New Page 3
Yunus Emre
( Sivrihisar, 1283 -1320)
Yunus Emre'nin sanatı Türk şiir sanatının ilk
örneklerinden biridir. Yunus, 1238 yılında Tür-
kiye'nin Sivrihisar ilçesinin Sanköy adlı köyünde
Horasan'dan göçmüş olan Hacı İsmail ya da İs-
mail Hacı adındaki bir Türkmen'in ailesinde doğ-
muştur. 82 yıl yaşamış ve vefat ermiştir.
Yunus Emre, Taptık Emre adındaki pirinin
terbiyesinden geçerek olgunluğa ulaşmış bir şa-
irdir. O, Hoca Ahmet Yesevî'nin felsefesini Ana-
dolu'da yaymakta önemli rol oynamıştır. Yunus,
tasavvufu Bektaşi temeline dayandıran Hacı Bek-
taş ile ve Konya'da yaşamış olan büyük Mevlana
Celâleddin Rumi ile yakın ilişkide bulunmuştur.
Celâleddin Rumi, Yunus hakkında: "Ben hangi
yüksek mertebeye adım attıysam önümde bu
Türkmen kocası Yunus'un izini gördüm" demiş,
ona kendisinden daha yüksek derecedeki bir mü-
tefekkir değeri vermiştir.
Yunus'un şair olarak yaptığı büyük hiz-
metlerinden biri şiiri, halk hayatıyla ilgilendirmesi;
şiir sanatının insanlığın geleceği ile bağlantısını
kurmasıdır. Yunus genellikle, şiirlerinde aruz öl-
çüsünü kullanmamaya çalışmış, eski Türk ka-
vimlerinin şiirlerine uygun, müzikli şiir şekline
meyletmiştir.
Yunus Emre'nin barış, dostluk, merhamet,
acize ve yoksula yardım etmek, dedikodudan
uzak durmak, kişinin ayıbını gizlemek, nefise ye-
nilmemek, zor günlerde sabırlı olmak, iyi işler yap-
mak, dünyadan kötü adla gitmemek gibi duy-
guları yedi yüz yıldan fazla bir zamandan beri
nesilleri terbiye etmek için kullanılmıştır.
Yunus'un bu güzel fikirlerini Ali Şir Nevaî,
Muhammet Fuzulî, Şah İsmail Hataî, Dev-
letmemmet Azadî, büyük Mahdumkulu ve di-
ğerleri kendi ustalıklarıyla birleştirip devam et-
tirmişlerdir.
Şol cennetin deryaları,
Akar Allah diye-diye,
Çıkmış İslam bülbülleri,
Öter Allah diye-diye.
Salınar tuba dalları,
Kur'an okır hem dilleri,
Cennet bağının gülleri,
Kokar Allah diye-diye.
Şol cennetin deryaları,
Akar Allah diye diye,.
Çıkmış İslâm bülbülleri,
Öter Allah diye diye.
Salınır tuba dalları,
Kur'an okur hem dilleri,
Cennet bağının gülleri,
Kokar Allah diye diye.
Kimi iyip, kimi içer,
Cümle melek rahmet saçar,
İdris nebi hülle biçer,
Biçer Allah diye-diye.
Tüys nurdandır derekleri,
Kümüşdendir yaprakları,
Uzandıkça pudaklan,
Biter Allah diye-diye.
Aydan andır yüzleri,
Müşkü-anbardır sözleri,
Cennetin hüyri gızları,
Gezer Allah diye-diye.
Haka aşık olan kişi,
Akar gözlerinden yaşı,
Pür-nur olar içi daşı,
Söyler Allah diye-diye.
Ne dilesen, Hakdan dile,
Kıblanama doğrı yola,
Bilbil aşık olmuş güle,
Öter Allah diye-diye.
Açıldı gökler gapısı.
Rahmete doldı hepisi,
Sekiz cennetin gapısı,
Açar Allah diye-diye.
