerini
acmislar. Tiner, varoslarin kokaini olmus. Duman isinden goz yuvalarim
curumus. Her ask, birer tasarim harikasi olarak animsanir. Curuk,
curukler. Curuk kelimesi burada "Karsina bir gun curukler
icerisinde cikmak" deyiminde kullanilmistir. Etim koptu. Cingene
masalari, ayakta durabilen ikizimden parcalar kopardi. Acitilmak, gecmis
hedefli bir zaman yolculugu, nuks denilen durum yani yaranin sulanmasi
derinlik sarhosluguna benzer. Aslinda tasvip etmedigimiz bir cesit
neo-vejetaryenlikle, etyemez rolu oynuyoruz. Cunku guguk devletinde,
gozlerin bugulanmasindan fazlasina engel koyan kanunlar var. Bedava
tanitim urunu olarak, geceleri yatakta yalniz aglama otuzbiri serbest.
Bedenimin disari acilan delikleri siddetle yaniyor, birileri beni bir
uyumama savasinin ortasinda mendirege bagli mavnanin zincirine takili
askeri botta unutmus, biriktirdigim en guzel pembe meme ucunu secmeye
calisiyorum. Ruyalarimin kronolojisinde, kilometrelerce uzun araba
konvoylari akin akin siire donuyorlar. Beklentili guzel gunlerde sehirle
siiri hep karistirirdim. Buharlasmak; sentetik tiner, sentetik deger.
Ucucu bir seymissin gibi davranma. Tekrar gaz halime donmek istiyorum,
davranma.
Ihlamur deresi
bitirimhanelerinde, buyukce bir cigara cevirip, Abdullah Yuce�yle
Kazancidis�e iclenip, bir basti tezg,hinin uzerine devrilip veremden
olmenin caresiz fukara onuru yetistirilemedi bize. Her gun yeni bir koza
ormek, cikinca hemen olmek. Kimyalari tam tepkimeye girememis, normal
sartlar altinda denenememis, ici vajin,l sivi dolu bir sicak su torbasi
bacaklarimin arasinda. Akli dengem bozuk ongorusu, cok fazla gelmeye
basladi kulagima. Dupeduz igdis edildim, gupegunduz sokak ortasinda.
Cogalabilirligimi burdular. Kirdiklari siyah beyaz goruntu tupleri,
gucsuzlugumun gorunguleri oldular. Animsadikca geribesleme
yaptirtiyorum, eski bir cesme muamelesi yapiyorum video cihazlarina.
Avim, bir yumusakcanin gotu kadar istah acici, uzakdogu icin planlanmis
paket tuzlu su mahsuluyum. Cig severim yenilgiyi. Surekli baskalarinin
da bellegi olmak bencilliginden dolayi icliyim, cunku bir silahli
catismayi izlemek cesetlerle ayni odayi paylasmaktan daha berbat bir
istir. Icreyim; henuz onikindeyken, ekmeklere yag surulerek denize
birakilmis poyrazli temmuz sabahi, gece calinmasin diye bas ucuna
koydugun ithal lastik papuclarini giyerek limana indiginde, ellerinin
nasil durdugunu ve yuzundeki pembe alev izini, o gunun iklimiyle sana
anlatabilirim. Icliyim, Marmara'daki son ayibaligini ben gordum, yasli
ve yipranmisti.
Hizli dusunmek tokat gibi, bayginlik gecirtiyor insana. Dusmemek icin,
basimi mermer yapistirilmis kolona yaslamisim. Gun gidiyor, her esyanin
tonu ayni. Bristol'u dusleyemiyorum sehri seyretmekten. Kim bilir,
nerede, kiminle karsilastin? Ben bayginken vardiya degismis, ayni
garsonun bir numara ufagindan getirip koymuslar. Kanal kaydirmada isik
hizina ulasan kasa kadini durumumu aciklamali ona, ayni mucadeleyi bir
garsonla daha yasayamam. Paltomun bitleri, dokuzuncu canimin kani icin
pusuda. Her seyi kapsayan, bilincli cizirtili muziklerle birlikte
harekete gececekler. Televizyon antenlerini suclamak kolay, dolandigim
her mahalle biraz cukurda kalmis. Kablolu yayina gecememisim, goruntumun
ardinda hep uc golge. Bir uyku sohbetinin icinde, bilmeyerek bilmenin
kuyusundayim. Bu yagmur durmayacak, nisan yagmurlariyla birlesecek.
Milli sef donemi cevirisi, o kalin ciltli arinma kitabini islak
cimenlerde okuyacaksin. Kan kusacaksam herkes icin kusmaliyim. Bak,
katir disli kadin aile kanalinda Rita Hayworth filmi yakaladi,
rastlantinin krokisi tamamlandi. Rita, Jack Lemmon�la Robert Mitchum�u
cankus etmis, iki denizci kanka durup dururken birbirlerine girmis.
Rita, icinde kotuluk olmasa da, en sade durusu bile kendiliginden
entrika. Acilar ustu bir huzur var suratinda. Gilda olsaydi, tokat
sahnesine dayanamazdim, hem bos mideyle icimi bulandirir Glenn Ford'un
yuzundeki kil dipleri fazlaligi. Televizyondasin, ben biraz daha
zayifladim, senin yeni bir yuzun oldu. Cingirakli kapidan disari ciktim,
botlarimin kaucuk tabanini fareler kemiriyor. Keskin bir simsek, caddeyi
enine yaladi. Birikintideki damlacikli aksimi begendim, su icmek bir
saydamlik getirmis avurtlarima. Kulak arkalari solungaclasmis degnekciye
arabanin anahtarlarini biraktim, halicin kiyisina kadar yuruyebilirim.
Son nokta, Kasimpasa askeri deniz hastanesi, dogdugum eski bina. Hic bir
sey yiyemiyorum. Yoklugunun son sekliyle karsilasmak icin gidiyorum
oraya. Sikici gunes Rita.
|