
Buluşma
| Gerçeklikle
Bulusma - Deniz Ekin Özsoysal
Gezmek, baska diyarlarin sesleriyle birlikte olmak, arkadasim Elke için tutkudan da öte sanki varolusnedeniydi diyebilirim. Ülkesinden binlerce kilometre uzaklardaydi yillardir. Son zamanlarda da Hindistan'a gitme hayalleri süslüyordu yasantisini. Derken hayalini gerçeklestirdi. Sekiz ay sonra Hindistan'dan döndügünde onu görmeye gittim büyük bir heyecanla. Sözde çektigi fotograflari görecek, orada yasadigi deneyimleri dinleyecektim ondan. Ama tek bir fotograf çekmemisti Elke. Ne gördügü, gezdigi köylerden, çarsilardan, ne de büyük tapinaklardan söz ediyordu. Çalisma odasindan içi ses bandlariyla dolu bir kutu getirdi. Yaninda sürekli bir ses alma cihazi tasidigini yeni ögreniyordum. Onu pek de yakindan taniyamamisoldugum da böylece ortaya çikmisti. Hindistan'a da ses alma cihazini götürmüstü tabii ki. "Inanilmaz bir deneyimdi" diye söze basladi vurgulayarak, sözlerin devamiysa bandlardan gelen seslerle, müziklerle baglaniyordu. Onca kaset arasindan bir takim seçmeler yaparak bir yolculuga çikardi beni. Önce, kasetlerin içindekini nasil aklinda tutabiliyor, üstelik bir de bunlar arasindan seçim yapabiliyor diye sasirdim ama algilama biçimi sesler yoluyla olunca, sesleri, müzikleri aklinda tutmak da onun için zor degildi herhalde. Bir keresinde "Duymak benim için herseyden daha önemli. Kulaklarimiçin bir gözümü feda edebilirim." dedigini hatirladim birden. Elke'yi görünen gerçeklikle bulusturan sey 'sesler'di. O gün onunla geçirdigim saatler boyunca ilginç bir deneyim yasamaktaydim. Bir tapinagin hacmini, büyüklügünü, pariltisini, karanligini, rutubetini ilk kez içinde yankilanan sesler araciligiyla algilayabilecegimi ögrenmeye basliyordum. Bir pazar yerinde yapilan pazarligin, ne tür bir esya yada yiyecek için yapildigi, malin degeri, pazarligin harareti, uzun ya da kisa olusunun anlami, kirsal alanda mi, sehre yakin bir yerde mi yoksa sehrin içinde mi, dükkanda mi, açiklik bir yerde mi, nehir kiyisi mi, daglik bir yer mi oldugu, insanlarin giysilerinin hisirtilarindan onlarin giysilerinin biçimi, meditasyon yapan bir rahibin nefes alisverisi, yol tarifi, yolculugun biçimi, bir sehirle, ötekisinin seslerinde degisen özellikler ya da bir vadideki sessizligin sesi benzeri bir çok seyi anlamak için kodlari nasil çözebilecegim koca bir bulmaca gibiydi. Dahasi benim farkina varmadigim arka plan seslerden baska anlamlar da yaratilabiliyordu. Bir çesit oyun oynamaktaydik. Yillardir görme ve göz odakli bir algi gelistirmisoldugumdan, tek yönlü bir noktaya saplanip kalmistim ve bir anda bundan siyrilmak dogal olarak kolay olmuyordu. Duydugum sesler üzerine tahminlerde bulunuyor, sorular soruyor, ses algilama biçimimi tanimaya ugrasiyor, Elke'nin rehberliginde farkli bir algi yönteminin ilk adimlarini atmaya ugrasiyordum. Elke için kuskusuz 'duymak' merkezdeydi ama öteki dört duyusunu da gerçeklikle bulusmasinda bilinçli bir biçimde kullanabiliyordu diyebilirim, çünkü dinlediklerimle ilgili kodlari çözmekte çok zorlandigim anlarda bana öyle ayrintilar ya dùa ipuçlari veriyordu ki sesle görüntüyü, görüntüyle temasi, hatta sanki kokuyu, (ama tadi diyemeyecegim) tasavvur edebiliyordum. Kuskusuz onun da yasadigi anlar içinde kaçirdigi bir çok ayrinti vardir. Zaten sinirli insan algilari araciligiyla bütüncül bir bulusmadan söz etmek ne kadar dogru olurdu bilemiyorum. Ama tek yönlü bir algi insanin insanla, insanin çevresiyle, insanin kendisiyle bulusmasina setler çekiyor. 