Rıdvandurur gapı açan,
Hülle donlannı biçen,
Kövser serabını içen,
Ganar Allah diye-diye.
Misgin Yunus bar yarına,
Terk et, bu güni yanna,
Barm Hakin didanna,
Berer Allah diye-diye.
Kimi yiyip kimi içer,
Cümle melek rahmet saçar,
İdris Nebi hülle biçer
Biçer Allah diye diye.
Hep nurdandır direkleri,
Gümüştendir yapraklan,
Uzandıkça budaklan,
Biter Allah diye diye.
Aydan andır yüzleri,
Misk ve anberdir sözleri,
Cennetin huri kızlan,
Gezer Allah diye diye.
Hakk'a âşık olan kişi,
Akar gözlerinden yaşı,
Pür-nûr olur içi dışı,.
Söyler Allah diye diye.
Ne dilersen Hak'tan dile,
Kılavuz ol doğru yola,
Bülbül âşık olmuş güle,
Öter Allah diye diye.
Açıldı gökler kapısı,
Rahmetle doldu hepsi,
Sekiz cennetin kapısı,
Açar Allah diye diye.
Rıdvan'dır kapıyı açan,
Hülle donlarını biçen,
Kevser şarabını içen,
Kanar Allah diye diye.
Miskin Yunus var yârına,
Terk et, bu günü yanna,
Varın Hakk'ın didânna
2
,
Verir Allah diye diye.
Işkın aldı benden beni,
Bana seni gerek, seni.
Ben yanaram tüni-güni,
Barla seni gerek, seni.
Ne barlığa sövünerem,
Ne yokluğa irinerem,
Işkın bile avunaram,
Bana seni gerek, seni.
Aşkın aldı benden beni,
Bana seni gerek seni.
Ben yanarım dünü günü
3
Bana seni geflk seni.
Ne varlığa sevinirim,
Ne yokluğa yerinirim,
Aşkın ile avunurum,
Bana seni gerek seni.
1
Hülle: Cennet elbisesi 2Didâr .yüz, çehre. 3Dünü günü:Gecegündüz
Işgiıî aşıklar öldürer,
Işkın denzine daldırar,
Kalbimi sırdan doldu rar,
Bana seni gerek, seni.
Işkın serabından içcm,
Mecnun bolup dağa düşem,
Tüni-güni sen endişem,
Bana seni gerek, seni.
Sopulara sohbet gerek,
Ahılara ahıret gerek,
Mecnunlara Leyla gerek,
Bana seni gerek, seni.
Eğer beni öldüreler,
Külüm göğe sovuralar,
Toprağım anda çağıralar,
"Bana seni gerek, seni".
Yunus durur benim adım,
Gün geldikçe artar odum,
İki cahanda maksudım,
Bana seni gerek, seni. *
Aşkın âşıklar öldürür,
Aşkın denizine daldırır,
Kalbimi sırla doldurur,
Bana seni gerek seni.
Aşkın şarabından içeyim,
Mecnun olup dağa düşeyim,
Dünü gün sensin endişem,
Bana seni gerek seni.
Sofulara sohbet gerek,
Ahîlere
1
ahiret gerek,
Mecnûnlara Leylâ gerek,
Bana seni gerek seni.
Eğer beni öldüreler,
Külüm(ü) göğe savuralar,
Toprağım anda
2
çağıralar,
"Bana seni gerek seni."
Yunus'tur benim adım,
Gün geldikçe artar odurn
İki cihanda maksûdum,
Bana seni gerek seni.
Ben yörürem yana, yana,
Işk boyadı beni gana,
Ne âkılam, ne divana,
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Ke öserem yeller kibi,
Ke tozaram yollar kibi,
Ke akaram siller kibi,
Gel, gör, beni ışk ncylcdi!
