Sonsuz

  Sonsuz - Zeynep Direk

 

Sonsuzu yazmaya calismak masum ve risksiz bir sey degildir. Bitmek bilmez bir soyunmaya, dansa, striptize, yaralanmaya, terlemeye, derinin cizilmesine, kilcal damarlarin catlamasina, siniri kendinde olmayan ic yasamin kendi sinirini gecmesine benzeyecektir cunku. Otekinin olumu, olumlulugudur sonsuzu doguran ve �beni kendi disima birakan� diyor Bataille. Sonsuz karsisinda yetersiz olan varlik, kendi disina cikarak tehlikeye atilir ve hem ickinligin hem de askinligin alisilmis bicimlerini yikan bir hareket, cetin bir ilerleme mucadelesine girisir. (1) Sonsuzla iliski sonlunun yuzundeki maskelerinin dusmesinden sonra geldigi halde, sonsuz bu maskeleri parcalayan durumun ta kendisi olmus olacaktir. Matematiksel, ekonomik hesaplarin icinden gelip onlardan siyirtacaktir, hatta kiskirttigi metafizikten bile. Doldukca derinlesen yetersizlikteki asirilik, bir arti bir arti birden daha fazla, �luk� ekini alip isim olmadan, olmanin da otesine dogru tespiti imkansiz olan bir gecmisten beri kaymaya baslamis olacaktir. O ancak nadir ilhamlari simule ederek cagrilabilir. Onu gormus olanlar sezinlenir. O, bazen sadece bir yatagin ve bir masanin sigdigi daracik bir odada, buyuk bir parkta, bir yagmur ormanindaki acaip renkli agaclarda, ya da bir hayvanin yuzunde tarifi imkansiz, ikna olmasi guc bir yasanti icinde gorunup hayat boyu ozletmistir kendisini. Ne aktarilabilir ne de ongorulebilir bir hissiyat gibi. &laqno;evrilemez, ogrenilemez, deneyimi kisisellikle sinirlanmaz, ama birlikte yasantilanmasinin hicbir engeli olmadigi gibi, suphesiz baska ile ve baska baska yasanmis ve paylasilmis olabilir. Paylasmak bir seye bir ortaklik iliskisi icinde sahip olmaktan daha fazla bir sey olmali burada. Paylasim hicbir garanti ya da eminlik tasimaz. Paylasilan tuketilebilecek, ozumsenip hakikat, cop ya da kic haline gelebilecek olan bir sey degildir. Ne hazmedilebilir ne de kusulabilir ya da diskilanabilir. ilkin ic ve dis arasindaki ayrimi siler, cemberi kirar. Paylasildigi an, gelecekten haber vermez, tekrara elvermez ama halimizi oldukca ozlu ve tam olarak aciklayan bir soz haline gelebilir. Hicbir seye sigmaz yakalanabilecek bir doluluk degildir ama nasil olduysa herseyi su ana sigdirivermis, ve bulundugu andan tasmistir. �Sonsuz� dedigim sey- o sey olmayan-, olum ben farkinda olmaksizin yanimdan gecerken, solugunu yakinlarimin hayalimden akip giden soguk ve gecmis bedenlerinde duymusken, notralize edilmis ekranlarda parca parca olmus vucutlari artik koreltilmis bir durgunlukla izlemeye muktedir oldugum o uykudayken, hafizamda tutamadigim, simdilestiremedigim adlarin ve yuzlerin icinden gecerek ve kaotik ama surekli bir sekilde ve gitgide hizlanarak, hic teni gorunmeksizin soyunur ve danseder. Tek tuk anlarda uyananlara sonsuz degecektir tuhaf bir bicimde, vaadettigi sey ulasilir degildir ama bu yuzden onu bir iluzyon olarak dusunmemek gerekir. Ne gercektir ne de iluzyon, sonsuz en cok unutulmus olandir. O, mesel, hem kendinizi hem de karsinizdakini mahvedecek bir iyiligi yapma arzunuza karsi duramadiginizda, beslemek istediginizi zehirlediginizi, sevmek istediginizi aslinda oldurdugumuz belli oldugunda, artik daha otesinin kalmadigini tekrarlarken, gercekten herseyin sonuna geldiginizi hissettiginiz caresizlikte, hayat cozulmez bir bilmece, ongorulemez bir cozum, duruma uygun cozumlerin komik bir toplami, her toplamdan arta kalan sey, oznesiz bir suruklenis oldugunda, ateist yasamin icinden tanriya kaciveren umutsuz ve sozleri anlasilmaz duada kendisini hatirlatir. O, sayilabilen veya sayilamayan devamliliklar arasindaki ayrima dayanmadan, kendisini sunmadan haber verecektir ya da belki de coktan vermistir. Anlamaya kalkismadigimiz sesimizle yazdigimiz siirdir.

Sonsuzdan kacinilmaz bir bicimde ayriyiz ama ayrilik �iliskisizlik� anlamina gelmez. Hicbir zaman yerlisi olmadigimiz bir ulkeden hem surulmus, hem de sonsuzun hic bizim olmamis, hic ait olmadigimiz cemaatinden uzak dusmus olarak yasariz. Ayrilik iskencenin dogal halidir. Ama sonsuzla iliski bize kapali degildir asla. Bu iliskinin kapaliligidan hep sikinti duyulacaktir. Bunalim, celiskilerle ve icinden cikilmasi zor, yogun durumlarla aciklanamaz sadece, sozsuzla iliskinin kapanmis olmasidir. Nasil tarif etmeli sonsuzla iliskisizligi? Bana kalirsa, sonsuzla iliskisizlik hayatin butunluklu bir sekilde kavrandigi fikri ile, teknik hale gelmis bir ahlakla yasamaktir. Ne zaman ne yapilmasi, kime nasil davranilmasi gerektigini ifsa eden kisisel ya da toplumsal bir teknigi kesintisiz bir sekilde icra etmek ve gelistirmek pratigidir. &laqno;eliskilere saygi duymamaktir, insanin kendisinin ya da baskasinin icindeki farkli seslere konusma hakki vermemesidir. Kendini tartisilmazlastirmaktir. Sonsuzla iliskisizlik, kisinin baskasini dinlememek ve anlamaya direnmek pratigidir, kendini mutlak kabul etmektir. Soyleneni onemsemeyip birlikte yasantiyi kendi kafasindaki modellerle belirlemeye ve bu amacla baskasini oldurucu bir sekilde ikna etmeye calismaktir. iktidar arzusu sonsuzu gormezden gelecektir. Ama sonsuz, hem iktidarla, parayla, gucle ve bilgiyle dalga gecen hem de onlara kucukluklerini hatirlatarak onlari pesinden surukleyen fikirdir. &laqno;unku arzunun bir turlu nesnelesemeyen nesnesidir. Birlesme ve butunlesme arzusu icinde biteviye baskalastiracak, baskaldiracaktir. O, tipki bir oksayis gibi, anlamin kapanisi parcalar ve baska turlu olani, esrimeyi, ic cekisi, aski, keske hic bitmese dedigimizi, bitmeye mahkum tekil anlari baslatir.

1) Bkz. Maurice Blanchot, itiraf Edilemeyen Cemaat, cev. isik Erguden, Ayrinti (Eylul 1997) s.17, 19.

 

Hosted by www.Geocities.ws

1