
Büyümek
| Büyük
Adamlarin Ölümü - Murat Gülsoy
Hemen yakinlarindaki ilkokula basladi. Uzun bir ismi vardi okulun: Hasan Ali Yucel! Ogretmenlerinden ilk ogrendigi a'nin sapkasi oldugu, dolayisiyla uzun okunmasi gerektigiydi. Ali buyuk anlamina geliyordu. Hasan Ali Yucel de buyuk bir insandi. Okulda onun fotograflari vardi. Ataturk'unkiler daha coktu ama... Sonradan okumayi sokup komsularinin Milli Egitim Bakanligi Klasiklerine gozu takildiginda yine ayni isimle karsilasacakti. Yillar herkes icin cabuk gecti. Cocuk buyudu, delikanli oldu. Arada sirada yazilar yazip gonderdigi bir dergi vardi. Somut! Tasirken koltuklari kabarirdi. Ciddi ve sorumlu insanlarin dunyasini tasirdi sanki. On sayfasinda onun siirleri. Can Yucel denilen buyuk bir adam. Buyuk adamlarin halen yasadigi bir donemdi. Aziz Nesin gibi tek basina buyuk sesle konusabilen, bagirabilen adamlar... Toprak gibi, su gibi dogaldi onlarin varligi. Onlarsiz bir ulke aklindan bile gecmezdi. Hayat onlarin siirleri ile akiyordu. Sarabi bir eskiyanin duslerinden uyanir uyanmaz, sardunya icin gozleri doluyordu. Asik oluyor, aci cekiyor, buyuyordu. Buyuk adamlarin oldugu dunyaya dogru yaklasiyordu. Universitede kendine benzer genc adamlar buldu. Sigara icti. Efkarlandi. Bir gun kendini onun soforlugunu yaparken buldu. Sairlerin, yazarlarin universiteye davet edildigi, salonlarin hincahinc doldugu gunler. Kaplumbagaya benzeyen arabasina bindiler uc kisi, Kuzguncuk'un yolunu tuttular. Eve girerken hepsinin basi donuyordu. Mutfakta, dev bir masanin ucunda oturuyordu buyuk adam. Sakali, beyaz saclari, sozleri gercek olan bir adam. Gozgoze geldiklerinde ilkokulun duvarlarindan kendilerini seyreden adami hatirladi. Beklemedikleri seyler soyledi sair, sasirtti onlari. Bir kasa birayi yokettiler, cok ictiler, genc adam icmedi. Uc genc adam ve buyuk sair kaplumbaganin icine bindiler cakirkeyif. Kopruden gectiler. Ortakoy'de konaklayip meyhaneye girdiler. Genc adam merakliydi. Sorular sordu: siir hakkinda, diger sairler hakkinda. Bazi yanitlar incitti sevdigi diger sairleri, sustu. Sonradan anlayacakti, tum sairler birbirlerini mutlaka hirpalardi. Siir tutkusal bir seydi. Siirden vazgecisi belki daha sonralara rastlayacakti. Konferans salonunu dolduran arkadaslarina sundular sonra buyuk sairi. Kursu o gun onundu. Sozler buyuktu, soyleyen buyuktu. Hava kararirken arabaya tekrar bindiler. Uc genc adam ve sair. Hepsine sarildi yol boyunca. En cok direksiyondakine kizdi, yuzune bakmiyor diye. Sonra evin onune geldiler. Sokaga inen merdivenlerin uzerine cikip son kez konustu sair onlarla. Guzel, umutlu, onemli seyler soyledi. Genc adamin saclarini oksadi durduk yere. Genc adam kendini yeniden cocuk sandi. ìHapisaneye dayanamazsin senî dedi sair. ìSaclarin cok temiz. Orada boyle hergun yikayamazsinî. Sonra aksam oldu. Ne kadar zaman gectigini bilemediler. Sair, yorgun, hasta ve umarsiz olarak iceri girdi. Aradan yine zaman gecti. Bir daha karsilasmadi genc adam sair ile. Saclarini her gun yikadi. Buyuk adamlar caginin bitisi her gecen gun biraz daha kendini belli etmeye basladi. Her gecen gun kotulerin hesabina yazildi. Hala umut var mi?
|