Akar suvların çağlaram,
Dertli ciğerim dağlaram,
Halımı anıban ağlaram,
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Tut elimden, galdır beni,
Ya vashndan gandır beni,
Çoh ağlatdıîî, güldür beni,
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Ben yörürem ilden-ile,
Şey soraram dilden-dile,
Gurbetde halım kim bile?
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Ben yürürüm yana yana,
Aşk boyadı beni kana,
Ne âkılem
4
, ne divâne,
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Gâh eserim yeller gibi,
Gâh tozarım yollar gibi,
Gâh akarım seller gibi,
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Akar sular gibi çağlarım,
Dertli ciğerim(i) dağlarım,
Hâlimi anarak ağlarım, * * *
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Tut elimden, kaldır beni,
Ya vaslından5 kandır beni,
Çok ağlattın güldür beni,
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Ben yürürüm ilden ile,
Şeyh sorarım dilden dile,
Gurbette halim(i) kim bile?
Gel, gör, beni aşk neyledi!
1Ahî: Kardeş, meslek birliği üyesi. 2Anda:Ozaman 3 Odum : Ateşim 4Âküem: akıllıyım
5Yaslından: Kavuşmanla
Mecnun oluban gezirem,
Ol yarı düyşde görürem,
Oyanıp, melul boluram,
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Misgin Yunus biçereyem,
Başdan-ayağa yarayanı,
Yar ilinden avarayam,
Gel, gör, beni ışk neyledi!
Mecnun olarak gezerim,
O yâri düşte görürüm,
Uyanıp melûl olurum,
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Miskin Yunus biçâreyim,
Baştan ayağa yarayım,
Yâr elinden âvâreyim
Gel, gör, beni aşk neyledi!
Yalancı dünyegc gonup geçenler,
Ne söylerler, ne bir habar berirler,
Üzerinde dürli otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir habar berirler.
Kimsenin başında biter ağaçlar, •
Kimsenin başında saralar otlar,
Kimi moğzem kimi gözel yiğitler,
Ne söylerler, ne bir habar berirler.
Kimisi dördünde, kimi beşinde,
Kimisinin tezi yokdur başında,
Kimi altı, kimi yedi yaşındda,
Ne söylerler, ne bir habar berirler.
Kimisi bezirgen, kimisi hoca,
Acal şerbetini içmek ne küce,
Kimisi aksakal, kimi pir-goca,
Ne söylerler, ne bir habar berirler.
Yunus diyr ki bu takdirin işleri,
Dökülmişdir kirpikleri, gaşları,
Başlarnm ucunda hece daşları,
Ne söylerler, ne bir habar berirler.
Yalancı dünyaya konup göçenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Üzerinde türlü otlar bitenler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kiminin başında biter ağaçlar,
Kiminin başında sararır otlar,
Kimi masum, kimi güzel yiğitler,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi dördünde, kimi beşinde.
Kimisinin tacı yoktur başında,
Kimi altı, kimi yedi yaşında,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Kimisi bezirgan, kimisi hoca,
Ecel şerbetini içmek ne güç ya!
Kimisi ak sakallı, kimi pîr koca,
Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Yunus der ki bu takdirin işleri,
Dökülmüştür kirpikleri, kaşları.
Başlarının ucunda hece taşları,
.Ne söylerler, ne bir haber verirler.
Bu dervüşlik direği, bir acayip direkdir,
Dervüş olan kişiğe ovval dirlik gerekdir.
Çun onda dirlik ola, Hak ile birlik ola,
Barlığı elden goyup, ere gulluk gerekdir.
Gulluk eyle erene, bakıp Haki görene, Senden
habar sorana ki misginlik gerekdir.
Misgin ola ver beri, menlikden yırak yöri.
Könlünde menlik bolan dervüşlikden uzakdır.
Bu dervişlik direği, bir acayip direktir,
Derviş olan kişiye evvelâ dirlik gerektir.
Çünkü dirlik olan yerde Hak'la birlik olur,
Varlığı elden koyup ere kulluk gerektir.