'Bulusma' derken de bir çesit dialogdan söz etmek istiyorum. Degisime ugrama esnekligi ve özgürlügüne sahip olarak, karsilikli bir etkilesim içinde olma durumu bir anlamda. Karsi karsiya olunan, içinde yasanilan seyin kendi içindeki isleyis mekanizmasini çok yönlü anlamaya yönelik bir ugras, daha dogrusu bu ugrasin yarattigi, nokta konulmayan, insana yeni yeni kapilar açan bir süreç. Elke'yle birkaç haftaya sigmayacak denli uzunca bir süre devam eden, seslerle kod çözme oyunu ve konustugumuz seyler bana, kendi algilarimi, farkinda olmadan bir çok etkinin altinda gelistirmisya da yitirmisoldugum görünen ve görünmeyen gerçeklikle kendi bulusma biçimimi, bu temelden hareketle olusturdugum anlam yaratma sistemimi tanima ve sorgulama sürecini hizlandirdi. Sonralari Hindistan'a gitme planlari yapmadim. Yeni daha dogrusu farkli bulusmalar için belki de o kadar uzaga gitmeye gerek yoktu. Ise evdeki boy aynasinin yanina, arkalari miknatisli ve yerleri istenildigi gibi degistirilebilen kirik ayna parçalarinin rastlantisal biraraya getirilisiyle yapilmisbaska bir ayna satin almakla basladim. Ögleden sonra günesinin tenime dokunan sicakligini hissetmek için uzun bir süreyi balkonda geçirir oldum. Gözlerimi kapatarak, hafif hafif esen rüzgarin getirdigi kokulari da soludum, uzaklardan haberler tasiyordu. Betonlar arasina sikisip kalmistek tük agaçlarin üzerlerinde uçusan serçelerin kanat sesleri ve konusmalari da birden netlesmeye baslamisti. Dahasi vücudumun içindeki devinim hissedilir oldu. Bosluk sandigim hava doldu ve herbir atom sanki görünür kilindi. Rüzgarin, soguklugun, sicakligin kendisi, sesin titresimi olarak onlara katilmak ne kadar olasi bilemiyorum. Herkes kendince bir deneyim yasayabilir bu açidan, ölçütü olmayan birsey bu. Ama örnegin, 'sogukluk' kendisini insan algilariyla biz öyle hissettigimiz için 'soguk'. Soguklugun kendisini oldugu gibi hissetmeye ya da algilamaya çalistiginizda artik sizi üsüten bir sey olmaktan çikabilir de aniden. Algi biçiminizi degistirmeye çalismak hem ürkütücü hem de uzun bir süre gerektiren yepyeni bir oyun. Ancak yavasyavaskendinizi, çevreyi, algilama biçiminizi farkli deneyim ve kesiflerle tanimaya, beslemeye basladiginizda, gerçeklik sandiginiz seyle de kurgusal oyunlara basliyorsunuz. Hakikati olmasa bile, gerçekligi degistirmek farkli algi seçimleriyle bir anlamda bilinçli olarak da yapabileceginiz bir çesit seçimler oyunu. Gerçekligin, kesin çizgileri olmayan, kaygan bir hal almasi dogrusu rahatsiz edici, çünkü alistiginiz, kaniksadiginiz ve bu biçimiye kurgulayip, kemiklestirdiginiz bir yapinin çözülmeye baslamasi sizi siginaksiz birakabiliyor. Inandiklarinizi, dogru sandiklarinizi sorgulamaya baslamaniza ve kendi içinde hem degisken hem düzenli bir kaotik yapinin süreç içindeki devinimini, karsitliklarin içiçeligini, gerçek sanilanin kurgusalligini, farkina varilmayanin gerçekligini algilamaniza yol açiyor. Öyle ki bu yeni oyununuzdaki kaygan yapi, bulustugunuz anda degisen, kayip giden, ölçütsüz, belirsiz, hedefsiz ve dondurup saklayamayacaginiz bir sey olarak sizi sasirtip, ürkütebilir. Bu yüzden zahmetli ve sürekli bir devinimi, çaböayi gerektirebilir. Bir süre sonraysa zevk alinan bir sürece de dönüsebilir. Sonuçta herkes kendi gerçekligiyle bulusmakta ama bu durum baska ve farkli bulusmalarin olmadigi anlamina gelmiyor. Bir görüntüyü, sesi, kokuyu, tadi ya da dokunusu okuyabiliriz. Görüntüyü koklar, kokuyu duyar, seslere dokunur, tadlari görür ya da bunlarin kombinasyonlariyla bulusabiliriz. Rüzgarin kendisi olabilir, bir pastanin içinde evrenin parçalarini görebiliriz. Düsünme biçimimiz de bundan kendi payina düseni fazlasiyla alacaktir. Belki de aklin yolu bir degildir ya da iki iki daha dört etmiyordur ha ne dersiniz?. Belki de iki ile ikinin toplami, baska bir bulusma dizgesinde "kirmizi" ediyordur. |
