
Dişi
| Tamlama
#6 - Faruk Ulay
Ona yasamayi biraktigim bir yerin çok uzaginda rastliyorum. Nereden tanidigimi çikaramiyorum. Yabancisi olmadigim bir yuz takinarak geliyor yanima. Adimi biliyor. Belli ki beni taniyor. Onu tanimis gorunuyorum. Saçak altindaki bir sevismeden kalmis olabilecegini dusunuyorum. Bir limanda ayrilmisiz gibi bakiyor bana. Gerçeklesememis bir bulusmanin kokusu yayiliyor teninden. Hep o geciktiginden. Bana olan ozlemini paylasilmamis bir dusun ardindan konusuyormusçasina fisildiyor. Karsi kaldirimdaymisçasina uzak, dokunabilecegim denli yakin. Kuskusuz, onu bir yerden taniyorum. Terkettikçe daha sik geri dondugum, dondugumde terketmeden duramadigim yerlerin birinden. Uzattigi elini tutacagim yerde beline sariliyorum. Kendini bana birakiyor. Yurumeye basliyoruz.
Adimlarimizin bizi birlikte terkedilebilecek guzellikte bir yere goturmesini istiyor. Tek istedigi bu oluyor. Bana biraktigi kendini belinden tutup suruklememe ses çikarmiyor. Uysalligi urkutuyor beni. Bir firtinanin az oncesinde gibiyim. Gelecege hazirlaniyorum. Temkini elden birakiyorum. Yurumemi hizlandiriyorum. Sehveti dusunuyorum konusmamak için. Ardindan hep vahsetin geldigini.
Urperiyorum. Tuylerim diklesiyor. Usudugunu soyluyor. Ne dusundugumu bilmemek için konusmak zorunda kaliyor. Çikaracagim firtinadan koruyor beni. Terkedilmesi kaçinilmaz guzellikte bir gelecege dogru yurutuyor. Adimi bildigine gore beni iyi taniyor. Ona yapacaklarimi biliyor. Buna karsin belini kurtarmiyor benden.
Agzinda tasmasiyla bir sus kopegi geçiyor onumuzden. Kirmizi gagali bir gece kusu sonuk lambalarin karanligina gizlenerek uçuyor. Kusu gagasinin renginden taniyorum. Kopegi tasmasindan animsiyorum. Terkettigim yerlerden birinde, tanimis gorundugum birisiyle dolasiyorum. Onsuz yapamayacagim denli yakininda yurumeye ozen gosteriyorum. Beline dolanan kolumu sirtina kaydiriyorum. Yuruyusumuzun hizi elverdigince goguslerini avuçluyorum. Giysisinin askilarini dusuruyorum omuzlarindan. Pabuçlarini çikarmasini soyluyorum. Ayaklarinin çiplakligi kopeginkine karisiyor. Ojeli tirnaklarinin parlakligi kusun gagasini animsatiyor. Çabuk terkedilebilecek bir yer ariyorum yolun kiyisinda. Onu çalilara dogru çekiyorum. Uysalligindan yararlaniyorum. Benden kaçmamasindan yurekleniyorum. Tek basinaymiscasina rahat davraniyorum onun yaninda. Yapmadigim seyleri yapiyorum. Dusunmeye firsat bulamiyorum. Agaca dayadigi govdesini kavrayip çimlere yatiriyorum. Goguslerinde dolasan elimi ayaklarini oksarken buluyorum. Beni tanidigina inanmadigimdan yapiyorum bunlari. Kendimi ona davranislarimla anlatmaya çalisiyorum. Çalilarin ardini istedigim herseyi yapabilecegimi anladigimda terkediyorum.
Iki kisilik bir sehvet birakiyorum ardimda. Tek kisilik bir vahsete uzayacaklarini anladigimda. Bir bisikletli, bir otomobil, bir kamyon, belediyenin bir otobusu. Kopek tasmasini birakip hepsinin pesinden kosuyor. Sus kopekliginden kaçiyor. Yoruldugunda gelip beni buluyor. Papagan renkli bir kus konuyor omuzuma. Pençelerini etime kenetliyor. Goguslerden bosalmis elimde bir çift uzun topuklu pabuç. Oteki elim kopegin basini oksuyor. Bu kopek, bu kus beni bir yerden taniyor. Yanlislarimi gizleyen gece beni onlara bagisliyor.
Adimi animsamaya çalisiyorum. Vardigim yerde kendimi bulmak istiyorum. Çoktandir bana yabanci kendimle tanismayi, onunla bir kaldirim kahvesinde bulusup konusmayi arzuluyorum. Govdemde agirlamak istiyorum nicedir otellerde yasayan benligimi. Terkedilmesi olanaksiz bir yere dogru yurudugumu anladigimda uyaniyor bunca istek. Papagan renkli kus kopegin sirtina konuyor. Kopek dondugum yere benden once varmak uzere yok oluyor. Elimdeki pabuçlari yok olanlarin ardindan firlattigimda gerçeklesmeyeceklerden baska sey kalmiyor aklimda.
|