Kulluk eyle erene, bakıp Hakk'ı görene,
Senden haber sorana, çok miskinlik gerektir.
Miskin oluver bari, benlikten uzak yürü,
Gönlünde benlik olan, dervişlikten uzaktır.
Hak ere benim diydi, barlığın erde goydı,
Erenlerin hümmeti yerden göğe direkdir.
Bu dervüşlik beratın okamadı müftüler,
Olar ne bilsin onı bu bir gizlin varakdır.
Yunus sen arif isen, anladım, bildim diyme,
Tut misginlik eteğin, ahır sana gerekdir.
Hak ere benim dedi, varlığm(ı) erde koydu,
Erenlerin himmeti, yerden göğe direktir.
Bu dervişlik berâtın(ı)
1
okumadı müftüler,
Onlar ne bilsin onu, bu bir gizli varaktır.
2
Yunus sen arif isen; anladım, bildim deme,
Tut miskinlik eteğin(i), âhir sana gerektir.
Eşidifl, ey yaranlar! Işk bir güneşe benzer,
Işkı olmayan könül, misali daşa benzer,
Daş könülde ne biter, dilinde avı tutar,
Nice yumşak söylese, sözi sövişi benzer.
Işkı bir könül geçer, yumşanar muma döner,
Daş könülde kararmış sarf gatı gışa benzer.
Ol sol tan gapısında hazreti tapusında,
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer.
Geç Yunus, endişeden, gerekse bu pişeden,
Ere ışk gerek önden, ondan dervüşe benzer.
İşitin, ey yaranlar! Aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül, misâl-i taşa benzer.
Taş gönülde ne biter, dilinde ağı^ tutar,
Nice yumuşak söylese sözü savaşa benzer.
Aşkı bir gönül geçer, yumuşar muma döner,
Taş gönülde kararmış sarp katı kışa benzer.
O sultan kapısında, hazreti tapusunda
4
,
Âşıkların yıldızı her dem çavuşa
5
benzer.
Geç Yunus endişeden, gerekirse bu işten,
Ere aşk gerek önce, o zaman dervişe benzer.
Sana diyerem, ey veli,
Tur erte namazına,
Eğer bolmasafi öli,
Tur erte namazına!
Azan okur müezzin,
Çağırar Alla adın,
Yıkma dinin binyadın,
Tur erte namazına!
Ağar pervaza guşlar,
Teşbih okır ağaçlar,
Hümmet alan gardaşlar,
Tur erte namazına!
Namazı kıl zikr eyle,
Elin göter şükür eyle,
Öleceğin pikir eyle,
Tur erte namazına!
Namaz kıl, yarag bolsun,
Ahıretde gereg olsun.
Gabrıftda çırağ olsun,
Tur erte namazına!
Sana derim ey veli! Kalk
sabah namazına, Eğer
olmazsan ölü, Kalk sabah
namazına!
Ezan okur müezzin,
Çağırır Allah adm(ı),
Yıkma dinin bünyâdın(ı)
6
Kalk sabah namazına!
Ağar pervaza kuşlar,
Teşbih okur ağaçlar,
Himmet alan kardeşler,
Kalk sabah namazına!
Namazı kıl zikreyle,
Elin(i) kaldır şükür eyle,
Öleceğin(i) fikir eyle,
Kalk sabah namazına!
Namaz kıl hazırlık olsun,
Ahirette gerek olsun,
Kabrinde ışık olsun,
Kalk sabah namazına!
1
^Beratrn(ı): Vesikasını, fermanını
^yaraktır: Sayfadır, yapraktır
3
Ağı: Zehir ^Hazreti tapusunda : Yüce zatm huzurunda.
^Çavus: Zühre yıldızı
"Bünyâdın(ı): Yapısını, binasını
Namaz kıl, imam ile,
Yatmağın güman ile,
Gider sen iman ile,
Tur erte namazına!
