
Büyümek
|
Anadolunun Hatası Üzgün topraklarin çocuklariydik. Biraz fazla güldük mü ellerimizin tersiyle gözyaslarimizi siler; of çok güldük, aglayacagiz derdik. Gürültücü samatalarimizda annelerimiz baslarini tutup çok azdiniz simdi kötü seyler olacak derlerdi. Ellerimizde renkli camlar, günesimizin tutulmasini coskuyla izledik, en çok da bizim topraklarimizda izlenebilir olmasiyla gururlanarak. Isimizi gücümüzü birakip günesle ayin dansini izledik, bizi asan seylere tanik olmanin verdigi heyecan duygusuyla. Ve iste annelerimizi hakli çikarircasina gökten inen coskumuzu yer aldi ve yuttu. Yer kadar alçakligimizin, umursamazligimizin, cehaletimizin, yoksullugumuzun da kurbani olduk. Depremin tüm acimasizligiyla vurmadigi kentlerde yasayanlarimiz kendilerini evlerinden sokaga atip baslarini caresizce gökyüzüne çevirdiklerinde yildizlarla karsilastilar. Kentin sönen isiklari gökyüzüne yer açmisti. O eski sarki "yildizli semalardaki hasmet ne güzel sey". Biraz daha çok gökyüzüne bakmayi bilseydik, belki kendi küçük hayatlarimizin baskalarinin küçük hayatlariyla birlesip o hasmete katildigini bilir, birlikte yasadigimizi, kaderlerimizin birbirine bagli oldugunu hatirlardik. Adina sarkilar söyleyip ölmekle övündügümüz bu topraklarda yasamayi iyi bir sey haline hetirmek için kendimize sik kabuklar örmenin disinda bir seyleri de becerseydik... O zaman çok geç olmadan, o zaman sehirlerimizin sokaklari ölüm kokmadan, hiç olmazsa birbirimize el uzatmak için, hiç olmazsa kabaran topraktan baska bir seye, vurdumduymazliga, yoksulluga, alçakliga öfkelenmemize gerek kalmadan biraraya gelmeyi, ölülerimiz için yapilabilecek herseyi yaptik demenin iç huzuruyla katila katila aglamayi becerebilirdik. Deprembilimciler bu depreme neden olan fay hattina Anatolian Fault diyorlarmis; evet fault kelimesi Ingilizcede hem fay, kirik, hem de hata anlamina geliyor; evet hepsi de Anadolu'nun hatasi. Anadolu, üzerinde olup bitenlerden rahatsiz soyle bir silkiniyor desek, felaket sonralarinda oldugu gibi, herbirimiz yaptigimiz kötü bir seyden dolayi cezalandirildigimizi düsünsek, tanrilarin öfkesi desek rahatlar miyiz? Peki ama neden o çürük yumurta kabugundan evleri yapanlarin oturdugu semtlerde yaprak kipirdamiyor?
|