Çıkar gider can dahi,
Şeyle galar ten dahi,
Dervüş Yunus, sen dahi,
Tur erte namazına.
Namaz kıl, imam ile,
Yatma şüphe, zan ile,
Gidersin iman ile,
Kalk sabah namazına!
Çıkar gider can dahi,
Böyle kalır ten dahi,
Derviş Yunus, sen dahi,
Kalk sabah namazına!
Eşidifi, ey yaranlar,
Gımmatlı nesnedir ışk, -
Değmelere bitinmez,
tHormatlı nesnedir ışk.
Hem cepadır hem sapa,
Hemzeni atdı "kafa,
Işk biledir Mustafa,
Devletli nesnedir ışk.
Dağa düşer kül eyler,
Köfiüllere yol eyler,
Soltanları gul eyler,
Hikmetli nesnedir ışk.
Kime kim berdi ok,
Gussa bile gamı yok,
Peryat bile ahı-çok,
Pırkatlı nesnedir ışk.
Denizleri gaynadar,
Mövce geler oynalar, -
Kayulan söyleder,
Kuvvatlı nesnedir ışk.
Akıllan çaşırar,
Deryaları düşürar,
Nice ciğer bişirer,
Key otlı nesnedir ışk.
Misgin Yunus neylesin,
Derdin kime söylesin,
Barsın dostı toylasın,
Lezzetli nesnedir, ışk.
İşitin, ey yaranlar,
Kıymetli nesnedir aşk.
Değmelere kıymet olmaz,
Hürmetli nesnedir aşk.
Hem cefâdır, hem sefa,
Hamza'yı attı "Kafa,
Aşk iledir Mustafa,
Devletli nesnedir aşk.
Dağa düşer kül eyler,
Gönüllere yol eyler,
Sultanları kul eyler,
Hikmetli nesnedir aşk.
Kime ki vurdu ok,
Keder ile kaygı yok,
Feryat ile âru çok,
Firkatli nesnedir aşk.
Denizleri kaynatır,
Dalga gelir oynatır,
Kayaları söyletir,
Kuvvetli nesnedir aşk.
Akılları şaşırır,
Deryalara düşürür,
Nice ciğeri pişirir,
Çok ateşli nesnedir aşk.
Miskin Yunus neylesin,
Derdin(i) kime söylesin,
Varsın dostu toylasın
1
Lezzetli nesnedir aşk.
^Toylasın: Ağırlasın
Ey sözlerin aslın bilen, gel, diy, bu söz kandan gelir,
Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir.
Söz var kılur gaygıyı şat, söz var eyler bilişi yat,
Eğer horluk, eğer ızzat, her kişiye sözden gelir.
Söz garadan, akdan değil, yazıp okumakdan değil,
Bu yörüyen halkdan değil, halik ovazmdan gelir.
Ne "elif" okudım, ne "cim", varlığındadır kelecim,
Bilmeye yüz bin müneccim, teley ne yıldızdan gelir.
Şuğla bize aydan değil, ışk eri bu sağdan değil,
Rızkımız bu öyden değil, deryayı-ummandan gelir.
Bir bir bahana arada, ayruk diy, elden ne gele,
Hak üçin emr eyler cana, bu keleci ondan gelir.
Yunus, bir dert ile ah et, gahr yöyünde neyler rahat,
Ey derde derman kifarat, bin ah ile suzdan gelir.
Ey sözlerin aslınft) bilen, gel, de, bu söz nerden gelir?
Söz aslını anlamayan sanır, bu söz benden gelir.
Söz var kılar kaygıyı şâd, söz var eyler bilişi yâd,
İster horluk, ister izzet, her kişiye sözden gelir.
Söz karadan, aktan değil; yazıp okumaktan değil,
Bu yürüyen halktan değil, Halik avazından gelir.
Ne elif okudum, ne cim; varlığındadır sözlerim,
Bilmez yüz bin müneccim,talih hangi yıldızdan gelir.
Işık bize aydan değil; aşk eri bu soydan değil,
Rızkımız bu evden değil, deryâ-yı ummandan gelir.
Biz bir bahane arada; başka de, elden ne gelir?
Hak için emreyler cana, bu sözler ondan gelir.
Yunus bir dert ile âh et, kahır evinde neyler rahat?
Bu derde derman kefaret, bin âh ile suzdan
1
gelir.
Keleci bilen kişinin, yüzüni ağ ede bir söz.
Sözi bişirip diyenin, işini sağ ede bir söz.
Söz ola kese söveşi, söz ola kesdire başı,
Söz ola ağulı aşı bal ile yağ ede bir söz.
Kelecilerin bişirgil, yaramazını şaşırgıl,
Sözün us ile düşürgil, diymegil çağa da bir söz.
Gel, ey ahi şehriyarı, sözümizi anla barı, Hezaran
gövher dinarı gara toprağ ede bir söz.
Kişi bile söz demini, diymeye sözün kemini, Bu
cahan cehennemini, sekiz uçmağ ede bir söz.
Yöri-yöri yolun ile, gapıl olma bilin ile,
Key sakın, key dilin ile, canına dağ ede bir söz.
Yunus indi söz yatından, sözle sözi gayatından,
Key sakın, o şeh katından seni ırağ ede bir söz.
Manalı söz bilen kişinin yüzünü ak eder bir söz,
Sözü pişirip diyenin işini sağ eder bir söz.
Söz olur keser savaşı, söz olur kestirir başı,
Söz olur zehirli aşı, bal ile yağ eder bir söz.
Söylediklerini pişir, yaramazını ayıkla,
Sözünü akıl ile düşür, söyleme çocukça bir söz.
Gel, ey kardeşim padişah, sözümüzü anla bari,
Binlerce inci ve parayı kara toprak eder bir söz.
Kişi ile söz demini, dememeli sözün kötüsünü,
Bu cihan cehennemini sekiz cennet eder bir söz.
Yürü yürü yolun ile, gafil olma bilgin ile,
Çok sakın, çok dilin ile canına dağ eder bir söz.
Yunus şimdi söz usulüyle söyle sözü sonunda,
Çok sakın, o şah katından seni uzak eder bir söz.
Suzdan: Ateşten,yanmaktan.
Ilım, ılım bilmekdir, ılım kendin bilmokdir,
Sen kendini bilmezsen, o niçik okumakdır.
Okımakdan mağna ne, kişi Haki bilmekdir,
Çün okıdın bilmek üçin, ha bir gurı cmekdir.
Okudım, bildim diyme, çek tağat, kıldım diyme,
Eri Hak bilmez isen, abas yere yelmekdir.
Dört kitabın mağnası bellidir bir elifde,
Sen elifi bilmezsen, bu niçik okumakdır.
Yügürmey dokuz haca, okısan uçdan uca,
Sen elif diyr sen hoca, mağnası ne diymekdir.
Yunus Emre diyr hoca, gerekse var bin haca,
Hepisinden iyice, bir könüle girmekdir.
İlim, ilim bilmektir; ilim, kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen, o nasıl okumaktır?
Okumaktan mânâ ne? Kişi, Hakk'ı bilmektir,
Madem okudun bilmek için, bir kuru emektir.
Okudum, buldum deme; düş aşka, kıldım deme,
Eri Hak bilmez isen, abes yere koşmaktır.
Dört kitabın mânâsı bellidir bir elifte,
Sen elifi bilmezsen, bu nasıl okumaktır.
Yirmi dokuz hece, okusan uçtan uca,
Sen elif dersin hoca, mânâsı ne demektir?
Yunus Emre der, hoca, gerekse git bin hacca,
Hepisinden iyisi bir gönüle girmektir.
Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

1